Mimimiz Var A Dostlar

Uykucu'm beni mimleyeli olmuş iki koca hafta. Pervasızca üşenmeyi bırakıp yazma vaktim gelmiş de geçiyor.

Gün içerisinde eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey: 40 saniye kadar düşününce fark ettim ki benim bi günden beklentim minimum düzeyde. O yüzden -bi 45 saniye kadar daha düşünüp- 'sabahları mutlu uyanmak' diyorum. Hani o yataktan neş'eyle fırlayan insanlar var ya, hani yüzünü yıkamaya giderken türkü çığıran insanlar.. İşte ben onları çok kıskanıyorum. Ola ki yataktan kalkarken suratımda turşu gibi bir ifade yoksa, bil ki saat öğlen 1 olmuş.

Gördüğün zaman eğer almazsan uyuyamam dediğin şey: -peki ya anlatım bozukluğu?- Sadece birini mi yazmamız lazım buraya? Yani sevdiğim bir çevirmenin elinden çıkmış bir kitap, koleksiyoner edisyonu bir kitap, el yazması bir kitap, birinci basım bir kitap, ikinci el -ve en az on yıllık- bir kitap, sevdiğim bir yazarın -okuduğum veya okumadığım- bir kitabı, Louboutin ayakkabılar -bir çift louboutin'im yok. ama ne zaman internet sitesine girsem sonraki iki gün uyuyamıyorum.- ve üzerinde kedi ya da baykuş olan herhangi bir şey gördüğüm yerde kucakladıklarım arasında.

Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey: Çikolata, truffe, pie, macaron, ballı hardal -ki kendisini tüketebilmek için patates kızartması vesaireye ihtiyaç duymuyorum.-, sufle, dondurma, horoz şekeri, inek desenli milka -yani üzerinde beyaz çikolatadan desen olan milka. ayrıca yukarıda çikolata yazdığımın farkındayım. ama milka sadece bir çikolata değil-, peynir, yoğurt, tiramisu, Özsüt pastası.
Şair burada ne demek istemiş: Ben diyet yapmam. Yani diyetten kastınız 20 dakikadan uzun süren bir kararlılık gerektiriyorsa...

Uğurun var mı? Var. Ama neler diye sormadığın için anlatmayacağım işte.

Kendine en yakıştırdığın renk: -bak kaçtır soru edatı olmayan sorular soruyorsun ama bunlara takılmayacağım.- Yakışıyor mu bilemeyeceğim ama kırmızı ve yeşili çok giyerim, severim.

En sevdiğin takın: Saatlerim. Saatsiz yaşayabilmem mümkün değil. Ama dijital saatlerden nefret ediyorum. Kadranlı saat candır.
Saati takı olarak görmüyorsanız bilekliklerimi çok severim. Farklı ülkelerden ve şehirlerden onlarca bilekliğim var ve genelde 3 veya 5 tanesini birlikte takarım.

Takıntın: -mesela burada 'var mı' demen lazım sayın mim. sonra benim kıllık yapmamam için 'varsa neler' demen de lazım. öğren bunları, yazılıda çıkacak bunlar.- Yüzlerce.

  • Adım, halı deseni, karo, duvar kâğıdı deseni sayarım. Çok sıkılırsam konuşan kişinin kelimelerini sayarım.
  • Bir yere bir elimle dokunursam öbür elimle de dokunurum.
  • Kaldırımlardaki farklı renkte karoya bir ayağımla bastıysam diğeriyle de basarım.
  • Beyaz çorap giymem, giydirmem.
  • Kitaplarımı yazarın soyadına göre sıralarım. ynı yazarın kitaplarını da kronolojik sıralarım. Başka türlüsü mümkün değil.
  • Bilgisayardaki müziklerimi de Sanatçıya göre klasörlerim. Sonra sanatçıyı da albüme göre klasörlüyorum. Dolabımdaki albümleri de kronolojik sıralıyorum.
  • Filmlerimi de kronolojik sıralayan bir sapığım. -sanırsın çok düzenli bir insanım. alakası yok. odamda kaybolabilirsin. sadece takıntılarım var işte.-
  • Aynı anda 8 kitap filan okuyorum. Yorulunca okumayı bırakmak yerine kitap değiştiriyorum.
  • Arabayı park ederken annemi sinir hastası ediyorum çünkü ön tekerlekler dümdüz durmalı. Yoksa arabadan inmem.
  • Kitabın sırtında kitabı ayırmaktan dolayı E5 gibi izler oluşmamalı. Yoksa kitaba odaklanamıyorum, oraya takılıyor kafam.
  • Sabah ayıldıktan sonra gece gördüğüm rüyaları değerlendirip yoruyorum. Hergün. Mutlaka. Rüyalarım kötüyse de gün boyu huysuz oluyorum.
  • Sıkılınca bir şeyler çizmez veya saymazsam parmaklarımla ritm tutuyorum. Herhangi bir zeminde.
  • Sıkıntım geçmezse ayaklarımı yere vurarak ritm tutuyorum.
  • Çerçeveler yere paralel o mükemmel duruşu alamazsa rahat uyuyamıyorum.

Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:
Dean Martin - That's Amore
Dean Martin - Mambo Italiano
Edith Piaf - Padam Padam
Mary Hopkins - Those were the Days
Frank Sinatra - Can't Take My Eyes Off Of You
Frank Sinatra - L.O.V.E
José Feliciano - Rain
Red Hot Chili Peppers - Hump De Bump
Iron Maiden - Fear of the Dark
Iron Maiden - Flight of Icarus
Deep Purple - Smoke On The Water

İşte bunlardan birini duyunca o karga sesimle eşlik ediyorum. Mesela Loreena McKennitt'a eşlik etmeye dilim varmıyor :))

Solunda ne var? Kargaşa. Yani işte Nuh Nebi'den kalma müzik seti -ki kendisinin eskiciye verilmesine engel olma sebebim tepesinde plak çalacak donanımın da olması.-, Ikea taburesi üzerindeki kitaplarım -Joanne Greenberg - Sana Gül Bahçesi Vaadetmedim, Le Petit Prince, The Collected Works of Oscar Wilde, Sherlock Holmes, G. K. Chesterton - Don Kişot'un Dönüşü-, 3 defa yapmaya niyet edip çerçeveyi tamamlayınca bıraktığım 1000lik Galata Kulesi puzzle'ı, yerde de Vogue Mart ve Leman 1000.


Vıyh.. İkinci mimi yazacak takatim kalmadı Uykucu'm, başka sefere artık :))

Mimleme konusuna gelince, bu sefer bi blogger mimlemiyorum. Yasağa rağmen dns değiştirip beni okuyan ve blogu olmayan okurlarımı mimliyorum.
Yukarıdaki soruları cevaplıyorsunuz, bana mail atıyorsunuz, ben de burada yayınlıyorum; çok çok seviniyorum, seni öpüyorum-opsiyonel-.

Mail adresim: chatty_cat@windowslive.com

2 yorum:

Uykucu Kız dedi ki...

evet, evet. ben de aynen sabah mutlu bir şekilde kalkmak istiyorum. :)
ama öyle kalkan biri yoktur herhalde. varsa bile onlar seçilmiş kişiler olsa gerek. :))

ben her konuda düzensizim sanırım. albümlerim, kitaplarım, klasörlerim, kıyafetlerim hepsi bi kargaşa içinde. :) hiçbirisi düzenli değil. :D acıyorum onlara :)

mimi cevapladığın için teşekkür ederim. :) ben mimi cevaplarken bu eksikleri hiç fark etmemiştim, hakikaten varmış :) hoşça kall :))

Geveze dedi ki...

onlar 2012'de planör kullanarak kıyametten kaçacak kudrette insanlar uykucu'm :))

ben bi ara odamda çanta kaybettim. devasa bi okul çantası.. mesela halımın altına düzelsin diye koyduğum şeyler bir 'sanatıyla geveze' müzesi açmaya yetecek nitelikte. farklı zamanlardan farklı eserler.. osmanlı padişahlarından anime karakteri çizimlerine, art nouveau öykünmelerimden pastiche denemelerime kadar..

ne demek, ben mimleri çok severim :) röportaj veriyormuşum gibi hissediyorum mim cevaplarken :))
öperim, sen de hoşça kal xo xo xo