This is a BAŞLIK.

Yazılı.. Yazılı.. YAZILI.. Yazılı..
S.. S.. O.. S..

Beynim pörsüdü. Gün itibariyle favori dersim olan matematik yazılısını olduk, bitti. Yarın Türkçe. Ahey ahey ahey..

Bu arada saatlerdir internette manyak manyak geziyorum; perspektif algımı yitirdim. Ekran bi uzak, derin; bir de acayip yakın. Yanımdaki ceviz kabına televizyon ekranının arkasından bakıyormuşum gibi. Geçer di mi?

Bir de ne var biliyor musun dear okur, ananemle Pictureka oynadık.
Kendime geldikten sonra yazacağım.

Yahşi Batı'yı da izledim. Kötü. Neyse benim daha 130 ink. tar. sorusu çözmem lazım.

Siii yu.

Please Don't Stop the Music!

Müziğimiz müziğimiz yepisyeni müziğimiz...


Metallica - Of Wolf and Man

Iron Maiden - Fear of the Dark

Muse - Bliss


Deneme sonrası nemrutluğumla böğürgen böğürgen müzikler ekledim, evet. Bir dahaki sefere Red Hot Chili Peppers filan bulacağım, söz.

Denklem Denkleştirememe

Tam 12 saat sonra sınavda olacağım, tembelim; saatlerdir internette dizi izliyorum.

Ama geçerli bir nedenim var.. Artık dershane kontenjan sınavına ihtiyacım olmadığına karar verdim. -evet, doğru tahmin: kimya çalışmaya çalıştım.- İlköğretimden mezun olup evde oturuyorum. Koç'muş, Robert'miş, St. Joseph'miş.. Pöh!

Belki ahşap boyarım. Örgü örer altın günlerine giderim.. Zira bu zekayla yapabileceğim başka bir şey olduğunu düşünmüyorum ben.

Hacı; bi insan yanma tepkimesinin ürünü olarak CO3 çıkartabilir mi? CO3 diye bir bileşik yok bir defa..

Çok zeki olduğum için katsayıyla neyin uğraşmayıp CO2'ye bir oksijen daha tepiştirdim sanıyorum. Ama sorun şu ki, benim kadar zeki insanlara niye teknik kimya konusu anlatmaya çalışıyor bu garipler?

Hadi kendimden geçtim, meslek lisesi okuyup elektrik-elektronik tükanı açacak adam, etimolog olacak yavru, matematikçi olacak insancık niye bunları öğrenmek için yırtınıyor? Niye ha, niye?

***

Hayal et okurcum, D&R'da imzalı Dan Brown - Kayıp Sembol buldun. Gözlerine inanamıyorsun. Kasaya doğru uçuyorsun, sıranı bekliyor, bekliyor, bekliyorsun. Tam ödeyecekken soruyorlar:
"HCl + NaOH tepkimesi sonucunda elde edilen ürünleri sayamazsanız bunu ancak rüyanızda görürsünüz. Nihahohoha!"
Sonia Sotomayor! Bence de.


{Bu arda HCl + NaOH = NaCl + H2O. Tuzlu su çözeltisi. Böyle buyurdu fen kitabı.}

Burnumdaki Mandalina

**King of the Tawn, sayende pazar pazar oturup Devil's Advocate'i 12134312534. defa izledim. Ödevlerim bitmedi, ama İngilizceciye filmi İngilizce özetlediğim içün yırttım. Türkçeci'ye de Osmanlıca anlattım, yine yırttım. Gelecek sefere bu kadar şanslı olur muyum bilemiyorum. -el iblis-ü avukati. evet, artık böyle bir kelime var.-

**2010'a minnacık kaldı, msn'deyim ve mandalina yiyip 'I wannaaaa hold your haaaa-aaaaa-aaaaa-nd' diye böğürüyorum. Ye-yu.

**Kırk yılın başı etüde gideyim dedim, telefonumu müdür yardımcısına kaptırdım.

**HIM'i sadece Poison Girl için bile sevebilirim.

**Yeni yıla mide ağrısıyla gireceğim sanıyorum. Holey.

**Din dersinde uyuyup üstüne bir de rüya gördüm ve çarpılmadım. -bunu evde denemeyin-

**Ayakkabımın bağcığına basıp merdivenden yuvarlandım ben. Demek ki neymiş, Adidas Allstar bile olsa terlik muamelesi gören spor ayakkabı alınıyormuş. -evet, üzerinde Goofy var. evet ben eşek kadar oldum. evet, Disney. ama bak bu da var. hayır, Miami taraftarı değilim. zaten kimse anlamıyor onun Miami şeysi olduğunu.-

**Alındığı gün hariç benim ayakkabılarım asla temiz görünmüyor be okur.. Çok içerliyorum ama sesimi çıkartmıyorum; dağda bayırda yaşıyor olsam kim bilir ne olur, cık cık.

**Sıra altından kitap okumak çok riskliymiş. Hele ki Lord of the Rings çok daha riskliymiş. Tecrübeyle biliyorum.. Sınıfa müdür yardımcısı girermiş ama sen fark etmezmişsin. Yanına kadar gelirmiş ama sen kitap okuyor olurmuşsun. Kitabı alır götürürmüş. Sonra geri almak için operasyon düzenle, uğraş dur.. Yani kısacası tavsiye edilmez.

**Annem evdeki mandalina stoğunu posta posta yanıma yığıyor. -durduramıyoruz hakim bey- Sanırım burnumdan mandalina çıkaracağım.

**Yıllar öncesine dönüp okul bahçesinde ip atladım. Rüzgâr çıkınca kendime geldim, ben etek giyiyorum.

**Bu arada 'ip sallamak' diyoruz ya, aslında teknik olarak sallamıyor, çeviriyoruz. Niye öyle diyoruz?

Sıçanlı Teknoloji

Annem tezindeki 'sıçan' kelimeleri yerine 'rat' yazmak istedi; biraz uğraşmış olacak ki beni çağırdı:
'Gevezeee!'

Dürbün var ya hani, onunla arayıp düzettik, ama annemin tepkisi müthişti...

"Aaaa, teknoloci güzel şeymiş yaaa... Ahahah, 65 tane varmış.. Ben bunları tek tek arayacaktım yardım et diye seslendim sana..Oh, hepsini düzeltmiş.. Oh oh, iyi. Ahah.. İyi."

Tabii ben yanağını ısırınca odadan kovuldum ama neyse...

Kon Dilimin Ucuna

Bazen bana kazandırdığın o 'estetik' kaygısının advers etkisi burjuvanazi bakışımı takınıyorum, haklısın sonuna dek.

Ama hatırlatmalıyım ki hiçbir zaman senden çok fazla şey beklemedim; kısa devre yaptırdığım kişi sen değil bendim.

Aynaya bakınca mutlu olabilmeliydim, orada gördüğüm kas ve kemik yığınından utanmamalıydım. Bir şeyler başarmış olmalıydım. Anlıyorsun ya, insan ömrü kenara atılamayacak kadar uzun, boşa harcanamayacak kadar kısa.. Erken fark ettim belki bunu, sayende..

Yıllarca sığ kıyılarının diplerinde sürüklendim, ama hiçbir zaman yargılamadım seni. Ya en dipteydim, ya da yüzeyin de üstünde; ortasını bulamıyordum belki ama artık büyüdüm sanıyorum..

Korneam inceldi belki; ya da bedenim.. Ama artık bazı şeyleri görüyorum, sen koca bir yalancının tekisin!
Hiç adil olamadın ve olamayacaksın.. Söylesene; kaç kişinin ailesini dağıttın, kaç çocuğu açlıkla baş başa bırakıp gittin? Kaç insanın ölümüne şahit olup kılını bile kıpırdatmadın, söylesene!

Ah, senin tarzın bu değil, unutmuşum..
Sen, sen insanoğlunu acizleştiriyorsun.. Düşünebilen, iradesi olan o insanoğlunu birer odun haline getiriyorsun..

Sen.. Hayatsın! Dünyada var olduğun hiçbir dönem boyunca hak edene hak ettiğini vermedin; kendilerinin almasını bekledin.. Yüzsüzsün..

Gözlerinden yaşlar akan çocukları, ölen masumları, böcekleştirilen insanları, acı çeken hayvanları, havada uçuşan bedenleri gördükçe içimden çıkıp gitmeni istiyorum. Ama öyle bir narkotiksin ki çekip atamıyorum seni..

Biliyor musun ne yapacağım? Sonuna kadar yaşayacağım seni, paramparça ettiğin o canlara inat. Ve nirvanama eriştiğimde benden kurtulduğun için şükredeceksin seni ahlaksız..


Kendine bir iyilik yap, bir defa olsun adil ol. Lütfen, bir defa olsun nedensiz yere bir insanı mutlu et. Gözlerim çıkacak ağlamaktan, kahretsin ki ben aciz bir insanım.. Uzanamıyorum ki istediğim yere, yoktan var edemiyorum ki hiçbir şeyi.. Lütfen, sadece bir defa olsun bir gün boyunca hiçbir çocuk ağlamasın; sadece bir defa olsun bir gün boyunca hiçbir silah patlamasın..

Yalvarırım, bir gün olsun tüm insanlar istediklerini yapmakta özgür olsun, benden bir gün, bir hafta, bir ay al ama lütfen yap bunu..

Geveze's Fairytale -mim-

Bir varmış bir yokmuş; zamanın birinde konuşkan mı konuşkan, ahtapot saçlı bir Geveze yaşarmış.

Bir gün bir rüzgâr, bir fırtına esmiş Geveze'den tarafa, uçuruvermiş Geveze'yi bulutların ardındaki dağa. Hoplamış zıplamış Geveze'cik, ama bodur boyuyla kurtulamamış dağın karlarla çevrili yamacından. Tam çikolata avına çıkacakken bir sihirli değnek bulmuş ucu yaldızlısından.

Evirmiiş, çevirmiiş.. Bakmış ki değnek biraz safçana, her istediğini yapıyor Geveze'nin, fırsattan yararlanmış akıllı kahramanımız. Aşağıya kopyaladığı listeyi tek tek gerçekleştirmeye başlamııış...

Sihirli Değneğimle 2010 İçin Yapacağım Şeyler (Lianna sağ olsun)
*Johnny Depp ev arkadaşım olacak.
*Bir İngiliz teriyeri bulunacak, adı da Dana koyulacak. -dana, bildiğin dana-
*ÖSS, SBS kaldırılacak. Herkes istediği okula gitsin, höh.
*Eve bir tane Teoman alınacak.
*Yeni bir iPod da alınacak.
*30 trilyon Cihad'a çıkacak.
*Mümkünse ilköğretimden hemen mezun oluncak. -şubat gibi mesela, hatta 18 şubat gibi-
*Aylardır çalışılması ertelenen İspanyolca 3. kitabındaki bilgiler beyne kopyalanacak.
*Teki kaybolmuş çoraplar çekmeceye ışınlanacak. -nerede çıkartıyorsam hepsini kaybediyorum, heyhaaat.-
*Pentium 1444 bilgisayar icat edilecek.
*RTE'ye iki kişiilik Davos tatili hediye edilecek.
*Okan küçültülüp cebe sığacak hale getirilecek ve Geveze'ye verilecek.
*TTNet merkez birosu basılacak ve 'İnternetinizi keserim, adam olun!' denilecek. -sonra da sihirli değnek yardımıyla ortamdan tüyerim sanıyorum-
*Geveze'nin boyu uzatılacak.
*Slav ırkı hatunlarının pasaportları tuvalete atılıp sifon çekilecek.
*Bizim sokağa Marc Jacobs mağazası açılacak. -o kaa-
*Odamın sınırları genişletilecek. -üç beş hektar, çok değil-
*Bush Amca sihir yoluyla talk show yapmaya ikna edilecek.
*Annem Neil Patrick Harris'i evlat edinecek. -böylece Geveze gelip gidip yanaklarını sıkabilecek, nihahahaaa-
*Madonna Türkiye'de konser verecek.
*Türk insanının günlük dilde kullandığı kelime sayısı arttırılacak.
*Geveze'lerin evindeki tüm halılar bodruma saklanacak. -halılardan nefret ettiğimi söylemiş miydiim?- -bunu yapabilmem için cidden sihirli değneğe ihtiyacım var. yoksa annem de beni bodruma saklar-
*Geveze kemanını eline bir alacak, çatır çatır çalmaya başlayacak. Hatta çello bile çalacak. Kursa neyim gitmeden.


Sonracııma da bu sihirli değnek mimi Cihad'a, King of the Tawn'a, Cesetizleri'ne, Tobi'me gidecek.
Bittii.

A.R.O.G. (2008)


Vizyona girdiği dönemde her neredeysem izleyememiştim. Sonra da unutmuşum. Dün televizyonda yayınlanmasa gidip de DVD'sini almazdım :)) Yapacak daha iyi bir işim olmadığı için izledim.
Vizyona girdiğinde 'Cem Yılmaz çıtayı yükseltti.', 'İyi film.', 'Bunu izledikten sonra Recep İvedik'e bakmayız.' filan demişlerdi, ciddi ciddi oltaya gelmiştim.
Yalan hacı, hepsi yalan. G.O.R.A.'ya güldüysen buna da gülersin.
Sorun şu ki Cem Yılmaz beyazperdenin adamı değil. Komik mi, kesinlikle. Aynı stand-up'ını defalarca izleyebilirim ve hatta arkadaşlarla nice geyiğini çeviririz ama hayır, bu adam beyaz perdeye yakışmıyor.
Film bir bütünden ziyade birleştirilmiş esprilerle dolu. Ne yalan söyleyeyim, güleceğim diye izlemeye başladım. İlk iki reklam arası geçti, hâlâ bekliyorum bir espri gelecek da koltuktan düşeceğim diye. En fazla kahkaha attım: 'Huhhahhharah!'
---spoiler---
gökten gelen alet; radyo.
'stratosfere kadar taş mı döşiyceeğn?'
'gol olur.'
yengeç dansı.
---spoiler---
Fikir çok güzel, kesinlikle çok fazla izleyiciyi ekrana çekme potansiyeli var. Bir de CMYLMZ olunca iş bitmiştir dersin değil mi dear okur; ama öyle değilmiş. -benbugünbunugördüm- Sonunu ben bile bu kadar uyduruk bir öyküyle bitiremezdim.
Daha yaratıcı olması gerek bu adamın; ya da sinema yapmaması...
Konusunu filan bilmeyeniniz yoktur bence ama adet yerini bulsun; yazayım.
G.O.R.A.'dan aşina olduğumuz Arif, bu defa da Komutan Logar'ın bizans oyunuyla Yontma Taş Devri'nde bulur kendini. Üstelik de Ceku hamiledir...
IMDb der ki, 7.1 -an itibariyle 3,354 oyla-. Bence 5.5 filan. -otur sıfır der gibi oldu-
Cem Yılmaz'ı severim, canlı canlı izlemişliğim de vardır; gülmekten kendimi kaybetmişliğim de. Ama mümkünse 'Türkler uzayda', 'Türkler Taş Devri'nde', 'Türkler mangalda', 'Türkler Amerika'da', 'Türkler Hollywood'da', 'Türkler halloweende' vs. vs. karikatür konularını çekip çekip film yapmasın. Lütfen.
Bin tane stand-up yapsa izlerim, ama bir daha Cem Yılmaz filmi derlerse durup düşünürüm. O kadar.
-dekorlar da kötüydü ama sustum-
-hayır agresif değilim-
-biraz fazla test çözmüş olabilirim-
-ama agresif değilim-
-cidden-