<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020</id><updated>2012-01-28T05:53:48.435+03:00</updated><category term='sinema sanatı'/><category term='itinayla ortam soğutulur'/><category term='bir gurme olarak geveze'/><category term='geveze&apos;nin gizli arşivleri'/><category term='trajedi'/><category term='yörüngede mim bulundu'/><category term='anket zımbırtısı'/><category term='yeteneksizsiniz geveze'/><category term='edebi sanatlar'/><category term='pisi pisi kopatım'/><category term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><category term='hayal işte'/><category term='gvezeryen takvimi'/><category term='film şeridi'/><category term='gözlem kulesinden bildirdi geveze'/><category term='etiket dediğin nedir ki'/><category term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><category term='vidiyoo'/><category term='gerilim'/><category term='müzik sanatı'/><category term='komedi şakası filmi'/><category term='ergenlik benim isyanımdı'/><category term='saçmalamak da bir sanattır'/><category term='familya'/><category term='ben'/><category term='öğrencilik halleri'/><category term='birbirinden bağımsız cümleler'/><category term='lise defterim'/><title type='text'>Geveze'nin Ötekileri</title><subtitle type='html'>&lt;b&gt; Peteriye Pan &lt;/b&gt;
&lt;br&gt;
*Odi puerulum praecoci sapientia.
&lt;br&gt;
&lt;i&gt; yazarın alter egosunun hazin sesi. &lt;/i&gt;</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>298</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5425656112488444074</id><published>2012-01-20T19:47:00.000+03:00</published><updated>2012-01-20T19:48:13.815+03:00</updated><title type='text'>Üstünüze Afiyet, Karıncalanıyorum Zaman Zaman</title><content type='html'>&amp;nbsp; Bazen kendimden korkacağım kadar eblehleşiyorum. Adeta bir salaklık bulutu çöküyor efendim üzerime, önünü alamıyoruz yaptığım mallıkların.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Sözgelimi sabahları -5 a.m. ile 12 a.m. arası sabahtır.- iq seviyemi termometreden okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;Yeni uyandığım vakitler dünyanın en tehlikeli insanı olurum: &lt;i&gt;Öfkeli Salak&lt;/i&gt;.&lt;br /&gt;Bir gün okula gitmek için giyinirken beş dakikadan fazla bir süre çorap çekmecesinin derinliklerine bakıp "Allallaa.. Napıyoruz ya biz bunları?" diye düşündüğümü hatırladıkça fena oluyorum.&lt;br /&gt;Hele ki bir tatil sabahı şakalanışım var... Amanın... O arkadaşlarla eskisi gibi olamadık bir daha. Hepsinde bir bana kıyamama durumu var artık; yanlarına gittiğimde bana sandalyelerini vermek için yarışıyorlar, matematikten kötü not aldığımda gelip sarılıyorlar, çantamı kitabımı taşıyorlar, yaptıkları her espriyi bir fasıl açıklıyorlar, buluşacağımız yere giden yolun krokisini telefonuma mms atıyorlar, birlikte film izleyeceğimiz günlerde bir yığın dublajlı çöp getiriyorlar filan. Ahh anlatamıyorum, hakikaten çok fena. -bir yazı da bu telefon şakasından çıkarırım bence, heheh-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bir sabah serviste &lt;a href="http://fizy.com/#s/1tv389" target="_blank"&gt;Regina Spektor'ın Machine'i&lt;/a&gt;nin sözlerini 'Hopdin Timuçin, hopdin Timuçin!' olarak anlayıp dehşete düştüğüm günün anısı hâlâ rüyalarıma giriyor. -harbici bir korkuydu o yaşadığım.. kulaklarımdan vücuduma yayılan..-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Bir ara Chrome'un anasayfasını google yaptım. Sonra arama çubuğuna adres çubuğu muamelesi yaptığımı fark edince -tam bir anneyim lölölölö gideceğim siteyi dubluvesiyle nokta komuyla gugılda aratırım lölölölö- boş sayfa açılışına döndüm. Ohh, new tab gibisi yok :PE&lt;br /&gt;Az önce de ne olduğunu hâlâ hatırlayamadığım bir şey aramaya karar verip google'a girdim. Ve arama çubuğuna google yazıp karşıma çıkan ekrana bir süre baktım. &lt;a href="http://www.google.com.tr/#sclient=psy-ab&amp;amp;hl=tr&amp;amp;site=&amp;amp;source=hp&amp;amp;q=google.com&amp;amp;pbx=1&amp;amp;oq=google.com&amp;amp;aq=f&amp;amp;aqi=&amp;amp;aql=&amp;amp;gs_sm=e&amp;amp;gs_upl=1169l5144l0l5380l12l10l0l0l0l0l0l0ll1l0&amp;amp;bav=on.2,or.r_gc.r_pw.,cf.osb&amp;amp;fp=ff401f0ae31fc4c3&amp;amp;biw=1280&amp;amp;bih=709" target="_blank"&gt;Na böyle bir şey.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hadi arada bir böyle beynim karıncalanıyor, saflaşıyorum da bazı insanlar bu durumdan faydalanıyorlar. Hatta var K ya, I eğleNce bile çıkArtıyOrlar N şu zavaLlı hAlimden, R ayIp yahu.. -verdim subliminal mesajı, kafam rahat.-&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Konuşmaktan kolay kolay yorulmasam da birini dinlerken, özellikle görüntüsünde atraksiyonlu değişiklikler olmuyorsa çabucak yoruluyorum. Kendime eğlence aramaya başlıyorum. Kelime sayıyorum, desen sayıyorum, beynimin play tuşuna basıp sevdiğim şarkıları dinliyorum vesaire. Ama derslerde tekdüze konuşmaya o kadar uzun süre maruz kalıyorum ki bu faaliyetlerim kâr etmiyor ve zaman zaman uçuyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Sınıfımdaki pis arkadaşlarım da birbirlerini dürtmek suretiyle bu durumdan haberdar ediyorlar ve sinsiiiiiiii planlarını gayet koordine bir biçimde uygulamaya koyuyorlar.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Mesela geçenlerde konu başlığını dahi anlamadığım bir geometri dersinde hocayı bir şekilde ortadan kaybedip beni tahtaya çıkarttılar. Elime kalemi tutuşturup "ÇÖZ BUNU, EHİĞAA" dediler. -son hafta zaten minnak olan mevcudumuz çekti adeta, 6 kişi filandık sınıfta. fısır fısır anlaşmış pisler.-&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Düşünün bir, Truman Show'un son sahnesini izleyip eğlenirken kendinizi bir anda tahtada buluyorsunuz. Karşınızda kıs kıs gülen manyaklar, önünüzde abik denklemler; öğretmenin sınıftan çıktığının ve aslında sözlü yapmadığının farkında değilsiniz.. İnsan insana yapar mı ya bunu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ben de pek tabii gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalakaldığım için doğrular arasındaki açının tanjantından yararlanıp bir üçüncü doğrunun kapalı denklemini yazmak yerine dolar/tl durumunun son iki haftasının grafiğini çizdim. Sonra da "Dolar biraz daha yükselecek gibi ama küçük yatırımcıyı ırgalamaz." diyip yerime oturdum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Kehanetim doğru çıktıysa da sınıftakilerin benimle deliler gibi dalga geçmesini önleyemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sevgili gönül dostları, ola ki bir ahbabınız bir köşeden cam gibi gözleri ve aralık ağzından taşan şaşkın sırıtışıyla sessiz sessiz olayları izlerse..&lt;br /&gt;ONU RAHAT BIRAKIN TAMAM MI!!!!!&lt;br /&gt;BİR DE ALTIN ALACAKSANIZ ALIN ARTIK, YİNE YÜKSELECEK GİBİ ÇÜNKÜ.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5425656112488444074?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5425656112488444074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5425656112488444074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5425656112488444074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5425656112488444074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2012/01/bazen-kendimden-korkacagm-kadar.html' title='Üstünüze Afiyet, Karıncalanıyorum Zaman Zaman'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8388495563448748660</id><published>2012-01-10T21:43:00.003+03:00</published><updated>2012-01-10T21:43:33.040+03:00</updated><title type='text'>Bu Kafa Ne Kafası?</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Nedir?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Gözümün önünde kımıldayan kırmızı puantiyeler var ve sanırım kanım dondu.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Olur da bir gün elime bir Nobel geçerse, çöpe atacağım.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Björk'ü harbiden çok seviyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;GÖLGE. KAPININ ÖNÜNDEN BİR GÖLGE GEÇTİ YEMNEDERİM.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Oh, ayağım uyuştu.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Puantiye seğiriyor?!&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt;Tanıştırayım: Ha bu kafa, lobotomi kafası.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Nasıl Yapılır?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt; &lt;i&gt;(&lt;u&gt;sıranın takip edilmesi&lt;/u&gt; önemle rica olunur.)&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;ol&gt;&lt;li&gt;Sucker Punch izlenir. Doktor eline lobotomi çıbığını -ismi nedir ki o şeyin?- alınca pause'a tıklanır, arkadaki poster dehşetle incelenir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Film bittikten sonra internette lobotomi hakkında hayli gerekli şeyler okunur. Hayli gerekli.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Hız alınamaz ve gidip muhteşem eskizler incelenir. &lt;i&gt;Oh, muhteşem&lt;/i&gt;. -bu son cümleyi belgesel seslendiren Tarkan efektiyle okursanız eğer...-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Egas Moniz'in &lt;span style="font-size: large;"&gt;Nobel aldığı&lt;/span&gt; okunduktan sonra 'Haaaaaaaaaaaaaaaaaadi ordan.. Hadi or-dan!' diyerek arkaya yaslanılır. Nobel yaa, adam Nobel almış. -sheldon cooper bunu biliyor mu acep?-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Neşeli, iç açıcı şeyler okunması kararı alınır ve ekşi sözlük'e girilir. -oy ironi gözünü seveyim.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir gafletle lobotomi hakkındaki koskoca 4 sayfa okunur.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yuutup'tan One Flew Over the Cuckoo's Nest'in elektroşok sahneleri izlenir. -aferin. brrravo.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Beynin dehşetten sorumlu mıncığı dur durak bilmez ve yine ekşi sözlük'ten yabancı el sendromu hakkındaki cici sayfalar okunur.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Mecal kaldıysa eğer, neşelenmek için fellik fellik sebep aranır. Müzik imdada yetişir: "Can Bonomo gidiyimiş Örövizyon'a yahu. O kadar adını duydum, illustrasyon filan da yapıyormuş. Fötr Şapka. Hippi hippi hipster. Yok mu bunun Yuutup'ta şarkısı? Olmalı Yuutup'ta şarkısı. Hop."&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Meczup'un klibi izlenir.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Allah'ım sana geliyorum.&lt;/li&gt;&lt;/ol&gt;&lt;div&gt;İnsanların tedaviden anladığı şeyi gerçekten ama gerçekten merak ediyorum. Abi naapmışsınız siz yaa?!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Şurası tekliyodu arada bir, alıverdik. Yihi yihi yih."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diş çekmiyorsunuz adamım; beyin o ya, beyin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;nöt: bu ara bi arkadaşa bakıp çıkıyorum sürekli, mazur görün. şu iki haftayı sağ salim atlatayım, uuu devasa yazılar yazacağım. söz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bi de bana şans dileyin, mum yakın, el ele tutuşup meditasyon yapın, dua edin, okuyup üfleyin dear okurlarım. bir şey yapın yani. çok deli şansa ihtiyacım var. uuu, acayip ihtiyacım var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;haydi esen kalın gönül dostları.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8388495563448748660?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8388495563448748660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8388495563448748660&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8388495563448748660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8388495563448748660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2012/01/bu-kafa-ne-kafas.html' title='Bu Kafa Ne Kafası?'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8166240819774697303</id><published>2012-01-10T20:50:00.000+03:00</published><updated>2012-01-10T22:03:49.380+03:00</updated><title type='text'>AMAN TANRIM. AMANIN.</title><content type='html'>Bugün birisi teee İzlanda'dan bloguma girmiş. Ay. AY. OLEY.&lt;br /&gt;İZLANDA'DAN YAHU, İZLANDA'DAN.&lt;br /&gt;Emeklilik günlerimi auroraları izleyerek geçireceğim güzide ülkeden.&lt;br /&gt;Bu bir işaret, vallaha bir işaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni seviyorum ve sana laflar hazırladım sevgili İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Herkimsen iyi ki varsın İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Ellerin dert görmesin İzlanda'dan tıklayanç&lt;br /&gt;Seni çok ama çok öpüp kucaklıyorum İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Umarım Türkçe biliyorsundur ve bunları anlıyorsundur İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Björk'e selamlarımı ilet İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Belki bana İzlandaca öğretmek istersin İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Gerçekten çok çabuk öğrenirim İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Kendine iyi bak, üşütme sakın İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir daha gel, yine beklerim İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Adını da çok merak ediyorum İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Yüreğine sağlık, İzlanda'dan tıklayan.&lt;br /&gt;Bunu saymam, Türkiye'ye de beklerim İzlanda'dan tıklayan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8166240819774697303?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8166240819774697303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8166240819774697303&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8166240819774697303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8166240819774697303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2012/01/aman-tanrim-amanin.html' title='AMAN TANRIM. AMANIN.'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1174247274013983075</id><published>2012-01-07T12:26:00.009+03:00</published><updated>2012-01-08T00:35:14.081+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='film şeridi'/><title type='text'>LQL</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-1Gl_hzK5z1k/Twi6IUBdxcI/AAAAAAAAAZo/eZYPuMriRBQ/s1600/no+1.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/-1Gl_hzK5z1k/Twi6IUBdxcI/AAAAAAAAAZo/eZYPuMriRBQ/s1600/no+1.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i&gt;resme tıklayınca büyüyomuş diyollaa. ama asparagas habermiş.&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Modern Family, 0311.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Videoyu bulup Cameron'ın gözlerine odaklanmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu sıralar oturup geometri veya İngilizce veya psikoloji çalışmam gerektiği gerçeğiniyse, hişşşt annem duymasın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;p.s. lql 9gag'den yürüttüğüm bir tabir: laughing quite loud.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1174247274013983075?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1174247274013983075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1174247274013983075&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1174247274013983075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1174247274013983075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2012/01/lql.html' title='LQL'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-1Gl_hzK5z1k/Twi6IUBdxcI/AAAAAAAAAZo/eZYPuMriRBQ/s72-c/no+1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-9181276811734125475</id><published>2011-12-25T13:19:00.003+03:00</published><updated>2011-12-25T14:16:07.112+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>√49</title><content type='html'>&lt;a href="http://uykucukiz.blogspot.com"&gt;Uykucu&lt;/a&gt;'m sağ olsun beni mimleyivermiş. Ödülmüş mü neymiş bu. Öyle bi şeymiş bu.&lt;br /&gt;Teşekkürlerimi ilettikten sonra hakkımda 7 gerçek yazmam gerekiyormuş.&lt;div&gt;Bundan gayrı yeni mottom az laf çok iş. -bir demet ucuz ironi.- O yüzden hemen başlıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:1: Ortalama bir günde yatağa yatmamla uykuya dalmam arasında geçen süre yaklaşık 40 dakika. Evet, 40 dakika. Zira beynim kendi kendini kapatma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Işıkları söndürüyorum, yorganıma sarılıyorum ve aman Tanrım! Gözümün önünde bir karnaval beliriyor. -bu konuyu detaylarıyla anlatıp koskoca bir yazı çıkartabileceğimi fark ettim tam bir fırsatçı olarak.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Velhasıl kelam, kolay kolay uykuya dalamıyorum ve bunu yapan insanlara da muhteşem bir hasetle bakıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:2: Beynim adeta bir bilgi çöplüğü. Omuzlarımın üstünde devasa bir 'Bunları biliyor musunuz?' arşivi taşıyorum. Örnek vermek gerekirse..&lt;br /&gt;     *Roald Dahl Charlie'nin Çikolata Fabrikası'nı ilk yazdığında oompa-loompa'lar simsiyahlarmış. Sonra 'Irkçı oldu ya bu.' diyerek bukalemuna çevirmişler pigmeleri. -bir ara beyaz oluyorlar, bir ara turuncu oluyorlar filan.-&lt;br /&gt;  Şimdi söyleyin bana bu bilgiyi nerede kullanabilirim? Nerede işime yarar? -sessizlik.. buz gibi bir sessizlik..-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:3: Karamelden hoşlanmam. Hem de hiç. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:4: Arkadaşlarımın ortak kanısına göre bazen açık sözlülük olayını abartabiliyormuşum.&lt;br /&gt;Halbuki entel bir tartışma ortamında herkes mutlu olmak için yalan dinlemenin saçma olduğunu kabul eder. Pratiğe gelince niye yamuluyorlar anlamıyorum. Ayrıca üzülmesin diye yüzüne söyleyemedikleri şeyi o gittikten sonra aralarında konuşmaları ve dahi gülmeleri, sorarım sana dear okurum, daha mı etik?!&lt;br /&gt;  Adını hatırlamadığım birinin dediği gibi, gerçek sizi özgürleştirebilir ama önce çok kızdırır. -ufuu, tanık göstermeye kadar gittim.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:5: Sinesteziden muzdaribim. Şarkıları koklayabilirim, fotoğrafların tadını alabilirim, kelimelerin dokularını hissedebilirim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Bundan kötü bir şeymiş gibi bahsediyorum, evet. Çünkü çoğu zaman filmlerden, müzikten, kitaplardan bir başkasının alabileceğinden daha fazla zevk alsam da bazen çok yoruluyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Kötü bir şarkı duyduğunuzda ne hissettiğinizi düşünün bir. İşitsel olarak rahatsız oluyorsunuz, değil mi? Bense iğrenç bir yüzeye dokunuyorum, plastik kokusu alıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ayrıca sayılarda hiçbir şey hissedemiyorum. Sonsuz bir siyah beyazlık. Matematikten nefret etmek için devasa bir sebep daha.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:6: Şimdiye kadar şöyle ya da böyle bir muhabbetimin olduğu herkesi ellerinden tanıyabilirim. Herkesi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;:7: Eğimli yerlerde fevkalade rahatsız oluyorum. Öyle böyle değil, ÇOK rahatsız oluyorum. İçim sıkılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Engebeli arazi değil, eğimli arazi. Yokuş gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uff, iğrenç bir şey yaa.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eveet, bir mimimizin daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Şimdi el ele tutuşuyoruz, gözlerimizi kapatıyoruz ve yüksek sesle tekrar ediyoruz:&lt;br /&gt;"Geveze coğrafyadan 100 alsın.. Geveze matematikten de 100 alsın.. Geveze coğrafyadan 100 alsın.. Geveze matematikten de 100 alsın.. Geveze coğrafyadan 100 alsın.. Geveze matematikten de 100 alsın.."&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-9181276811734125475?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/9181276811734125475/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=9181276811734125475&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9181276811734125475'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9181276811734125475'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/49.html' title='√49'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4123616540717711227</id><published>2011-12-22T20:14:00.008+03:00</published><updated>2011-12-22T21:01:21.669+03:00</updated><title type='text'>He Benim Nicolas'ma, He Benim Sarkozy'me, HE!!</title><content type='html'>Muhtemel suretle hepiniz duymuşsunuzdur şu yasa tasarısı muhabbetini, duymadıysanız da bir defa daha anlatmaya benim içim el vermiyor, dear okurumun dear elleri bi google'lasın bir zahmet.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Şimdi buradan Sarkozy beyamcaya açık mektup şirinleyeceğim, sıkı durunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Kafanıza ne yaptıysanız monşer, çok güzel olmuş. Tebrik ederim, muhteşem olmuş. Otuza saltık esnik börsum'dan beri böyle güzel bir kafa görmedim, görmem diye de düşünerek iyi halt etmişim üstünüze afiyet.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Carla Bruni'yle evlendiğinizde bir kıllanmadım değil, ne yalan söyleyeyim. Türkiye'yi AB'ye almama konusundaki inatçılığınıza da saygı duyuyor ve hatta anlıyordum da... Şu yaptığınıza diyecek söz bulamıyorum, sadece koccaman bir tebrik oturtuyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Hani bir 'Fğansa ekönömisini ğevitalizeğ etme' planınız vardı ya.. Hah, şimdi onu alın ve..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Güzel bir rafa kaldırın canım, ne fesatsınız öyle!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ola ki sözlerinden dönmezlerse, pek çok Türk yatırımcı ve şirket canınızı yakacak. Ayrıca biliyorsunuz ki Orta Doğu'da anlamlandırmakta zorlandığımız bir Türk sempatisi yükselişte. Arkamızdan geleceğini, en azından bir nebze de olsa moralinizi bozacağını umduğum petrol zenginleri var. Bu işin ekonomik boyutuydu.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Siyasi tarafından bakarsak.. Türkiye elçilerini muhtemelen geri çağıracak, bunu 15 yaşında bir lise öğrencisinden çok daha iyi bildiğinize eminim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bonus olarak da, 2006 sayımlarına göre ülkenizde yaşayan 400,000 kadar Türk vatandaşı var.   Ve yine 2006 sayımına göre, 500,000 kadar da Ermeni vatandaşınız var.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Basit bir hesapla, sade ve sadece 100,000 oy kazandınız ve ufuu, çok para ve çok saygı kaybettiniz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bir de şunu söylemeliyim ki, güzel bir tepki koymalarını beklediğim 5 milyon kadar Avrupalı Türk var. Bir düşünün, bir düşünün monşer. İmeycın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Tüm bunların yanında Fransa'nın UN'de faal bir sevgi pıtırcığı olma, düşünce özgürlüğüne saygı duyma, insan halkarına kol kanat germe, barış güvercini olma gibi ütopik misyonları vardı. Bilirsiniz değil mi, neticede büyük adamsınız, ha?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Var ya, şu yaptığınız düzenlemeyle artık 'sözde Ermeni soykırımı' diyen insanlar hapse girecekler. Ne özgürlük ama! Saygı duymamak elde değil.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Böylece Ermenilerin çektikleri acıları görmezden gelen kötü adamlar Fransa'nın kutsal topraklarından silinip gidecek mi? Bunu mu hayal ettiniz?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ciddi ciddi böyle düşünüyorsanız size puanım dokuz. Zira herkes, her diktatör ve her adil yönetici bilir ki yasakların cazibesi karşı konulamazdır. Anlayacağınız dilden konuşayım, femme fatale gibi düşünün, peşinden giden çok olur. Yanacağını bile bile.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Sevdiğim adamları çıkartmakta üstüne olmayan bir ülke Fransa; Victor Hugo, Jean Ferrat, Chabrol, Baudelaire, Sartre vesaire vesaire.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Hepsi de insanlara ne düşünmeleri gerektiğini söylemeyen bir Fransa'dan çıktılar. Bilmem mesajı aldınız mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bütün bu saydıklarıma ek, ne kadar önemsersiniz bilemem ama, bir genç kızın hayalleriyle oynadığınızı da bilmelisiniz. Sayenizde Türkiye, Fransa ile olan diplomatik ilişkilerini kesecek ve bu benim için korkunç bir şey.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Kim bilir ne kadar zorlaşacak bir Türk olarak orada yaşama izni almak. Ne hale getirdiniz sevgili Dr. Jekyll ve Mr. Hyde hayalimi. -gündüzleri paris sokaklarında kaybolan avare bir sanatçı olup, karanlıktan sonra stüdyo daireme çekilerek çeviriler yapacaktım tamam mı!!!1!-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Şu noktada diyebileceğim tek şey, he Nicolas'ma he.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Faaliyetlerinin devamını dilerim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bi de; kabız ol, Nutella'ya alerjin çıksın ve bir sürü sivilcen olsun. Oh.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4123616540717711227?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4123616540717711227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4123616540717711227&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4123616540717711227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4123616540717711227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/he-benim-nicolasma-he-benim-sarkozyme.html' title='He Benim Nicolas&apos;ma, He Benim Sarkozy&apos;me, HE!!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4032862444061902626</id><published>2011-12-16T23:55:00.005+03:00</published><updated>2011-12-16T23:57:38.555+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vidiyoo'/><title type='text'>Gevezee Gevezee Çok Üzülüyor</title><content type='html'>&lt;iframe width="500" height="284" src="http://www.youtube.com/embed/u7U3yKyWeXY" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRT Çocuk'tan bana gelsin o zaman. Hehey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4032862444061902626?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4032862444061902626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4032862444061902626&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4032862444061902626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4032862444061902626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/gevezee-gevezee-cok-uzuluyor.html' title='Gevezee Gevezee Çok Üzülüyor'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/u7U3yKyWeXY/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4179375594827134982</id><published>2011-12-08T21:45:00.003+03:00</published><updated>2011-12-09T00:11:47.239+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gvezeryen takvimi'/><title type='text'>Smith &amp; Wesson &amp; Lennon</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Tematik şarkımız The Cranberries'den tüm sevip de yüz bulamayanlara gelsin: I Just Shot John Lennon. -vj olabilirim bence. olur ki bence.-&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #0000ee;"&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://1.gvt0.com/vi/NC5v74rW11E/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/NC5v74rW11E&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/NC5v74rW11E&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Hafızamın kusuruna bakmayın; John Lennon'ı ilk nerede gördüm, adını ilk nerede işittim hiç hatırlamıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Ama böyle eski mi eski bir Beatles anım var. Anaokulundayım sanırım, Obla di Obla da çalıyor -çalıyor ama radyo mu televizyon mu yoksa başka bir şey mi hiç ama hiç hatırlamıyorum.- ve elimde oyun hamurları var. Bir şey yapmaya çalışıyorum, görkemli bir şey. Büyük ve güzel bir şey. Bu müziğin hamurdan şeyi. Pembe. Belki de kırmızı. Ve yeşil. Çok çok güzel olmalı. Çok acayip güzel.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; O zamandan belliymiş heykelde başarılı olamayacağım ki bir salatalığa çarpmış teletabiden daha görkemli bir şey yapamıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Ama müzik kulaklarımda çalmaya devam ediyor. Alkışlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2010/12/john-lennon-resimleri-10.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2010/12/john-lennon-resimleri-10.jpg" style="display: block; height: 400px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 266px;" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; Kafam bu kadar karışık değilmiş ki ritmini uzun zaman saklayabilmişim hiç bozulmadan. Bir yerde daha duyuyorum ve "Ben bunu biliyorum!" diyorum, "Biidıls. Biidıls bu!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Arkasından gelen yıllar boyunca şurada burada biidıls'ı duydum, evdeki eski kasetleri karıştırırken Genesis albümü altında muhteviyatında birkaç biidıls şarkısı olan 'karışık kaset'i buluşumsa bir nevi nirvanaydı John ile olan ilişkimizde. -burada kurt cobain anısına 10 saniye boyunca buğulu gözlerle karşımızdaki duvara bakıyoruz.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Pek tabii kocaman müzik setimizin içine tepiştirip dinlemeye başladım. -ben küçükken daha büyüktü bu müzik seti. koccamaaaan kolonları vardı. en üstündeki pikap çok gizemli bir şeydi, boyum yetişmediği için istediğim gibi kurcalayamayışım da pek hüzünlüydü.-&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Şimdi hatırlamıyorum neler vardı ama, benim en sevdiğim Strawberry Fields Forever'dı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Araya bir 'Rakçıyım herkes bilsin yaneeeğ.' dönemi girdikten sonra elimin altında limewire vardı, youtube vardı, şu vardı bu vardı, teknoloji durmuyor ki azizim. Bulabildiğim bütün Beatles şarkılarını zamane tineyçleri olarak adetimiz üzere tükettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Fotoğraf biriktirmekten hoşlandığımı söylemiş miydim bilmiyorum. -söyledim yaa bence. off o kadar çok şey söyleyince insan unutuyor neyden bahsedip neyden bahsetmediğini yahu.-&lt;br /&gt;Minik koleksiyonuma John Lennon'ı eklerken epey bir bilgiye ve İngilizce kelimeye vakıf olduğumu söylemeliyim okurcuğum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Tuhaf bir adamdı ki bu John amca. Her fırsatta hippi mesajlar vermesi, 'Dünya barışığğ!' demesi, gözlüğü, favorileri, aforizmaları... Enteresandı.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Ayrıca Amerika'ya kafa tutuşuna bayılmıştım doğrusu. Nixon yönetiminin başını ağrıtmış, Vietnam Savaşı hakkında bağıra bağıra konuşabilmiş, FBI'cıların sinirlerini zıplatmıştı. Cesaret bu değildi de neydi?&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://images.mirror.co.uk/upl/m4/dec2009/7/9/image-17-for-john-lennon-gallery-456800829.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="131" src="http://images.mirror.co.uk/upl/m4/dec2009/7/9/image-17-for-john-lennon-gallery-456800829.jpg" style="display: block; height: 295px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 450px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Hele ki embesil Amerikalıları uyandırma yolundaki çabasını çok takdir etmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hadi yeri gelmişken bir gazeteci aracılığıyla verdiği ibretlik ayarı da anlatıvereyim:&lt;br /&gt;'War is over, if you want.' yazısını embesillerin gözüne gözüne dayayışı sırasında bir gazeteci abi John beyamcaya sormuş: "Bunların parasını siz mi karşılıyorsunuz yoksa yardımcı olanlar var mı?"&lt;br /&gt;Lennon'cığım da ufuu, durur mu vermiş ayarı: "Yardımcı olmak isteyenler var tabii de şimdilik kendimiz karşılıyoruz. Ama sorun değil çünkü bir insan hayatından daha ucuz."&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://newsjunkiepost.com/wp-content/uploads/2010/12/john-lennon-1970a-456fp100610.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="213" src="http://newsjunkiepost.com/wp-content/uploads/2010/12/john-lennon-1970a-456fp100610.jpg" style="display: block; height: 304px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 456px;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Etkileyiciydi. Sivri dili, hazırcevaplığı. Ama hepsinden önemlisi istikrarla barış çağrısı yapması. Hemen her röportajında tacını giyen bir Miss World edasıyla barışı anması komikti. Ama bu yolda çaba harcaması, işte bu hayli ciddi olduğu kadar muhteşemdi de.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; '69'da "Hiç kimse barışa tam olarak bir şans vermedi. Gandhi denedi, Martin Luther King denedi ama&amp;nbsp;ikisi de vuruldu." demesi ise, vay anasını, ironikti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Pek sevdiğim Cannes'da bile bir macerası vardı bu adamın. Erkin koray ne dedi, birlikte ne konuştular, hangi sinema akımından hoşlanır, en sevdiği film hangisi, Nutella'nın gizli tarifi ne? Bunlar hep merak ettiğim şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Şarkı sözleri iyiydi, güzeldi de kime yazmıştı bunları? Yoko-oh-no'ya mı?&lt;br /&gt;İşte bu kadını hiç sevemedim. Benimle aynı gün doğmasıysa büyük bir üzüntü kaynağı. Hele ki pek beğendiğim, bir ev satın almak istediğim Mallorca'mı şu sıralarda mesken etmiş olmasınaysa diyecek laf bulamıyorum.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Gitti biidıls'ı dağıttı -kim ne derse desin, biidıls'ın dağılma sebebi benim için bu kadındır.-, John'a da sağlam yapıştı hani. Bir dönem fotoğraflarında Yoko-oh-no'suz tek karesi yok adamcağızın. -her yoko-oh-no yazışımda paul mccartney'nin kulakları bir kez çınlıyormuş meğersem.-&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://userserve-ak.last.fm/serve/500/270242/John%2BLennon.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="129" src="http://userserve-ak.last.fm/serve/500/270242/John%2BLennon.jpg" style="display: block; height: 323px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 500px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; Hele ki bir şapşal fotoğrafları var, her görüşümde kıl oluyorum. John'u kapak yapmak için hangi dergiydi hatırlamıyorum şimdi, geliyorlar apartman dairelerine. John, "Yoko-oh-no'suz olmaz. Yoko-oh-no'suz tuvalete gitmem ben." diye tutturunca -eh be con yani. yok sanki başka kadın. anlıyorum aşık adamsın da. yoko-oh-no nedir yaa.. neyse sonra homurdanırım.- mecburen ikisinin birden fotoğrafını çekiyorlar. John zavallı bir cenin gibi Yoko-oh-no'ya yapışmış. Yoko-oh-no hayli sinir bozucu bir ifadeyle tavanın derinliklerine dalmış, bakıyor. Mutlaka bir yerde görmüşsünüzdür. -şimdi bulmaya da üşeniyorum.- Aralarındaki ilişkinin özeti budur herhalde. -ki bu fotoğrafı bir ara analiz etmeyi çok istiyorum. kısfmet.-&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://lennonlegend.net/images/home_image_right.jpg" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="148" src="http://lennonlegend.net/images/home_image_right.jpg" style="display: block; height: 385px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 517px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; Bu Yoko-oh-no'ya kıl oluşumu da açıklayamıyorum fakat. Niye bilmiyorum, öylesine sinir oluyorum ki ona.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; 'because the sky is blue and it makes me cry.' Na böyle.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Belki de kıskanıyorumdur ne bileyim. Lennon sözlerinde selam edilen kadın... Kıskanılmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; New York'ta yaşamak konusundaki ısrarınıysa hiç anlayamadım. Geveze Ünlü Skalası'nda bu kadar yüksek puan yapan birisi nereye gitse muhteşem bir sevgiyle, hayranlıkla karşılanırdı. Neydi ki NYC ısrarı? -bu merakımı gidermem için mutlaka new york'a gitmem lazım. yoksa hayatım boyunca kafamı kurcalayan bir soru olarak kalacak. duy sesimi anne. anneeee.-&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://celebseniorlaundry.com/wp-content/uploads/2011/08/john-lennon-auction.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="152" src="http://celebseniorlaundry.com/wp-content/uploads/2011/08/john-lennon-auction.jpg" style="display: block; height: 336px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 440px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Hakkında çok şey öğrendim, büyüdükçe ilgilendiğim şeyler değişti ve bu değişime paralel bilgiler depoladım &amp;nbsp;Lennon hakkında. Aktivist hali, sanat anlayışı, 'high' kafası, LSD'si, stili, Maherishi Mahesh macerası, şusu busu...&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Elinin değdiği her şeyi görmek, bilmek için epey hırpaladım interneti de kitapları da.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Ama bazı şeyler vardı, öbürlerinden daha çok sevdiğim. Aksanı, Imagine, Lucy in the Sky with Diamonds, Strawberry Fields Forever, Liverpool, devrim, Mao, Working Class Hero, Beatles.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2011/02/john-lennon.jpg" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="128" src="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2011/02/john-lennon.jpg" style="display: block; height: 292px; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; margin-right: auto; margin-top: 0px; text-align: center; width: 453px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp; -hep Lennon diyorum da Beatles'a pek göz kırpmıyorum. evet, Paul yakışıklıydı, Harrison cool'du, Ringo Starr muhteşemdi. Ama Beatles'ın en özel parçası Lennon'dı, bunu tartışmayalım.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Önceki yaz zordu benim için. Epey zordu. Niyeydi nedendi boşverelim, gidip saçlarımı kıpkırmızıya boyattım. Domates kırmızısına. Kuaföre giderken Octopus's Garden dinliyordum.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Kuaförden çıktıktan sonra 'Strawberry Fields' oldum.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;Sınıfta biri "Strawberry Shortcake'e benzemiyor mu ki Geveze?" dedi. Sonra başka bri arkadaş daha çok 007'deki Agent Strawberry Fields olduğumu iddia edince resmen üstüme yapıştı bu nick.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Evet, ben Strawberry Fields oldum. -saçlarım artık kırmızı değil ama hâlâ bana strawberry fields diyen arkadaşlarım var.-&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; İşte bu kadaaar bir yer kaplıyor John Lennon ve Beatles hayatımda.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; 31 sene olmuş Mark David Chapman müziğe Smith &amp;amp; Wesson 38'le dört mermi isabet ettireli.&lt;br /&gt;&amp;nbsp; Hâlâ Yoko-oh-no'nun üzerinde olduğu bir dünyada yaşıyor, barış diye sayıklıyoruz.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;'Az önce John Lennon'ı vurdum!' diyen salak maşa olmasaydı çok daha farklı bir yerde olur muyduk? Gerek hipster kulislerinde gerekse ciddi mecralarda yeterince tartışıldığını varsayıyorum ama Geveze olduğum için fikrimi de belirtmem gerek: Olurduk. Evet efendim, olurduk.&lt;/div&gt;&lt;div class="" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&amp;nbsp; Sonsuza dek genç John Lennon'ım, sen hayattayken seni yaşayanları nasıl kıskanıyorum bilemezsin.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://shechive.files.wordpress.com/2010/09/eye-candy-john-lennon-3.jpg?w=499&amp;amp;h=709" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://shechive.files.wordpress.com/2010/09/eye-candy-john-lennon-3.jpg?w=499&amp;amp;h=709" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu şirin ayılı fotoğrafla da yazıyı bitirmeyi planlıyordum ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2011/02/john-lennon.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.nkfu.com/wp-content/uploads/2011/02/john-lennon.jpg" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;object class="BLOGGER-youtube-video" classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0" data-thumbnail-src="http://2.gvt0.com/vi/oODvluIPKyI/0.jpg" height="266" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/oODvluIPKyI&amp;fs=1&amp;source=uds" /&gt;&lt;param name="bgcolor" value="#FFFFFF" /&gt;&lt;embed width="320" height="266"  src="http://www.youtube.com/v/oODvluIPKyI&amp;fs=1&amp;source=uds" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu videoyu da eklemezsem olmaz dedim. 8 Aralık'ınız ve John Lennon Haftanız biterken ennnnnnn iyi dileklerimle selamlıyorum sizi sevgili gönül dostları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. &lt;a href="http://maps.google.com/maps?hl=tr&amp;amp;cp=7&amp;amp;gs_id=1w&amp;amp;xhr=t&amp;amp;biw=1280&amp;amp;bih=709&amp;amp;gs_upl=&amp;amp;bav=on.2,or.r_gc.r_pw.,cf.osb&amp;amp;um=1&amp;amp;ie=UTF-8&amp;amp;q=prag+john+lennon+wall&amp;amp;fb=1&amp;amp;gl=tr&amp;amp;hq=john+lennon+wall&amp;amp;hnear=0x470b939c0970798b:0x400af0f66164090,Prag,+%C3%87ek+Cumhuriyeti&amp;amp;cid=0,0,5186677230779888895&amp;amp;ei=FifhTobTOoL2sgbd3cnQCA&amp;amp;sa=X&amp;amp;oi=local_result&amp;amp;ct=image&amp;amp;sqi=2&amp;amp;ved=0CBAQ_BI"&gt;bundan&lt;/a&gt; bahsetmeyi de unutmuşum fakat.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4179375594827134982?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4179375594827134982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4179375594827134982&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4179375594827134982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4179375594827134982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/smith-wesson-lennon.html' title='Smith &amp; Wesson &amp; Lennon'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2828590128969929099</id><published>2011-12-06T19:33:00.001+03:00</published><updated>2011-12-06T20:12:20.307+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anket zımbırtısı'/><title type='text'>Geveze'yi Harcayacaklar Matmazel!</title><content type='html'>Gördüğünüz üzere sağ kolona bir anket oturtturmuş idim. Oylama süresi bittiğine göre bir değerlendirsek de neçe zamandır boynu bükük duran anket zımbırtısı etiketim şenleniverse değil mi?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sorumuz şöyleydi:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;h2 class="title" style="background-color: #e0d2b5; color: white; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; font: normal normal bold 14px/normal 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0.5em; position: relative; text-align: -webkit-auto;"&gt;Okurum canım, sence Fransızca kökenli kelimeleri deli gibi etrafa saçıyor muyum?&lt;/h2&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Seçeneklerimiz ise şöyleydi:&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-family: 'Trebuchet MS', Trebuchet, sans-serif; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px; padding-bottom: 0px; padding-left: 0px; padding-right: 0px; padding-top: 0px; width: 703px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="answerText" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding-left: 0px; padding-top: 2px; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"&gt;&lt;div style="overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-overflow: ellipsis;" title="Evet. Yani ne zamandır söylemek istiyorum fırsat olmuyor. EVET, fütursuzzzca kullanıyorsun Fransızca kökenli kelimeleri."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;* Evet. Yani ne zamandır söylemek istiyorum fırsat olmuyor. EVET, fütursuzzzca kullanıyorsun Fransızca kökenli kelimeleri.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="margin-top: 2px; padding-top: 2px;"&gt;&lt;div style="position: relative; z-index: 0;"&gt;&lt;div class="resultText" style="border-bottom-color: rgb(18, 50, 255); border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; border-left-color: rgb(18, 50, 255); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; border-right-color: rgb(18, 50, 255); border-right-style: solid; border-right-width: 1px; border-top-color: rgb(18, 50, 255); border-top-style: solid; border-top-width: 1px; font-size: 12px; padding-top: 2px; white-space: nowrap;" title="Evet. Yani ne zamandır söylemek istiyorum fırsat olmuyor. EVET, fütursuzzzca kullanıyorsun Fransızca kökenli kelimeleri."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;  3 (23%)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="resultBar" style="background-color: #1232ff; border-bottom-style: none; border-color: initial; border-left-style: none; border-right-style: none; border-top-style: none; border-width: initial; font-size: 12px; left: 0px; margin-bottom: 1px; margin-top: 1px; padding-bottom: 1px; padding-top: 1px; position: absolute; top: 0px; white-space: nowrap; width: 10px; z-index: -1;" title="Evet. Yani ne zamandır söylemek istiyorum fırsat olmuyor. EVET, fütursuzzzca kullanıyorsun Fransızca kökenli kelimeleri."&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="answerText" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding-left: 0px; padding-top: 2px; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"&gt;&lt;div style="overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-overflow: ellipsis;" title="Hayır. Ne alakası var?! Entelijansiyaya mensup biri olarak pek tabii anlıyorum seni monşer. İyi böyle, bozma."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;* Hayır. Ne alakası var?! Entelijansiyaya mensup biri olarak pek tabii anlıyorum seni monşer. İyi böyle, bozma.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="margin-top: 2px; padding-top: 2px;"&gt;&lt;div style="position: relative; z-index: 0;"&gt;&lt;div class="resultText" style="border-bottom-color: rgb(18, 50, 255); border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; border-left-color: rgb(18, 50, 255); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; border-right-color: rgb(18, 50, 255); border-right-style: solid; border-right-width: 1px; border-top-color: rgb(18, 50, 255); border-top-style: solid; border-top-width: 1px; font-size: 12px; padding-top: 2px; white-space: nowrap;" title="Hayır. Ne alakası var?! Entelijansiyaya mensup biri olarak pek tabii anlıyorum seni monşer. İyi böyle, bozma."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;  4 (30%)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="resultBar" style="background-color: #1232ff; border-bottom-style: none; border-color: initial; border-left-style: none; border-right-style: none; border-top-style: none; border-width: initial; font-size: 12px; left: 0px; margin-bottom: 1px; margin-top: 1px; padding-bottom: 1px; padding-top: 1px; position: absolute; top: 0px; white-space: nowrap; width: 14px; z-index: -1;" title="Hayır. Ne alakası var?! Entelijansiyaya mensup biri olarak pek tabii anlıyorum seni monşer. İyi böyle, bozma."&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="answerText" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding-left: 0px; padding-top: 2px; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"&gt;&lt;div style="overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-overflow: ellipsis;" title="Çekimsiyorum ben."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;* Çekimsiyorum ben.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="margin-top: 2px; padding-top: 2px;"&gt;&lt;div style="position: relative; z-index: 0;"&gt;&lt;div class="resultText" style="border-bottom-color: rgb(18, 50, 255); border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; border-left-color: rgb(18, 50, 255); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; border-right-color: rgb(18, 50, 255); border-right-style: solid; border-right-width: 1px; border-top-color: rgb(18, 50, 255); border-top-style: solid; border-top-width: 1px; font-size: 12px; padding-top: 2px; white-space: nowrap;" title="Çekimsiyorum ben."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;  2 (15%)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="resultBar" style="background-color: #1232ff; border-bottom-style: none; border-color: initial; border-left-style: none; border-right-style: none; border-top-style: none; border-width: initial; font-size: 12px; left: 0px; margin-bottom: 1px; margin-top: 1px; padding-bottom: 1px; padding-top: 1px; position: absolute; top: 0px; white-space: nowrap; width: 7px; z-index: -1;" title="Çekimsiyorum ben."&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="answerText" style="border-bottom-width: 0px; border-color: initial; border-left-width: 0px; border-right-width: 0px; border-style: initial; border-top-width: 0px; font-size: 12px; overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; padding-left: 0px; padding-top: 2px; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"&gt;&lt;div style="overflow-x: hidden; overflow-y: hidden; text-overflow: ellipsis;" title="Amcamgile selam söylemek istiyorum."&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #cccccc;"&gt;* Amcamgile selam söylemek istiyorum&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #333333;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td style="margin-top: 2px; padding-top: 2px;"&gt;&lt;div style="position: relative; z-index: 0;"&gt;&lt;div class="resultText" style="border-bottom-color: rgb(18, 50, 255); border-bottom-style: solid; border-bottom-width: 1px; border-left-color: rgb(18, 50, 255); border-left-style: solid; border-left-width: 1px; border-right-color: rgb(18, 50, 255); border-right-style: solid; border-right-width: 1px; border-top-color: rgb(18, 50, 255); border-top-style: solid; border-top-width: 1px; color: #000106; font-size: 12px; padding-top: 2px; white-space: nowrap;" title="Amcamgile selam söylemek istiyorum."&gt;4 (30%)&lt;/div&gt;&lt;div class="resultBar" style="background-color: #1232ff; border-bottom-style: none; border-color: initial; border-left-style: none; border-right-style: none; border-top-style: none; border-width: initial; font-size: 12px; left: 0px; margin-bottom: 1px; margin-top: 1px; padding-bottom: 1px; padding-top: 1px; position: absolute; top: 0px; white-space: nowrap; width: 14px; z-index: -1;" title="Amcamgile selam söylemek istiyorum."&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;Toplamda 13 oy kullanılmış -toplama işlemi yapabilenlerin de kendi kendilerine fark edebilecekleri üzere-. Birinci ve ikinci seçeneği işaretleyen dear okurlarım, görüşlerinizi dikkate alacağımı itinayla belirtmek isterim. Neticede sizin dimağlarınızdaki fikirler benim için fevkalade kıymetli. Bilesiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;Üçüncü seçeneği işaretleyen okurlarım, siz de zannımca birinci seçenekte belirtilen fikirdesiniz ama benim şerrimin afakınızı sarması fikrinden hoşnutsuz olduğunuz içün olayı çekimsediniz. Değil mi? Sizi de seviyorum, çekimsemek yerine &lt;strike&gt;böyle daan diye,&lt;/strike&gt;&amp;nbsp;&lt;strike&gt;damdan düşer gibi,&lt;/strike&gt;&amp;nbsp;&lt;strike&gt;domdoğru&lt;/strike&gt;&amp;nbsp;dosdoğru fikrinizi açık etmeniz beni ziyadesiyle memnun eder.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;Amcasıgile selam iletmek için bu mecrayı kullanan okurlarımın&amp;nbsp;&lt;strike&gt;blogumun&lt;/strike&gt;&amp;nbsp;sanal &lt;strike&gt;jurnalcığımın&lt;/strike&gt; günlüğümün bu denli&amp;nbsp;&lt;strike&gt;popi oluşuna&lt;/strike&gt;&amp;nbsp;okunuşuna olan sarsılmaz güvenleri beni çok mesut ediyor. -ama burada bir kısa çizgi açayım. amca yeğen blogumu okuyan bir kitle varsa lütfen, n'olur ve lütfen bana ulaşın. çünkü siz en asil duygunun okurlarısınız cancağızlarım.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasılkelam, diyeceklerim bunlardan ibaret. Bu kadar Bülent Ersoy fevkaladenin fevkinde rol modelimdir, konuşması kafidir umarım. Zira;&lt;br /&gt;Olmaya cihanda bu denli ızdırab,&lt;br /&gt;Yordunuz beni haşmetmeab.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyit bile yazdığıma göre erdim ben, oldum ben.&lt;br /&gt;Con lenın yazısı geliyor, yolda. Yarın matematik sınavı II var, sağ salim atlatabilirsem sayın yazımı da yayınlayacağım.&lt;br /&gt;Haydi esen kalınız.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2828590128969929099?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2828590128969929099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2828590128969929099&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2828590128969929099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2828590128969929099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/gevezeyi-harcayacaklar-matmazel.html' title='Geveze&apos;yi Harcayacaklar Matmazel!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1169535917463844689</id><published>2011-12-01T20:13:00.005+03:00</published><updated>2011-12-01T20:58:27.484+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gvezeryen takvimi'/><title type='text'>Beatles'ın Değil, Benim John Lennon'ım</title><content type='html'>Na bu blogun sınırları içinde, buna ek benim sözümün geçtiği ortamlarda resmi takvim ilan edilen Gvezeryen Takvimi'ne göre bu hafta, -1 aralık ve 8 aralık arası. 8 aralık dahil evlatcığım. - John Lennon Haftası.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; John Lennon Haftası, çünkü ben sizin Papa Gregor'unuzum, ben ne dersem o olur. -ou yea. ay lav tevazu very very tevazu.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Şaka bir yana, bildiğiniz ya da bilmediğinizi çaktırmadığınız gibi 8 Aralık 1980 John Lennon'cuğumun ölüm günü.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Beatles dinlemiyor olabilirsiniz, John Lennon'u sevmiyor olabilirsiniz, daha fenası Yoko Ono'nun iyi bir insan olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, ama bilin ki Gvezeryen Takvimi'nin kullanıldığı mecralarda ben kafanızı ütülüyor olacağım. Aynen şöyle:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Liverpool ülkü ocakları.. Parish.. bik bik geyik geyik.. John Lennon.. bik bik geyik.. Yoko Ono..  Nefret nefret nefret, 18 Şubat'ı geri ver.. Imagine.. bik bik bik.. Savaş çok gereksiz.. bik bik bik.. Yuvarlak gözlük.. Harry Potter.. bik bik.. J. K. Rowling, Pottermore, Ölüm Yadigarları çok kıytırık.. bik bik bik.. Severus Snape.. Friendzoned lvl 1234122313.. bik bik bik.. Voldemort.. Yoko Ono.. Kıl oluyorum.. Beetles kelime oyunu.. New York.. bik bik.. Salak Amerikalılar.. Suikast.. Bik bik.. Holden.. Salinger.. bik bik.. Smith &amp;amp; Wesson 38.. bik.. Favorili erkekler.. bik bik.. Matthew MacFadyen.. bik bik.. Dünya barışı.. bik.. Strawberry Fields Forever.. bik bik. LSD.. bik bik.. Lucy in the Sky with Diamonds.. bik bik.. Jelibonlar.. bik bik.. Hoffman.. Halisünojen.. Kaleydoskop.. bik bik.. biiiiiiik.."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte böyleyken böyle. Eylemlerim sürecek. Haftasonu vektörlerden başımı kaldırdığım zaman da ha burayı donatıciim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu arada psikolojiden tamı tamına 96 puanla sınıfın en yüksek notunu aldığımı, matematikte de içler acısı olduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. mehe meh.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/KrkwgTBrW78?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="480" height="360" src="http://www.youtube.com/embed/J3jrWVp2L7U?rel=0" frameborder="0" allowfullscreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Burayı da vidyo manyağı yaptım.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1169535917463844689?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1169535917463844689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1169535917463844689&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1169535917463844689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1169535917463844689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/12/beatlesn-degil-benim-john-lennonm.html' title='Beatles&apos;ın Değil, Benim John Lennon&apos;ım'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/KrkwgTBrW78/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7144386763731759676</id><published>2011-11-29T19:53:00.004+03:00</published><updated>2011-11-29T20:09:16.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trajedi'/><title type='text'>Bir de Sen Vur Mayın Tarlası</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ZoIA7Y7K9_s/TtUP4gv3-pI/AAAAAAAAAY0/ZESFP1KhkO0/s1600/%25C3%25BCh%25C3%25BCvaaa.bmp" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 315px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ZoIA7Y7K9_s/TtUP4gv3-pI/AAAAAAAAAY0/ZESFP1KhkO0/s320/%25C3%25BCh%25C3%25BCvaaa.bmp" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5680463968535575186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Bunun olma olasılığı hakkında konuşmak istemiyorum.. Mutluluğu Microsoft'un software'deki yetkinliğinde arayacak kadar düştüğümde bunu yaşamak.. Ah.. Kime teşekkür edeceğimi bilemiyorum pek tabii.. Gözlerim doldu şu an.. Her şeyden önce bana inanan aileme ve dostlarıma.. Beni bu ödüle layık gördüğü için Akademi'ye.. Nutella desteği için Ferrero Spa'ya.. Hıçk.. Yetenekli ekibime ve yapımcıma.. Ve pek tabii.. Pek tabii.. MUHTEŞEM ŞANSIMA.. Teşekkür ederim.. Çok teşekkür ederim.. Hıçk.. Çok duygusalım şu an.. Daha fazla konuşamayacağım.. Hıçk.. Teşekkürler Akademi..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7144386763731759676?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7144386763731759676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7144386763731759676&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7144386763731759676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7144386763731759676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/11/bir-de-sen-vur-mayn-tarlas.html' title='Bir de Sen Vur Mayın Tarlası'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ZoIA7Y7K9_s/TtUP4gv3-pI/AAAAAAAAAY0/ZESFP1KhkO0/s72-c/%25C3%25BCh%25C3%25BCvaaa.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5427302202471364657</id><published>2011-11-19T12:52:00.006+03:00</published><updated>2011-11-19T13:58:25.956+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trajedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>Matematiğe İnanmıyorum Ama Bir Kazık Var</title><content type='html'>Yine bir "Geveze'yi Nasıl Hayattan Soğutabiliriz?" temalı projenin analiziyle karşındayım dear okur. Deprem vergisiydi, terördü, haksızlıktı, usulsüzlüktü, duyarsızlıktı, faaliyette aptallıktı zaten nefretle fokur fokur kaynıyorum, bir de bunun üstüne kelimenin tam manasıyla re-za-let bir matematik sınavı geçirdim ve cinayete gerçekten ama gerçekten ÇOK yakınım.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi iki hafta öncesine gidiyoruz ve benim ağlaya zırlaya matematik çalışmamı acıyan gözlerle seyrediyoruz.. -duman duman duman, sır kapısı ses efekti, dıpı dıpı dıp-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-"Şimdi bütün konuları tekrar ediyorum. Yapıyorum bunu. Paralel evrende Teoman'la İzlanda sokaklarını keşfettiğimi ya da Salinger'la Amerika'ya küfrettiğimi hayal etmiyorum. Brecht'le röportaj yaptığımı de pek tabii ki hayal etmiyorum. Ya da Offret'in setinde olduğumu.. HAYAL ETMİYORUM!!!!1! Matematik çalışıyorum, evet. Teoman yok, İzlanda yok, sinema yok, müzik yok, kitap yok, tiyatro yok. Matematik var. Ühüvaaaaa... Ühü. Hüüü.. Poli.. Polinom.. Hüüü..."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çalışıyorum. Ciddi ciddi elimde kitap ve defter, çalışıyorum. Hatta bir ara matematiğin &lt;i&gt;belki de&lt;/i&gt; o kadar da gereksiz &lt;i&gt;olmayabileceğini&lt;/i&gt; düşünüyorum ama çabuk kendime geliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-şimdi kafanızda the final countdown çalarsa.. &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=9jK-NcRmVcw"&gt;buradan..&lt;/a&gt; yutup açamıyorsanız da &lt;a href="http://fizy.com/#s/1dl7iw"&gt;buradan&lt;/a&gt;.. bi zahmet.. çünkü ambiyans filan.. malum.. önemli şeyler.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ertesi gün, daha ertesi gün, daha da ertesi gün.. Günlerce çalışıyorum. Azimle çalışıyorum. Ezberlemediğim formül, çözmediğim örnek soru kalmıyor. Her tarafım post-itlere karalanmış notlarla dolu. Sağda solda yığın yığın karalama kağıdı var. Burnum kalemden siyah olmuş ama muhteşem bir gazla çalıştığım için farkında değilim. Kitabı yırtarcasına işlem yapıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Muhteşem bir hızla işlem yapıyorum. Kalemin sürtünmesinden kağıttan duman çıkmaya başlıyor. Gaza gelip kitabı kalemi elime alıyorum, çalışma masamı devirip sokağa çıkıyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Oooo, hoooo, its dı faynıl kaaaaaunt daaaaaavn!! Dı faynıl kantaaaaaaaaavn!!!" diye bağırmak suretiyle dağları tepeleri aşıyorum. Yamaçlardan atlıyorum, otobanlara dalıyorum. Bu arada arka planda hafif soluk sayılar işlemler filan akıyor. Yoluma çıkan çöp kovalarını tekmeliyorum, trafikte arabaların üstünden atlıyorum. Hatta bazı trafik levhalarının üzerine polinom yazıyorum. Ağaçları köklüyorum, çevreye dehşet saçan sapık bir vandal oluyorum adeta. Röaaarrr!! Bir iki binanın boyunu kısaltıyorum. Rögar kapalarını söküp frizbi gibi fırlatıyorum. Gözümden şiddet saçılıyor etrafa, huhuv beyyyybi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu gazla Gotham City'ye kadar yardırıyorum. Gökdelenlerin tepesinden atlıyorum ve yere dimdik düşüyorum. Chuck Norris gibi yürüyorum. Dırırırırırırırırırırırırırırıııııııım. Bi ara gitarı elime alıp 0.7 Rotring Tikky'ciğimi pena yapmak suretiyle çalıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hobaaa, hey. Gotham City'de yağmur filan yağıyor, gök gürlüyor. Ama bana vız geliyor tabii. Yalnız yağmur da iyi yağıyor hani. Uhuuv, gök yarılmış dostum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ara sokaklaara girip çıkıyorum. Birini arıyorum deli gibi. Nerde olabilir? Dırıdıt dıt dım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elimdeki matematik kitabıyla Batman'i alaşağı ediyorum. 'Buruscum bebeğim, otur sen soluklan acık şurda.' diyip manik bir kahkaha atıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Faaaynıııl kaaaaaaaunt daaaaaauun!!! Heleey.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kaaaaaunt daaaaaun. Ohoooovvv.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Joker ve Vantrilok'u kovalıyorum. Uuu, manyak bir savaş geçiyor aramızda. Ağzına burnuna senin joker gibi var ya ooolm seni.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İçimdeki Jackie Chan açığa çıkıyor. Matematik kitabımdan kopattığım sayfalarla kötü adamları birbirlerine bağlıyorum. POLİNOMUN GÜCÜ ADINAAAAA!! RESPECT!!1!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Su birikintilerine basa basa caddeleri aşıyorum. Şehrin çıkışına gelip&lt;br /&gt;'Gaddım siideee. Nüfus, Rakım, sins bindokuzyüzbilmemney. Hoşçakalın. Yine bekleriz.' tabelasının altında 'Geveze was here.' yazı..&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hoba. Şarkının bitmesiyle kendime geliyorum pek tabii.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tamam diyorum, matematik benim için bitmiştir. Muhteşemim ben. Harikuleytim ben.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-duman, duman, duman. dıbı dıbı dıp dıııırı dııırı.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eveet, şimdi de perşembe gününe gidiyoruz. Elimde kalemimle kendi kendime mırıldanıyorum, keyfim gıcır. Bon Jovi benmişim meğersem! -müzik önemli tabii.. &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=KrZHPOeOxQQ&amp;amp;ob=av3e"&gt;yutup.&lt;/a&gt; &lt;a href="http://fizy.com/#s/1d339u"&gt;fi fi fizy.&lt;/a&gt;-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;"Shot through the heart and you're to blame! Darlin' you give love a bad name! Dıırıııı dırırırım dım hımnım dırım dım dım dırım dım. An angel's smile is what you sell. You promise me heaven, then put me through hell. Chains of love got a hold on me. When passions a prison, you can't break free!!!! Hehey.. Oh, I am a loaded gun, yeaaah. Yeiyeyi yeaa."&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Derken kağıtlar dağıtılıyor. İlk soruya bir girişiyorum.. Off. O kadar profesyonelim ki.. Üzerime tek damla kan sıçratmadan, tek bir tıkırtı çıkartmadan işimi bitiyorum, bulduğum sonucun altına iki şirin çizik atıp sonraki soruya geçiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;HIK. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;-burada aniden müziği durduruyorsun dear okurum. çot diye.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Uğraşıyorum, uğraşıyorum ama 10/kök 5 gibi korkunç bir şey buluyorum. WTF?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Üçüncü soruya atlıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;HÖNK.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dörüdüncü soru.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;OBAAAA.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Beş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ANNEEEEEE!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Altı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;ÜHÜVAAAA.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yedi..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;HIÇK.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonraki üç soruya bakamıyorum bile. Hayatımın en rezil matematik sınavını geçirdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Ve en kötüsü de, SAATLERİMİ MATEMATİK ÇALIŞARAK HARCAMIŞ OLMAM! O sürede tam 6 film izleyebilir, kim bilir kaç tane kitap okuyabilirdim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve sınavım bundan daha kötü geçmezdi :/ Geçemezdi yani.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olaya iyi tarafından bakarsak eğer, sanırım dördüncü soruda çarpanlara ayırmaya yeni bir bakış getirdim. Sonucum doğruysa matematikte devrimsel nitelikte bir hareketin öncüsü olacağım. John Nash gibi meşhur olurum belki, 'Kelime Oyunları' diye biyografik filmimi çekerler filan. -off.. bir anda gelen kötü espri. kendimden utandım. ibret olsun diye de silmiyorum. belki meb feyz alır.- Olamaz mı? 12 saatten fazla matematik çalışıp da zayıf aldıktan sonra her şeye inanabilirm artık. Mesela bana MJ ölmedi desen inanırım. Ya da ne bileyim, 'Arabam yok, unicorn kullanıyorum.' desen 'Vaay, ne renk?' diye sorabilirim. Olabilir yani.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve son olarak, öğrenci dostlarım.. O şemsiye açılıyormuş efendim. Tecrübeyle biliyorum, bayağı açılıyormuş yani. Kanmayın bu züğürt tesellisine.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Haydi esen kalın gönül dostları. xo xo&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5427302202471364657?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5427302202471364657/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5427302202471364657&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5427302202471364657'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5427302202471364657'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/11/matematige-inanmyorum-ama-bir-kazk-var.html' title='Matematiğe İnanmıyorum Ama Bir Kazık Var'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5845085504571289003</id><published>2011-10-06T20:52:00.003+03:00</published><updated>2011-10-06T22:05:23.043+03:00</updated><title type='text'>Ne İş Olsa Yaparım, Sponsora İhtiyacım Var!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span"&gt;  Merhabalar benim en muhteşem okurum. Steve Jobs'un öldüğü şu gün -feysbuk hesabım olmamasına rağmen- ortalıkta gezen 'Gitti yıvrım, daşş gibi dahi gitti.' paylaşımlarından bunaldığımı belirtmemem zevzek kimliğimle örtüşmediği için bir koşu bu görevimi yerine&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt; getiriyorum.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div&gt;  Şu sabaha kadar Jobs'un kim olduğunu bilmeyen sevgili gönül dostları, lütfen ama lütfen bir hafta süreyle muhteviyatında 'apple', 'ipod', 'iphone' gibi tematik &lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div&gt;kelimeler bulunan cümlelerden sakının. Daha bu sabah gözü dönmüş bir kızın, gözü yaşlı bir gönül dostunu, sırf keder dolu cümlesinde bulunan mini mini bir mantık hatasından dolayı toplum içinde ve dahi yüksek sesle küçük düşürdüğüne şahit oldum. Etmeyin eylemeyin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: rgb(0, 0, 238); -webkit-text-decorations-in-effect: underline; "&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div&gt;  Oh, 'ağzım var konuşurum' faslı da bittiğine göre sadede gelebilirim. Her ne kadar bir Wizard of Woz hayranı olsam da, öteki Steve'i daha sevilir bulsam da ben de çok üzüldüm efendim. Ama ölenle ölünmüyor ki. Olmuyor yani, doğanın kanunu sonuçta; değil mi efendim! -burada hıhıı, pek tabii, of course mealinde kafa sallamalar olsun istiyorum. olmadı bir dakikalık headbang. yani sonuçta ben de gazla yazan bi insanım. bir çoşku gelmeli ki yazayım değil mi.. evet, çoşku. yanlış yazdım ve düzeltmek zor geliyor. ve bir evet daha, onu düzeltmek zor geliyor ama hakkında birkaç cümle yazmak kesinlikle zor gelmiyor. şurada iki lafın belini kırıyoruz ki bu da bana pek egzantrik, pek maceralı bir eylemmiş gibi geliyor.- Kısa çizgiler arasında boğulmama dair bir şey söylemeden Jobs hakkında üzülüyorum şu anda.&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Velhasılı kelam dear okurcuğum, Steve gibi Jobs gibi bir insanın yeri kolay doldurulmuyor. -jobs ne saçma bir soyadı aslında. he benim soyadım çok mu mantıklı? ata mesleği sonuçta, bir şey diyemiyorsun.-&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;div&gt;  Ama ben, pek değerli blogger'ınız, evinizin Geveze'si olarak bu işe talibim. Balıkçı yaka siyah kazaksa, balıkçı yaka siyah kazak. Kot pantolonsa, kot pantolon. Gözlükse gözlük. Kambur duruşsa kambur duruş. Ukalalıksa ukalalık. Gaza getirme potansiyeliyse gaza getirme potansiyeli. Elli kollu konuşmaysa, elli kollu konuşma. Hin fikirse hin fikir. Bill Gates'ten hoşlanmamaysa Bill Gates'ten hoşlanmama. Pazarlama dehasıysa pazarlama dehası. -ipin ucunu kaçırmaysa ipin ucunu kaçırma.- Külliyatı bende mevcut. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Şimdi soruyorum, benden de pek ala bir Steve amca olmaz mı? Oluur. Yani tamam, CV'si benimkinden ÇOK ama ÇOK daha parlak, boyu benden ÇOK ama ÇOK uzun, teknik bilgi muhabbbetine de girmiyorum zaten. Ama neden olmasın ki? Yani, neden?&lt;br /&gt;CV'lerin çağı bitiyor bence. Bir beş yıla CV filan kalmaz. Boya da takılmamak lazım. Ve koskoca epıl'ın Steve Jobs jr.'ı da teknik ekipsiz çalışmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ortada sorun kalmadı bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ki iddia ediyorum, yaşayan hiçkimse Apple ürünlerini benim kadar iyi pazarlayamaz. -gelecek yazı dizimde de bu iddiamı kanıtlamayı planlıyorum zaten.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   İşbu sebepler yüzünden öncelikle Apple'a, gerekirse HP'ye, Casper'a, Toshiba'ya, olmadı Samsung'a, Nokia'ya filan sesleniyorum. Hiçbiri olmadı Microsoft olsun, ona da sesleniyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   Çok kalifiye bir elemanım, hayatımda ilk defa diyet müessesesinin içinde olduğumdan büyük bir ciddiyetle az yiyip içiyorum şu sıra, az uyumayı alışkanlık haline geitrdim. Çok çalışırım, çok konuşurum. Verimli çalışırım, kendi çapımda yerel bir dahi sayılırım. Etnik kökenim Çerkes,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yörük,  pek karışık olsa da bir parça Kayserili oluşumdan şüpheleniyorum. -etnik demişken aramızda &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=eqbzZwwGF8s"&gt;otuza saltık esnik dörsun&lt;/a&gt;'u bilmeyen var mı? mümkünse kalmasın.- Home office olur, bildiğin normal kübikli neyin office olur; ayırt etmeden çalışırım. Sigorta istemem, -ananem çok pis baktı burda, hadi şey diyelim.. ımm.. sigorta konusunda pazarlığa açığım.  hıh, bu oldu.- ücretim kesinlikle yüksek değildir. Servis istemem, öğle yemeği istemem, kahve neyin istemem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ne iş olsa yaparım. İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Türkçe çapraz, atlamalı zıplamalı çeviri yaparım, sokağa iner halkın nabzını tutarım, ellerine apple ürünleri verdiğim tiki gençleri lise çıkışlarında sokağa salarım -ki bu muhteşem bir pazarlama taktiği olmasına rağmen hiçkimse tarafından kıymeti bilinmiyor. patenti bana ait.- Yeni ürün geliştirme çalışmalarında faal olurum. şirket çalışanlarını kaynaştırırım. Ya işte başta da söylediğim gibi ne iş olsa yaparım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranılan elemanım yani. Tek istediğim taksitle ya da tek seferde 5000 - 5500 türk lirası.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ki onu da hayli güzide bir amaç için istiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;img src="http://www.haberler.com/haber-resimleri/144/gelmis-gecmis-en-iyi-full-hd-video-kalitesi-2972144_730_b.jpg" border="0" alt="" style="display: block; margin-top: 0px; margin-right: auto; margin-bottom: 10px; margin-left: auto; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 300px; " /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ha bu şirin şey için istiyorum. Tek kaygım sanat. Şimdi bu muhteşem, süpersonik, objektifi değiştirilebilir, 4 kapsüllü dahili mikrofonu olan, bionz işlemcili, optical steady shot'lı, harikuleyt Sony NEX-VG20EH benim olsa. Bir iki de filtre alsam.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Dünyanın en mutlu Geveze'si olurum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Filmlerimi çekerim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Festivallere yollarım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ödül almayı beklemem ama mutlu olurum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Kameracığıma sarılıp uyurum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bana sponsor olana duacı olurum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Tekliflere açığım. Çeviri konusunda da iddialıyım. 'Kapağı güzel olsun, Modigliani gibi olsun da kitap satsın, içinde meymenet yok zati' kategorisindeki kitaplar için de kapak resmi çizebilirim pek ala.&lt;br /&gt;  Ama yok, ben muhteşem hayırseverlikte bir insanım, sanata katkıyı bir borç bilirim, Geveze sağlığıma duacı olsun isterim, diyorsan da ulaş yani bana.&lt;br /&gt;chatty_cat@windowslive.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, rest in peace Steve beyamca. Özleyeceğiz seni de yahu. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5845085504571289003?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5845085504571289003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5845085504571289003&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5845085504571289003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5845085504571289003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/10/ne-is-olsa-yaparm-sponsora-ihtiyacm-var.html' title='Ne İş Olsa Yaparım, Sponsora İhtiyacım Var!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7549726525988111348</id><published>2011-09-26T16:33:00.004+03:00</published><updated>2011-09-26T17:35:25.460+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Grip Oluşumun Bile Sanatsal Bir Yanı Var</title><content type='html'>Ressamların güzünde ağlarken gülen renkler, yazarların güzünde kaybolmuş ve kaybetmiş karakterlerler, şairlerin güzünde özleyen, hüzünlü aşıklar olur. Benimkisindeyse grip var.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Çoğu insan güzün gelişini takvimden öğrenir, benimse romatizmalı teyze dizleri gibi bademciklerim var ki istisnasız her güz bana haber verirler. Hapşırırım, tıksırırım, öksürürüm ve burnum akar. Ateşim çıkar, kafamın içini mesken etmiş pervasız filler salsa yapar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Aferin içerim. -ki bende muhteşem kafa yapar. yani öyle böyle değil, duvarlarda dans eden pembe ejderhalar görüyorum.- Sonra da acayip uykum gelir, döne döne uyurum. Uyurken kendimden geçerim, saatlerce uyurum ve belim, sırtım, boynum ağrır. Ne oturabilirim ne yatabilirim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Hepsine uslu uslu katlanıyorum ama burnumun akması beni deli ediyor. Böyle hastalığın ızdırabını, böyle tıbbın devasını sevgiyle anıp burnumu aldırmaya karar veriyorum her güz. Alıversinler, yerinde hoş bir düzlük kalsın istiyorum. Zaten pek matah bir şekli yok, koku alma konusunda da bir tazı kadar iddialı değilim; alıverin de kurtarın işte beni. Bir çeşit ötenazi gibi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ama yoooğk efendim, lazımmış o burun bana. Hayır bir gün dellenip evde "Çok Keyifli Bir DIY Projesi: Burnunuzu Sökün, Yerini Dümdüz Yapın!!" gibi hoş bir işe girişeceğim, şu kadar kaldı! -burada sağ elimin işaret ve baş parnaklarını birbirine o kadar yaklaştırıyorum ki, aralarındaki hava moleküllerini tutabiliyorum.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   Geçen salıdan beri hastayım efendim, mahvoldum. Perperişanım. Duşta ağlasam, fayansları yumruklasam yeri. Bu havada trikolarla geziyorum. Burun kanatlarım kıpppkırmızı oldu, es kaza oyuncu olmaya karar versem mafyalı, estetik operasyonlu, intikamlı dizilerde oynayamam; o denli yıprandılar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   Kırk yıllık sigara tiryakileri gibi öksürüyorum, öyle bir aşka öksürüyorum ki bir hafta daha bu tempoyla gidersem six packlerim olacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   Gözlerimi yerinden çıkartmaya çalışan, sırtımda iğne topuklu Louboutin giyerek gezinen, boynuma oturan, kulaklarımda zıplayan, belim civarlarında bale öğrenen, omuzlarımda hulahop çeviren fillerin -cümlenin başını ilgiyle okuyup buralara kadar geldin dear okur. şimdi rica ediyorum tüm bu eylemlerin filler tarafından yapıldığının bilincinde, bir kere daha en baştan oku.- kararlılıkla bana zarar vermek için harcadıkları bu enerjiyle New York'un, hiç de olmazsa Manhattan'ın bir haftalık enerji ihtiyacını karşılayabileceğimizi iddia ediyorum. -burada da fillerin hamsterlar gibi bir çarkta koştuğunu hayal et dear okur. kimisi pisi pisi, tütüyle; kimisi Louboutinlerle. yani ben ve duvardaki pembe ejderhalar çok eğlendik, belki senin de hoşuna gider diye şeettim.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Tüm bu olaylara iyi yanından bakarsak eğer, sesim çok tuhaf oldu. Yani bir değişik, bir hoş oldu. Kendi kendime sürekli şarkı mırıldanıyorum. Pavarotti filanmışım gibi bir havalardayım. Geçenlerde utanmadan Rusalka'dan bir şeyler mırıldandım, o kadar burnum büyüdü.&lt;br /&gt;  Bence çok da iyi çok da güzel oldu sesim. Pekala albüm yapabilirim, "Garage rock ekolündenim aslında. Snif snif." demek suretiyle de hühüüüv, popi olurum. Hatta Arabesque diye albüm yapsam bile tutar. Ama yapmıyorum, neden, çünkü entellerin arabeski sahiplenme şampiyonası sona erdi de ondan. -karikatürlerden de espri yürütmem çok pis bi şey değil mi. bence öyle yani, ayıp bu yaptığım.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  İşte böyle kendi kendime şarkı söyleyip mutlu olurkene geçen gün, serviste Zaz'dan les passants dinledim. -zaz da ne popi oldu, accayip popi oldu. aman yarabbi, çok popi oldu. eveet, 'popi', lugatıma yeni giren bir kelime ve insafsızca kullanıyorum.- -popi: popüler demek işte. "vurun türkçe'ye" akımından.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Eve gelince mırıl mırıl "passe, passe, pasera / la d&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, sans-serif; font-size: 12px; line-height: 16px; background-color: rgb(255, 255, 255); "&gt;è&lt;/span&gt;rniere restera" (geçecek, geçecek, geçecekler / en son geçen kalacak geriye) derken fark ettim ki ben aynı bir Zaz'ım. Evet efendim, gırtlaktan gelen pürüzlü sesim, boğaz ağrısından titreyen r'lerim, çirkin Fransızca aksanımla pek ala bir Zaz'ım!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;   Nakarat kısmı tekerleme gibi, müthiş hoşuma gitti. ''pas pas paseğraaaaa, la dernieğvre vğresteğaa'' diye diye gidiyorum, haydi sana da iyi dinlemeler dear okurcuğum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://fizy.com/#s/2b7jig"&gt;http://fizy.com/#s/2b7jig&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-&lt;a href="http://lyricstranslate.com/tr/les-passants-yoldan-gecenler.html"&gt;burada&lt;/a&gt; da lirik + türkçeye çevirisi var. :PE-&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7549726525988111348?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7549726525988111348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7549726525988111348&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7549726525988111348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7549726525988111348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/09/grip-olusumun-bile-sanatsal-bir-yan-var.html' title='Grip Oluşumun Bile Sanatsal Bir Yanı Var'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8786975048904948380</id><published>2011-09-16T22:39:00.004+03:00</published><updated>2011-09-16T23:32:25.923+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>Delicesine Bir Mutluluktur Gidiyor Ahali, li li li</title><content type='html'>Merhaba en sevdiğim okurum. Var ya muhteşemsin sen. Harikasın, tek kelimeyle mükemmelsin. İyi ki varsın yahu, süpersoniksin.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Off, o kadar mutluyum ki daha da methiyeler sıralarım sana. Hani karma is a bitch diyenin ağzına terlikle vururum, karma is a saint!! Bütün dünya duysun ay lav yu karmaaa!! -suyunu çıkartmadan bırakmıyorum fekatt.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Son birkaç gündür öyle muhteşem şeyler geliyor ki başıma. -beynim adeta bir çöplük fekat. &lt;a href="http://www.google.com.tr/imgres?q=vajina+g%C3%BCzel+%C5%9Feyler+gelsin+ba%C5%9Fina&amp;amp;um=1&amp;amp;hl=tr&amp;amp;sa=N&amp;amp;biw=1280&amp;amp;bih=709&amp;amp;tbm=isch&amp;amp;tbnid=4UDX9Hs5M8t_RM:&amp;amp;imgrefurl=http://capsverlan.com/bloggaleri/1206/guzel-seyler-gelsin-basina-1393.html&amp;amp;docid=BmSTsyGw0jlnXM&amp;amp;w=389&amp;amp;h=357&amp;amp;ei=GadzTt_5Hob0-gbx9K2mDA&amp;amp;zoom=1"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;çağrışımlar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; filan.- Hayatımda ilk defa KARTLARDAN KULE YAPTIM YAAA! OMG YAPTIM BUNU RESMEN! Ellerimin titrememesi ayrıca gönendirdi beni. Muhteşemim yahu. Koccaman bir kule yaptım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Sonra pek sevgili arkadaşlarımı görmek için Aydın'a gittim bugün. Hayatımda ilk defa tek başıma yolculuk yaptım ki o da ballandıra ballandıra anlatılcaklar listesinde bekliyor ikinoktaüstüstePe.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Ve dahi yaz başından beri karnımı ağrıtan büyükçe bir mesela çözüldü. "Eşit ağırlık istiyorum beğan!" diye inatla anadolu lisesi yazdım tercihlere ama bilmiyordum ki İzmir'in ens ayısal sapığı anadolu lisesine düştüğümü. İlk hafta öğretmenler bir klasik olarak herkese "Ne olcağn genş?" diye sorduğunda sırayla şu cevapların verilmesinden kıllanmalıydım aslında...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Mühendis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Doktor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Mühendis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Doktor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Müüendis.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Doktur.&lt;br /&gt;-Estetik Ceeerrah. -estetik bir cerrah olmak isteyen bir arkadaş. off iğrencim... yaşatmayın beni ya, şu yaptığım resmen espri terörü.. off, korkunçtu.. ben bile tiksindim.-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Müüendiz.&lt;br /&gt;-Müyendiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Miyendiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Doktur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Miyendiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Dohtur.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Tohtor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-TabiB!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Kimyager.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-CSI'cı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Baytar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Beyn Cerraaa.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Miyendiz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Tohtor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Yönetmen!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;hep birlikte:&lt;/i&gt; &lt;b&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;HÖNK?!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Resmen basiretim bağlanmış.. Ama sene sonunda müdür yardımcısı "Yeterli sayıya ulaşılmazsa TM sınıfı açılmayabilir. Sizi başka bir okula yollarız ama yine BAL mezunu olursunuz.." dediğinde acayip açıldım, uykudan uyandım. Hayatıma bir mana geldi adeta. Yaz boyunca içim içimi kemirdi desem yalan olur, tatile Yunanistan'a gidince yandı dertleeer bitti tasaaa ben kurbanım bu kos'aaa. -anneler için espri..- İşte bir eller havaya yeyoeeyeee durumu oldu. Derken geçtiğimiz haftaya bir flash back yapıyoruz. Okulların açılmasına şuncaacık kaldığı kafama dank ediyor. Ve mideme kramplar girmeye başlıyor. Şimdi o kramplar esnasında beynimin inanılmaz bir hızla çalıştığına şahit olman için burnumdan kafamın içine giriyoruz...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;i&gt;  "Hayır başka okul dedikleri Yunus Emre bişey lisesi, adını duymadım daha. -aslında izmir'de st. jo, aci, bal, atatürk ve türk koleji hariç hiçbir okulun adını duymadım. şaşırtıcı bir olay değil yani. ben asosyalim, cahilim.- 3 yıl orada okuyup da kendime BAL mezunu dedirtmem yani. Ayrıca 'ın okulumun korusu yeter beaa heheheeey. -ne çok nida kullandım bu yazıda değil mi?-&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;i&gt;  "Oraya gitmem, ı-ıh. Atatürk? Yer yok orada.. Türk Koleji? Sevemedim orayı da. Hem ne artısı olacak bana? St. Jo'ya geçsem? Hazırlık okumadım, namümkün.. aci'in hazırlığını geçebileceğime iddiaya girebilirim. Ama onun da yıllığı çok fazla. 4 yıllık aci parasına le cordon bleu'de okurum ki bleu aci'dan daha muhteşem ve saygın bir okul..&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;i&gt;   "Sayısala geçip BALa kalsam.. Müyendiz olmam. Dohtur da olmam. E ne olacağım? Mimar? Eheheh ay lav ted mosby ama hayır, orada da çok sayı var. Beni bozar..&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;i&gt;  "Öff ne yapacağım ki ben yaa... TM sınıfı açılsın inşallah amin."&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;  Karnım o kadar ağrıdı ki mide duvarlarımı filan sindirdim sandım sıkıntıdan. Bir Geveze klasiği olarak çok deli stres yaptım ve olaylar hayal edemeyeceğim bir muhteşemlikte gelişti. 14 kişilik şipşirin TM sınıfı açıldı. yuppii!&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt; &lt;/span&gt;Ve dahi FD konserine gittim. Resmen Feridun Düzağaç'ı parfümünün kokusunu duyacak kadar yakından dinledim. Eheh, bi ara da göz göze gelmiş olabiliriz. Heheeey! Neyse, bunu da ballandıra ballandıra anlatacağım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt; Son olarak, belki de en güzeli en harikası...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Biz Ankara'dayken, annemin tiyatrodaki arkadaşlarından biri bana süpersonik resimli, kuşe kâğıda baskılı öykü kitapları göndermişti. Puşkin'in, Gogol'ün filan hikayelerinin sadeleştirilmiş versiyonlarıydı ki onlara ba-yı-lır-dım! -itinayla sakladığım çocukluk kitaplarımdandır kendileri kalpkalpkalp.-&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Geçen gün de D&amp;amp;R'da Gogol'ün Petersburg Öyküleri'ni görünce nasıl sevindim, bağrıma bastım anlatamam. İçinde o çocukluğumun Burun'u vardı! Ama dört parfüm, bir rimel, üç albüm, bir çift ayakkabı ve bir çift eldiven aldığım için kendimi durdurdum. -o gün ne alışveriş yaptım ama ya.. güzel alışveriş yaptım yani.- Ekonomi yaptım ki çok sık yaptığım bir şey değildir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Derken dün annem bu örnek tavrımı duyunca acayip duygulanmış, Isla Fisher'ın Confessions of a Shopaholic'indeki gibi bir insan olmayacağıma karar kılmış olacak ki gidip bana Petersburg Öyküleri'ni almış.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Ya benim annem dünyanın en harika annesi yaa.. Of, yirim onu ben.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;O Burun'u nasıl bir zevkle okuduğumu tarif etmem sanırım mümkün değil. Her bir paragrafta gözümün önüne öykü kitabımdan sayfalar gelmesi şimdiye kadar tattığım en güzel duygulardan biriydi. Palme D'Or almak gibi bir şey. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Yaa işte böyle. Çok mutluyum bu aralar. Hani pazartesi de yeni sınıfımla tanış olur da onlarla kaynaşırsam, bir ay boyunca dünyanın en mutlu insanı olacağım. Ola ki Mösyö Mystery'le de -okuldan bir eleman. bro'yla ona verdiğimiz mahlas bu. komik bi maceramız var onunla da ilgili. off anlatılacaklar nasıl da birikti böyle ya. ödevelrimi pazar gecesine bırakmışım gibi hissettim.- tanışırsam daha güzel şeyler gelemez başima. -bi de bunu deneyelim: daha güzel şeyler bulamaz vuku!-&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" &gt;Kendine iyi bak en kıymetli okurum. Ben çok mutluyum, sen ultra çok mutlu ol. Acccayip mutlu ol. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8786975048904948380?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8786975048904948380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8786975048904948380&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8786975048904948380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8786975048904948380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/09/delicesine-bir-mutluluktur-gidiyor.html' title='Delicesine Bir Mutluluktur Gidiyor Ahali, li li li'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1131698234781146697</id><published>2011-09-14T23:45:00.007+03:00</published><updated>2011-09-15T00:17:02.492+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>inanilmaz mutluyum su anda!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6TFVQNp3lUo/TnEVdx_xtdI/AAAAAAAAAYg/aQepdRWqQDc/s1600/Thetower%25232.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6TFVQNp3lUo/TnEVdx_xtdI/AAAAAAAAAYg/aQepdRWqQDc/s200/Thetower%25232.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652322608707909074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-vR9-PXo8pDo/TnEVL96q6zI/AAAAAAAAAYY/80i97pX_yGI/s1600/Thetower.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-vR9-PXo8pDo/TnEVL96q6zI/AAAAAAAAAYY/80i97pX_yGI/s200/Thetower.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652322302670072626" /&gt;&lt;/a&gt;Birinci fotografi ceken kamera kendinden utanmali. Ikinci fotografi ceken sahis da bir su terazisi edinmeli. Ama -cok afedersin dear okur- esssek kadar canon'a alisinca elcagizim, telefonu kavrayamiyor ve dahi titretiyorum. Bu ufak detaylar bir yana, su gordugun -her seye ragmen- bir sanat eseri. Fotografik olarak degil, olaya sanki bir enstalasyonmus gibi bakinca takdir ediyor insan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 senedir bunu yapmaya calisip da basarisiz oldum. Ama su an var ya, dunyalar benim. Nevroz nevroz guluyorum, HELELELEEEEY mutluyum ya ben.&lt;br /&gt;Bu arada FD gormus bi insanim ben. Hem de en onden. neyse, bu muhtesem mutlulugumu da baska bi postta anlatacagim.&lt;br /&gt;SORU: Niye turkce karakter yok bu yazida?&lt;br /&gt;CEVAP: ilk defa sevgili telefonumdan yazi yaziyorum bloguma. heleleleeey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1131698234781146697?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1131698234781146697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1131698234781146697&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1131698234781146697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1131698234781146697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/09/inanilmaz-mutluyum-su-anda.html' title='inanilmaz mutluyum su anda!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-6TFVQNp3lUo/TnEVdx_xtdI/AAAAAAAAAYg/aQepdRWqQDc/s72-c/Thetower%25232.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2709023571019116433</id><published>2011-09-08T14:53:00.004+03:00</published><updated>2011-09-08T15:42:53.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trajedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Eski Bir HBÇİKMİ Adayının Hıçkırığı: Bitki Çaylarını Koklayarak Seçmeyin!!1!</title><content type='html'>Daha önce bahsetmedim sanıyorum ama bitki çaylarıyla aramdaki ilişki neredeyse çikolatayı kıskandıracak seviyede. Yeşil çay hariç içemeyeceğim çay yoktur dünya üzerinde. -yeşil çay ne kadar korkunç bir şey öyle yahu. yani hakikaten fena. aman yarabbiii, ibretlik bir fena.- Öylesine bir çay oburuyum. Kleopatra olsam çay banyosu yapardım, o kadar yani. -bir anda çirkinleştim fekat.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırf bu namım için yeşil çayın bitki çayı sayılmaması adına pek çok eyleme imza attım. -eylem dediğim de bir dizi homurtudan oluşan kuru gürültü.- Sayın çay üreticileri bu malum renkteki içeceği farklı bir klasmana yönlendirselerdi 'Her Bitkinin Çayını İçebilecek Kudretteki Muhteşem İnsan' olacak, üzerinde 'HBÇİKMİ' yazılı çay kupası baskılı t-shirtten oluşan süper kahraman üniforması giyebilecektim. -hemen her cümlede 'çay' demem bir vakit sonra kontrolden çıktı. ama kendimi durduracak değilim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhteşem olacaktı yahu dear okur, HBÇİKMİ öyle herhangi bir sıfat değil zira. Düşünsene, biçimsiz burunlu bir tip yerine bir süper kahraman sana iki üç paragrafta bir 'dear okur' diyecekti. Huuuhuv. -senin yerinde ben olsam burada çok heyecanlanırdım. evet.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama son birkaç günde yaşadıklarımdan sonra bu ulvi amacımı -dünya barışı değil yahu, HBÇİKMİ olmak- rafa kaldırmak zorunda kaldım. Çünkü.. Çünkü... -hıçkırıyorum burada. flaş tivi'deki seyirci teyzeler gibi gözlerim doluyor. kıpkırmızı burnumu çekiyorum gürültüyle.-&lt;br /&gt;..yeşil çay kendine habis bir ortak bulmuş. Evet, artık içemediğim tamı tamına &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;2&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; tane bitki çayı var! -hıçkırık. burun çekme efekti.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçkimseyi suçlamıyorum aslında, geçen gün marketteki çay reyonunda tazı gibi gezinmeseydim böyle olmayacaktı. Pek kıymetli ıhlamurlarım bittiği ve yeni bir şey denemek istediğim için kokusuna bayıldığım &lt;a href="http://www.kuryemarket.com/backoffice/pictures/DOGADAN-FORM-KAYISILI-KARISIK-BITKI-CAYI-20POSET_937_large.jpg"&gt;bu kayısı çayını &lt;/a&gt;almayacaktım ve midemi harap etmeyecektim. Algım bir parçacık açık olsaydı paketin üzerindeki 'form çayı' ibaresinden etkilenip dehşetle bir adım geriye sıçrar, başka bir şey alırdım. Ama kısfmet işte. Gittim ve &lt;strong&gt;kayısılı&lt;span style="font-size:130%;"&gt; form çayı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; aldım. Kokusu hakikaten muhteşem yalnız. Koklamaya kıyamam benim güzel manolyam. Herneyse, burada bir karalama kampanyasının ortasındayım, iltifata yer yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk içtiğim günkü korkunç mide ağrısını yediğim 9 un kurabiyesine yordum. Sonraki gün de kurabiyelerin lanetinin peşimi bırakmadığını düşündüm. Daha sonraki gün içimde ufak bir şüphe uyandı ama bastırmasını bildim. Yüksek miktarda su kaybından başımın döndüğü gün annemin bağırsaklar ve kayısı efektiyle alakalı komplo teorisine kulak asmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken gözlerimi odaklayamayıp da kapıyı ıskaladığım ve kasasına omuz attığım gün -sanırım 6. gün filan oluyor.- beynimeki temassızlık sorununu çözdüm ve gerçekleri görmeye başladım. Nnnalet kayısı çayı yüzünden nnnadeta kurumuştum. Bağırsakcağızlarım -bu kelimeye ne yaparsam yapayım sevimli bir hale gelmiyor, gelemiyor.- perperişandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kutunun kapağını çarpıp çıktım. Bu ilişki böyle yürümezdi dostum. Sorun bende değil ondaydı. Ben ona güvenmiştim, onu sevmiştim. Ama o beni hasta etmiş, bununla da kalmayıp HBÇİKMİ olma hayallerimi yıkmıştı. O son kupayı içmeyecektim. Bir daha beni aramasındı, karşılaştığımızda yolunu değiştirsindi! Hepsi aynıydı işte, bilmeliydim ona güvenemeyeceğimi! HIÇK!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hergün bir şişe Türk Kızılayı Doğal Zengin Mineralli Su a.k.a. Doğal Maden Suyu içiyorum. Kaybettiğim mineralleri kazanmama yardım ediyor olabilir ama kırık kalbim üzerinde hiçbir işe yaramıyor azizim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasılı kelam, kendine iyi bak dear okur; form çaylarından uzak dur, bitki çayını koklayarak seçme. Ve unutmadan, hastalığım sonucu askıda kalan bayram yazımı bekle ikinoktaüstüstePe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2709023571019116433?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2709023571019116433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2709023571019116433&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2709023571019116433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2709023571019116433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/09/eski-bir-hbcikmi-adaynn-hckrg-bitki.html' title='Eski Bir HBÇİKMİ Adayının Hıçkırığı: Bitki Çaylarını Koklayarak Seçmeyin!!1!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-431341142245166799</id><published>2011-08-19T20:42:00.006+03:00</published><updated>2011-08-20T14:15:04.909+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gerilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pisi pisi kopatım'/><title type='text'>Hey Tiçır, Buralara Buralara Yaz Günü Smoke on the Water!</title><content type='html'>Bugün burada bulunuş gayem, size gıda zehirlenmesinden ölmüş bir ruhun ibretlik efsanesini anlatmaktan başka bir şey değildir..&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-dumanları şeedersek burada.-&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;O ruh ki sizi uyarmak için bugün bloguna dönmüştür.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-dıpıtıstıs. duman lütfen!-&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Zamanın ve diyarın birinde -ki merak edenler için son dört gün, izmir- kendini dünyanın en sabırlı insanı zanneden zavallı Geveze'cik görünen o ki yanılıyormuş. Alkışlarla Yaşıyorum'da dolanan bütün o korkunç Çinli -ya da Japon ya da Koreli, herkimse onların- videolarını sonuna kadar izlemek ve manyak arkadaşlara sahip olmak yeterince sınayıcı değilmiş..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl sınayıcı olan, dostlarım, zavallı Geveze'nin son dört gündür yaşadığı kabusmuş..&lt;br /&gt;Birinin ahını almış olduğundan şiddetle şüphelendiğimiz kahramanımız çarşamba gününü odasında, kendi kendine eğlenerek &lt;em&gt;-'bakalım en fazla kaç bölüm himym izleyebiliyorum arka arkaya? ahihohoh, çok eğlenicem. löl.'-&lt;/em&gt; geçiredursun, yaklaşık 2,5 metra kadar üstünde bir başka ruh, varlık, sabır sınayıcı, kısaca Üst Kat, eline bir gitar almış. &lt;em&gt;-'asuahasasuhahah ben şimdi eğlendiricem seni. iiiiiiiiiiiihahasuasahaha.'- &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;Güzide rock eserimiz, kültür mozaiğimizin bir parçası, eline gitar alan her 'akdeniiğz akşamları' insan evladının la minörden sonra çalmaya çalışacağı Smoke on the Water'ın ilk birkaç akorunu çalmaya çalışan Üst Kat, fena hâlde başarısız olmuş. Ama yılmaya niyeti yokmuş, azimle yeniden denemiş. Yeniden. Yeniden. Yeniden.&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Dıp dıp dııııııp dıpdıpdırııı dıp dıp dııııııp dıııı rıııı şeklinde kodlayabileceğimiz -evet gitar çalamıyorum!!!1!- bölümün 'dıp dıp' kısmını çalıp da 'dııııııp' kısmına ulaşamamadaki kararlılığı hayret vericiymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;---CANLANDIRMA---&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"Dıp dıp dıı.. Hay allah nereye basıyoduk şimdi? Dıp dıp dııı.. Ay yine kaçırdım. Dur bakayım, dıp dıp dııııııptstsf. Tam da olmuştu yahu.. Dıp dıp dıp dıp dıbı dıbı dıp. Solo atabiliyorum aslında ben. Dıdıtıdı dıp dıp dııııp dıtıdı. Böyle de güzel aslında he. Deep Purple olucak insanmışım beaa! Dirırıröraradııııııııı. Vays, yetenek on the floor.. Dıpdıbı. Dıp dıp dıııt. Dıt. Dıt. DIT. Dıt. Bi' şe' oldu gitara. Ohannesburgerking, bi' şe' oldu gitara!!"&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;---CANLANDIRMA---&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üst Kat denemiş, çok denemiş şarkıyı düzgünce çalmayı. Birkaç saat denemiş. Hatta yüksek sesle denemiş. Denemiş yani. Sonra ne olduysa sesler kesilmiş. Geveze sabırlı insan, hoşgörülü komşu olduğu için bir yerden sonra takip etmeyi bırakmış çünkü. Zaten vakit de gündüzmüş, ne isterse yaparmış Üst Kat. Hohoy, geniş insanmış Geveze.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken aynı akşam aynı üst kat aynı gitarı aynı eline almış. -sanki 'aynı kelimesini yeni öğrenmişim de cümle içinde kullanırken çok heyecanlanmışım gibi oldu değil mi?- Fekat şaşırtıcı bir ilerleme gösterip dırıı kısmına kadar gelmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;---CANLANDIRMA---&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;"Hadi bakalım, olucak bu sefer. Elime kuvvet, hadi bakalım. Başlıyorum, başlıyorum. Evet. Dıp dıp dııııııp dıpdıp.. Eee, şimdi nooluyodu? Dıp dıp dııııııp dıpdıp... Dıp dıp dııııııp dıp... Hay aksi.. Dıp dıp dııııııp dıpdıp dııp dııp dııp. Böyle değildi sanki?"&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;---CANLANDIRMA---&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahramanımız o akşam için tahammül sınırlarına geldiğinden elinde kitaplarıyla odasını terk etmiş. Ertesi akşam Üst Kat yine eline gitarını almış. Bir üstteki ---CANLANDIRMA--- kısmını tekrar ve tekrar yaşamışlar. Ama Geveze pek takılmamış, yanında pek sevgili misafiriyle internette çok eğlenmiş çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki zavallı akşam Üst Kat bir cover yapma kararı almış. Geveze de elinde kocaman bir bardak Fanta'sıyla minderine kurulmuş. Her 'dııııııııp' sesinde bir yudum içmek suretiyle koca bir şişenin dibini bulmuş. -şişe yarımdı ama olsun, midemde delikler var artık.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve nihayet bu sabah, o kırılası gitar yeniden ortaya çıkmış. Smoke on the Water ile başlayan sınama süreci ne idüğü belirsiz bir şarkıyla devam etmiş. Ne yazık ki sabırlı insan Geveze, agresif insan Geveze'nin kulakları tarafından hunharca boğulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahramanımız neredeyse beline kadar gelen devasa amplifikatörleri bilgisayarına bağlamış ve sevgili Üst Kat'ı Deep Purple'la tanıştırmış. Peki işe yaramış mı? &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;HAYIR.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet dear okur, Üst Kat hâlâ gitar çaldığını sanıyor. Artık duvarlara kafa atma evresine geldim. İşin fenası annem elinde buhar zımbırtısıyla temizlik yapıyor ve ben odama hapsolmuş durumdayım. Ola ki gelecek bir hafta içinde benden haber alamazsanız bilin ki pencereden atlayıp İzlanda'ya kaçtım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlık ne öyle?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="400" height="300"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://alkislarlayasiyorum.com/embedplayer.swf?videoid=52434" /&gt;&lt;embed src="http://alkislarlayasiyorum.com/player/embedplayer.swf?videoid=52434" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/52434/serdar-ortac-another-brick-in-the-wall" target="_blank" title="Serdar Ortaç - Another Brick in The Wall"&gt;Serdar Ortaç - Another Brick in The Wall&lt;/a&gt; | &lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com" target="_blank" title="Alkışlarla Yaşıyorum"&gt;alkislarlayasiyorum.com&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Smoke on the Water kim? Deep Purple ne?&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="276" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xewh1i?hideInfos=1"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-431341142245166799?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/431341142245166799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=431341142245166799&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/431341142245166799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/431341142245166799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/08/hey-ticr-buralara-buralara-yaz-gunu.html' title='Hey Tiçır, Buralara Buralara Yaz Günü Smoke on the Water!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-316692660733031788</id><published>2011-08-05T13:00:00.006+03:00</published><updated>2011-08-05T14:22:57.588+03:00</updated><title type='text'>Teoman Şimdiye Kadar Sevdiğim En Büyük Yalancıdır! Ve Ben Lanetliyim..</title><content type='html'>Teoman'a açık, net, agresif, atarlı bir mektuptur bu okuyacağınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Teo,&lt;br /&gt;Teo diyorum, bozulmazsın herhalde. Ya da bozul yahu, benim kadar bozulamazsın istesen de.. Evet efendim, o kadar iddialıyım bu konuda. Zira lanetli bir insanım ben.&lt;br /&gt;Evet evet, bayağı lanetliyim. Yo hayır, yanlış anladın; New York Times çoksatarları cinsinden bir lanet değil benimkisi. Az biraz sanatsal az biraz mistik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geveze'yim dediğime bakma, aslında asosyalin ve dahi sosyal özürlünün tekiyim ben. Kitaplarla arkadaşlık ediyorum, konuşmak yerine yazıyorum. Pencereden kafamı uzatmak yerine çizik bir DVD'den seyrediyorum hayatı. Dinlediklerimse notalardan ibaret.&lt;br /&gt;Bunları niye mi anlatıyorum? Bardağını doldur da dinle yahu, 15 senedir ben seni dinliyorum durmaksızın, şimdi sıra sende...&lt;br /&gt;Evet, ne diyordum? Sanat.. İşte bu yüzden sıradan insanları sevmedim ki ben, kaale almadım da.. Sıradandılar işte; benim gördüklerime bakmıyor, dinlediklerimi duymuyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte Play-Doh sihri yapabileceğim bir arkadaş yerine bana masallar anlatan arkadaşları seçtim. Önce Gogol'le tanıştım sanıyorum, Burun'uyla.. Evet dedim, bu adamla konuşmalıyım! Ama öğrendim ki aynı yüzyılda bile yaşamamışız hacı.&lt;br /&gt;Sonra sanıyorum On İkinci Gece'siyle Shakespeare geldi. Hay aksi, onunla da sohbet edemiyordum! Adalete bak!&lt;br /&gt;Derken Mick Jagger, John Lennon, Nietzche, Edith Piaf, Tolstoy, Freud, Kubrick, Pasolini, Dante, de Sade, Kafka... Sevdim hepsini ama dedim ya, yıl farkıyla kaçırdım.. Yani ne eksiğim vardı Milena'dan, bir deyin bana?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Salinger'ı keşfettim, Marquez'i, Alan Rickman'ı, Bob Dylan'ı ve Amerikan aksanınla seni. Kararlıydım; siz ölmeyecek, sanatı bırakmayacak, alzheimer olmayacaktınız çünkü benim sanatçılarımdınız. Ben de ısrarlı bir hayran olarak hepinizle tek tek tanışacaktım, ve dahi konuşacak, kaale alacaktım. Hoş manzaralı bir yerde karşılıklı oturacaktık, şundan bundan, sanattan felsefeden konuşacak; adeta demlenecektik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 ne uğursuz, lanet olası -bak amerikan küfrü ettim, bence sevimli oldu.- bir yıldı yahu! Salinger'ım, Chabrol'üm, Éric Rohmer, Blake Edwards, José Saramago, Jean Ferrat, Dio.. Pervasız bir sayı tarafından katledildiler. Hepsi birden! Yani oha demek geliyor içimden ama şu açık mektubun elit havasını bozmak istemediğim için tutuyorum kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiklerimi kaybetmiştim, galiba lanetliydim.. Kimi çok sevsem ya aramızda yüzyıllar oluyordu ya da gözümün önünde, henüz benimle tanışamadan, sorularımı cevaplayamadan ölüyordu. Bu haksızlık değil de neydi sevgili Teo?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama içimdeki Helen Keller dur durak bilmiyordu, dedim ki 2011 böyle olmayacak. En azından bir Teoman konserine gideceğim, kulisi işgal edeceğim; bir Alan Rickman oyunu izleyeceğim Londra'da, yazmaktan vazgeçme kararından dönen Marquez'i Ciudad de Mexico'da basacağım, Quentin Tarantino'yu zorla bir bara sokup fıkra anlattıracağım, Feridun Düzağaç'ın fularlarından birini çalacağım. Ömür kısa, yeşil pasaportum var, annem Mardin'den döndü.. Şartlar iyi gibiydi. Uhuuuv, bir heyecanlandım ki sorma gitsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra öğrendim ki birileri utanmadan arlanmadan müziği bırakmış! Sen var ya Teoman, sevdiğim en büyük yalancısın! Evet, büyük harflerle de yazabilirim; YALANCISIN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Röportajlarında kendini roman yazarlarına yakın hissettiğini, onların sanata daha yakın olduğunu söylemekle, bir çeşit şair olduğunu iddia etmekle sanatçı olunmuyor tamam mı beyefendi. Sen bir söz verdin, daha ilk albümünü yaparken hem de. Teoman'ı 1996 yılında, benim doğduğum muhteşem yılda çıkartman bence bir tesadüf değildi, oturur Devlet Bahçeli hesabı bile yaparım bunun üstüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklıydın tamam mı? Salinger seviyordun yahu! O kadar çok şey okudum, dinledim ve izledim -tamam o kadar da çok değil, burnu büyüklük yapmayayım- ama kimseden 'Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında/ Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda...' gibi bir cümle duymadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam, biraz düz mantık biriyim; çok da duygusal sayılmam ama sanatı ayırt edebiliyorum çok şükür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden seni de kişisel 'Hall of Fame' sanatçılarıma dahil ettim, dinledim ama dinlettirmedim. -evet bencilim, çok sevdiğim filmleri kimseye tavsiye etmem, çok sevdiğim şarkıları kimseye dinletmem. çünkü onlar benim, bana özel. hoşlanmıyorum paylaşmaktan.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahu Balans ve Manevra gibi bir film yaptın da sesimi çıkarmadım, fan'ın olmaktan vazgeçmedim. bu muydu karşılığı? Müziği bırakmak nedir Teo'cum yahu, NEDİR?!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan böyle her yıl ayrı bir heyecan yaşayamayacak mıyım ben? 'Teoman ne yapacak acaba?' diye düşünme hakkımı benden alıyor musun yani? 'Bu sefer annemi ikna edip konserine gideceğim.' de diyemeyeceğim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani sanat uzun hayat kısaydı? Bitirdin mi şimdi müziği? Pis yalancı. Yalancısın işte tamam mı, hep var olacaktın benim için, söz vermiştin oolum ya! Nedir şimdi bu Bob Dylan tripleri? Ergen olan benim yahu, odaya kapanma ve kimseyle konuşmama hakkım saklı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rica ediyorum silkelen ve kendine gel. Annemin doğumgününde müziği bırakacağını öğrenmek benim için çok ağır bir tecrübe oldu, yapma bunu genç dimağlara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha benim filmlerimin soundtrack'ini yapacaksın, bizim salonda mini konser vereceksin, hatta ayran gününde BAL'a geleceksin. Ölünceye kadar sanatçısın işte, şarkı yazmaktan zaten alamayacaksın kendini. Biliyorum, her maceran bir şarkı olacak, benim sanat lanetim gibi bu da senin lanetin. Gel kendini de bizi de yorma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 paragrafta 10 defa hayal, 1 defa sanat, 4 defa yogunluk geçen basit, avam bir yazıyla veda edemezsin. Diğer hayranlarını bilmiyorum ama bana bunu yapamazsın. Çok ciddi söylüyorum evini filan basarım Teo, bunu yapamazsın işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim birinin böyle gitmesine göz yummak istemiyorum, Chabrol'ü gömmüş biri olarak. Teşekkürünü de kabul etmiyorum. Muhtemelen ruhun duymayacak ufak çaplı isyanımı ama olsun artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine iyi bak, yalancı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-iş bu yazıyı yazmama, bu kadar atar yapmama sebep &lt;a href="http://teoman.com/aciklama.php"&gt;na burada&lt;/a&gt;. daha duygusal bir şey yazabilirim sanıyordum, ama yine saçmaladım. hadi görüşürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="384" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/xco8lf?hideInfos=1"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-316692660733031788?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/316692660733031788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=316692660733031788&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/316692660733031788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/316692660733031788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/08/teoman-simdiye-kadar-sevdigim-en-buyuk.html' title='Teoman Şimdiye Kadar Sevdiğim En Büyük Yalancıdır! Ve Ben Lanetliyim..'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4712939162570941390</id><published>2011-08-01T15:49:00.001+03:00</published><updated>2011-08-01T15:49:33.930+03:00</updated><title type='text'>formspring.me</title><content type='html'>Her türlü soruya verilecek bir cevabım var. Sınayabilirsin. &lt;a href="http://formspring.me/gevezeze" target="_blank"&gt;http://formspring.me/gevezeze&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4712939162570941390?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4712939162570941390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4712939162570941390&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4712939162570941390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4712939162570941390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/08/formspringme.html' title='formspring.me'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8707235100207557810</id><published>2011-07-25T10:57:00.004+03:00</published><updated>2011-07-25T12:59:52.463+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Magazinsel Bir Mucizenin Analizi</title><content type='html'>Sabahın -benim için- hayli erken saatlerinde bürodan bildiriyorum dear okur. Çok meşgul olmama rağmen magazin haberlerine vakit ayırdığım yetmiyormuş gibi hadi dedim, bu denli müjdeli bir haberi siz de duyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://eglence.tr.msn.com/starlounge/gallery.aspx?cp-documentid=158663969"&gt;Na burda&lt;/a&gt; diyor ki &lt;em&gt;Galatasaraylı milli futbolcu&lt;/em&gt; Arda Turan'ın sevgilisi Sinem Kobal nihayet gözlerimize Clockwork Orange stili işkence çektirmekten vazgeçip kamera arkasına yol alıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parmaklarım olması gibi ulvi bir haslete sahip olduğum için konu hakkında yorum yapmam gerektiğini hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Küçük Sırlar’ın başrol karakteri Su’ya &lt;strong&gt;hayat veren (1)&lt;/strong&gt; Kobal, kendi yapım şirketiyle televizyonlara program yapıp, &lt;strong&gt;satacak. (2)&lt;/strong&gt; Ve &lt;strong&gt;çok özel oyunculuk projelerinin dışında, (3)&lt;/strong&gt; kamera arkasına geçerek hayalindeki projeleri gerçekleştirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayakligazete.com’ın haberine göre, Hatta ilk projesi için &lt;strong&gt;TRT’yle (4)&lt;/strong&gt; masaya oturdu bile. Genç&lt;em&gt; yıldız&lt;/em&gt;, şu sıralar ünlü oyuncularla röportajların ve&lt;strong&gt; kamera arkası özel görüntülerin (5)&lt;/strong&gt; yer alacağı programının görüşmeleri için İstanbul-Ankara arasında mekik dokuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevilen gençlik dizisi Küçük Sırlar’ın başrolünde yer alan Sinem Kobal, sezon boyunca dizideki öpüşme sahneleri yüzünden Arda Turan’la yaşadığı krizlerle hep gündemdeydi. &lt;strong&gt;Galatasaraylı milli futbolcu Arda Turan’la (6)&lt;/strong&gt; evliliğe yelken açan bir ilişki yaşayan Kobal, sevgilisinin de karşı çıkmasının etkisiyle dizinin senaryosundaki öpüşme sahnelerinde &lt;strong&gt;oynamamıştı. (7)&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Arda Turan da Sinem’in yapımcılığa geçmesine destek veriyor. Güzel yıldızın, kameranın önünde olmasındansa, arkasında bir iş seçmesini telkin ediyor. (8)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1. hayat veren:&lt;/strong&gt; Şimdi burada ufak bir problem var. Yani ben ve normal insanlar 'hayat vermek' gibi bir tabiri gerçekten yetenekli oyuncular için sarf ederiz.&lt;br /&gt;Mesela;&lt;em&gt; "Severus Snape'e hayat veren Alan Rickman, '97 yılında The Winter Guest isimli filmde de yönetmen koltuğuna oturmuştur." &lt;/em&gt;doğru ve onaylanan bir cümleyken; "Sinem Kobal, Küçük Sırlar'ın baş karakteri Su'ya&lt;em&gt; &lt;/em&gt;hayat veriyor." cümleciği eşyanın tabiatına aykırı olup, pek çok çevrede tepki gören, onaylanmaz bir cümledir.&lt;br /&gt;Arka sıra, evladım gülünecek bir şey varsa söyleyin hep beraber gülelim. Hallah hallaaaaah. Evet nerede kalmışık; 'İlla ki bu cümleyi kuracağım, bu cümlesiz yaşayamam, hayatım boyunca bu cümleyi söylemek için yanıp tutuştum.' diyorsanız uygun bir noktalamayla bu gramer faciasını lehinize çevirebilirsiniz: "Sinem Kobal, Küçük Sırlar'ın baş karakteri Su'ya hayat veriyor(!)" ya da, "Sinem Kobal, Küçük Sırlar'ın baş karakteri Su'ya &lt;em&gt;hayat veriyor&lt;/em&gt;."&lt;br /&gt;Yazı dilinde uygun kullanım böyleyken, konuşma dilinde yükleme kazandıacağınız alaycı bir dudak bükme sizi muhabbet ortamının kralı yapabilir. Duydunuz zilin sesini, ders bitmiştir. Yazılıda da çıkar bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2. satacak:&lt;/strong&gt; Eğer ki bir daha kameranın önüne geçmeyeceğine söz verirse çok deli satar söyleyeyim. Ben kendi adıma bütün kopyalarını satın alabilirim. Ama dizide güzel kız kontenjanından yer aldığını -oynadığını demiyorum dikkat ettiysen- düşünürsek, görünmediği yapımlarının elinde patlaması da pek tabii muhtemel, sevinemk için bekleyip görmek lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. çok özel oyunculuk projelerinin dışında:&lt;/strong&gt; Şimdi bana herhangi biri 'çok özel oyunculuk projesi' derse fesatlaşırım. Acayip fesatlaşırım. Ama söz konusu Sinemciğim olduğunda aklıma naif şeyler geliyor. Mesela Oyunculuğa Giriş 101 dersi alması gibi. Ya da balmumu heykelini yaptırıp kamera karşısına onu koyması gibi -ki galatasaraylı milli futbolcu arda turan'ın kıskançlık krizlerine birebir- sempatik şeyler.&lt;br /&gt;Bir bunları düşünün, sevinin. Sonra da bunların dışında bir şeyler yapmak istediğini düşünün, üzülün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4. TRT'yle:&lt;/strong&gt; TRT'nin tiyatro oyuncularıyla çalıştığı yapımları pek seven biri olarak bu gelişme karşısında küçük dilimi yutmaktan kendimi alamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5. kamera arkası özel görünütüler:&lt;/strong&gt; Bak yine fesatlaşıcam ama fesatlaşamıyorum. Zira gözümün önüne prompterdan okurken satır atladığını fark edip kahkaha atmaya başlayan, yüzündeki birtakım fondöten zerrecikleri yok olduğu için panikle kulise kaçan, ne söyleyeceğini unuttuğunu otuz saniye kadar sonra fark eden sempatik bir sarışın geliyor. Hehe. Yirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;6. Galatasaraylı milli futbolcu Arda Turan:&lt;/strong&gt; Koskoca haber metinndeki kayda değer tek edebi partikülü buldum çıkardım. Nasıl uzun bir tamlamadır Yarabbi, futbolcu Arda Turan de geç. Hatta futbolcu bile deme, hepimiz Arda Turan'ı tanıyoruz. Bu ne etiket kaygısıdır yahu. Resmen sanatlı bir anlatım söz konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;7. oynamamıştı:&lt;/strong&gt; İşte bu Türk halkının şansıydı. Hatırlar mısınız bilmiyorum, -ki niye hatırlayasınız saçma bir dizinin saçma bir sahnesiydi ya, usulen soruyorum.- bir bölümünde -yalnız hatırlar mısınız diye başlayıp araya bir kısa çizgi sokuşturmamla sıkıntıya girdiğini fark etmedim değil dear okur.. *hatırlar mısın? *neyi?!!!- bu baş kahraman Su depresyonlara girip girip çıkmış, kendini bir fotoğrafçının kollarına atmıştı. Sonra da sözde şuh bakarak poz vermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o bakışlar var ya, günlerce kabuslarımın baş kahramanı oldu. Yani oyunculuk yeteneği böyle bir şey, nasıl da etkilendim.. Düşündükçe tüylerim ürperiyor.&lt;br /&gt;İşte bu şuh bakamayışlı oyucunun bir öpüşme sahnesinde oynaması fikrinin bile eline hiçbir Alfred Hitchcock filmi su dökemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;8. Arda Turan da Sinem’in yapımcılığa geçmesine destek veriyor. Güzel yıldızın, kameranın önünde olmasındansa, arkasında bir iş seçmesini telkin ediyor. :&lt;/strong&gt; Yazıyı burada bitirip yorumu okuyucuya bırakıyor, Arda Turan'a hınzır bir gülüş yolluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8707235100207557810?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8707235100207557810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8707235100207557810&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8707235100207557810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8707235100207557810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/07/sabahn-benim-icin-hayli-erken.html' title='Magazinsel Bir Mucizenin Analizi'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8353709319204587007</id><published>2011-07-13T11:41:00.019+03:00</published><updated>2011-07-13T12:26:56.682+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeteneksizsiniz geveze'/><title type='text'>Gözünüze Afiyet, Çizimlerimi Yayınlıyorum da..</title><content type='html'>Erken saatlerde yazdığım nadir yazılardan biriyle karşındayım dear okurcuğum. Yaklaşık 2 hafta kadar önce formspring'deki bir soru sorancığıma çizimlerimden birini burada yayınlayacağıma söz vermiştim. Eheh, rötarıyla ve faiziyle sözümü tutuyorum, yeteneksizliğimin kusuruna bakmayınız. &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Vstp6rCZZFk/Th1eOQPV_JI/AAAAAAAAAXw/j6vEUPHXzNM/s1600/13072011292.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 240px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628758708253490322" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/-Vstp6rCZZFk/Th1eOQPV_JI/AAAAAAAAAXw/j6vEUPHXzNM/s320/13072011292.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-CWP4FQ70Y1U/Th1duLTzWGI/AAAAAAAAAXo/GIvOC1snMIM/s1600/13072011288.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 240px; FLOAT: right; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628758157174200418" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-CWP4FQ70Y1U/Th1duLTzWGI/AAAAAAAAAXo/GIvOC1snMIM/s320/13072011288.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-CWP4FQ70Y1U/Th1duLTzWGI/AAAAAAAAAXo/GIvOC1snMIM/s1600/13072011288.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Picasso sapıklığımın bir eseri. Aynı zamanda Can Yayınları kendini kaybetmeden önce Şeker Portakalı'nın kapağında bu vardı. -hangi akla hizmet bilemiyorum, gidip bisikletli bişey koydular güvercinli kız yerine. ayıp.- Hâlâ Zeze dediklerinde de aklıma bu gelir. Sanırım geçen sene yapmıştım, şimdi üzülerek fark ediyorum ki eteği çok beyaz olmuş. -geri kalanı hayli düzgün ya, eteğine takılıyorum.- Görüntü kalitesi de Nokia c6. Ayrı bir yazı konusu adeta.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;--o fiş orada çünkü altında adım yazıyor. evet, adımı kamufle edecek daha yaratıcı bir şey bulamadım :)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628760089968642466" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-6kK_r-nKYl4/Th1ferh6CaI/AAAAAAAAAX4/GMr2_etsDIs/s320/13072011296.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;Eheh bu da Death Note'dan L beyefendi :) Orijinali daha karizmatik. Gölgelendirme konusunda ne kadar kötü olduğumu adeta yüzüme yüzüme çarpan bir çizim olmuş bu da. Sağ olsun var olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 240px; DISPLAY: block; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628760984268992674" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-hLutopFeKJ4/Th1gSvDucKI/AAAAAAAAAYA/GhXE1vJD9g8/s320/13072011300.jpg" /&gt;Bu şirin şey de çocukluğumun çizgi filmlerinden Powerpuff Girls'ün bir kahramanı, Buttercup. Sahi, hâlâ yayınlanıyor mu ki Powerpuff Girls? Mojococo diye harika ötesi bir kötü kahraman ismini şimdinin çizgi filmlerinde bulamıyorum da :/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 240px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5628760984998704306" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-SgxR10e49e8/Th1gSxxs9LI/AAAAAAAAAYI/TQDbAEmoMfQ/s320/13072011303.jpg" /&gt;Bu manasız da bir karalama aslında. Telefonla konuşurken köşelerden taramaya başlamıştım, düşün artık nasıl sıkıcı bir telefon konuşmasıydı.. Sol üst köşe bu kadar parlak değildi ama dediğim gibi Nokia c6 kalitesi böyle bir şey, boru değil 5.0 mp. -megapikselle kameranın müthişliği arasında 1/1lik oran olduğunu sananlara selam olsun-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8353709319204587007?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8353709319204587007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8353709319204587007&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8353709319204587007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8353709319204587007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/07/gozunuze-afiyet-cizimlerimi-yaynlyorum.html' title='Gözünüze Afiyet, Çizimlerimi Yayınlıyorum da..'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Vstp6rCZZFk/Th1eOQPV_JI/AAAAAAAAAXw/j6vEUPHXzNM/s72-c/13072011292.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3520353578988212597</id><published>2011-07-12T17:14:00.003+03:00</published><updated>2011-07-12T17:45:11.857+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Pinokyo'yla Ben, Sadece Arkadaşız!</title><content type='html'>&lt;a href="http://deepblueeagleforever.blogspot.com/"&gt;Deep&lt;/a&gt;'in yolladığı mimlerden birini yazıyorum pek tabii :) Konu yine başlıktan da anlaşılamayacağı gibi yalan hakkındaki düşüncelerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Ökçeler'i hepiniz bilirsiniz herhalde. Olay bir konakta geçer. Evin hanımı kısa boyundan şikayetçi, hep yüksek ökçeli pabuçlar giyer. Ve sevgili yüksek ökçeleri navigasyon cihazıymışcasına evin namuslu çalışanlarına hanımın nerede olduğunu bildirir ki onlar da namuslu hayatlarına devam edebilsin.&lt;br /&gt;Bir gün sağlık nedenleri dolayısıyla yüksek ökçeler rafa kalkar, yerine pofidik terlikler gelir. Hiç ses çıkarmaz bu terlikler, hanım nerede ne yapıyor anlamak mümkün olmaz. Haliyle konaktaki namuslu, dürüst çalışanlar kendilerini muhafaza edemezler, namusları da dürüstlükleri de elden gider. Sessizce onları izleyen hanımları konakta fır dönen dolaplar yüzünden çok daha rahatsız olduğunu fark edip güzel yüksek ökçelerine geri döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalanla aramızdaki çalkantılı ilişkiyi bundan daha iyi anlatan bir öykü bulamam sanıyorum.&lt;br /&gt;Evet, bazen ben de bazı gerçekleri saklama ihtiyacı duyuyorum. Ama berbat bir yalancı olduğum için genelde retorik denen muhteşem sanat yardımıma koşuyor.&lt;br /&gt;Yalanı yaklama konusunda pek başarılı değilim, ama rasyonalizme duyduğum büyük tutku bazı gerçekleri bir şekilde bilememe olanak sağlıyor. Yine de ayakta uyutulmaya hayli müsaitim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yalanı performe eden zat benim için pek de kıymetli değilse öyküdeki gibi yaşamaya devam ederiz. Ama sevdiğim, değer verdiğim biri bana yalan söylerse bir parça şirretleşirim. Elm Sokağı'nda kabus görürüz birlikte. Zira birini seviyorsam güvenebilmem gerekir, güvenemiyorsam zaten sevmiyorumdur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3520353578988212597?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3520353578988212597/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3520353578988212597&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3520353578988212597'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3520353578988212597'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/07/pinokyoyla-ben-sadece-arkadasz.html' title='Pinokyo&apos;yla Ben, Sadece Arkadaşız!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5381490023182322509</id><published>2011-07-04T18:16:00.003+03:00</published><updated>2011-07-04T18:48:59.227+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik sanatı'/><title type='text'>El Amor en Los Tiempos del Colera</title><content type='html'>&lt;iframe frameborder="0" width="480" height="366" src="http://www.dailymotion.com/embed/video/x43oju?hideInfos=1"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğim Latin, Gabriel Garcia Marquez'dir şüphesiz. Yanakları mıncıklanır ki onun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu arada, /haviyer/. Söylemekten bıkmadım, /haviyer/. Hatta /ibitha/. İspanyolca'ya saygı kuşağıın sonuna geldik böylece -ödül bekliyorum bu çabalarımdan ötürü, duy sesimi ispanya, kolombiya!-. Kendine iyi bak dear okur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5381490023182322509?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5381490023182322509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5381490023182322509&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5381490023182322509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5381490023182322509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/07/elamor-en-los.html' title='El Amor en Los Tiempos del Colera'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2948245291604267700</id><published>2011-07-04T12:54:00.005+03:00</published><updated>2011-07-04T13:38:49.916+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Yaş Odunla Ağızlarına Ağızlarına Vurulasıcalar!</title><content type='html'>&lt;a href="http://deepblueeagleforever.blogspot.com/"&gt;Deep&lt;/a&gt;'in sponsorluğunda bir yazıyla daha karşındayım dear okur. En son geçen yüzyılda yazı yazdığımın farkındayım, komşunun batmasından istifade ada görmeye gittim.&lt;br /&gt;Malum, 2015'e kadar adaları elden çıkartacaklarmış. Dedim Kos'u alsam ne güzel olur. Şimdilik 461 liram var, destek çıkarsanız adayı aldıktan sonra bulvarlara sokaklara isminizi veririm. -politika damarlarımda akıyormuş, şu an keşfettim.- Birkaç milyon dolar tek ihtiyacım. Orada Geveze Cumhuriyeti'ni, ya da ne cumhuriyeti yaaa Geveze Krallığı'nı kurmayı planlıyorum. Oh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuyu dağıta dağıta nerelere geldim fekat. Mimim var, onu yazacağım: Gıcık olduklarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Matematik. En saf haliyle, gerek dört işlem gerek modüler aritmetik. Nefret ediyorum, gıcık oluyorum.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Naylon poşet insanları. Onlar ki küresel ısınmayı hiç ciddiye almaz, onlar ki 'Ben öldükten sonra penguenleri kim takar oolum yeeeaaa' der. Geveze ki onları yaş odunla döver.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;B sınıfı filmler. Bugün bir sinema endüstrisinden söz edebiliyorsak sebebi bu filmlerdir kanımca.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Amerika. Hakikaten, Kafka'cığım yazsa bile sevemiyorum. Bir soğukluk var ki içimde, sorma gitsin. -o da bana bayılıyordu zaten olanca 250 milyon nüfusuyla..-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;El bileklerim. Özellikle de sol. Zira durduk yerde inciniyor ve beni deli ediyor. Sorumluluklarının farkında olmaması da cabası. Saat taktığım bilekte bir oturaklılık, bir saygı arıyorum efendim. -oturaklılık dedim ya, ananem resmen gururdan ağlayacak şu anda.-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sabahları uyanmak. Evet, sabah uyanmak istemiyorum ben, gece uyanmak istiyorum. Gün ışığını göre göre uyanmak çok sinir bozucu. Saat 9 da olsa 12 de olsa az uyumuşum gibi geliyor.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kabuğu soyulmamış domates. Yerken o kabuk öylesine gıcık ediyor ki beni.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Fransızca ve/veya İspanyolca bildiğimi bir şekilde duyduktan sonra benden o dilde küfür öğrenmeye çalışan insanlar. Öylesine deli ediyorlar ki beni..&lt;br /&gt;'Fransızca/İspanyolca konuşsana biii..' diyenlere gıcık olmuyorum mesela, onlar öylesine naif, şirin insanlar ki. En güzel duygunun insanı onlar! Sırf onlar için ezberimde 11 İspanyolca, 6 Fransızca şiir var. Okuyorum, mutlu oluyorlar.&lt;br /&gt;Ama o küfür insanları fıtık ediyorlar beni. Günlük konuşmayla böylesine ilintili bir şeyde yetkin olmam için o ülkede en azından birkaç ay bulunmam gerektiği gerçeği bir yana -ki ben ne fransa'ya ne ispanya'ya gittim. ühü.- neden küfür öğrenmek isteyeyim ki yahu!&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Öğrencileri SBS puanlarıyla sınıflandıran manyaklar. Yerleştirme puanımın 491 olması beni Albert Einstein yapmıyor, sakin olun lütfen! -ama onun kadar güzel dil çıkartırım, o ayrı.-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Notla tehdit eden öğretmenler. Çölde kaybolmuş yolcuyu susuzlukla tehdit etmekle aynı şey bu yaptığınız.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Aşırı duygusal insanlar. Ama çok aşırı böyle. 'Gevezee, elbisem nasııl?' diye çirkiiiin mi çirkin bir elbiseyle çıkıp geldiklerinde 'Eehem, fena değil :)' gibi bir yanıt alıp da 'Sen beni hiç sevmiyorsun ama yaa, hep bana soğuk davranıyorsun zaten.' diyen korkunç insanlar. Gıcık ediyorlar beni.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kaybolan eşyalar.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Heyecanla yaptığım programımın dış etkenler yüzünden bozulması.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sabit fikirlilik.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yüzmek. Çok sıkıcı. Bir sporda heyecan ya da rekabet olmaması uykumu getiriyor.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sarı.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Fırfır.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Odamı toplamak zorunda kalmam.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Diplerimin çıktığını göre göre 'Saçının kendi rengi mi buu?' diye soran insanlar.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bembeyaz ayakkabılarını her daim temiz tutan insanlar. Çok kısıkanıyorum onları, öyle böyle değil.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kırılan ucun kalemin içine sıkışıp kalması. Kanser bile eder insanı.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ütüsü bozulmuş gazete. Sayfaları cetvelle ayarlanmışcasına muntazam bir düzene sahip değilse bir gazeye okunmaz bence. Hep diyorum benim gibi takıntılılar için zımbalasınlar şu gazeteleri diye ama kimsecikler duymuyor sesimi. Sırf bu yüzden kapıda pusu kuruyorum evdeki herkesten önce gazeteye ulaşmak için.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kağnı hızında bilgisayarlar.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Şiir okuduğunu zannedip aslında bağıran, ağlayan, sümküren ve tükürenler. İçim sıkışıyor onları görünce.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Yazılı olmak. Çok geriyor beni.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sıcak hava. Sırf bu nefret yüzünden emeklililk günlerimi İzlanda'da geçireceğim. Hatta manyaklığın dibine vurup tanıdıklarımı İzlanda'daki yazlığıma davet edeceğim. -şair burada ne demek istemiş: kimse gelemeyeceği için bir başıma serin havada björk dinleyip aurora izleyeceğim. nihohoh-&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2948245291604267700?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2948245291604267700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2948245291604267700&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2948245291604267700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2948245291604267700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/07/yas-odunla-agzlarna-agzlarna.html' title='Yaş Odunla Ağızlarına Ağızlarına Vurulasıcalar!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5542218236237734617</id><published>2011-06-12T10:53:00.003+03:00</published><updated>2011-06-12T12:25:07.463+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Gorki'nin Çocukluğu Halt Etmiş!</title><content type='html'>&lt;em&gt;Dikkat: &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;ÇOK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; u z u n bir yazı.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhabalar dear okurum, canım ciğerim, bir tanem. Bugün burada bulunuş amacım yine bir mim, hep bir mim. &lt;a href="http://deepblueeagleforever.blogspot.com/"&gt;Deep&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://uykucukiz.blogspot.com/"&gt;Uykucu&lt;/a&gt; beni yaklaşık 6 ay kadar önce mimleme inceliğini göstermişler, ama ben o incelikten yoksun bir odun olduğum için daha yeni cevap veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu, -başlıkta hiçbir ipucu vermememe rağmen kolaylıla tahmin edebileceğini bildiğim- çocukluğum. Az laf çok iş -bunu benim söylemem tabii ki ucuz ironiden başka bir şey değil-, başlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*****&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuya tabii ki Geveze'nin doğumuyla başlıyoruz.. Yanımda Senirkent Doğumevi'nden bir ebe var. Kendisi izlenimlerini bizimle paylaşacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yıl 1996. Takvimler 18 Şubat'ı gösterir, saat gece 10'u geçerken süpersonik bir insan, aynı zamanda bir doktor hanfendi doğumhanemize teşrif etti. Kendisi Geveze'nin annesiydi.&lt;br /&gt;"Saat 11'e 20 kala o kış gecesi birden ısınıverdi, gökteki yıldızlar daha bir parlak; ay ise daha bir tabbak gibiydi. Etraf birden sessizleşmiş, bütün dünya bir bekleyiş içine girmişti. Derken doğumhanemizin etrafı bir ışık halesiyle kaplandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tam o heyecanlı bekleyiş anında Fransa'da kendini bilmez bir çikolata şefi işini yapmaya devam ettiği için zavallı çocukcağız bir çikolata bağımlısı olarak dünyaya geldi. Tabii ki o muhteşem sessizlik bozuldu, zira küçük, sevimli ve huysuz Geveze'cik doktora 'Neaaber moruk! Agugahahahah!' diyerek hepimizi şaşkınlığa gark etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu şaşkınlığın ardından birkaç gün geçti geçmedi ki, Isparta'ya bir bolluk bir bereket çöktü. İnsanlar daha mutlu, güller daha kokuluydu. Bense tüm bunlar arasındaki bağlantıyı aradan geçen 16 yıldan sonra kurabiliyorum. Geveze sağ olsun, Isparta'mızın tarhinide bir mihenk taşı. Bugün Isparta'yı Isparta yapan o muhteşem şubat gecesidir..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-evet, böyle mübarek bir insan olduğumdan daha önce size hiç söz etmediğimi biliyorum. tevazu başka bir şeye benzemez tabii-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu harika doğumdan sonra sarılık olmuşum. Kanımın değişmesi gerekmiş, ve benim kahraman ananem bana kan vermiş. Başka bir deyişle, ananemle ben kan kardeşiyiz.&lt;br /&gt;Belki de bu yüzden, ananemle aramdaki ilişki klasik bir anane-torun ilişkisinden çok daha fazlası oldu hep.&lt;br /&gt;Ananem bana bakmak için doğduğumdan beri bizimle kalıyor. Ki kendisi benim ilk öğretmenim, ilk sırdaşım, ilk arkadaşım ve birçok şey daha.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğum da bu motiflerin etrafnda dönüyor zaten. Kelimenin tam manasıyla bir apartman çocuğu olduğum için hiçbir zaman etten kemikten arkadaşlarımın sayısı çok olmadı. Daha çok boyalarım ve kitplarımla eğlendim diyebilirim.&lt;br /&gt;Bir sürü hikâye kitabım vardı, anneme, ananeme, dayıma ve teyzeme okuta okuta ezberlemiştim. -ki bu ezberlerin okumayı öğrenmemde büyük bir payı var- Birinden birini kıstırdığımda bütün kitaplarımı baştan sona okuturdum ve bu da malum, saatler sürerdi. Birkaç defa dayım satır, sayfa filan atlayarak okumayı denemiş ama yememişim yani: 'Hayıır, orada şu vardı!!!11! Hayır, yanlış okuyorsun!1!!!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak maceralarım hiç olmadı. Evde legolarım, yapbozlarım, teletabilerim ve ananemle zaten çok eğleniyordum, eksikliğini hissetmedim diyebilirim.&lt;br /&gt;Hatta onların yerine ballandıra ballandıra anlattığım tiyatro anılarım oldu. -ben küçükken annem ankara dt'de kurum doktoruydu ve bu benim için zamanın en forslu işiydi.- Arkadaşlarıma hâlâ Rüştü Asyalı'nın başımı okşayışını, benimle muhabbet edişini bir Oscar töreniymişcesine anlatırım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım arada manyaklaşmamın sebeplerinden biri de küçükken yüksek dozda aldığım Esra Ceyhan. Zira küçüklüğümde tam bir televizyon bağımlısıydım. Sırf bu yüzden mutfakta duran televizyonu uyuduğumuz odaya taşımıştı annem, televizyonsuz uyumuyordum çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla hareketli olduğum için pek zapt edilemediğimi anlatır annem hep. Ananem evde beni oyalamak için daha 4 yaşındayken filan matematik öğretmişti bana. Durmadan sayıları birbiriyle çarpıp çıkartıp oyalanmışım bir süre. Ama ondan da sıkılmışım. 4,5 yaşındayken fiilan da okumayı keşfedişimi buna bağlıyorum: uğraşsızlık.&lt;br /&gt;Ama bu bilimsel çalışmalar enerjimi harcamamda bana pek yardımcı olmadığı için spora başlatmaya karar vermişler. Byoum da hayli kısa olduğu içn basketbolun iyi bir seçim olacağı kanısına varmışlar.&lt;br /&gt;İyi de yapmışlar. Zira Efes'te çok ama çok eğlendiğimi hatırlıyorum. Bayılırdım oraya. Tiyatrodan sonra en büyülü yerdi benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken okula başlamışım işte. Anaokulunun yeri ayrı olsa da genel itibariyle belli saatler arasında belli bir mekanda bulunup bana söylenenleri yapmak pek hoşuma gitmiyordu. Etrafımdakilerin de bu kadar yavaş öğrenmesi pek yardımcı olmuyordu, ÇOK sıkılıyordum. Bu yüzden müdür yardımcısı annemle konuşup bana sınıf atlatmayı teklif etmiş. Ama annem kabul etmemiş.&lt;br /&gt;İyi de yapmış aslında, yaşıtlarımla birlikte okumam daha mantıklı bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bu çocukluğumun Ankara'da geçen kısmı. Bir de Aydın var pek tabii.&lt;br /&gt;Ankara'da Aydın'dakienden daha sosyal olduğumu söyleyebilirm. Daha çok arkadaşım vardı ve özellikle birkaç tanesiyle frekansımız tutuyordu, her şeyi konuşabiliyorduk ve birlikte çok eğleniyorduk.&lt;br /&gt;Ama Aydın çok farklıydı. Şehir ufacıktı, mabedim tiyatro yoktu, insanlar değişikti, iklim değişikti. Suları bile kireçliydi! Kimse beni anlamıyordu, kimse okuduğum kitapları okuyup izlediğim filmleri izlemiyordu. Haldun Dormen'i tanımıyorlardı bile.&lt;br /&gt;Okul değiştirene kadar epey asosyaldim Aydın'da. Yazıp çizmeye abandığım dönemlerdi. Yetenekli olduğumu keşfedişim çok güzel bir duyguydu. Demek ki farklıydım, o yüzden böyle oluyordu. -egom boyumdan büyükmüş yahu-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük tuttum, defterler doldurdum. Ama birilerinin okumasını istiyordum, defterler bana yetmiyordu. Derken blogumu açtım.&lt;br /&gt;Bu sıra okul değiştirdim. Öğretmenlerimi çok ama çok sevdim; beni dinliyor, benimle vakit geçirmekten hoşlanıyorlardı. Sınıfımdakilerle kaynaşmam için epey uğraştılar. Büyümenin de getirdiği bir sosyalleşme çabasıyla pek çok arkadaş edindim, dünya gözüme daha güzel görünmeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocukluğumun özeti budur herhâlde. Şimdi uykucu'mun mimine geçeyim o halde. 'Ben çocukken .... sanırdım'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken çikolatanın bir element olduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken dünyada hâlâ keşfedilmemiş kıtaların olduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken herkesin Türk olduğunu sanırdım. Mesela İngilizler de Türk'tü, İngiliz demek o dilde Türk demekti aslında. Yani hepimiz aynıydık, ifade ediş biçimimiz farklıydı.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken birini ikinciye öptüğümde öpücüklerini geri verdiğimi sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Rusya'nın hâlâ Puşkin'in, Gorki'nin veya Dostoyevski'nin anlattığı gibi bir yer olduğunu sanırdım. -çok ütopikti benim için. ideal ortam gibi düşün-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken insanların ölünce lavabodaki su gibi kaybolduğunu sanırdım. &lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken 'McDonald'a klipsi yook' diye bir reklam metninin olabileceğini sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Prens Charles'ın kral olduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken sayların birer karakteri olduğunu sanırdım. -bir Pisagor olma potansiyeli taşıyormuşum-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Amerika'nın ,AB'ye üye olduğunu sanırdım. -coğrafyam zayıfmış.-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken başkenti İstanbul sanırdım. -Ankara olduğunu öğrenince çok gururlanmıştım.-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken bir Kelt'in reekarnasyonla 2000lere gelmiş hali olduğumu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Cüneyt Arklın'ın isminin Cüney Tarkın olduğun sanırdım. -ulamanın suçu-&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Peter Pan'in gerçekten varolduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Tarkan'ın gelmiş geçmiş en süper şarkıcı olduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken Enflasyon Canavarı'nın elinde bono ve çeklerle gezen, canı itediğinde her şeyi enflasyona uğratan manyak bir ekonomist olduğunu sanırdım.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ben çocukken yavru kedilerin hiç büyümediğini, hep yavru kaldığını sanırdım. Enikler büyür, yavru kediler öyle kalır.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Evet, bu devasa yazının da sonuna geldik dear okur. Buraya kadar gelebildiysen alnından öptüm.&lt;br /&gt;Deep beni çok mimlemiş, daha bir sürü mim yazacağım. Takipte ol.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5542218236237734617?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5542218236237734617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5542218236237734617&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5542218236237734617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5542218236237734617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/06/gorkinin-cocuklugu-halt-etmis.html' title='Gorki&apos;nin Çocukluğu Halt Etmiş!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6931760871077941757</id><published>2011-05-30T16:35:00.002+03:00</published><updated>2011-05-30T17:20:35.552+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>BAL'ın Ayranını İçtim de Geldim Heleley</title><content type='html'>İhtiyar bir bunak olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum efendim. Ayran günü olalı neredeyse bir ay oldu ve yazısını yeni yazıyorum. Kınayın beni rica ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ayran Günü nedir, ne değildir?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ayran Günü, BAL'da &lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Bornova Anadolu Lisesi, okulum. *küçüktürüç*-&lt;/span&gt; her sene yaza beş kala yapılan güzide bir etkinliktir. Bir nevi pilav günü gibi, ama okula bir kamyon ayran geliyor. Dünyayı akça pakça görene kadar ayran içilebilir, müessesenin ikramıdır. Mezunlar gelir, bazıları biz minik BALlılara mektup bırakır, bazıları tavsiye verir. -mesela ben birinden müthiş bir &lt;em&gt;'kaçma yeri'&lt;/em&gt; öğrendim. bug gibi düşün, tellerden sorumlu beyamcanın dalgınlığına gelmiş bir yer.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bir müzik grubu filan gelip konser verir. Festival gibi. Bahçenin -dönümlerrrce bir arazi- muhtelif yerlerinde bizim mutlu olmamız için türlü eksantriklikler yapılır. Mesela bu sene -her sene geliyor da olabilir, bilmiyorum. çömezim ben daha.- devasa bir langırt kurulmuştu koruya yakın bir yere. Takım arkadaşlarınla birlikte mil benzeri şeylere bağlıyorsun kendini. İzlemesi çok keyifli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu sene ne oldu ne kaldı Gevezeciğim, anlatır mısın lütfen?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ah, çok naziksin benim dear okurum. Tabii ki anlatırım, sen yeter ki iste. Ah, yirim bu kibarlığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene epey yağmur yağdı. Hızlı değil, ince ince ama çok uzun bir süre.&lt;br /&gt;Pinhani devat edilmişti, ne kadar istediği konusunda epey spekülasyonlar var. Bir grup 2.000 tl gibi komik ötesi bir rakamdan bahsederken, daha realist kesim 12.000 lira ile 20.000 lira arasında bölünmüş durumda.&lt;br /&gt;Ama eğer Pinhani'ye, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;PİNHANİ'YE&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; gidip 20.000 lira verdiyse BALEV, çok gülerim. -çok densizce bir açıklama yaptım sanırım. öyle böyle değil.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönül isterdi ki bir Teoman gelsin, günler öncesinde okul kapısında yerimi alırdım. GÜNLER diyorum bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pinhani'nin bildiğim tek şarkısı Kavak Yelleri'nde dur durak bilmeden çalan o malum şarkısı. Bu yüzden birbirlerine ahtapot gibi sarılıp koyun gibi bir suratla şarkılara eşlik edenlerden olamadım. Ama dürüst olayım, ortalama üstü diyebilirim şarkılar için. Müzikal anlamda performanslarını da beğendim, detone filan değillerdi.&lt;br /&gt;Ama biraz agresiftiler, hatta bir ara yağmur sebebiyle yapılan fizibilite çalışmalarına trip attılar. Sanatçı huysuzluğuna veriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada çok çok çok geç sahneye çıktıklarını da belirtmekte fayda var sanırım. Onlar gelmeden en az 45 dakika önce ön gruplar şarkılarını bitirmişlerdi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ön gruplar! Oh la la.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet, ön gruplar. Kendileri BAL öğrencilerinden oluşmuş olup, toplamda 3 taneydiler. Sahnede parladıklarını söyleyemem. Şarkı seçimleri ve cover çabaları yersizdi. Ama özgüvenlerine diyeceğim yok, şu mitiş müzikal yeteneğimle ben, mümkün değil oraya çıkamazdım. Yani Teoman elini uzatıp 'Gelsene Geveze, bi düet yapalım.' dese bile..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız epey stil sahibiydiler, haklarını yemeyelim. Sanırım 2. sırada çıkan grubun vokali iyiydi. Ama genel olarak bir ritim duygusu eksikliği ve beceriksizlik hakim. Olucak olucak onlar da.&lt;br /&gt;Bir gün albüm filan çıkartmalarını isterim ama. Ömrümün geri kalanında dahil olduğum her &lt;em&gt;'lise yılları'&lt;/em&gt; muhabbetinde araya sıkıştırırım: 'Falanca grup var ya.. Hani şu çok meşhur olan.. İşte o elemanların hepsi benim okulumdan. Hahah, evet benim okulumdan.. Ekihkih.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada en son öğretmenlerden biri sahneye çıktı, hah dedim, nitelikli bir müzik duyacağız. Ama olmadı sayın seyirciler, bu sefer güldürmedi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eee sen ne yaptın Geveze?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir süre bahçedeki ekşınları takip ettim, sonra da sıkıldım. Mezunlarla konuştum, öğretmenlerle konuştum, üst dönemden birkaç kişiyle tanıştım, fondü yedim. Benim kadar sıkılan bir grupla erik çekirdeği sektirme yarışması yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bunlarla oyalanırken Pinhani teşrif ettiler. Gidip onları dinledim, arkadaşlarımla über-ergen muhabbetler ettim. Ayran içtim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevremdeki kızların onları ya dehşetengiz ya da 25 yaşında gösteren makyajlarını, yüksek topuklu ayakkabılarını, kıyafetlerini inceleyip puanlama yaptım. Bir ara da bundan bahsederim unutmazsam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İvit. BAL'daki ilk Ayran Günü'm böyleydi. Unutmazsam ilk koşu maceramı da yazmayı planlıyorum. Ve Deep beni bir kere daha imlemiş, çocukluğumu yazacağım. Stay tuned!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6931760871077941757?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6931760871077941757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6931760871077941757&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6931760871077941757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6931760871077941757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/05/baln-ayrann-ictim-de-geldim-heleley.html' title='BAL&apos;ın Ayranını İçtim de Geldim Heleley'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8588521300729733243</id><published>2011-05-21T19:45:00.000+03:00</published><updated>2011-05-21T19:45:20.505+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Back to the Future Gibi Mim</title><content type='html'>&lt;a href="http://img.dailymail.co.uk/i/pix/2007/07_02/Vikings_468x364.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 201px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px" alt="" src="http://img.dailymail.co.uk/i/pix/2007/07_02/Vikings_468x364.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://deepblueeagleforever.blogspot.com/"&gt;Deep&lt;/a&gt; beni mimlemiş, o da olmasa mim düşmeyecek bloguma; az önce fark ettim :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi zaman makinem varmış gibi davranıyorum ve nereye/ne zamana gitmek istediğimi anlatıyorum. Olay bu. -zaten başlığa bakınca kafanda en küçük bir fikir bile oluşmadı diy mi dear okur-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Profilimde de bahsettiğim gibi Keltlere ve Vikinglere karşı acayip bir takıntım var. Haliyle zamanda seyahat edebiliyor olsaydım 8. yüzyıl Man Adası güzergahım olurdu. Kelt ayinlerini izler, Druidlerle sohbet eder, Vikinglerle engin denizlerde seyahat ederdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.fmc-shop.com/images/categories/Celt_CLose-up_Terrain_web.gif"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 230px; CURSOR: hand; HEIGHT: 134px" alt="" src="http://www.fmc-shop.com/images/categories/Celt_CLose-up_Terrain_web.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Keltler Zamanına Gidince Yapmadan Dönülmemesi Gerekenler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.occultopedia.com/images_/vikings1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 133px; CURSOR: hand; HEIGHT: 281px" alt="" src="http://www.occultopedia.com/images_/vikings1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Keltçe başta olmak üzere o dönemde konuşulan dilleri öğrenmek&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Stonehenge ve Newgrange ile ilgili soru işaretlerini aydınlatmak&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kelt müziğine dair ne varsa öğrenmek&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Seyahate çıkmaya hazırlanan bir Viking gemisinin gövdesinde şişe kırmak&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Halk hikayelerini ve mitolojiyi ezberlemek ya da kaleme alıp geleceğe getirmek&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Fotoğraf çekmek ambiyansı rezil edeceğinden bol bol resim çizmek&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Efsane/destan konusu olma potansiyeline sahip olaylarda önemli rollerden birini üstlenmek, 2010lara dönünce Vikipedi'yi açıp kendi kendine gururlanmak&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Tapınak yapımında çalışmak&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Önce adanın sonra Viking topraklarının her santimini gezmek, beyne kazımak. Adeta binaları ezberlemek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Birkaç deniz olayına karışmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;O zamanın modasına uymak, o zamanın yemeklerini yemek, o zamanın adetlerine göre yaşamak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Şehir kütüphanesinde ne var ne yoksa okumak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Halkın içine karışmak, öyle karışmak ki kendini bir aileye orada bulunduğun süre boyunca evlatlık vermek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Saçları iki yandan örüp boynuzlu miğfer takmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kılıç kullanmada usta olmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Birkaç sefere katılmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Saraya kaçak giriş yapmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Halka petrolü tanıtıp ondan uzak durmaları gerektiğini anlatmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Aşka gelmek, maddenin yapısından başlayıp nükleer enerjinin ve savaşın dehşetinden bahsetmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Savaşın hiçbir şeyi çözmediğini beyinlerine kazımak, barutu tedavüle girmeden kaldırmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Zavallı halkın beynini püre kıvamına getirmekle kalmayıp tarihin akışını yamru yumru etmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Kömürü hayatlarına sokmasınlar diye manyak mucit ayarında yenilenebilir enerji kaynaklarını zamana uyarlamak, küresel ısınmaya fevkalade bir kroşe çakmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Sanatçılarla kanka olmak, onlarla yatıp kalkmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Druidleri canlarından bezdirmek, peşlerinden ayrılmamak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir mimara çırak olmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir şaire ilham perisi olmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;2010lara dönmekten vazgeçmek, anneyi ananeyi dayıyı teyzeyi yanına aldırtmak. İstemezlerse zorla getirtmek, ailecek orada yaşamak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Okula gitmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Gelecek, çok gelecek nesillere bir iyilik yapıp matematiğin önünü almak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vücudun dört bir yanını sembollerle süslemek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Anılarını yazmak, gömmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Filozoflarla tanışmak ama onlarla az takılmak.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Vikinglerin yanında 7/24 balık yemek. Viking gibi yemeyi ve eğlenmeyi öğrenmek.&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bir geminin mürettebatına dahil olmak. Daha iyisi, gemide çıkan isyana şahit olmak.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x28nml_wiccan-dance-loreena-mckennit_music"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Süper bir şey varmış burada. Müthiş bir şey varmış burada. Harika bir şeymiş.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8588521300729733243?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8588521300729733243/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8588521300729733243&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8588521300729733243'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8588521300729733243'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/05/back-to-future-gibi-mim.html' title='Back to the Future Gibi Mim'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2499139760658242411</id><published>2011-05-13T21:13:00.006+03:00</published><updated>2011-05-13T21:48:29.260+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Ga-ga, Ri-ri, Ae-rob.. Rica Ediyorum Bu Kadar Samimi Olmayalım</title><content type='html'>Merhaba dear okur. Son günlerde o denli nalet bir tembel oldum ki, mimler de olmasa elimi klavyeye sürmeyeceğim. *kına beni.. kına beni.. kına beni..*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın müdürüm, sevgili öğretmenlerim, cici arkadaşlarım; bugün burada bulunma nedenim Virgin Radyo'ya olan öfkemi çıkartacak birini bulamamamdan başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman Rammstein ve Pantera gibi güzide gruplarla okul servisimiz şenlenirken, zaman zaman da Virgin Radyo tarafından istila edilmekte. Ve bu istilalar sırasında fark ettim ki, bu radyo istasyonunda çalan toplam 15, bilemedin 17 şarkı var.. Playlist gibi düşün, çevirip çevirip aynı şarkıları dinletiyorlar beyni püre kıvamına gelmiş zavallı ergenlere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işte bu yüzden, hiç de bayılmadığım Rihanna'nın 2 şarkısını ezbere biliyorum. Hasstası olmadığım Gaga'nın galiba 3 şarkısında karaoke yapabilirim.. Ve kim tarafından performe edildiğini bilmediğim ve hoşlanmadığım 7 şarkıyı daha liriklerine bakmadan söyleyebilirim..&lt;br /&gt;Tüm bunlar, dear okur; korkunç istatistikler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin fenası da, misafirperverliğin dibine vurup orta kulağımı sevimli aeroblarla paylaşmamdan mütevellit kulaklıklardan uzak durmak zorunda kalmam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen benim için üzüledur dear okurcuğum, ben kulağımda tepişen ve dayanılmaz bir ağrıya sebep olan misafirlerim, beynimde hasar bırakmasından korktuğum müziğim ve o çok sevdiğin incelikli mizah anlayışımla sırf senin için kaleme aldığım yeni yazı dizimin başına geçeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yarın Geveze'de...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;BAL'ın Ayranını İçtim de Geldim.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2499139760658242411?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2499139760658242411/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2499139760658242411&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2499139760658242411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2499139760658242411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/05/ga-ga-ri-ri-ae-rob-rica-ediyorum-bu.html' title='Ga-ga, Ri-ri, Ae-rob.. Rica Ediyorum Bu Kadar Samimi Olmayalım'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6735929690186499185</id><published>2011-05-08T13:31:00.002+03:00</published><updated>2011-05-08T14:02:55.867+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Ay Lav Yeşilçam</title><content type='html'>&lt;a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/a/a9/Yol-film-1981.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 292px; CURSOR: hand; HEIGHT: 423px" alt="" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/a/a9/Yol-film-1981.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://deepblueeagleforever.blogspot.com/"&gt;Deep&lt;/a&gt; beni mimlemiş sağ olsun, 10 senedir filan da mimi yazıcam ben de, ehi ehi. -şirinlik yapıp suç bastırmak.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mimin konusu en sevdiğimiz Yeşilçam filmi. Yaşımdan dolayı mı diyeyim ne diyeyim bilemedim, çok fazla Yeşilçam filmi bilmiyorum. -burada mola verip bir köşede utandım.-&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ama şöyle bir düşününce ilk aklıma gelen Yeşilçam filmi Yol oluyor. Yanılmıyorsam -ki yanılıyor olmam pek muhtemel- 1982 yapımı bir film kendisi. Yandaki afişin tepesinde de görüldüğü gibi Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye almıştır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hakkında o kadar çok şey söylenmiştir ki, bana bir şey bırakılmamıştır. Ne söylenmiştir, nedir ne değildir diyen dear okurum aşağıdaki linklere göz atabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=709"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10320662"&gt;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10320662&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=7090351"&gt;0351&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10721069"&gt;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=10721069&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=11418644"&gt;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=11418644&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=11526626"&gt;http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=11526626&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0084934/"&gt;http://www.imdb.com/title/tt0084934/&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6735929690186499185?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6735929690186499185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6735929690186499185&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6735929690186499185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6735929690186499185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/05/ay-lav-yesilcam.html' title='Ay Lav Yeşilçam'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8302148423192822254</id><published>2011-05-01T17:17:00.002+03:00</published><updated>2011-05-01T17:49:11.306+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Ben, Blogum ve Yine Ben</title><content type='html'>&lt;a href="http://uykucukiz.blogspot.com/"&gt;Uykucu&lt;/a&gt;'m bebeyim beni mimlemiş sağ olsun :) Blog açma hikâyemi sormuş. Öyleyse başlıyorum anlatmaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen her blogger gibi ben de okur kitlesinden geliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bundan daha da küçükken, minicik ufacıkken biz Ankara'da yaşardık. Orada iyi bir çevrem vardı, bütün arkadaşlarımı bebekliğimden beri tanırdım ve çok iyi anlaşırdık. Sırf bu yüzden bile Ankara'ya derinden bağlıyımdır, ama bir ekstra sebebim de Devlet Opera Balesi ve Devlet Tiyatrosu'dur, zira annem orada kurum doktorluğu yaptığı için sık sık oyun, opera izlemeye giderdim. Ulus'taki tiyatro binası, antika asansörüyle, duvarlarındaki oyun afişleriyle, televizyonda gördüğüm oyuncuların yanaklarımı mıncırmasıyla bambaşka bir dünyaydı benim için. Bayılırdım oraya :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken annem TUS'u kazandı, Aydın'a yerleştik ve benim depresyonum başladı. Aydın küçüktü, Aydın sıkıcıydı, Aydın'ın tiyatrosu ve alışveriş merkezi yoktu, Aydın'daki sinemada yeni film yoktu, Aydın'da basketbol kursu yoktu, Aydın'da resim sergisi açılmıyordu...&lt;br /&gt;Tüm bunlar beni manyak yapmaya yetecekken bir de okulumu hiç mi hiç sevmedim. O zamanlar bana çirkin gelen normal bir devlet okuluydu, ve okulu güzel bir hale getirmek için arkadaş edinmem gerektiğini maalesef çok sonra öğrendim..&lt;br /&gt;Ben zırt pırt ağlamayayım diye beni oyalamaya çalıştı annemle ananem -ki pek başarılı olduklarını söyleyemem; su çok kireçli diye ağladığımı biliyorum, o kadar psikopatlaşmıştım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım bu sıralarda blogları keşfettim. O zamanlar okumak beni tatmin ediyordu, başkalarını dinleyerek arkadaş eksiğimi gideriyordum. Tanımadığım birinin beğenileri hakkında fikir sahibi olmak, üzüntülerini kendimce paylaşmak dikkatimi Ankara vs. Aydın'dan başka bir yere çekiyordu. Derken bir kere daha okul değiştirdim.&lt;br /&gt;Ankara hasreti alt metinli ağlama nöbetlerimi bertaraf etmiştim ki beni dinlerken uyuyakalmayacak bir arkadaşımın olmaması gerçeği yeni okulumda iyice gün yüzüne çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni dinleyecek birinin olmaması; beni okuyacak birinin de olmaması anlamına gelmezdi ki.. İşte bu gazla blogumu açtım :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve mimi &lt;a href="http://deminsoyledim.blogspot.com/"&gt;demin söyledim&lt;/a&gt;'e paslıyorum.&lt;br /&gt;Bu arada soru sorma ihtiyacı duyarsan ya da ne bileyim, canın sıkılırsa da yapacak bir şey bulamazsan &lt;a href="http://formspring.me/gevezeze"&gt;buraya&lt;/a&gt; tıklayabilirsin bence..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8302148423192822254?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8302148423192822254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8302148423192822254&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8302148423192822254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8302148423192822254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/05/ben-blogum-ve-yine-ben.html' title='Ben, Blogum ve Yine Ben'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2990692397168147079</id><published>2011-04-26T20:05:00.002+03:00</published><updated>2011-04-26T20:38:52.972+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birbirinden bağımsız cümleler'/><title type='text'>Merhaba ve Oruvar</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Merhaba dear okur. Sevgili telefonumu internetle buluşturduğum şu dakikalarda muhtemel suretle kotamın ağzını yüzünü dağıtmaktayım. &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Neden telefondan internete girmek gibi bir saçmalık peşindeyim? -burada soruları ben sorarım. soruları sorduğum gibi de cevaplarım- Çünkü sağ olsun bornova belediyesi ve telekom -dikkat ettiysen küçük harf kullandım.- el ele verip beni mutsuz etmek adına kablo döşemek kisvesinde habis planlara girişmişler. Sinirliyim. ÇOK.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Geçen dönem kötü olan derslerimi düzeltirken iyi olanların dengesini bozmam beni derinden yaralıyor.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Teoman'ın bana konser vermesi temalı dualarımın arasına hepimizin digiturk -bak yine küçük harf. Aldın sosyal mesajı devam ediyorum- ayarında bir kendine güven, küfür ve kınamalara karşı bir vurdumduymazlık, iflah olmaz bir pervasızlık, her şeye rağmen 'Hayallerine dokun.' temalı birbirinden ucuz reklamlar yapabilme genişliğine sahip olması temalı dualar da sıkıştırıyorum. Amin.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;BAL koşusu yaklaştıkça biz 9ların birbirine kenetlenmesi, köşeleri dönerken etrafı kolaçan etmesi. iyi dilek ve duygularını sevgili 12lerle paylaşması, göze batmamak için ellerinden geleni yapması gözlerimi yaşarttığı kadar romatizmalarımı da azdırıyor.&lt;br /&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Sen kendine iyi bakarken dear okur, ben telefonumu şarj edip annemi beni Sir Elton John'un konserine götürmesi için ikna etmeye çalışacağım. Bir ara da 19 Mayıs programlarından kaçışımın epik, destansı hikayesini anlatabilmem için ananemden lira hacılayacağım. &lt;br /&gt;Oruvar.&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2990692397168147079?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2990692397168147079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2990692397168147079&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2990692397168147079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2990692397168147079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/04/merhaba-ve-oruvar.html' title='Merhaba ve Oruvar'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7472019513772822894</id><published>2011-04-06T20:05:00.010+03:00</published><updated>2011-04-06T20:31:46.734+03:00</updated><title type='text'>Dedi Dedim Dedi</title><content type='html'>Gözlerini kocaman kocaman açtı, -kahverengi. fazla kahverengi.- dudaklarını büzüp &lt;br /&gt;"Mick Jagger'ı yakışıklı bulacağını &lt;em&gt;düşün&lt;/em&gt;mezdim." dedi. &lt;br /&gt;"Sir'den bahsederken saygılı olmak lazım." dedim. &lt;br /&gt;"Peki. Ama yakışıklı &lt;em&gt;değil&lt;/em&gt;." dedi gamzesi yanağına otururken. &lt;br /&gt;"Değil. Ama &lt;em&gt;ne&lt;/em&gt; önemi var ki?" dedim. "Öyle mi?" dedi pis pis bakarken. &lt;br /&gt;"Değil mi?" dedim. &lt;br /&gt;"Öyle aslında. Hepimiz aşkın bir &lt;em&gt;ihtiyaç&lt;/em&gt; olduğundan bahsedebiliyorsak önemi olmamalı." dedi bu topa girdiğine pek mutlu. &lt;br /&gt;"Öyle mi?" dedim. &lt;br /&gt;"Evet, öyle olmalı. Bir ev ve bir müştemilat aynı şey değil mi &lt;em&gt;aslında&lt;/em&gt;?" dedi kuul görünmeye çalışırken. İyi felsefe yapmış olmalıydı ha? &lt;br /&gt;"Katılmıyorum." dedim. &lt;br /&gt;"Neden ama?" dedi aceleyle. Eğleniyor muydu dersin? &lt;br /&gt;"İşlev.." dedim ayağa kalkıp. Meşgul biriyim doğrusu. &lt;br /&gt;"Ama ihtiyaç ihtiyaçtır, değil mi?" dedi. Üzülmüş olmalıydı. &lt;br /&gt;"Sanırım ben hâlâ Oscar Wilde kafasındayım bu konuda.. Belki de sorunum budur, değil mi?" dedim. Cevap verebilirdi belki, dinleseydim.. Ama zaten bağlaçlarla birlikte 41 kelime kullanmıştı ve içinde aşk bile geçiyordu, yeterince tahammül etmiştim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7472019513772822894?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7472019513772822894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7472019513772822894&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7472019513772822894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7472019513772822894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/04/dedi-dedim-dedi.html' title='Dedi Dedim Dedi'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6900747047145326978</id><published>2011-04-02T22:58:00.007+03:00</published><updated>2011-04-03T12:25:32.995+03:00</updated><title type='text'>CERN'den Madalya Bekliyordum, Gelmedi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Previously on Geveze:&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;Annem Aydın'da ihtisasını yaptıktan sonra mecburi hizmet dolayısıyla Mardin'e gönderildi, ben de onun ihtisası bitirmesinden 3 ay sonra ilköğretimden mezun oldum. Aydın'daki evi İzmir'e taşıdık, lise tercihimi beklenilenin aksine BAL'dan yana kullandım, Aydın'daki gibi ananemle kalıyorum. Mecburi hizmet süresi dolunca da annem yanımıza gelecek, fidanlar ağaca ağaçlar ormana dönecek.&lt;/em&gt; &lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;Annemin yokluğundan mütevellit evdeki bazı süpersonik işler -temizlik, alış veriş, ahaliye evi dağıttığı için tavır yapmak, sağlıklı olduklarından emin olmak, faturaları yatırmak, para çekmek.- benim sorumluluğumda. Zaman zaman çok eğlensem de genel itibariyle geçmişteki toy ve sorumluluksuz günlerimi özlüyorum. Özellikle de misafir trafiği yoğunken.. Annemin aksine dağınık ve üşengeç biri olduğum için ancak tozlar cana gelip de peşimden koşturmaya, onlarla hiç ilgilenmediğimden yakınıp kredi kartı ekstrelerini ödetmeye başlayınca temizlik yapıyorum. Bir de misafir gelecek olduğunda.. Ki Aydın'dakinin aksine, burada çok misafirimiz oluyor, zira sülalecek İzmir'deyiz. Ve enteresan bir biçimde, benim yazılılarımın olduğu haftalar evimiz adeta bir Starbucks oluyor; öyle bir kalabalık, öyle bir popülerlik.. Böyle zamanlarda içinde bulunduğumuz yüzyılı dahi unutuyorum. "Ice ice baby! ... Kat'â; tabii ki toz alıyorum validem.. ... Matbaa dedikleri bu buluş fevkâlâde enteresan... ... Malazgirt Cengi ile geldiğimiz bu topraklar pek verimli pek sulak. ... Seddini de al git! ... O vakit dağlar taşlar 'göç göç göç' diye inledi.. ... ... Ungaa bungaa.." Ve geçen gün, fizik sınavından ve misafirlerin gelmesinden önce nasıl bir ruh hâline büründüysem, inan çok güzeldi dear okur.. Yerleri silerken Vileda'nın mucidinin ruhunu şâd ediyor, bir yandan da bir şarkının -'to all the girls i loovved befooooore'- canına okuyordum.. Tam antreyi bitirmiş, hole gemiştim ki, bir ayak sesi duydum; hışımla o yana döndüm. Salonun bir köşesinden antrenin bir köşesine ayak izleriyle bir köşegen çizilmişti ve o ayak izlerinin sahibi ayaklar bana doğru, yeni sildiğim yerlere doğru tıpıl tıpıl gelmekteydi.. Tıpıl tıpıl.. 35 numara.. Ayaklar.. Tıpıl tıpıl.. -işte buradan sonrasında tamamen bilinçsizdim.- Ve içimdeki yeşil dev açığa çıktı.. &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;DUuuaaaR!&lt;/strong&gt; SAKIN KIPIRDAMA! ORALARI DAHA YENİ SİLMİŞTİM!&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;KIPIRRRRRDAMAA DEDİM! ROAAAARRRRGG! &lt;span style="font-size:100%;"&gt;HER YER AYAK İZİ OLDU, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;MUTLU MUSUN ŞİMDİ HA?!!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;KIPIRDAMAAAAEEEEOOOO!&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;KAL ORADA!! YA DA KALMAA, BU TARAFA GEÇ! &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;YERLERE BASMADAN GEÇ, BASMA YERLERE DEDİM! BASMA YERLEREEAAAAOOO!&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;(&lt;em&gt;"k-kanat mı çıkartayım? bu-burda kalayım ben? yerler k-kuruyana kadar?"&lt;/em&gt;) HAYIR, KALAMAZSIN ORADA!! &lt;strong&gt;BEN BİLİYORUM,&lt;/strong&gt; YERLER KURUMADAN BİR KÖŞEGEN DAHA ÇİZERSİN SEN! NE İŞİN VARDI Kİ SALONDA? ("b-balkon..") NEEEAAA?&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;BALKON HA?! HER YER TOZ OLDU, NİYE MUTFAKTAN ÇIKMADIN HAA?! DUR HAYIR, MUTFAK DA OLMAZ!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;BAK HÂLÂ ORADASIN, Bİ' DAHA SİL'CEM BEN OR'LARI, BU TARAFA GEL!&lt;/span&gt; HAAAAYIIIAR, YERE BASMADAN DEDİM!! &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;YERE BASMADAN GEL! YÜRÜMEDEN GEL DEDİMM!!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Ve ananem ne yapacağını şaşırdı.. Bir adım atmaya kalktı, ben yine gürleyince o koca cüssesiyle &lt;em&gt;zıplaya zıplaya&lt;/em&gt; güvenli bölgeye geçti. Yürümeden ve yerlere basmadan! İlerleyen dakikalarda ise o ve dededayım -dededayı: ananemin abisi, bizimle kalıyor.- kendileri için küçük, insanlık için büyük bir adım atarak evin içinde &lt;strong&gt;&lt;em&gt;ışınlandılar.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Benim sayemde, Gökdemir Sitesi 21 Numara'da bilim adına bir ilk gerçekleştirildi. Ve CERN, seni vefasız, hâlâ bir madalya, bir plaket, bir fahri doktora ya da başka bir şey yollamadın bana. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bak ailecek bekliyoruz, o madalya bu eve gelecek! İnsanlar yürümeden ve ayak izi bırakmadan ıslak zeminleri geçebiliyorlar. Söylüyorum sana, anne terörüne -törör yazıp ciddiyetimi kaybettiğim için burada bir dakikalık saygı duruşu yaptım.- kesin çözüm getirdim yahu.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Not: Madalyayı uçabilen bir şeyle yollarsanız sevinirim, haftaya da misafir bekliyoruz.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6900747047145326978?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6900747047145326978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6900747047145326978&amp;isPopup=true' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6900747047145326978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6900747047145326978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/04/cernden-madalya-bekliyordum-gelmedi.html' title='CERN&apos;den Madalya Bekliyordum, Gelmedi'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8380773819690110561</id><published>2011-03-25T21:21:00.003+03:00</published><updated>2011-03-25T21:42:40.397+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözlem kulesinden bildirdi geveze'/><title type='text'>Hissedebilmek ya da Hissedememek, Mr. Watson</title><content type='html'>Az önce Söz Müzik Teoman'ı dinlemeye başladım -buraya parantez açıyorum (..............................................................................) ki Teoman hakkında yapılacak bütün esprileri yap, içini boşalt ve ben de devam edeyim. lütfen, bu blogda parantez dışına çıkmış Teoman esprilerine yer yok.- ve bunun çok acayip bir his olduğuna karar verdim.&lt;br /&gt;   Mesela Paramparça'yı bin defa dinlemişimdir herhalde. Hatta zaman zaman kafamda çalar filan. Teoman'ın o Amerikan aksanlı Türkçe'siyle neredeyse bilinçaltımın bir parçası olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Ve bu kadar tanıdık, bu kadar bildik bir şarkıyı Sezen Aksu'dan dinlemek canımı acıttı önce. Kulaklarım yandı sanki. Girişi bile mutasyona uğramıştı sanki. Hele Sezen'in 'Biraz biraaa..' deyişi yok mu, Teo'dan bu denli uzak olabilirdi bu şarkı..&lt;br /&gt;  Bu durumda ben şarkıyı Teoman'dan ötürü mü seviyorum? Ya da bir insan bir şarkıyı neden sever? Bana sorarsan hemen Freudyen analizlere girşirim, üslubum bu.&lt;br /&gt;  'Sözleri çok anlamlı..' diyenlere de ağzımı ayıra ayıra gülmek isterim mesela.. Peki sence neden seviyoruz şarkıları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İkinci defa dinlemeye giriştiğimde çok hoştu.. Nasıl tarif ederim bilmiyorum, -aslına bakarsan bir fikir hakkında iki paragraf yazıp ne demek istediğimi net bir biçimde anlatabilirim, ama bir duyguyu bir kitapta anlatsam da ne demek istediğimi anlamazsın. kötüyüm bu konuda.- tanımadığım biri bana dokunmuş ama aslında o kadar da yabancı değilmiş gibi.. Hoş bir mayhoşluk gibi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Tahmin edersin ki Paramparça, Teoman'la başka biri, Sezen Aksu'yla başka biri.. Hani olur ya bazen, birinin yüzüne bakarsın da başka birini görürsün; öyle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hoş bir yabanlık, ama hâlâ aydınlanmış değilim bir şarkıyı nasıl sevebildiğim konusunda.. Aslına bakarsan birini nasıl ve neden sevip neden sevmediğim konusunda da kafam karışık.. Çok basit bir mimik A kişisi tarafından hayat bulunca bayağı, B kişisinde çok sofistike..&lt;br /&gt;  Yani neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Duygular bu yüzden çok acayipler. Yakın arkadaşlarım onlardan böyle bezelyelermiş filan gibi bahsetmeme de çok gülüyorlar. E pek de farklı değiller bana sorarsan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8380773819690110561?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8380773819690110561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8380773819690110561&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8380773819690110561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8380773819690110561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/03/hissedebilmek-ya-da-hissedememek-mr.html' title='Hissedebilmek ya da Hissedememek, Mr. Watson'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-321746626856624015</id><published>2011-03-24T19:23:00.003+03:00</published><updated>2011-03-24T19:59:51.009+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pisi pisi kopatım'/><title type='text'>Hobilerim Arasında Telefon Parçalamak</title><content type='html'>Daha önce de bahsettiğim gibi, Mardin'e ilk ayak bastığım gün -hatta saat- telefonumu tuvalete düşürdüm. Yokluğunda ananemin telefonuna dadandım, tepesindeki süsü koparttım. Sonra başka bir hurda kullanmaya başladım, bataryasını bozdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hâlime -ya da çevredeki telefonların hâline- acıyan annem -sağ olsun- bana bir Nokia C6 aldı. Mutluluktan uyuyamadım, zira kendisi süpersonik bir telefondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir Nokia C6 ve Bir Geveze ile Yapabilecekleriniz&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Ovi'den oyun indirip rekor kırma çabalarına girişebilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ovi'den &lt;em&gt;gerekli&lt;/em&gt; uygulamaları indirip boş zamanlarınızda kafa bulabilirsiniz. -mesela söz konusu Geveze periyodik cetvelin uygulamasını indirip kimya testlerinde mutluluğu buldu.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;İnternete girip çılgın atabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Küçük servetinizi Adobe ve Microsoft Office lisanslarına yatırabilirsiniz. -gerçekten çok gerekli şeyler bunlar. gerçekten.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Yerde ve gökte, havada ve karada blog okuyabilir, yorum yapabilir, blogosferi hayatından bezdirebilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Geveze'ye fbook hesabı edindiremeseniz de kendi hesabınız vasıtasıyla arkadaş listenize musallat olup eğlenebilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Makale veya e-book okuyabilir, sunum izleyebilir, maillerinizi kontrol edebilirsiniz. -Geveze mihmandarlığında-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Müzik dinleyebilirsiniz. -Geveze DJ'liğinde.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;YouTube uygulamasıyla internet kotanızı çığırtabilirsiniz. -Geveze kafasında.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;GoogleMaps'le Londra sokaklarında &lt;em&gt;fazla kuşbakışı&lt;/em&gt; bir seyir tutturabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Messenger'da takılıp kişisel iletinize @starbucks, @kitap, @uyku yazabilir, mes'ud olabilirsiniz. -neyse ki kafam bunu yapacak kadar güzel olmadı hiç.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sağa sola komikli mailler, forward mailler yollayabilirsiniz. -kedilerden veya penguenlerden bahsettim mi hiç?-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Fotoğraf çekip üzerine pala bıyıklar, martı kaşlar kondurabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Ajandaya girip saçma sapan kayıtlar ekleyebilirsiniz. -kakaolu süt içme vakti.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Q klavyeye mesajlaşmanın tadını random gülerken çıkartabilirsiniz.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Resim yapabilirsiniz, bir şeyler çizip arkadaşlarınızdan tahmin etmesini isteyebilirsiniz. -yalnız plak çizince tepsi sanıyorlar.-&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;p&gt;  Her ne kadar bunların bir kısmını şu anda Mardin kanalizasyonlarında dinlenen emektar Samsung'cuğumla da yapabiliyor olsam da, C6 ile daha çok eğleniyordum. Ta ki..&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Okulda burnum 23123. defa kanayana kadar. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Stresten burnum kanıyor dear okur, yani burnum ara ara kanıyor da doktor stresten diyor. -benim stres yaptığımı ne zaman gördün kuzum? ben hiç stres yapar mıyım? peeh..- &lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte benim biçimsiz ve sevgili burnum kanayınca aceleyle sınıftan çıktım, geri döndüğümde çantam yerdeydi, telefonumun ekranı çatlamıştı. Sakin kafayla düşününce çok komikti ama o gün ağlamaktan gözlerim düştü. Sonra da telefoncuğumu servise götürdük, hem de ben daha sadece 2 ay kullanabilmişken.. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu olay birinci yarıyılın son haftasında oldu ve ben telefonumu daha geçen cuma geri aldım. Buradan Nokia servisini kınıyorum. Siz de kınayın. Esefle kınayın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Telefonumu geri alınca kulaklarımda Heidi'deki Klara'nın ayaklandığı sahnede çalan müzik çaldı. El ele tutuşup zıplayarak etrafımızda döndük. Yee-ha diyerek cowboy dansı yaptık. Hızımızı alamadık bir de apaçi dansı yaptık.&lt;br /&gt;Velhasıl kelam, şimdi mutluyum huzurluyum, telefonumu bir an elimden bırakmıyorum.&lt;br /&gt;Ama aklınızda olsun, bir telefonun dayanıklılık sınırlarını gerçekten tespit edebilme konusunda Allah vergisi bir yeteneğim var. Hani çevrenizde Blackberry'nin, Nokia'nın, Apple'ın, Samsung'un filan büyük yüzdeli ortakları geziniyorsa diyorum, çıtlatabilirsiniz yani. Benim için sorun olmaz, onlar getirir ben de test ederim. Hatta bu bir uluslararası standart bile olabilir;&lt;br /&gt;     &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Tam 3 ay Geveze-dayanıklı, çizilmez, parçalanmaz bu mitiş Blackberry telefon, aynı zamanda Geveze-çıldırtmaz özelliklere de sahip. İnternet hızı aynı bir jet, hafızası ise tam bir fil. Büyüteçle bile baksanız pikselleri göremezsiniz. Hareket sensöründeki mitişlik de cabası. Hu-huv beybi, bu geveze-dayanıklı ürünü almak için ne duruyorsun?&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bence olur yani, sen aklının bir köşesinde tut bunu dear okurcum.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-321746626856624015?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/321746626856624015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=321746626856624015&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/321746626856624015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/321746626856624015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/03/hobilerim-arasnda-telefon-parcalamak.html' title='Hobilerim Arasında Telefon Parçalamak'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5163859293284500805</id><published>2011-03-20T10:23:00.003+03:00</published><updated>2011-03-20T10:58:33.076+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birbirinden bağımsız cümleler'/><title type='text'>kafam çok güzel rerörerö</title><content type='html'>Blogspot'u açmamakta inat eden denyolar, klavyem girsin hepinize. Oturdukça suratınızda asdasdasd qweqweqweqwe gibi saçma ifadeler belirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Anne zoruyla girdiğim Mango'dan kot tulumla çıktım dün. Nasıl bir mutluluktur şu yaşadığım, tarifi mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Annem bugün -hatta şu anda- ÜDS'ye girmekte. 40 alacağına dair bir his varmış içinde. Dün dedim ama ben, Çılgın Cuma'daki gibi yapalım, ruhlarımız beden değiştirsin; ben senin yerine sınava gireyim, diye. Gerilip gerilip birbirimize çarptık ama olmadı yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Geçen gün Sarı Öküzümle birbirimizin üstünden atlıyoruz. Üç beş ekşından sonra yine bucali oturuşu yaptı, ben de üstünden atlayacağım. Gerilip gerilip koştum, tam zıplarken ayağa kalktı saf. Tabii birbirimize girdik, sahada yuvarlandık, bir süre havada durduk ve şahitlerimiz var. Off, çok rezil ve dahi komik bir andı. Hatta güvenlik kamerasından bu görüntüleri alıp bir DVD'ye kaydetti müdür amca. Üzerinde 'Acil Durumu Kurtarma' yazılı kasaya koydu. Kendisinden sonraki müdüre de mektup yazdı:&lt;br /&gt;&lt;em&gt; -Doğal Afet&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; -Moralman çöküş&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; -Kantinde çikolata kalmaması&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; -Bütün öğrencilerin ÖSS'de sıfır çekmesi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt; -Dünya savaşı&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;           gibi hallerde kasayı açınız. Şifresi xxxxx. İçinden çıkan DVDyi okulcak izleyiniz. İçinde bulunduğunuz durumu unutana kadar başa sarpı tekrar tekrar izleyiniz.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  O değil de blogspot da hâlâ kapalı. Levyeyle dalarım ben onlara ya. Çok sinirliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hâlâ 'hâlâ' yazamayan insanlar var içimizde. Bu insanlara İmlâ Kılavuzu yutturmadıkça ne AB'ye girebiliriz, ne de muasır medeniyetler seviyesine çıkabiliriz bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Nicedir bir emo görmüyorum sokakta; bodrumlarda kilerlerde toplanıp anadilde eğitim konulu eylenler düzenlediklerinden korkmuyor değilim. Düşünsene okulların hâlini; 'Anneğ, Emo Dili ve Edebiyatı'ndan kaldım bhen yhaa :(( shu HæL!mLe T@m biR HuZunLu CHoJuq DeG!l m!Y!m?!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Geçen gün Ankara'dan misafirlerimiz geldiğinde fark ettim ki ben Ankara'yı çok özlemişim ya. Çok çok özlemişim hatta. Bir gitsem, Ulus'ta neyin gezsem, Kızılay'a filan gitsem. Hatta Ulus'a gitmişken DT'de bi oyun izlesem mesela. Gerçi Şinasi de güzel ama Ulus'taki DT'nin anısı büyük bende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ananem dört misafirdir filan hep aynı yemekleri pişiriyor. İçimdeki o masum 'misafir geliyooooeee, bissürü değişik yemek yapcaklar heyoooo' heyecanı topraklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Blogspot'u açmayan adamlardan birini gördüm geçen gün. Sen bunun beyni kafasından fırla, 'Bu rezil yerde bir dakika daha durmam ben! Saksı değilim ben, bana saksı muamelesi yapamazsınız! Beni yok saymak ne demek öyle, saksı mıyım ben burada!' diye.. Adam-cağız demiyorum dikkat ettiysen- kalakaldı orada öyle. Boşuna dememiş evrim teorisyenleri 'Kullanılmayan organ vücudu terk eder.' diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Geçen dönemden beri zırt pırt burnum kanıyor benim. Strestenmiş, öyle dedi doktorum. -pöh. beeen, streees.. pöh.. sen bilirsin dear okur benim gamsız tasasız yaşantımı..- İşte yaklaşık 2 ay kadar önce burnumun kanamasıyla lavaboya koştum, geri döndüğümde bir apaçi ağlıyor gözleri yaşlı.. Yok canım sen de, bir Nokia C6 çatlak bir ekranla çantamda oturuyor kurumlu kurumlu.. Servise yolladık, 2 ay sonra geldi. Bu süre zarfında Nokia servisi neredeyse Blogspot'u şişleyen -fişleyen?- ademoğlu kadar küfür yedi. Bir ekran çıkartacaksın be adam, bir ekran!! 2 ayda Nokia C7 yaparım ben ya, 2 ay ne gözüm 2 ay!! -böçyle azarladım adamları, nasıl rahat ettim bilemezsin. telefonsuz geçirdiğim süre boyunca servisi kaçırp mahsur bile kaldım ya.. o sinirle ömrüm boyunca kurmak istediğim cümlelerden birini bile kurmuşum, mutluluğunu yaşayamadım doğru düzgün.. 'yetkili biriyle görüşmek istiyorum!'-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Okulun bahçesinde beslediğim bir köpeğim var benim, adını da Sirius koydum. Kapkara bir şey. Nasıl tasasız, nasıl gamsız anlatamam. Başka bir postta maceralarını anlatacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Mim için mail atın bana, mimi cevaplayıp mail atın bana, mail atın bana mail atın bana. Bana mail atın, atın mail bana. Bana atın mail mail mail mail.&lt;br /&gt;&lt;a href="mailto:chatty_cat@windowslive.com"&gt;chatty_cat@windowslive.com&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5163859293284500805?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5163859293284500805/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5163859293284500805&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5163859293284500805'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5163859293284500805'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/03/kafam-cok-guzel-rerorero.html' title='kafam çok güzel rerörerö'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1594816610924029927</id><published>2011-03-14T19:52:00.004+03:00</published><updated>2011-03-14T20:58:33.407+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Mimimiz Var A Dostlar</title><content type='html'>Uykucu'm beni mimleyeli olmuş iki koca hafta. Pervasızca üşenmeyi bırakıp yazma vaktim gelmiş de geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Gün içerisinde eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; 40 saniye kadar düşününce fark ettim ki benim bi günden beklentim minimum düzeyde. O yüzden -bi 45 saniye kadar daha düşünüp- 'sabahları mutlu uyanmak' diyorum. Hani o yataktan neş'eyle fırlayan insanlar var ya, hani yüzünü yıkamaya giderken türkü çığıran insanlar.. İşte ben onları çok kıskanıyorum. Ola ki yataktan kalkarken suratımda turşu gibi bir ifade yoksa, bil ki saat öğlen 1 olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;Gördüğün zaman eğer almazsan uyuyamam dediğin şey:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; -peki ya anlatım bozukluğu?- Sadece birini mi yazmamız lazım buraya? Yani sevdiğim bir çevirmenin elinden çıkmış bir kitap, koleksiyoner edisyonu bir kitap, el yazması bir kitap, birinci basım bir kitap, ikinci el -ve en az on yıllık- bir kitap, sevdiğim bir yazarın -okuduğum veya okumadığım- bir kitabı, Louboutin ayakkabılar -bir çift louboutin'im yok. ama ne zaman internet sitesine girsem sonraki iki gün uyuyamıyorum.- ve üzerinde kedi ya da baykuş olan herhangi bir şey gördüğüm yerde kucakladıklarım arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Çikolata, truffe, pie, macaron, ballı hardal -ki kendisini tüketebilmek için patates kızartması vesaireye ihtiyaç duymuyorum.-, sufle, dondurma, horoz şekeri, inek desenli milka -yani üzerinde beyaz çikolatadan desen olan milka. ayrıca yukarıda çikolata yazdığımın farkındayım. ama milka sadece bir çikolata değil-, peynir, yoğurt, tiramisu, Özsüt pastası.&lt;br /&gt;Şair burada ne demek istemiş: Ben diyet yapmam. Yani diyetten kastınız 20 dakikadan uzun süren bir kararlılık gerektiriyorsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;Uğurun var mı?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Var. Ama neler diye sormadığın için anlatmayacağım işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Kendine en yakıştırdığın renk:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; -bak kaçtır soru edatı olmayan sorular soruyorsun ama bunlara takılmayacağım.- Yakışıyor mu bilemeyeceğim ama kırmızı ve yeşili çok giyerim, severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;&lt;strong&gt;En sevdiğin takın:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Saatlerim. Saatsiz yaşayabilmem mümkün değil. Ama dijital saatlerden nefret ediyorum. Kadranlı saat candır.&lt;br /&gt;Saati takı olarak görmüyorsanız bilekliklerimi çok severim. Farklı ülkelerden ve şehirlerden onlarca bilekliğim var ve genelde 3 veya 5 tanesini birlikte takarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Takıntın:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; -mesela burada 'var mı' demen lazım sayın mim. sonra benim kıllık yapmamam için 'varsa neler' demen de lazım. öğren bunları, yazılıda çıkacak bunlar.- Yüzlerce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Adım, halı deseni, karo, duvar kâğıdı deseni sayarım. Çok sıkılırsam konuşan kişinin kelimelerini sayarım. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bir yere bir elimle dokunursam öbür elimle de dokunurum. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kaldırımlardaki farklı renkte karoya bir ayağımla bastıysam diğeriyle de basarım. &lt;/li&gt;&lt;li&gt;Beyaz çorap giymem, giydirmem.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kitaplarımı yazarın soyadına göre sıralarım. ynı yazarın kitaplarını da kronolojik sıralarım. Başka türlüsü mümkün değil.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Bilgisayardaki müziklerimi de Sanatçıya göre klasörlerim. Sonra sanatçıyı da albüme göre klasörlüyorum. Dolabımdaki albümleri de kronolojik sıralıyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Filmlerimi de kronolojik sıralayan bir sapığım. -sanırsın çok düzenli bir insanım. alakası yok. odamda kaybolabilirsin. sadece takıntılarım var işte.-&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Aynı anda 8 kitap filan okuyorum. Yorulunca okumayı bırakmak yerine kitap değiştiriyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Arabayı park ederken annemi sinir hastası ediyorum çünkü ön tekerlekler dümdüz durmalı. Yoksa arabadan inmem.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Kitabın sırtında kitabı ayırmaktan dolayı E5 gibi izler oluşmamalı. Yoksa kitaba odaklanamıyorum, oraya takılıyor kafam.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sabah ayıldıktan sonra gece gördüğüm rüyaları değerlendirip yoruyorum. Hergün. Mutlaka. Rüyalarım kötüyse de gün boyu huysuz oluyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sıkılınca bir şeyler çizmez veya saymazsam parmaklarımla ritm tutuyorum. Herhangi bir zeminde.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Sıkıntım geçmezse ayaklarımı yere vurarak ritm tutuyorum.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Çerçeveler yere paralel o mükemmel duruşu alamazsa rahat uyuyamıyorum.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Ben bu şarkıyı duyunca şakırım:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dean Martin - That's Amore&lt;br /&gt;Dean Martin - Mambo Italiano&lt;br /&gt;Edith Piaf - Padam Padam&lt;br /&gt;Mary Hopkins - Those were the Days&lt;br /&gt;Frank Sinatra - Can't Take My Eyes Off Of You&lt;br /&gt;Frank Sinatra - L.O.V.E&lt;br /&gt;José Feliciano - Rain&lt;br /&gt;Red Hot Chili Peppers - Hump De Bump&lt;br /&gt;Iron Maiden - Fear of the Dark&lt;br /&gt;Iron Maiden - Flight of Icarus&lt;br /&gt;Deep Purple - Smoke On The Water&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bunlardan birini duyunca o karga sesimle eşlik ediyorum. Mesela Loreena McKennitt'a eşlik etmeye dilim varmıyor :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Solunda ne var?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Kargaşa. Yani işte Nuh Nebi'den kalma müzik seti -ki kendisinin eskiciye verilmesine engel olma sebebim tepesinde plak çalacak donanımın da olması.-, Ikea taburesi üzerindeki kitaplarım -Joanne Greenberg - Sana Gül Bahçesi Vaadetmedim, Le Petit Prince, The Collected Works of Oscar Wilde, Sherlock Holmes, G. K. Chesterton - Don Kişot'un Dönüşü-, 3 defa yapmaya niyet edip çerçeveyi tamamlayınca bıraktığım 1000lik Galata Kulesi puzzle'ı, yerde de Vogue Mart ve Leman 1000.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vıyh.. İkinci mimi yazacak takatim kalmadı Uykucu'm, başka sefere artık :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mimleme konusuna gelince, bu sefer bi blogger mimlemiyorum. Yasağa rağmen dns değiştirip beni okuyan ve blogu olmayan okurlarımı mimliyorum.&lt;br /&gt;Yukarıdaki soruları cevaplıyorsunuz, bana mail atıyorsunuz, ben de burada yayınlıyorum; çok çok seviniyorum, seni öpüyorum-opsiyonel-.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Mail adresim:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; chatty_cat@windowslive.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1594816610924029927?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1594816610924029927/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1594816610924029927&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1594816610924029927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1594816610924029927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/03/mimimiz-var-dostlar.html' title='Mimimiz Var A Dostlar'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4271375954442370928</id><published>2011-03-01T17:54:00.004+03:00</published><updated>2011-03-01T19:07:49.231+03:00</updated><title type='text'>Excuse Mua Monsieur, Beyninizin Üstüne Oturmuş Olabilir Misiniz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nIU6_N_dwW0/TWwtrXBwx3I/AAAAAAAABDY/7Waa4jvid7c/s1600/249960241.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 358px; CURSOR: hand; HEIGHT: 407px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-nIU6_N_dwW0/TWwtrXBwx3I/AAAAAAAABDY/7Waa4jvid7c/s1600/249960241.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Platon beyamcanın dediğine göre bütün yönetim şekilleri hastalıklıymış. Geveze'nin dediğine göreyse en hastalıklı yönetim şekli bizimkiymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Çünkü bir milleti salak yerine koymak, 'Siz durun, ben sizin için düşünürüm, sansürlerim, örter bastırırım.' demek, sözümona sistemle dertleri olan &lt;strong&gt;bir site&lt;/strong&gt; yerine &lt;strong&gt;binlercesini&lt;/strong&gt; kapatmak, hoşuna gitmeyeni &lt;em&gt;montajda&lt;/em&gt; çıkarttırmak; aslında, &lt;em&gt;problemleri çözmek yerine üstünü örtmek ve/veya ulaşılmasını engellemek suretiyle ortadan kaldırmak&lt;/em&gt; şimdiye kadar gördüğüm en hastalıklı fiiller. -fransızca'nın illet fiilleri de dahil.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Ben dns ayarlarımla çoktan oynadım, bu yazıyı okuyabiliyorsan dear okurum, sen de muhtemelen bir atraksiyon yapmışsındır. Ama daha önce de defalarca kere söylendiği gibi sorun bu değil, her türlü içerik bilgisayardan/internetten şuncacık anlayan herkesin bir tık uzağında. -ne yapılırsa yapılsın- Sorun, salak yerine konulmamızda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  3 yıl önce blogspot kapatıldığında burada değildim, ama şimdi buradayım ve elimden geleni yapmak istiyorum. Hiçkimse elini kolunu sallayarak binlerce insanın sevdiği, değer verdiği bir şeyin üzerine siyah bant çekemez. İlla ki bir fenalık yapacaksa başının ağrımasını isterim ben, hem de çok ağrımasını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hadi birbirimize destek olalım, senin bana ihtiyacınız var mı bilmiyorum ama bir blogger olarak sana dear okur, ihtiyacım var. 260 küsur yazıdır hayatımın saçma, ciddi, hüzünlü, komik her detayını seninle paylaştım, blogger olarak sesimi duyurma ekşınımı da paylaşabilirim değil mi? Zira burada sadece beni değil, dear dearest okurumu da salak yerine koyan bazı &lt;em&gt;akıllılar&lt;/em&gt; var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan facebook grubuna katılabiliyorsun : &lt;a href="http://www.facebook.com/home.php?sk=group_170426343004822"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;http://www.facebook.com/home.php?sk=group_170426343004822&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da fan sayfası : &lt;a style="COLOR: rgb(255,0,0)" href="http://www.facebook.com/blogumadokunma"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#6600cc;"&gt;http://www.facebook.com/blogumadokunma&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Twitter'dan da #blogumadokunma yazarak destek olabilirmişsin. Ama bence faysbuk sayfasının linkini, ne bileyim bu yazının ya da konuyla alakalı başka yazıların linkini yazman daha bir faydalı olur sanki. -sosyal medya kalp kalp kalp o zaman.-&lt;br /&gt;&lt;p&gt;  Feysbukun, tivitırın da yoksa canın sağ olsun be okurum, ben her türlü severim seni. -kalp kalp kalp-&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;anarşik eylemlerim devam edecek.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4271375954442370928?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4271375954442370928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4271375954442370928&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4271375954442370928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4271375954442370928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/03/excuse-mua-monsieur-beyninizin-ustune.html' title='Excuse Mua Monsieur, Beyninizin Üstüne Oturmuş Olabilir Misiniz?'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-nIU6_N_dwW0/TWwtrXBwx3I/AAAAAAAABDY/7Waa4jvid7c/s72-c/249960241.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6867441346260154034</id><published>2011-02-24T22:02:00.004+03:00</published><updated>2011-02-25T18:00:35.096+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>cmd+alt+eject</title><content type='html'>Tatilde nasıl bir ruh hali içindeysem artık, manyaklar gibi sabahladım dear okur. -4 am.-1 pm. arası uyku. oh.-&lt;br /&gt;Bu da halihazırda trip atmakta olan uyku düzenimin "Tüm bu yaşananlardan sonra sana nasıl güveneceğimi bilmiyorum Geveze. Sorun bende değil sende. Ben daha iyilerine layığım. Yaşandı ve bitti saygısızca. Arkadaş kalmayalım. Fotoğraflarda benim olduğum kısımları da kesip aldım. Telefonundan da numaramı sildim. Havsalan da pek süper değil, ezberleyememişsindir zaten. Elveda." diyerek kapıyı çarpıp gitmesine yol açtı tabii.&lt;br /&gt;E haklı tabii bi yerde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu acı ayrılıktan sonra da şimdiye kadar yaşadığım 2. en büyük uyku problemimi yaşadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlki geçen yazki saçma sapan somnifobiydi.&lt;br /&gt;Ölmekten korkan biri değilim, ama ölümü yaşamak istiyorum. 'En güzel ölüm, uykuda ölüm.' falan filan muhabbetlerini saçma buluyorum, öldüğünden haberi olmalı yahu insanın; hapşırmıyorsun be adam, ölüyorsun!&lt;br /&gt;İşte bu tribimden dolayı bir ara acayip bir şekilde uyuyamadım. Önceleri neden uyuyamadığımı da çözememiştim, yastığı yorganı görünce saçma bir korku kaplıyordu içimi. Ananemi yatırıp sabaha kadar Cnbc-e izliyordum. -jay leno filan neyse de gece gece yayınladıkları filmler müthiş yalnız. nice zamandır uyuyamıyorum, kafam bi milyon ve iran sinemasından güzide örnekler izliyorum. o kafayla karakterleri filan karıştırıyordum ha bire. aradan farsça kelime yakalamaya çalışıyorum her şeye rağmen. şimdi sorsan darbareye elly hakkında ne hatırlıyorsun diye, 'çok enteresan 'hanım' diyorlardı. haa bi de kız kayboluyordu ama oradaki metaforu anlamadım.' derim.-&lt;br /&gt;Yaklaşık 3 uykusuz günün sonunda kendi kendime sorunun kaynağına inebildim de o zaman fark ettim uyurken ölmekten korktuğumu. Resmen ergen tribi atmışım diye çok güldüm kendime. Önceleri sabah uyumaya başladım, sonra da kendiliğinden çözülüverdi işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama o ara fark ettim ki uyku bozukluğu rezil bir şey. Yani bir defa dikkatin sürekli dağınık oluyor, mütemadiyen bir şeyleri döküyorsun, bir saçmalık yapıyorsun, düşündüğün şeyi aslında söylediğini fark ediyorsun ve gözlerin acayip acıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ara da uyku düzenimin çekip gitmesinden mütevellit, sürekli uykum var ama uyuyamıyorum. Şu saat oldu hiç uykum yok, saatlerdir kitap okumanın verdiği göz ağrısı var yalnızca. Ama işin fenası bu saatlerde kaçacak delik arayan uykumun sabahları yakamı bırakmaması. Derslerde filan açılıyor da o öğle arası yok mu o öğle arası.. Yağmurdan dolayı voleybol oynamaya filan da çıkamıyoruz, sınıf sıcak, karnım tok, ninni gibi sesler.. -amfi getirip elektro gitar çalıyorlar. yazarın ninni gibi dediği de bu hani.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle anlardan birinde arkadaşlar hiç ama hiç ilgimi çekmeyen bir konudan -yeteneksiz sizsiniz'den bi yarışmacı bişey yapmış da bişey olmuş da çok enteresanmış da..- bahsediyorlardı ki kafamı sıraya koyup yerdeki karoları saymaya başladım.. Sonra da uyudum. Ama bayağı bayağı bir uyumuşum. Sonra gitar çalan vatandaş Paint It Black çalmaya başladı ve ben gözlerimi sonuna kadar açtım. Hiç uyumamış gibi arkadaşların muhabbetine dahil oldum, ortaya da şöyle bir şey çıktı:&lt;br /&gt;-Aslında klasik okumak istiyorum. Annem de Geveze de baskı yapı.. *adımı duyarım ve dalarım. ne var yani, fikrimi sordular sandım ve uyuduğumu anlamasınlar istedim.*&lt;br /&gt;-Kalitesiz işlerden deli para kazanıyor, evet. Klasik olacak ama halk da bunu istemiyor/izlemiyor mu? Yani alakasız pop müziklerle ritmi uyuşmayan bir çaçayı, ne bileyim rumbayı izleyip de 'Hahhha, şarkı 6lık, ama dansın adımları 8lik.. Uc-cuuz, baya-ğııı!' diyor mu san..&lt;br /&gt;-Aaahahahahahahhhahhaahaaa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben de bunun üstüne uyuduğumu inkâr ettim pervasızca.. Yemediler tabii, ama en azından denedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl kelâm, bu gece ne yapıp ne edip uyuyabilmek, yatakta dönüp durmayı, kalkıp kalkıp su içmeyi, portakal yemeyi başka bahara bırakmak istiyorum. Benim de bir muhitim, bir karizmam var, insomniaymış, somnifobiymiş.. Böyle şeylerle onları tehlikeye atamam ben!&lt;br /&gt;Peehh... Yaparım bir cmd+alt+eject, uyurum işte tamam mı!&lt;br /&gt;-buna inandım ama.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ps. 18 Şubat benim doğumgünümdü. Takvime göre 15 -bence 16- yaşındayım artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6867441346260154034?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6867441346260154034/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6867441346260154034&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6867441346260154034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6867441346260154034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/02/cmdalteject.html' title='cmd+alt+eject'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4089035445226649789</id><published>2011-02-17T19:37:00.002+03:00</published><updated>2011-02-17T19:53:44.118+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Haddini Bil Triko</title><content type='html'>&lt;em&gt; Çok düzenli&lt;/em&gt; biri olduğum için bugün soyunma odasında sevgili triko hırkamı &lt;em&gt;düzenli, katlanmış&lt;/em&gt; bir biçimde kıyafet çantama yerleştirdim.&lt;br /&gt;   Bunun verdiği huzurla Beden Eğitimi dersinde hopladım, zıpladım, voleybol oynadım, futbol oynadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Ders bitiminde yeniden soyunma odasına döndüğümde ne göreyim! Benim özenle katladığım triko hırkam çantanın içinde hunharca buruşmuş, yüzsüzce kat izi olmuş, terbiyesizce dağınık duruyordu. O sahneyi gördükten sonra sinirden elim ayağım titredi. Bu nasıl bir terbiyesizlik, bu nasıl bir serkeşlik, bu nasıl bir işgüzarlıktı, bu nasıl bir!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Müsaadenle dear okur, buradan triko hırkama sesleneceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sen ki ne kumaşsın, ne de eli yüzü düzgün bir örgü.. Sen ki ne kışlıksın ne de yazlık.. Sen ki ne kalınsın ne ince.. Buruşmak senin ne hadddine! Ütülesem ütülenmezsin, çekiştirsem düzelmezsin; behey ıspanakzade şimdi geri geri çık huzurumdan.. -sülüman'ın huzurundan çıkarmış gibi, popo gidilen istikameti gösterecek şekilde. trikosun, anlamazsın diye bir de açıklama yapıyorum.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Meclis uğraştığı boş işleri bırakıp trikoların buruşmasını yasaklayacak yasa tasarısı üzerinde çalışmalı. Evet, doğru duydunuz alçak trikolar, buruşmanız kanunen yasaklanmalı. -buruşmuş bir triko görünce insanda ne moral kalıyor ne de yaşama sevinci..-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4089035445226649789?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4089035445226649789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4089035445226649789&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4089035445226649789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4089035445226649789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/02/haddini-bil-triko.html' title='Haddini Bil Triko'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3384231337144144567</id><published>2011-02-14T21:38:00.003+03:00</published><updated>2011-02-14T22:18:57.137+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pisi pisi kopatım'/><title type='text'>Saatleri Ayarlama Enstitüsü</title><content type='html'>Benim kol saatim de, telefonumdaki saat de masa saatim de her daim 5 veya 6 dakika ileri olur, sebebini inan ben de bilmiyorum dear okur. Ama tam doğru olduğunda kendimi böyle bir gergin, sıkıntılı hissediyorum. Bir şeyleri kaçırmışım gibi. Freudyen bir saplantı işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  En son yeni telefon alınca -2 ay kadar önce- saat ayarladım. O zamanki hesabıma göre hem kol saatim hem masa saatim hem de telefonumdaki saat 10 dakika ileriydi. Tatile kadar da bununla ilgili bir problem yaşamadım. 10 dakika erkenciydim zaman zaman.. demek isterim ama iflah olmaz bir tembel, korkunç bir uyuşuk olduğum için her işe ucu ucuna yetiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama tatilde fark ettim ki bu COCO, Geveze saatiyle 10 dakika değil, çok dakika geç başlıyor. Annemin saatiyle kıyasladım -ki kendisi müthiş dakiktir. öyle bi annenin böyle bir kızı olması da kriz sebebidir. ruhum uyuşuk yahu.- ve sevgili saaatimin 15 dakika ileri olduğunu fark ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İşte olay bundan sonra rayından çıktı. En son yaptığım rot balans ayarından sonra 3 saatimin de pimine dokunmadım bile. Her nasıl olduysa tatilde benim sevgili saatlerim -'saatim' değil, 'saatlerim' dikkat edersen. sadece biri de değil- 5 dakika daha önden gitmeyi münasip bulmuşlar. Ya da TRT ve annem 5 dakika geriden gelmeye karar vermişler. -ki bunun ihtimal değerini bile tartışmaya gerek yok kanımca.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve bu gün sıra arkadaşım Memur'un -halk- saatiyle kıyasladığımda benim -sanatçı- saatimin tam 20 dakika ileri olduğunu -toplumdan tam 20 dakika ilerden gidip onlara ışık tutu... 20 dakika bu iş için az değil mi yahu? hani Leonardo yıllar, yüzyıllar öndeydi?! onun takvimi bahse girerim halkınkiyle aynıydı, peheyyy.. nasıl bir ilerilikse artık.. sen yüz yıl önden git ama takvimin halkınkiyle aynı yılı göstersin.. halbuki benim ileriliğim de facto ilerilik, ooh sefam olsun. Leonardo'ymuş, Galilei'ymiş, Michelangelo'ymuş; hepsinin ileriliği de jure ilerilik. anca lafta, yasada zaten; nerde icraat?- fark ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   İlk defa saatim 20 dakika ileri, pek rahatım pek huzurluyum. -sanırım bir psikoloğa anlatmam gerek bu konuyu dear okur. saatim ileri gittikçe ferahlıyorum, rahatlıyorum yahu. vay bana vaylar bana.- Ama işin en enteresan kısmı benim bu süreç dahilinde saatlerime hiç dokunmamam ve her nasıl olduysa 2 saatimin birden aynı anda ileri gitmesi.. -telefonum uf oldu, serviste. onun saaatinin akıbetini bilmiyorum- 2 yanılıyor olabilir mi yoksa halkım mı geriden gelme kararı aldı anlayabilmiş değilim..&lt;br /&gt;Neyse efendim, siz siz olun saatinizin ileriliğini/geriliğini/fevkalade dakikliğini arada bir kontrol edin de bazıları -benim bi arkadaş- gibi 15 dakika servis beklemeyin ayazda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nöt: düşündükçe daha garipleşiyor. kim oynadı benim saatimle? hayır kendiliğinden geri kalan saati duydum da kendiliğinden ilerleyen saat de olmaz ki..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3384231337144144567?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3384231337144144567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3384231337144144567&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3384231337144144567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3384231337144144567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/02/saatleri-ayarlama-enstitusu.html' title='Saatleri Ayarlama Enstitüsü'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7129070880332569511</id><published>2011-02-04T17:47:00.003+03:00</published><updated>2011-02-04T21:22:06.103+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>Liseli Gencin Takdirname Sevinci</title><content type='html'>e-okul sağ olsun, artık karne heyecanı yaşayamıyoruz filan derken bu sene sağlam bir şok geçirdim. Okul ve şehir konusunda devrim niteliğinde değişiklikler yapmam ve 9. sınıf olmamdan mütevellit, -bir de sorumsuzluk faktörü var, şşt, aramızda kalsın.- hayatımda ilk defa 4leri gördüm. Azıcık korktum, depresyona girmeye çalıştım ama beceremedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Haliyle karne günü de ortalamamın takdire şayan olmadığında karar kılıp karalar bağlamış, teşekkür belgesinin o kadar da büyük bir hakaret olmadığına -takdir karizmatik bir şey. ama teşekkür.. 'hadi yine uğraşmış, bişeyler yapmış.. emeğe saygı + rep, bi de teşekkür..' resmen aşağılama.- kendimi alıştırmıştım. Adım nihayet okunduğunda hüzünle öğretmen masasına doğru yol aldım... Aldım.. Dım.. Dım.. Dım....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*reji, okuyucuyu sise boğar..*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;em&gt;Ama, fekat ve de lâkin kader ağlarını örmüştü.. Zira Geveze'nin dil derslerinde ortalaması dehşetengiz derecede yüksekti ve dil derslerinin kredisi sayısalları döverdi..&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;  Bundan haberi olmayan Geveze'cik safça karnesini alıp sırasına dönerken o korkunç şoku yaşadı..&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;  &lt;/em&gt;Oh my dear&lt;em&gt;, Geveze takdir almıştı! -hay bin pelin batu!-&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;  O sevinçle hırkayı gömleği çıkartıp elinde sallayarak bir halaybaşı oldu. Ve dahi öğretmenin sınıftan çıkmayıp kapıdan onu gözlediğinin farkına varmadı.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;   Sınıf arkadaşları da ona katıldı,&lt;/em&gt; 'Sancak alabanda!' &lt;em&gt;gibi komutlar vererek onu yönlendirmekle kalmayıp 'Mardin kapı şen olaaa', 'Urfalıyaam eezelden', 'Pınarbaşı burma burma' gibi güzide eserlerde vokal yaptılar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;   &lt;em&gt;Kan ter içinde kalana kadar Geveze önderliğinde halay çektiler, horon teptiler, misket oynadılar. Bir ara apaçi dansı bile yapmaya kalktılar ancak o vakit Geveze kapıda&lt;/em&gt; gülmekten perişan olmuş &lt;em&gt;öğretmenin ayrıdına vardı ve hiçbir şey olmamış gibi çantalarını toplayıp sınıftan ayrıldılar.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;em&gt;Tören alanında, olay esnasında çekilen fotoğraflara bakıp gülmekten köpürdüler. Geveze'nin ikinci dönem tamamen 5lerden oluşan -ders isimlerinin bile yazmadığı- bir karne alma kararını alkışladılar ve bu dileğin gerçekleşmesi halinde Geveze'nin tamtam dansı mı kolbastı mı yapacağı konusunda tartışmaya daldılar.. -hem de Geveze'ye ne yapacağını sormayı akıl etmeksizin..-&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Geveze eve takdirle gittiğindeyse ev ahalisinden beklediği tepkiyi -ilgiyi- göremedi. Alışkanlıkların gözü kör olsundu, onlar da çok sevinmelilerdi.. -ama anane yorumuyla son noktayı koydu: 'Aman Geveze, yeter artık. Sanki hiç yapmadığın bir şey.. Her zamanki gibi süper işte.'-&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaa dear okurcum, öğretmene de böyle rezil oldum. Ama anladım ki, şuncacık çalışsaymışım bu kadar stres yapmayacakmışım. Neyse, erimiş dondurma geri dondurulmaz; dondurulsa da eskisi gibi olmaz. -atasözü yaptım, olmamış mı? bence oldu yani. çok da güzel çok da iyi oldu.- İkinci dönem çalışırım artık. -anane bağırır: 'ikinci dönem diyor yahu, tatilde sakın &lt;strong&gt;&lt;em&gt;tes kitabı&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; açma!'-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mardin'den bildirdim, iyi tatiller bütttüüüün dear okurlarıma..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7129070880332569511?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7129070880332569511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7129070880332569511&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7129070880332569511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7129070880332569511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/02/liseli-gencin-takdirname-sevinci.html' title='Liseli Gencin Takdirname Sevinci'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8699555601009568725</id><published>2011-01-26T19:24:00.000+03:00</published><updated>2011-01-26T20:24:36.131+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><title type='text'>İroni Budur Genç Adam</title><content type='html'>Size bir masal anlatmak isterdim bu konuyla ilgili ama ne ben masal anlatmayı bilirim ne de siz yorganı tepesinden aşırmış minik çocuklarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;inci sözlük nedir ne değildir hepinizin aşağı yukarı bir fikri vardır elbet. -olmayan google'de aratır, üşenirse bi brutal vokal patlatır.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimiler mi, saçmalıyorlar mı, anarşistler mi, beyinleri mi sulanmış, bir davaları mı var yoksa bir avuç vandal mı siz karar verin. Bugünlük sadece bir link verip gideceğim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk üç maddeyi sabırla okuyun demeyeceğim zira benim okurum bana bile katlanıyorsa o üç maddeyi havada karada okur. Sadece sonraki entry'lere de bir göz atıverin..&lt;br /&gt;&lt;a href="http://inci.sozlukspot.com/w/incizm-manifestosu/"&gt;linklinklinklinkinparklinklinklink.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Alter egom Peter Pan olsa da belki bi gün masalcı nine olurum. Keyfimin güzel olduğu bi gün..&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8699555601009568725?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8699555601009568725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8699555601009568725&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8699555601009568725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8699555601009568725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/ironi-budur-genc-adam.html' title='İroni Budur Genç Adam'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2297474874192079356</id><published>2011-01-23T15:15:00.006+03:00</published><updated>2011-01-23T16:20:40.112+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birbirinden bağımsız cümleler'/><title type='text'>Tivit Tivit</title><content type='html'>-Twitter'lı hesabım olacağına Twitter'lı yazım olsun istedim. Maddeli neyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Geveze'nin geleneksel salyalı sümüklü kış gribi tüm dünyada coşkuyla kutlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Önce el bileğim sonra ayak bileğim. Yemin ediyorum bu bir sabotaj, bi insan bu kadar da voleybol özürlü olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Aldous Huxley ne hoş bir isim. Söyledikçe söyleyesim geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Serdar Ortaç aksanıyla Billie Jean söyleyip kendi kendime halay çekiyorum. Evet, Fransızca çalışmamak için kendine meşgale bulma konusunda bu denli aşmış bir insanım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Saatlerce kitap okumak, öyle bir okumak ki gözlerinin akı değil alı olması, parmakların sayfa çevirmekten aşınması, dünyayı Times New Roman görmek. Sonra da düşünmek: 'Ben niye flu görüyorum? Aslında ne zamandır doğru düzgün meyve yemiyorum, sanırım vitaminsizlikten. Evet evet, kesin vitaminsizlik abi, ya ne olacağıdı?!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Odamın pencerelerinden biri tarla manzaralı. Sahibi ve atı düzenli olarak bakımını ve çapasını yapıyor. Onlar ufukta göründü mü ben de makinemi elime alıp hastalıklı bir biçimde röntgencilik yapıyorum. Fakat farkıma vardıkları gün olacaklar beni korkutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-An itibariyle kafamda dolanan kelimeler: Terebentin, Pfizer, Memphis. Aralarındaki anlam bağını çözen Chuck Norris'e komşu olacak diyollaa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Üçüncü defa başladığım 1000lik Galata Kulesi puzzle'ı bu sefer bitecek, kararlıyım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Matematikten 92 alan Geveze sevinçten klavye sehpasını düşürdü. Allah hepimizi Palme D'Or alan Geveze'nin sevincinden korusun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bir kâtip tarafından kopyalanmış bir Osmanlıca kitap bulmak bu kadar zor olmamalı dear okur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Mısırlılar kadar işgüzar bir millet görmedim. Halka hanedan malı toprağı üleştirmek için geometriyi icat etmek kadar büyük bir işgüzarlık yok dünyada yahu, yok işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-2010'dan nefret etmek için 2 yazar:&lt;br /&gt;     *J. D. Salinger&lt;br /&gt;     *José Saramago&lt;br /&gt;  2010'dan daha çok nefret etmek için 3 Fransız:&lt;br /&gt;     *Éric Rohmer&lt;br /&gt;     *Claude Chabrol&lt;br /&gt;     *Jean Ferrat&lt;br /&gt;Sevdiğim adamlar niçin benimle tanışmadan ölüyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2297474874192079356?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2297474874192079356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2297474874192079356&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2297474874192079356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2297474874192079356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/tivit-tivit.html' title='Tivit Tivit'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3283132238097022875</id><published>2011-01-19T20:02:00.005+03:00</published><updated>2011-01-19T20:34:00.591+03:00</updated><title type='text'>Oturduğum Yerden Fevkalade Konuşurum Aslında</title><content type='html'>Merhaba okur. Lise iğrenç bir şey. Devlet lisesi, hakikaten iğrenç bir şey. Ya da iğrenç olan benim, senelerdir sözlü notu kaygısı çekmediğim için, bilmiyorum. Aslına bakarsan şu sıralar ne bilip ne bilmediğimden de fevkalade şüpheliyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Fizik yazılılarından birinden 97 birinden 65 alarak tarihe geçmeyi bile planladım. Kendimi salak gibi hissediyorum zira şimdiye kadar hep zorla çalıştırıldım; şimdiyse insanlar benden kendi kendime düzenli olarak çalışmamı bekliyor. Çok beklerler, ben şimdiye kadar hiçbir şeyi düzenli yapmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  2000 küsur kişilik okulda var olmak için savaş vermen gerekiyor, kimse bir birey olduğun için seninle ilgilenmiyor. Sıradansan sıradan kal. İçinde ne tuttuğunla kimse ilgilenmiyor sen açana kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Halbuki ben şimdiye dek hep şımartıldım, hep rehberlikçilerle koşuşturdum. Bana planlar yaptılar çalışmam için, bana testler verdiler çözmem için, bana yüksek notlar verdiler okulun reklamını yapmam için, bana lokma verdiler çiğnemeden yutmam için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir de, benimle gerçekten ilgilendiler. Ne sevdiğimi, ne sevmediğimi, ne giydiğimi, ne düşündüğümü, ne yediğimi, ne okuduğumu, ne izlediğimi hep bildiler. Bunu belki maaş kaygısı için yaptılar, belki de gerçek meslek aşkından dolayı. Ama yine de kendimi değerli hissetmeme yaradılar. Bana bir şey öğretirken onlar da bir şey öğrendiler.İsterseniz şımarık olarak addedin beni, ama ben orada değerli olduğumu hissediyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Devlet okulunda eğitim görmek ise her an yeni bir şaşkınlık -hadi canım.. her gün yerleri silmiyorlar mı? tahtayı da mı ıslak bezle temizlemiyorlar? biz gidince sınıfla ilgilenmiyorlar yani? ara karne de vermiyorlar.. sene başında akademik takvim oluşturulmuyor mu? her hafta 2 saat kulüp çalışması da yok diyorsun yani.. okuldan sonra etüt yoksa ödevleri nasıl yapacağız?-, her dakika öğrenme ve var olma telaşesi demek. Zira hiçbir öğretmen sen öğren diye kendini paralamıyor, öğrenirsen öğrenirsin; bu kadar. Hiçbir ayrıcalığın yok, sözlüler her zaman 100 gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Halktan birisin sadece, Katalanca bilsen, Rembrandt manyağı olsan, Mika Kaurismaki filmlerinin her karesini ezberlemiş olsan da aynı kişisin, Black Eyed Peas fanboy'u olsan, vulevukuşeavekmuğa diyebilecek kadar mükemmel Fransızcan olsa da, ömründe bir roman, bir şiir kitabı bitirmemiş olsan da, Vivaldi ile Bach'ı ayırt edemiyor olsan da aynı kişisin tamam mı, aynı kişi: sadece bir öğrenci.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Zaman zaman kendimi salak hissediyorum. Senelerim bir fanusun içinde geçmiş, burnum kalkmış. Şu anda da geri zekalı gibiyim, çalışmayı, derse girmeyi, not tutmayı, var olmayı yeniden öğreniyorum. Oturduğum yerden 'Eğitim devletin tekelinde olmalı bencağ. Ben devlet lisesine gidicağm.' demek pek de kolaymış, aldım boyumun ölçüsünü, hoop 1.57.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçmaladım ve gidiyorum, kendimi de hakikaten alık hissediyorum. Kendine iyi bak, ağzım yüzüm çikolatalıyken öpüyorum ki Chokella reklamındaki gibi olasın dear okur, çok eğlen çok mutlu ol..&lt;br /&gt;xo xo, koca kafalı gevezeee&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3283132238097022875?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3283132238097022875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3283132238097022875&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3283132238097022875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3283132238097022875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/oturdugum-yerden-fevkalade-konusurum.html' title='Oturduğum Yerden Fevkalade Konuşurum Aslında'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2975998596316691992</id><published>2011-01-13T21:07:00.007+03:00</published><updated>2011-01-14T19:32:48.847+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi şakası filmi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>Geveze Bi Espri Yapar ve Yedi Düvele Anlatır</title><content type='html'>Bir lise anısıyla daha karşındayım dear okur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mekan:&lt;/strong&gt; Okul&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zaman:&lt;/strong&gt; İngilizce dersi, herkesin beyninin sulandığı vakitler. Love/hate ile cümle kuruyoruz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişiler:&lt;/strong&gt; Sınıftakiler işte yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ve Olay..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kitapta jazz, pop, arabesque gibi müzik türleri var ve sevip sevmediklerimizi nedenleriyle söylüyoruz. İçerisi haddinden fazla sıcak olduğu için, bir de benim arabesk nutuğum öğretmen ile aramızda bir diyaloga dönüştüğü için millet uyumaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-*I am embarassed because of Turkish people's arabesque yavşakliiik. &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;^Ehihh. Why, Geveze? &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;*I play piano, they should listen to me. I am cool and complex. I am an artist.. I want to be a popular hero. I am teenage. I am the Feazıl... I should stop making silly jokes, you know, people have aims, future plans and hopes. Arabesque is kind of murder for them.. Imm, soul destroying. Ehihirihi..-&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken o an geldi, pek sevgili sınıf arkadaşım dedi ki,&lt;br /&gt;-I hate Turkish pop. All the songs are the same.&lt;br /&gt;Ve ben &lt;em&gt;üstad Serdar Ortaç'ı&lt;/em&gt; yâd ettim:&lt;br /&gt;-Topu topu yedi tane nota var, kaç farklı beste yapılabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bi 20 saniye kadar güldük ve derse devam ettik. -gönül isterdi ki şuraya 'gülmekten derse devam edemedik..' yazayım.. ama bi 'hapşuuuaa' sesine bile gülsek de yok öyle bi dünya.-&lt;br /&gt;-bu kadar girizgâh, bu kadar basit bi diyalog içindi, evet. öyle de ballandırırım.-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2975998596316691992?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2975998596316691992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2975998596316691992&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2975998596316691992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2975998596316691992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/geveze-bi-espri-yapar-ve-yedi-duvele.html' title='Geveze Bi Espri Yapar ve Yedi Düvele Anlatır'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-556389777579426328</id><published>2011-01-06T18:19:00.007+03:00</published><updated>2011-01-06T19:17:36.624+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geveze&apos;nin gizli arşivleri'/><title type='text'>Hayvana Geri Dönüş</title><content type='html'>Daha önce de 12321432 defa söylediğim gibi ben bir edebiyat obeziyim. Damak tadım fena değil ama kötü bir eseri bile okuyabilirim, zira hata avlamak hoşuma gidiyor. -öyle de bir manyağım.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Okuduğum kadar da not tutarım, defter defter kitap notum var kimselere açmadığım. Ama geçen gün dedim, devletin arşivleri açmamasına bozuğum, onlara örnek olma adına kendi arşivlerimi açayım. Bu sözgelimi arşiv açma işine de Kafka'cığımdan başlamak istedim.&lt;br /&gt;   Labirent fetişi olsun, Nietzche sevgisi olsun, abartı ve kargaşa sempatisi olsun yakın buluyorum kendime. Ha, tabii ki bir Kafka olamam, o ayrı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve son olarak dear okur, istersen &lt;a href="http://tr.wikiquote.org/wiki/Franz_Kafka"&gt;buradan&lt;/a&gt; Mösyö Kafka'nın aforizmalarına dabakabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;-bu not aslında kitabın orijinalinden bir metin ama tanıtım amaçlı yazıyorum, sanırım telif problemi yaşamam.-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;Kafka'nın Gustav Janouch'la konuşmalarından&lt;br /&gt;(1920-23)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İngilizce kitabı ceketin cebinden çıkardım, Kafka'nın önüne, yatağın üstüne bıraktım (...) Ona Garnett'in kitabının* Dönüşüm'ün yöntemini kopya ettiğini söylediğimde, dudaklarında yorgun bir gülümseme belirdi ve kabul etmediğini belirten küçük bir el hareketiyle, şöyle dedi: "Hayır! Yöntemi benden almadı. Bu yöntemin kaynağı, içinde yaşadığımız zaman. İkimiz de zamandan kopya ettik. Hayvan bize insandan daha yakın. Parmaklık, burada. Hayvanla yakınlık kurmak, insanlarla kurmaktan daha kolay."&lt;br /&gt;(...)&lt;br /&gt;Ondan sonraki hafta Kafka büroda yoktu. Ona ancak on veya on dört gün sonra yeniden eve dönerken eşlik edebildim. Kitabı bana vererek şöyle dedi: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin bir ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var."&lt;br /&gt;Kafka'nın düşüncelerini geliştirdim: "Büyük Fransız Devrimi'nden önceki gibi bir akım. O zaman, doğaya dönelim, deniliyordu."&lt;br /&gt;"Evet!" diye başını salladı Kafka. "Ama bugün daha ileri gidiliyor. Yalnız söylenmiyor - ama yapılıyor da. Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay. Herkes sürüye katıldığından ötürü güvenlik içerisinde, kentlerin yollarından geçip işe, yemliklerin başına ve eğlenceye gidiyor. Tıpkı büroda olduğu gibi, sınırları iyice çizilmiş bir yaşam. Böylesi bir yaşamda mucizeler değil, yalnızca kurallar var. Özgürlükten ve sorumluluktan korkuluyor. O nedenle insanlar, kendi yaptıkları parmaklıkların ardında boğulmayı yeğliyorlar."&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;Franz Kafka, Dönüşüm(Die Verwandlung), Can Yayınları -syf. 98, 99&lt;br /&gt;Almanca aslından çeviren: Ahmet Cemal.&lt;br /&gt;(ve dahi 19. baskıdan alıntılandı.)&lt;br /&gt;ISBN 978-975-510-021-0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-Bir gün Almanca öğrenmek istersem Kafka, Nietzche ve Marx okumak için değil de ne içindir yahu!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;*Kafka'nın parmaklıkları ne olabilir acaba? Despot babası? Belki de hukuk? Kurumlar olabilir belki de, Milena Jesenka düşünüldüğünde.. Belki de ahlak.. Ya da kim bilir, koskoca toplum Kafka için koskoca bir parmaklıktır.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bu adamın beni saçmalamaya itmesini seviyorum, notumu okuma şerefine nail olan kişi..&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Notlarımın detaycılığı korkutucu :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-556389777579426328?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/556389777579426328/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=556389777579426328&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/556389777579426328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/556389777579426328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/hayvana-geri-donus.html' title='Hayvana Geri Dönüş'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7750663939874945238</id><published>2011-01-04T20:18:00.005+03:00</published><updated>2011-01-13T21:04:54.179+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi şakası filmi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenlik benim isyanımdı'/><title type='text'>Fularımı Getirin, Sandalyeden Düşeceğim</title><content type='html'>Lütfen bana &lt;a href="http://starlounge.tr.msn.com/index.cfm?objectid=103699"&gt;bu kafada &lt;/a&gt;insanlar getirin. Birlikte takılalım, hayatım güllük gülistanlık olsun istiyorum yahu. Huhu. Hahaha. -ve kendimi tutamadım. ahah, güldükçe de gülesim geliyor.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;Selena Gomez, Justin Bieber ile &lt;strong&gt;Karayipler’de bir yatta(1)&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;çok samimi(2) &lt;/strong&gt;görüntüler vermesi üzerine Bieber hayranlarından &lt;strong&gt;binlerce(3)&lt;/strong&gt; ölüm tehditleri aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 yaşındaki Disney yıldızı ile Justin Bieber arasında romantik bir ilişki olduğuna dair dedikodular bir süredir basında yer almaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selena’nın Twitter hesabına gelen tehdit mesajlardan &lt;strong&gt;bzıları(4)&lt;/strong&gt; şu şekilde;&lt;br /&gt;- @selenagomez Eğer &lt;strong&gt;jsutin(4)&lt;/strong&gt; ile birlikteysen seni öldüreceğim. Senden nefret ediyorum.&lt;br /&gt;- @selenagomez Seni öldüreceğim. &lt;strong&gt;Yemin ediyorum!!!!(5)”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;/blockquote&gt;İzninle dear okur, haberi analiz edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1. Karayiplerde bir yatta:&lt;/strong&gt; Nasıl kıskandım anlatamam. Düşününce, sayın Justin Bieber ile aynı müzikal yeteneğe sahibiz. Hatta ben kemanımla döverim bile. Ve yine sayın Justin Bieber ile aynı sese sahibiz: Tiz küçük kız sesi.&lt;br /&gt;Ama o Karayipler'de yatta, ben de BAL'da sınavda. Heyhat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2. Çok samimi:&lt;/strong&gt; Bu magazinci jargonunu hakikaten çok seviyorum.&lt;br /&gt;Neye göre çok samimi, kime göre çok samimi? El ele mi görüntülenmişler, yoksa sadece kadraja sığacak kadar mı yakınmışlar? -fona 'beybi beybi beybi uuu layk' verir misiniz rejicim?-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. Binlerce:&lt;/strong&gt; Kutuplardaki buzullar eriyor deseniz, tarih kitapları yalanlarla dolu deseniz, göktaşı düşmüş el ele verek de kaldırıverek deseniz, CERN'de bilim adamı kadrosunda boşluk varmış, hadi gidelim deseniz yüzlerce genç kız toplayamazsınız. Ama &lt;strong&gt;BİNLER&lt;/strong&gt; Justin dedik geldiler, Bieber dememizi bile beklemediler. -merak ediyorum, bu binden kaçı BİEBER kaçı BIEBER yazıyor acaba?-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4.bzıları &amp;amp; jsutin:&lt;/strong&gt; Evet, haber kaynağında aynen böyle yazıyordu. Bunun üzerine Magazinciler İçin Dilbilgisi 101 adlı bir kitap yazma kararı aldım. Daha basılmadan 50.000 sipariş aldık ve bunu bir seri haline getirmeye karar verdik: Twitter Kullanan Medyatikler -burada celebrity yazmamak için kırk takla attım- İçin Dilbilgisi 101: &lt;em&gt;Takipçilerinizin Sizden Nefret Etmemesi İçin&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;5. Yemin ediyorum!!!: &lt;/strong&gt;Bu kız hakikaten ciddi. Peki biz ne diyoruz dear okur, hep birlikte:&lt;br /&gt;-Şimdi sakin ol ve elindeki klavyeyi yavaşca yere bırak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben biyoloji çalışmaya giderken sen çok çok eğlen dear okurcum. Ve unutmadan, iyi seneler :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7750663939874945238?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7750663939874945238/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7750663939874945238&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7750663939874945238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7750663939874945238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2011/01/fularm-getirin-sandalyeden-dusecegim.html' title='Fularımı Getirin, Sandalyeden Düşeceğim'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3796538556355200242</id><published>2010-12-30T23:37:00.004+03:00</published><updated>2010-12-31T00:18:27.071+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><title type='text'>Vive le Vent, Vive le Vent</title><content type='html'>Bugün öğretmenlerimden biri eğitilmek, ehlileştirilmek, &lt;em&gt;uy&lt;/em&gt;andırıl&lt;em&gt;mak&lt;/em&gt; için okula gittiğimizi söyledi. İşte o an Holden Caulfield oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Haftada 18 saat bilim dersine karşılık 1 saat sanat dersi görüyoruz, kafamız geometri ve fizik formülleriyle dolu ama analitik düşünmekten bihaberiz, sürekli yarışıyoruz ama bitiş çizgisinin yerini bilmiyoruz, o denli aptalız ki birinci sınıftan beri Türkçe görmemize rağmen daha bağlaç olan -de'yi hâl eki olan -de'den ayırt edemiyoruz, o denli odunuz ki noktalama işareti olarak küfrediyor ve bunu samimiyet addediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İşte bu bizim içsel devrimimiz, eğitimimiz de ehlileşme çabamız da bu kadar. -&lt;em&gt;uy&lt;/em&gt;an&lt;em&gt;ma&lt;/em&gt; konusuna girmeyelim, biz sadece arkadaşız eğer bi'şey olursa ilk size söyleyeceğim, söz.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aslında hepimiz kocaman bir fabrikanın tulum giyen işçileriyiz ve bindiğimiz merkepler bizi 'insan olma' yolunda değil 'büyük bacaları kutup ayılarını terleten fabrikaya iş gücü olma' yolunda yürütüyor. Ama çok iyi niyetliyiz, uyanmaya inanıyoruz.&lt;br /&gt;  Fabrikanın ehli insana değil ehli hayvana ihtiyacı olduğunu görmüyoruz, üçe kadar sayacağım ve kafamızı kuma gömeceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir vee kii vee üüüç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;_______________________&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;nöt: fransızca dersinde şarkı öğreniyoruz:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;1, 2, 3&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;voila, mon chat!&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;4, 5, 6,&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;il s'apelle pastis!&lt;/em&gt;            &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;gibi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;başlık da buradan geliyor, zira sabahtan beri&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;vive le vent, vive le vent&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;vive le vent d'hiver&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;qui s'en va sifflant soufflant&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;dans les grands sapins verts..&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;oh! vive le temps, vive le temps&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;vive le temps d'hiver&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;boule de neige et jour de l'an&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;et bonne année grand-mére           &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;diye diye geziniyorum. hatta şarkının sadece bu kısmını ezberleyebildim. ama çok eğlenceli yahu. &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x3qozf_tino-rossi-vive-le-vent_music"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;burdan&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; dinleyip sen de eğlen benim dear okurum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3796538556355200242?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3796538556355200242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3796538556355200242&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3796538556355200242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3796538556355200242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/vive-le-vent-vive-le-vent.html' title='Vive le Vent, Vive le Vent'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5246663115890293215</id><published>2010-12-19T14:14:00.009+03:00</published><updated>2010-12-19T17:11:53.475+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ergenlik benim isyanımdı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trajedi'/><title type='text'>Bu Postta Türkçe Bilmeyen Çevirmenlere ve Arlanmaz Redaktörlere Çemkiriyoruz</title><content type='html'>Daha önce de zilyar defa bahsettiğim gibi ben bir kitap bağımlısıyım. Yeterli miktarda kitabım ve sıcak çikolatam olsun, bir de fonda Leonard Cohen çalsın, yüzyıllarca yerimden kıpırdamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  2012'ymiş, Teoman konseriymiş, Fatih Akın'la film çekmekmiş, güzeel bir Zenit'miş, Cannes'da jüri üyeliğiymiş, oeeh.. Hiçbir şey beni yerimden kaldıramaz.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Beceriksiz çevirmenler hariç.&lt;br /&gt;Evet dear okur, Türkçe bilmeyen ama Türkçe'ye çeviri yapma yüzsüzlüğünde bulunan zatlara duyduğum nefretin yanında geometriye duyduğum nefret devede kulak kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Neden mi? Basit.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kim Rus Edebiyatı ile kafayı bozmuş birini Anna Karenina'dan soğutabilir? Cevap veriyorum, &lt;em&gt;saçma sapan bir&lt;/em&gt; çevirmen!&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kim Jane Eyre'ın arka kapağına kitabın sonunda Bay Rochester'ın akıl hastası karısının öldüğünü ve Bay Rochester ile Jane Eyre'ın evlendiğini yazarak muhteşem bir epic fail'a imza atar? Cevap veriyorum, tabii ki &lt;em&gt;işini bilmeyen bir&lt;/em&gt; çevirmen! -burada ayrıca durumun vahametinin farkına varmayan editörü de fırçalıyorum, oh evet!-&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kim deyimleri Tarzan Türkçesiyle çevirmek suretiyle okuma keyfinize limon sıkar? Tabii ki &lt;em&gt;çeviri yapmayı bilmeyen bir&lt;/em&gt; çevirmen!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kim yazarın anlatım dilini beğenmeyip son derece büyük bir pervasızlıkla kitabın bağrına kalem batırır? Cevabı biliyorsunuz, tabii ki &lt;em&gt;amatör bir&lt;/em&gt; çevirmen!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kim her sözcükten sonra yıldız (*) koymak suretiyle asıl metinden daha uzun ve GEREKSİZ dipnotlar çıkartır? Sıkı durun, söylüyorum: &lt;em&gt;Çevirmen olduğunu sanan bir&lt;/em&gt; çevirmen!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kim muhteşem çalışma disipliniyle bir okuru bir yayınevinden soğutur? Haydi, hep beraber: &lt;em&gt;İşini bilmeyen bir&lt;/em&gt; çe-vir-meen!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;  Gelelim arlanmaz redaktörlere..&lt;br /&gt;Düşününce, bir redaktörün işi de, bir çevirmenin işi de neredeyse yazarın işinden daha zor, bu sebele işlerini iyi yapan çevirmen ve redaktörlere saygım okyanuslardan daha engin. -bazı beceriksizleri gördükçe mesleğinin hakkını verenlere duyduğum saygının enginliği daha da katlanıyor-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Sayın arlanmaz redaktörler,&lt;br /&gt;Tamam, yüzlerce sayfa kitap okuyup hata aramak zor, ama yanlış yazıldığı bariz belli olan, bağırmakla kalmayıp adeta opera yapan kelimleri görmek de mi gerçekten zor?&lt;br /&gt;Apostrofun kullanım yerlerini hatırlamak, olur olmaz yerlerde ^ işareti kullanmamak da mı zor ha, bu da mı zor?!&lt;br /&gt;Kitabın kapağında &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ölü Canalr&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; yazdığını görmemenin açıklaması nedir ha, nediiir?!! -duy sesimi zambak yayınları, elimde belgeler var; jullian assange ile müzakere hâlindeyiz.-&lt;br /&gt;Mesleğine redaktör deyip de ayrı yazılan de ve da'ları, ki'leri bilmemenin açıklaması var mı ha, var mı?!&lt;br /&gt;Arşidük yazmak bu kadar mı zor ha, bu da mı zor?!&lt;br /&gt;BU DA MI GOL DEĞİL HA, BU DA MI!!1!&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Büyük bir iç rahatlamasıyla bu postu bitirirken Can Yayınları'na ve sayın Celâl Üster'e ilan-ı aşk eder,   &lt;em&gt;-o Celâl Üster ki hem yazarın üslubuna dokunmamış hem de ucuz amerikan filmi izliyormuş hissi yaşatmamış bir çevirmendir, 1984'ün başındaki 'Orwell: Büyük Biraderimiz' ile beni benden alandır, eli sıkılmak istenendir. bu kısa çizgiyi kapatmadan önce şunu da söylemezsem arkamdan ağlar: 'bütün kitaplar eşittir, ama bazı kitaplar öbürlerinden daha eşittir.'-&lt;/em&gt;  Vedat Günyol'a, Aydın Emeç'e, Ümit Tosun'a, Gürol Koca'ya, Aykut Derman'a, Şadan Karadeniz'e ve adını unuttuğum ama sevdiğim, takip ettiğim diğer çevirmenlere -evet, çevirmen takip ediyorum ben. noolmuş?- selam ederim. Ayrıca onları yukarıda çemkirdiklerimden tenzih ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dip not olarak çevirmenin adını kitabın kapağına yazan -ve dahi Çevirmen:xxx şeklinde değil de Türkçesi xxx şeklinde yazan- yayınevlerini çok sevidiğimi söylemek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır Credits'e girişmişken, İspanyolca Fiil Çekimleri kitabını hazırlayan İnci Kut ve Güngör Kut'a da teşekkürler. İspanyolca ile kafayı yediğim şu günlerde acayip işime yarıyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5246663115890293215?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5246663115890293215/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5246663115890293215&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5246663115890293215'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5246663115890293215'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/bu-postta-turkce-bilmeyen-cevirmenlere.html' title='Bu Postta Türkçe Bilmeyen Çevirmenlere ve Arlanmaz Redaktörlere Çemkiriyoruz'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4193260200234313889</id><published>2010-12-05T20:38:00.003+03:00</published><updated>2010-12-05T20:48:01.979+03:00</updated><title type='text'>Meğersem Mayozla Bölünüyormuşum</title><content type='html'>O kadar kaotik bir ortamdayım ki, hiçbir şeye yetişemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Geçen gün odamda koskoca okul çantamı kaybettim mesela, kimliğim filan da içindeydi. Geceleri el fenerini tavana doğru tutup S.O.S. veriyorum beni bulsun diye ama hâlâ tık yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Tarih yazılısından 97 beklerken 84 aldım, sebebi de soruların cevaplarında verdiğim örnekleri öğretmenin anlatmamış olmasıymış. Halbuki aynı örnekler noktasına virgülüne ders kitabında var ama benim bile kelimelerim tükendi kadın karşısında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Dil ve Anlatım'da sunum yapacağım, Fransızca'da poster hazırlayacağım, resim için çizim yapacağım, yazılıya kadar hedef kitabı okuyacağım ve tüm bunlar için sadece bir haftam var. Ben de hepsine yetişmek için n sayısından fire verip mayozla bölünmeye karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir düşünsene dear okur benden 4 tane olduğunu.. Sınıfın her bir köşesinde birer tane Geveze, 3 günde okulun hakkından gelirdik yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse konu bu değil. Sağ kolondaki müzikleri değiştirdim, vatana millete hayırlı olsun. Bi de birkaç gün içinde dayımın çok değişik bi hikâyesini anlatacağım, hatta kalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okura soru: Twitter hesabım olmalı mı? Yorum yaz, haber eyle.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4193260200234313889?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4193260200234313889/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4193260200234313889&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4193260200234313889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4193260200234313889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/megersem-mayozla-bolunuyormusum.html' title='Meğersem Mayozla Bölünüyormuşum'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5493642961874915212</id><published>2010-12-01T23:13:00.003+03:00</published><updated>2010-12-02T00:30:17.570+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='familya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gerilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Yeni Başlayanlar İçin Mardin 2 | Bir Nevi Survivor</title><content type='html'>Bu post, tıpkı &lt;a href="http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/10/yeni-baslayanlar-icin-mardin-mutfak.html"&gt;buradaki&lt;/a&gt; kardeşi gibi bütünüyle tamamıyla absalom'a ithaf edilmiştir, hatta absalom için yazılmıştır. Ama benim en sevdiğim dearest okurum tabii ki göğsünü gere gere okuyabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;  Başlamadan önce söylemeliyim ki bloguma ve dear okurlarıma hasret kalmak evlat acısı yaşamak gibi bir şeymiş.&lt;br /&gt;  Unutmadan, öykü gerilim unsurları içermektedir.&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-mistik bir sesle, sisli bir mekânda okuyunuz.-&lt;br /&gt;  Zamanın birinde, adı sanı şu an için bize lazım olmayan bir kahraman uzaak doğudan bir diyara gitmiş. Bu diyarın toprakları çorak, iklimi kurak, akrepleri manyak imiş.&lt;br /&gt;-peki ya kahramanın orada işi neymiş?-&lt;br /&gt;  Kahramanımız oraya annesini görmeye ve tatil yapmaya gitmiş. Bütüün gün zorlu görevler peşinde koşuyor, -bakkaldan ekmek almak, sıcaktan buharlaşmamaya çalışmak, evdeki Fanta stoklarını eritmek, belgesel ve film izlemek, Fransızca öğrenmeye hazırlık yapmak -bu da ne demekse-, resim yapmak, yöre halkıyla iletişime geçmek- maceradan maceraya ter döküyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Haftasonlarından birinde pek muhterem kahraman, annesi ve ananesiyle kahvaltısını yapıyormuş ki, annesi ona çok zorlu bir görev vermiş: Bulaşıkları yıkamak!&lt;br /&gt;  Aramızda kalsın ama; sözümona kahramanımız o kadar üşengeç, o kadar tembel, o kadar sakarmış ki bu görevden kaçmak için türlü bahaneler uydurmuş. -'bugün Londra'da yağmur yağacakmış, dizlerim nasıl ağrıyor bir bilsen!', 'sen kilo mu aldın?', 'galiba omzum çıktı.'- Her ne hikmetse anne kişisi hiç itiraz etmeden bu bahaneleri kabul etmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bunun üzerine kahramanımız; yokluğunda sabahı zor eden, içip içip ağlayan, pillerini çıkartma tehditleri savuran zavallı televizyon kumandasını tüm bu dertlerden kurtarmaya gitmiş. O belgeseller, ithal diziler izleyedursun; annesi bulaşıkları yıkamaya koyulmuş.&lt;br /&gt;  Ama o da nesi, sevgili anne lavaboda ''süpürge çöpüne benzer bi'şey'' olarak tanımladığı sarı bir cisim görmüş. İçinde depir depir depinen çılgıaan Orta Asya Türkü'ne hakim olamayarak o sarı cisimciği tutmuş, var gücüyle çekmiş. O çektikçe cisimcik kımıldanıyor, uzadıkça uzuyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Basireti bağlanan anne, &lt;em&gt;&lt;strong&gt;çektiği&lt;/strong&gt; cisimciğin&lt;/em&gt; bir &lt;em&gt;&lt;strong&gt;akrep&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; olduğunu epey sonra anlamış. Anladığında da çığlık atarak lavabodan uzaklaşmış. Anane kişisi hemen durumu analiz etmiş, ''Nöölyooğ orda?'' diye koşarak gelen kahramanımızı mutfağın kapısında durdurmuş. Tabii kendisi de mutfaktan çıkmayı ihmal etmemiş.&lt;br /&gt;  Olayı anlayan kahramanımız korkudan üç buçuk atadursun, çok zeki olduğu için akrebin üzerine PorÇöz, lavabo-aç veya kaynar su dökünce ölebileceğini o kargaşaya rağmen akıl etmiş. Gerekli işlemler yapılmış, musluktan şelale gibi sular akmış ve akrep Hakk'ın rahmetine kavuşmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Anne ellerini sterilize etmiş, anane lavaboların giderleri için taş, kumaş ve telden özel aygıtlar hazırlamış ve lavabolar kullanılmadıkları zamanlarda giderlerin üzerinde oturmaları için onları tembihlemiş. Bu sırada ne akrebi gören ne de mutfağa giren kahraman, yaklaşık 30 dakika içerisinde 3 tane uçuk çıkartmış. -hayatında ilk defa uçuk sahibesi olmuş, dudakları Angelina Jolie ve Rihanna karışımı ucubik bir forma bürünmüş.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ortalık yatışınca cesur kahramanımız internetten akrepler hakkında geniş çaplı bir araştırma yapmış. Maviyi ateş sanıp yaklaşmadıklarını öğrenince oturma odasındaki, mavinin bütün tonlarını ihtiva eden halının üzerinde yaşama kararı almış. Anneyi de kükürt ve Arap sabunu bulması konusunda tembihlemiş.&lt;br /&gt;  Akşamüstüne doğru annenin bir arkadaşı gelmiş, lavabonun vidalarını söküp 8 boğumlu ve süpersonik zehirli akrebin cesedini çıkartmış. Bu sırada da 'Hayvanı haşat etmişsiniz doktor hanım.' demeyi unutmamış. -PorÇöz çok süper bişeymiş, o an kahramanımız bunu bir kez daha anlamış.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Anne bu macerayı hastahanede arkadaşlarına anlatınca isminin başına Survivor cesaret unvanı almış. Ortadoğu ve Balkanların en cesur Kahramanı ise korkudan yaklaşık 200 gr çikolata tüketmiş ve uçuklarıyla dertleşmiş. Anane ise bu sayede alter egosu olan Derya Baykal için bir craft faaliyetinde bulunduğuna seviniyormuş. -yaşasın giderlerdeki taşlar!!-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Başka ve daha az heyecanlı bir Mardin macerası da &lt;/em&gt;&lt;a href="http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/07/ingilizcenin-beyni-ele-gecirmesi.html"&gt;&lt;em&gt;burada.&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**Hâlâ yazılı oluyoruz ve son 2 haftada 3 kilo vermenin kıvancını yaşıyorum. Bipolar davranış bozuluğuna ramak kaldı zira bir insanın geometriden 51, fizikten 95 alması akıl kârı bir olay değil. Ha, bir de hangi akla hizmet 2. yabancı dili Fransızca seçtim bilmiyorum.&lt;br /&gt;**Hikâyedeki 'Kahraman' &lt;em&gt;benim bi arkadaş.&lt;/em&gt; Evet.&lt;br /&gt;**Nihayet yeni bir telefonum oldu, artık okuldan filan blog kaydı yapabilirim, heyoo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendine iyi bak dear okur, benim yerime de dinlen, gül, uyu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5493642961874915212?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5493642961874915212/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5493642961874915212&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5493642961874915212'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5493642961874915212'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/yeni-baslayanlar-icin-mardin-2-bir-nevi.html' title='Yeni Başlayanlar İçin Mardin 2 | Bir Nevi Survivor'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-9184141843577597090</id><published>2010-11-11T19:27:00.004+03:00</published><updated>2011-01-13T21:05:18.556+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi şakası filmi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lise defterim'/><title type='text'>Birleştirmemiz Lazım Bunları, Toplayalım Bunları</title><content type='html'>Bir Geometri zırvalayışı sonrası tutarsız bir ruh haliyle İzmir'den bildiriyorum. Yooooaaargunum.&lt;br /&gt;Hocanın dağıttığı fotokopiyi neredeyse ezberlemem ve sınavda fotokopiyle tamamen alakasız soru tiplerinin çıkması sonucu bir ihtimal 70 alacağım; hocam, sevgiler. Hayatımda hiç bu kadar rüsva bir not almamıştım; ananecim, hürmetler. -fonda da Teoman 'kadıın ağlaar, erkeek bakaar...' diye bağırmaktadır. kendimi kolera günlerinde aşk'taki zavallı florentino ariza gibi hissediyorum şu anda. kandırıldım yahu.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeterince şikayet edip başını şişirdiğime göre dear okur, şimdi geçen hafta sınıfımızda yaşanan bir olayı anlatabilirim. Öncelikle belirtmeliyim ki, bu olaydan sonra sınıfımız meşhur oldu, olay sonrasında el çabukluğuyla çekilen video da facebook'ta dolaşmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hangi sınıftansın?&lt;br /&gt;-9xx. -sırıt.-&lt;br /&gt;-Haa, o sınıf. -şaşır. küçümse ya da daha çok şaşır.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın kahramanları yazının devamında kendilerine mahlas bulacağım iki arkadaş ve bir masa. Bu arkadaşlardan biri okul ortalamasına göre biraz ufak tefek. -benimle kıyaslayınca değil tabii.- Diğeri de aksine devasa, enine boyuna; bir nev'i bodyguard. Hadi ucuz ironi yapayım, bu arkadaşa &lt;em&gt;Minik&lt;/em&gt; diyeyim. Ötekine de sınıfta seslendiğim şekliyle &lt;em&gt;Evkaf Memuru&lt;/em&gt; diyeyim. -çok feci ifşa ediyorum kendimi ya, öhm.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay teneffüste geçiyor. Evkaf Memuru arkadaşımız öğretmen masasında kambur kambur oturmakta, sınıftakilerle geyik neyin yapmakta. Neşeli, mutlu filan. Ama o sırada kapıda bir rüzgâr esiyor, bir baykuş ötüyor ve Matrixvari havasıyla Minik içeri giriyor.&lt;br /&gt;-'Aaa, ortam var burdaa!' diyor ve muhabbete dahil olmak amacıyla Memur'un yanına doğru seğirtiyor. Şöyle bi merhabalaşmadan sonra Memur'un hâlihazırda oturduğu öğretmen masasına yaslanıyor ve olaylar gelişiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kulakları sağır eden bir gümbürtü oluyor; etrafı toz duman kaplıyor. Dumanlar dağıldıktan sonra bir de bakıyoruz ki Minik ve Memur diz dize, öğretmen masasının legoyu andırır biçimde yere dağılmış parçaları üzerinde yeni gelin gibi süzünüyorlar. Önce sınıftakiler ve ben boş boş bakıyoruz, sonra manyak gibi gülmeye başlıyoruz. Bu arada da Red Kit hızında kamera çeken -kamera çekmek(f) : görüntü kaydetmek değil, kamerayı ortaya çıkarmak.- arkadaş olayları kaydediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik telaşla ayağa kalkıyor, çevreye kızıyor, gülmemelerini söylüyor. Sonda da bağlantı yerlerinden ayrılmış masanın parçalarına bakarak acele ve panikle, bizi sandalyelerden düşmeye, anıra anıra gülmeye gark eden cümleyi kuruyor:&lt;br /&gt;-"Birleştirmemiz lazım bunları, toplayalım bunları!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, evet; Minik, &lt;em&gt;sadece &lt;strong&gt;yaslanarak&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; öğretmen masasını parçalara ayırıyor, Memur'un bileğini incitmesine &lt;em&gt;sebebiyet veriyor&lt;/em&gt; ve üstüne üstlük Türkiye güzeli seçilen kütle 27, iq 17 kızları gibi 'inanırsak olur bencağ!' diyor.&lt;br /&gt;Yahu yazarken bile gülüyorum, 'Birleştirmemiz lazım bunları!' nedir? Peligomla yapışabilir mi o parçalar ey Minik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-burada gözümün önüne Minik'in yerde otururkenki 'ama gururlu, ama mağrur' hali geldi; ara verdim, gittim bi su içtim geldim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ben nefes almak için sınıftan çıktım, zira o kadar gülmüştüm ki fena olmuştum. Geri döndüğümde de parçaları toparlayıp duvara dayamışlar, Geç Dönem Stonehenge'i kurmuşlardı. Ona bakarak da ayrı bi sırıttım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi dilerseniz olayları bir de sınıf öğretmenine durumu açıklayan Minik'in ağzından dinleyelim: -trt'deymişsiniz gibi gibi duru bir Türkçe-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"Yani öğretmenim, ben sınıfa geldiğimde Memur arkadaşımız masanın üzerine oturmuştu, ben de onu uyardım; gel dedim, arkadaşım dedim, oturma oraya dedim. Kaldırmak için Memur arkadaşımı çekerken de masa dağılıverdi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu savunmadan sonra aklıma geçen sene dershanede arka arkaya iki katın merdivenlerinden uçuşum geldi. Ohş, çok komikti. Neyse, konu bu değil tabii ki.&lt;br /&gt;Bir dahaki sefere de size Geveze'nin Top 20 Dallamalıklar Listesi'ne 7 numaradan hızlı bir giriş yapan bir macerayı anlatıciim. Unutmazsam koridorda bir vatandaşı çevirip sorguya çekmek suretiyle nasıl kaçırttığımı da anlatırım :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada git gide kendimi ele veriyorum, sınıfta ve çevrede blog kültürüne sahip bir sürü kişi var, bir gün birinin gelip de 'Ahhaan da Gevezee!' demesinden çok korkuyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-9184141843577597090?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/9184141843577597090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=9184141843577597090&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9184141843577597090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9184141843577597090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/11/birlestirmemiz-lazm-bunlar-toplayalm.html' title='Birleştirmemiz Lazım Bunları, Toplayalım Bunları'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8886567860624509483</id><published>2010-10-24T20:32:00.015+03:00</published><updated>2010-10-24T21:57:02.991+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir gurme olarak geveze'/><title type='text'>Yeni Başlayanlar İçin Mardin | Mutfak</title><content type='html'>İviiiit, bir Mardin postu ile karşındayım dear okur; ama belirtmeliyim ki bu yazı bütünüyle tamamıyla absalom'a ithaf edilmiştir. Huh.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ayran Çorbası -10 puaaaan-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_unfTchS0Nq8/SU9Ok7JVVsI/AAAAAAAAAfc/yZ9qYjmOatY/s400/ayran+%C3%A7orbas%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 238px; CURSOR: hand; HEIGHT: 164px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_unfTchS0Nq8/SU9Ok7JVVsI/AAAAAAAAAfc/yZ9qYjmOatY/s400/ayran+%C3%A7orbas%C4%B1.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Muhteviyatı yoğurt, aşurelik buğday ve nohut olan pek sevgili ayran çorbası, sıcaaaaak Mardin günlerinde özlenendir, candır. Yan komşuya göre yapılışı çok kolaydır, öyle kolaydır ki &lt;em&gt;Geveze bile&lt;/em&gt; yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nohut ve buğday haşlandıktan sonra yüksek ateşte biraz pişirilir, soğuyunca üzerine tuzlu ayran boca edilirmiş. Arzuya göre üzerine nane serpilebilirmiş. Detaylı tarifi de &lt;a href="http://www.yemektarifleri.org/html/corbalar/ayran_corbasi_tarifi.html"&gt;burdaymış&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;*Tadına gelirseek, benim denediklerim hafif ekşiydi; ama güzeldi. İçindeki ayrandan dolayı -aslında laktik asittten dolayı- çok acayip uykumu getirdiğini hatırlıyorum. -belki de laktik asitten değil, hunharca birkaç kâse tüketmemden dolayıdır.-&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;*Dip not olarak bunun sadece Mardin'de değil, doğudaki pek çok ilde yapıldığını, çorba olarak değil de meze olarak servis edildiğini komşu teyzeden bildirdi Geveze.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Derik Fırın Tava -9 puaaan.-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu da Mardin'in Derik ilçesinde pideci gibi, ekmek fırını gibi yerlerde yapılıyormuş. Kendisini iftara gittiğimiz bir yerde yedim. Fotoğrafını çekmeyi de unuttum. -etli yemeklerle aramda büyük bir aşk olduğu söylenemez.-&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Pizolalık et, biber, patlıcan, domates, sarımsak ve kuyruk yağı ile yapılıyormuş. -kuyruk yağı, yaa. bak okurcum senin için nelere katlandım ben.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl yapıldığına gelirsek, bu malzemeler çömlek gibi çamurdan yapılmış bir tavanın içine dizilip kara fırında ağır ateşte pişiriliyormuş. Püf noktası da tavanın en altına kuyruk yağıyla etlerin dizilmesiymiş. -bunu da iftardaki teyzelerden birinden öğrendim. hişş, aramızda.- Detaylı tarifi de &lt;a href="http://www.morbiber.com/yemek-tarifleri/derik-firin-tava/56948"&gt;burada&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Tadı güzeldi, etlerde yağ kalıntısı ya da az pişmiş bir yer yoktu. Kuyruk yağı da çok hissedilir değildi. Ama söylemeliyim ki öyle hafif bir yemek değil.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mardin'e yolunuz düşerse mutlaka deneyin, kullanılan -ve özel olduğu söylenilen- baharatlarla tadı çok farklı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sembusek -10 puaan ve birincilik teliii-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://farm3.static.flickr.com/2692/4496799093_d2d9d1305d.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 341px; CURSOR: hand; HEIGHT: 209px" alt="" src="http://farm3.static.flickr.com/2692/4496799093_d2d9d1305d.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İşte bu Mardin'de yediğim en güzel şeydi. Nasıl tarif ederim bilmiyorum. Lahmacunun kapalı hali gibi düşünün. Ama hamuru daha lezzetli ve içinde de daha fazla yağ var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aynı lahmacun gibi içi hazırlanıp fırınlarda pişirtilebiliyor. Veya Mardin 1. Cadde'deki Kino'da veya Turistik Et Lokantası'nda yenilebiliyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;*İçine koyulan soğan miktarına dikkat edilmeliymiş, zira az olduğunda lezzetsiz, çok olduğunda ağır olurmuş. -garson abi dediydi.- Ve harcına kesinlikle domates konmazmış.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Peynirli versiyonu da mevcut ama kıymalı onu döver. Ve bence lahmacundan en büyük farkı, &lt;em&gt;birileri&lt;/em&gt; gibi 6 tane arka arkaya yiyebilmeniz ve beklenilenden çok daha az şişkinlik hissetmeniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Evde yapmak yerine gidip yerinde yemeniz şiddetle tavsiye edilir ama yine de &lt;a href="http://tariflerim.net/hamur-tarifleri/hamur-isi-tarifleri/1041-sembusek.html"&gt;burada&lt;/a&gt; bir tarifi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şıllık Tatlısı -7 puaaan-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://rideturkey.net/maxdb/EMR01/01/emr0101_159.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 316px; CURSOR: hand; HEIGHT: 243px" alt="" src="http://rideturkey.net/maxdb/EMR01/01/emr0101_159.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Tipik bir şerbetli tatlı. Aslen Antepli ama ben kendisiyle Mardin'de tanıştığım için yazıyorum işte.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;*İsmi bir harika, bir şaheser, bir başyapıt. Menüde görünce şaka filan yaptıklarını sanmıştım ama yanılmışım. Hakikaten Şıllık diye bir tatlı varmış. -çok komik ama hayır, ciddiyim sizinle kafa bulmuyorum.-&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;*Evde yapılmasının pek mümkün olduğunu sanmıyorum zira baklava yufkasına çok benzeyen incecik bir yufkanın sacda pişirilip içine ceviz koyarak sarılması ve üzerine antep fıstığı serpilmesi suretiyle yapılıyor. Biraz yoğun bir tadı var.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Mardin'de Artuklu Sofrası'nda, Urfa'da her yerde yenilebilir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tandır Ekmeği -9 puaan-&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img2.blogcu.com/images/m/u/t/mutfaktayolculuk/11012009857.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 277px; CURSOR: hand; HEIGHT: 223px" alt="" src="http://img2.blogcu.com/images/m/u/t/mutfaktayolculuk/11012009857.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bizim apartmanın bahçesindeki tandırın başında bir kalabalık gören ananemin olay mahalline iştirak etmesiyle komşu teyzeler eline bir yığın tandır ekmeği tutuşturunca kendisiyle tanışmış olduk.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Tandırdan yeni çıktığında muhteşem olan güzide tandır ekmeği, ertesi gün ise muhteşem bir biçimde sertleşiyor, kıtır kıtır oluyor. Bu sebeple bence sıcakken güzel.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;*Bu arada sadece Mardin'de değil, pek çok doğu ilinde ve dahi Ortadoğu'da yapılıyor. Ben denedim beceremedim, değişik bir teknikle elde açılıyor ve şlap diye tandıra yapıştırılıyor. Bütün bu işlemler esnasında da eller ıslak oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Mardin'de fırın ekmeğinden daha popüler. Bu yüzden adım başı tandır görmeniz bir süre sonra sizi şaşırtmıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;*Tereyağıyla da muhteşem oluyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu postta da Mardin mutfağına ana hatlarıyla değindik dear okurcum ve absalomcum. Bu kadar beklettiğim için de 1239846023657829346574358923745 defa özür diliyorum, o kadar çok ödevim vardı ki anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada salı günü Fransızca sınavım, gelecek hafta da matematik, din ve kimya sınavım var. Eğer benden haber alamazsanız Interpol, CIA, FBI, KGB, MİT, 007 James Bond, Sherlock Holmes, Dr. Watson, X-Men Wolverine ve bilumum teşkilatları harekete geçirmekten çekinmeyin. Kendinize iyi bakın, bu zavallı sefil öğrenciye de dua neyin edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Au revoir. -geçen postta da au revior yazmışım aceleden, artistliğim Charlie Chaplin'den hallice olmuş. sen de uyarmadın ki dear okurcum.-&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8886567860624509483?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8886567860624509483/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8886567860624509483&amp;isPopup=true' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8886567860624509483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8886567860624509483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/10/yeni-baslayanlar-icin-mardin-mutfak.html' title='Yeni Başlayanlar İçin Mardin | Mutfak'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_unfTchS0Nq8/SU9Ok7JVVsI/AAAAAAAAAfc/yZ9qYjmOatY/s72-c/ayran+%C3%A7orbas%C4%B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7934115695844435932</id><published>2010-10-12T17:31:00.005+03:00</published><updated>2010-10-17T12:34:49.732+03:00</updated><title type='text'>Merhabaa!</title><content type='html'>Merhaba dear okur. Son bir aydır hayli sorumsuzca ortadan kayboluşum hakkında ne desen haklısın, suçluyum ve sorumsuzum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bi sor, neden yoktun Geveze'm diye. Bi sor lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoktum, çünkü çömezdim. Çünkü okullar yeni açılmıştı, biz de yeni taşınmıştık. İnternetimi bir türlü bağlamadılar. Sonra da ödevler yağmur gibi yağmaya başladı. Şu 3 haftada iki tane performans ödevi yaptım, düşün felaketi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de, nihayet Fransızca öğreniyorum. Yani Fransızca beni öğreniyor da olabilir. Her tarafım fiil çekimiyle dolu. -dün gece rüyamda Jean Reno'yu gördüm, Léon'daki haliyle. elinde Fransızca kitabıyla peşimden koşuyordu filan.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç itibariyle işte geldim burdayıııım. Yakın gelecekte absalom'a ithaf ettiğim Yeni Başlayanlar İçin Mardin postlarımı yayınlayııp, Bornova Anadolu Lisesi izlenimlerimi yazıciim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Au revoir. -artistliğimi de yaptım, giderim artık.-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7934115695844435932?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7934115695844435932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7934115695844435932&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7934115695844435932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7934115695844435932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/10/merhabaa.html' title='Merhabaa!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6233011495813499583</id><published>2010-09-12T22:43:00.005+03:00</published><updated>2010-09-12T23:29:14.012+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>Birbiriyle Alakası Olmayan Cümleler Bütünü</title><content type='html'>*Her tarafta koli, her köşede koli. Aç aç bitmiyor dear okur, nihayetinde kendimi kolileyip koyacağım kapının önüne; o olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Türkiye'nin şampiyon olmasını isteme sebeplerimin başında Amerikalıları bastırma güdüsü yok efenim. Kesinlikle onlara pis emperyalistler demiyorum. O sizin hüsnükuruntunuz. -kontrol ettim, birleşik yazılıyormuş. (bkz. &lt;a href="http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=veritbn&amp;amp;kelimesec=160040"&gt;tdk&lt;/a&gt;)-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*An itibariyle Türkiye tam bir rüsva, tam bir komedya. Tarihinde ilk defa finale çıkınca 'Allah Allah!' diye koşacaklar, ciddi ciddi ter dökecekler sanırken 20 sayı farkı gördüm. Hayır Amerika mükemmel bir takım değil, ama niye konuşuyorum ki? -zaten fazla fazla kritiği yapılır bu maçın. kafa ütülemeyeceğim işte. huh.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bu arada Lllamar Odom'a kafa atasım geldi birden. Neden bilmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Okullar hakikaten açılıyor yahu. Merak eden okurlarım, BAL'a İngilizce'den girdim, yabancı dilim Fransızca, seçmeli dersim de resim. Ama niye sordunuz tüm bunları, anlamadım yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Semih Erden'in dünkü 0.5 bloğu neydi öyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Senaryom var; yapımcım, oyuncum ve teknik ekibim yok. Yolun yarısını geçmişim, değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Durduk yere dolgulu dişim çürüyor. Ama kendince bana kıyak geçmiş olacak ki, ağrımıyor. Buradan kendisine selam söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sebepsiz bir iç daraltısı yaşıyorum. Zaten yaz başında verdiğim kiloları da bayramda geri aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Dün bir gafletle Atilla Dorsay'ın köşesini okudum. Ama eğlendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Odamı yerleştirirken dolduruşa gelip poşet poşet çöp çıkarttım. Bu demek oluyor ki bir hafta sonra bizim eve en yakın kırasiye ihya olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Yalnız var yaa, nereye yerleştiğimi soran okurumun amacını çözdüm. Bulacaksın beni değil mii. Ama imzalı fotoğraf vermiyorum canım ya. -zaten o da imzalı fotoğrafımı istememişti ama olsun.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Aslan Asker Şvayk'ı okuyorum ve her nedense Yaroslav Haşek bana çok tanıdık geldi. Sanki kırk yıllık arkadaşımmışcasına bağrıma bastım. -Hindu olsaydım önceki hayatımda aynı gazetede çalışıyorduk derdim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Bu reenkarnasyon çok enteresan bi olay. Ama merak ediyorum, dünyada dolaşan ruhlar sabitse nüfusun tarih boyunca artması sonucu oluşacak karmaşayı nasıl açıklıyorlar? Hayvan nüfusu filan mı düşüyor? -uykum yok benim. bir defa daha okuyunca çok mantıklı bir soru olduğunu göreceksin dear okur.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında eve internet bağlanır, daha sık yazarım. Kendine iyi bak, yokluğumda beynini ütüleyecek başka birini bulma dear okurcum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;edit: an itibariyle 64-81 yenildik. seyirci de ne coşkuluydu değil mi? maçın başından beri hooop oturdular.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6233011495813499583?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6233011495813499583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6233011495813499583&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6233011495813499583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6233011495813499583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/09/birbiriyle-alakas-olmayan-cumleler.html' title='Birbiriyle Alakası Olmayan Cümleler Bütünü'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5641925807947396162</id><published>2010-08-22T20:38:00.003+03:00</published><updated>2010-08-22T20:50:33.484+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik sanatı'/><title type='text'>Musiki.</title><content type='html'>Bu aralar müzik yerine musiki deme kararı aldım. Niye bilmiyorum, kulağa daha melodik geliyor. Evet. -aslında çok rasyonel bir insanımdır. bakmayın bu paragrafa.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yandaki müzikleri değiştirdim ve altlarına ne olduklarını yazıyorum dear okur, böylece bu ne, diye tıklayıp benim yüzümden kulak felci olmazsın, seçer beğenir dinlersin diye düşündüm.&lt;br /&gt;  İyi yaptım değil mi? Cevap veriyorum, evet :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5641925807947396162?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5641925807947396162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5641925807947396162&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5641925807947396162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5641925807947396162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/08/musiki.html' title='Musiki.'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4651411337173137892</id><published>2010-08-18T13:25:00.004+03:00</published><updated>2010-08-18T13:58:02.628+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='familya'/><title type='text'>Üstüme Basıp Geçme Yâr</title><content type='html'>Gökhan Kırdar'dan ananeme gelsin efenim, &lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/xaec8b_gokhan-kirdar-ustume-basyp-gecme-ya_music"&gt;Üstüme Basıp Geçme.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Son birkaç gündür ananemin paspası oldum dear okur; saçımı süpürge, ayağımı klima yaptım, o kadar seviyorum yani. Bir cefakârım, bir fedakârım ki ah sorma. -bu kısa çizgi arasında inanmış gibi yapıyoruz-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;em&gt;Olayın aslı ise aşağıdaki flashback'teki gibidir...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Anane bir sahurda daha evde ordu beslermişcesine şen ve tantanacı bir biçimde karnını doyurur. Burnunun dibinde çalan horoz efektli saati duymayan ama sahur programlarının sesiyle yerinden fırlayan &lt;em&gt;cefakâr, fedakâr Geveze&lt;/em&gt; su içmek için mutfağa gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geri döndüğünde o kadar bitkin, o kadar uykuludur ki kendi yatağına kadar gidemez ve ananesinin yerdeki döşeğinde uykuya dalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan ne kadar geçti bilinmez ama bir süre sonra Geveze bacağında bir &lt;em&gt;basınç&lt;/em&gt; hissederek korkuyla uyanır. Aptal aptal etrafa bakınırken ananeyle göz göze gelir ve her şey yerli yerine oturur.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Anane, Geveze'nin üstüne basmıştır. &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Torunu&lt;/span&gt; Geveze'nin üstüne basmıştır.&lt;/strong&gt; &lt;/em&gt;Ciddi ciddi, olanca 75 kiloluk ağırlığıyla basmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar ananemle pek çok saçmalığa imza attık dear okur, ama bu kesinlikle ilk 5'e oynar. Bacağımda güdük, tombik bir 36 numara ayak izi taşıyorum hâlâ. Bir de bu yetmezmiş gibi az önce ayağıma bastı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ohş. Ne güzel soğukmuş ayağın ya. Dur bakiim, getir bi daha basıcam. Ohş. Buz gibi. Naaptın sen ayağına böyle Geveze? Buz gibi valla. Ay kaçma dur! Dur diyorum, kaçmasana!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4651411337173137892?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4651411337173137892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4651411337173137892&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4651411337173137892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4651411337173137892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/08/ustume-basp-gecme-yar.html' title='Üstüme Basıp Geçme Yâr'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8964269318713407761</id><published>2010-08-12T21:14:00.002+03:00</published><updated>2010-08-12T21:30:02.654+03:00</updated><title type='text'>Hikaye Yazabilen Dear Okurlara Duyuru</title><content type='html'>&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt;  Dear okurcum, edebiyata ilgin varsa, hikaye yazabiliyorsan sana bi teklifim var.&lt;?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt;  Hadi gel Orlando'nun açtığı blogda hikaye yaz. Evet evet, gel hadi. Ya da yorulma, mail filan at.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt;  Çekinme, bi mail yani.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="FONT-FAMILY: Georgia"&gt;&lt;a href="http://ortasekerlikahve.blogspot.com/"&gt;Müdür bu.&lt;/a&gt; Mail bilgileri için bi tık.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8964269318713407761?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8964269318713407761/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8964269318713407761&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8964269318713407761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8964269318713407761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/08/hikaye-yazabilen-dear-okurlara-duyuru.html' title='Hikaye Yazabilen Dear Okurlara Duyuru'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6294283453835531200</id><published>2010-08-10T11:37:00.003+03:00</published><updated>2011-01-13T21:05:36.454+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözlem kulesinden bildirdi geveze'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komedi şakası filmi'/><title type='text'>Burgu ve Tonlama</title><content type='html'>Her annenin kullandığına inandığım 'gözleriynen anlatma' suretiyle gerçekleştirilen iletişim tarzını biliyorsundur dear okur.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anne bakar; evlat susar.&lt;br /&gt;Anne bakar; evlat çay getirir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anne bakar; evlat kolonya getirir.&lt;br /&gt;Anne bakar; evlat oturuşunu düzeltir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anne bakar; evlat odasına çekilir.&lt;br /&gt;Anne bakar; evlat yerin dibinde dinlenme tesisi kurar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bizim evdeyse anne bakar, evlat da bakar. Zira ben hiçbir zaman bakışlarla gerçekleştirilen 3. taraf işlevselliklerinde görev alamadım. Bu yüden de ananem bir can kurtaran edasıyla Burgu ve Tonlama'yı hayatımıza soktu.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Burgu ve Tonlama 101&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kullanım Alanları:&lt;/strong&gt; 3. şahıslara çaktırmadan ayar verme, kurbanın &lt;em&gt;'gız gibi'&lt;/em&gt; (bkz. Ananeler Ne Der, Neyi Kasteder?, Bölüm 7, Sayfa 218; Geveze Yayınları 2010) iş yapmasını sağlama.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kullanım Periyotları:&lt;/strong&gt; Spesifik bir periyot söylemek zor olsa da 'vur deyince öldürmemek' ölçüsü hayati önem taşır. Zira bir süre sonra advers etkiler görülebilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kullanan İçin Advers Etkiler:&lt;/strong&gt; 40 senelik tenor gibi konuşma, karşı tarafın her lafınızı iğneleme olarak algılaması, el parmaklarında kaz spazmı, gözlerde fırlaklık.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kurban İçin Advers Etkiler:&lt;/strong&gt; Paranoya, aşırı yorgunluk, dikkat dağınıklığı, vücutta morarma, zaman zaman kronik TBEK sendromu. (bkz. Toz Bezli Ev Kızı Sendromu)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kullanım Şekli:&lt;/strong&gt; Kubana en az 15 santim uzaklıkta, tüpü dik tuta... Yani anla işte dear okur; cümlenin bazı yerlerinde sesi inceltip kalınlaştırarak karşı tarafa mesaj vermek suretiyle tonlama, karşı taraf tonlamadan anlamazsa parmaklarla kaba eti veya kolu mıncırmak suretiyle burgu kullanılmaktadır. Örnek bir enstantane ekte verilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Not:&lt;/strong&gt; Burgu günümüzde kullanılmamakla beraber geçmişte pek çok işe yaradığı konusunda tezler epey fazladır(Kaynak: Anane). Günümüzde Geveze tarafından gerçekleştirilen pilot uygulamada çok ses çıktığı tespit edilmiş ve ekstrem durumlar hariç kullanılmamasının kullanan kişinin rezil olmaması açısından önem teşkil ettiği belirtilmiştir.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;("AaAaAaAy!!! Acıtıyormuş bu yaa." Mazoşist değilim, hayır. Sadece içimdeki bilim aşkı durmak bilmiyor.)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şekiller için (bkz. ek)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;EK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/TGEObhNdHwI/AAAAAAAAAS0/YLJjX2PvYL8/s1600/sekil+1.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503696085557518082" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/TGEObhNdHwI/AAAAAAAAAS0/YLJjX2PvYL8/s320/sekil+1.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/TGEObxmjhxI/AAAAAAAAAS8/MCyskZZQ6BI/s1600/sekil+2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503696089957762834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 239px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/TGEObxmjhxI/AAAAAAAAAS8/MCyskZZQ6BI/s320/sekil+2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Tonlama Enstantanesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;-Givezeeeğ, sen bi motfaaa bakar mısiğn?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Geveze'nin iç sesi: Aaay, sesi çok fena, mutfakta ne oluyor ki?)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Geveziiğ, yıvram sen konüşmaktan yorülmadin mı?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(Geveze'nin iç sesi: Sanırım susmam gerek.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Örnekler çoğaltılabilir.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6294283453835531200?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6294283453835531200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6294283453835531200&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6294283453835531200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6294283453835531200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/08/burgu-ve-tonlama.html' title='Burgu ve Tonlama'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/TGEObhNdHwI/AAAAAAAAAS0/YLJjX2PvYL8/s72-c/sekil+1.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1061508238621816919</id><published>2010-07-30T18:46:00.005+03:00</published><updated>2010-07-30T19:25:50.173+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamak da bir sanattır'/><title type='text'>İngilizce'nin Beyni Ele Geçirmesi Sorunsalı</title><content type='html'>Mardin'den bildiriyorum. Ben bu gün acayip rezil oldum. Ama kimse görmedi. -şanslıyım sanırım.- Bu yüzden gelip burada ifşa ediyorum. -safım sanırım.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Buradaki insanların çoğu Türkçe bilmiyor. Hatta yanda bir teyze var, annemi her görüşünde 'Çaav tohtor çaav!' diyor :) Evlerde Kürtçe konuşuluyor. Çocuklar da -haliyle- okula başlamadan Türkçe öğrenemiyor. Ve benim maceram da bununla alakalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ehem. Başlıyorum.&lt;br /&gt;Ekmek almak için evden perişan bi halde çıktım. Apartmanın karşısında minnak bir çocuk çamurlardan bir şey yapıyordu. -bence ayakkabıya benziyordu ama kale de olabilir. net göremedim.-&lt;br /&gt;Sonra kafasını kaldırıp bana baktı. Baktı. Baktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürtçe olduğunu tahmin ettiğim bir dilde bana bişeyler anlatmaya başladı. Kumdan kalesini/ayakkabısını gösterdi. Arkada otlayan keçileri gösterdi. Beni gösterdi. Baktı. Baktı. Baktı.&lt;br /&gt;Bence söylediklerinin ve bakışlarının meali şöyle;&lt;br /&gt;-Öyle perişansın ki seni çamurdan keçi sandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Tabii ben de bu olay karşısında senelerdir kafama kazınan BilBirDil-KonuşBirİng ekolünü uyguladım. '&lt;strong&gt;Bil&lt;/strong&gt;mediğin &lt;strong&gt;Bir Dil&lt;/strong&gt;de &lt;strong&gt;Konuş&lt;/strong&gt;an &lt;strong&gt;Bir&lt;/strong&gt;iyle &lt;strong&gt;İng&lt;/strong&gt;ilizce Anlaşmak'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Evet dear okur, çocuğa 'Do you speak English?' diye sordum. Ardından vatandaş bana aynen &lt;a href="http://3poundsofrealestate.com/wp-content/uploads/2009/05/confused.jpg"&gt;şöyle&lt;/a&gt; baktı. Baktı. Baktı.&lt;br /&gt;  Koşarak olay yerinden kaçtım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Olayın 5. boyutuna bakarsak, senelerdir gördüğümüz İngilizce eğitim sonucu yabancı dil deyince aklımıza İngilizce geliyor. Her Türkçe bilmeyen insana İngilizce Expension Pack'le doğmuş gibi muamele ediyoruz. Suç benim değil, sistemin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Nice insanlar var Pelin Ba.. Yani İngilizce aksanıyla Türkçe konuşuyor; çok irrite oluyor, hatta hört atak geçiriyor, sıpikırları seviyor, moralleri daaavn oluyor. Yaa. İşte bunların ve benim duyusıpikingliş'imin sorumlusu hep sistem.&lt;br /&gt;  Yoksa ben böyle bir saçmalığa imza atmam, beni tanırsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1061508238621816919?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1061508238621816919/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1061508238621816919&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1061508238621816919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1061508238621816919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/07/ingilizcenin-beyni-ele-gecirmesi.html' title='İngilizce&apos;nin Beyni Ele Geçirmesi Sorunsalı'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1583818071802227912</id><published>2010-07-24T22:47:00.009+03:00</published><updated>2011-09-19T18:37:27.491+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Nasıl Delirdim | Bir Ergenin Sarkastik Macerası</title><content type='html'>Mardin/Derik'ten size seslendiğim şu dakikalarda manyak gibi sağımı solumu kolaçan ediyor, arada bir de Shakira vari 'shake shake it' hareketlerine gark oluyorum. Zira her tarafta sivrisinek var. (&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Mardin'de ne işim var? Annem mecburi hizmet için 350 günlüğüne burada. Anneannem ve ben de manevi destek için geldik.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne şartlar altında olduğumu anlattığma göre aksiyon sahnelerine geçiyorum dear okur. Ufak dil sürçmelerini mazur gör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ehhem. Öhhöm. -boğazımı temizledim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih 20 Temmuz 2010, mekan Sun Express Mardin uçağı. Geveze kulaklarında Tanju Okan, bir yandan kafasını sallayıp bir yandan da kitap okumaktadır. -multi tasking.- Derken tuvalete gitmesi gerektiğini fark eder. Tam ayağa kalmışken anons yapılır:&lt;br /&gt;"Nütfen nerlerinize toturup nepniyet kmerlerinizi bağlayınnığz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haliyle Geveze koltuğuna geri oturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan bir vakit geçer, havaalanından koştur koştur emniyete gidilir. Yeşil pasaport için parmak izi verilmeden önce Geveze yine koştur koştur tuvalete gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam burada ekran kararır. Tekrar aydınlandığında Geveze'ye yakın markaj dalınmaktadır. Geveze'nin suratında ablak, şaşkın, korkmuş, ürpermiş, midesi bulanmış, gözleri yaşarmış, kindar, agresif bir ifade hüküm sürmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken ekran yine kararır. Aydınlandığında jimmy-jib tuvaletin deliğine doğru koşturmaktadır. Delikte ise bir Samsung j700 + 1 gb bellek kartı + hatıra fotoğrafları + telefon numaraları + önemli olayların kayıtlı olduğu takvim dönüp durmaktadır. Dönüp durmaktadır. Dönüp. Durmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*** burada reklam girer***&lt;br /&gt;*Onlarınkiy gibi bir yaşamınız olmayabiliyr ama onlarınkiy gibi bir arabanıız olabiliyr. Magnum Gold yiyin Bentley Continental cii tii bişey &lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;KAZAN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;[&lt;span style="font-size:78%;"&gt;maşansınıyakalay]&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;IN.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;*Arkgo traş jéli. Odom gıbi bakım. -é=hayli açık e.-&lt;br /&gt;*Tütttütütütüüütü. Dimmes limonata. Katkı maddesi içermeyen tek limmonata.&lt;br /&gt;-burada messenger titrer, reklamların kalanını kaçırırım.-&lt;br /&gt;*Mola Bitdi. Coca Colayle keyif sürüyor. Eaaeeaaahhhhş.&lt;br /&gt;***burada reklam biter***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geveze'nin ağzı önce 'Eedriyıın' der gibi büzülmüş, sonra 'Haaaay seniiii' der gibi açılmıştır. Sonra kapanmıştır. Sonra limon yemiş gibi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolları ileri doğru uzanmış ama sadece uzanmıştır. Ve Samsun j700 bütün haşmetiyle tuvaletin deliğine 'şlop' diye düşmüştür. Ekran kararır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geveze annesini çağırmıştır.&lt;br /&gt;'Ahhahahah. Anne nooldu biliyoo musuan... Ahhhhahah. Telefonum tuvalete düştü. Ühüüüvvaaaaa. Telefonum. Ühüvvaaa. Fotoğraflarım. Ühhüü. Tuvalet. Ühüvvvaaaa. Takvimim. Ühüv. Telefon rehberim. Ühüv. Tuvalete düştü. Ühüvvaaaaaaaa. Düştü. Ahahah.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve anne &lt;em&gt;ben-sana-söylemiştim&lt;/em&gt; bakışını yapar. Sonra da;&lt;br /&gt;'Keşke tuvalete girmeden önce telefonun bana verseydin. Hep de cebinde taşıma onu derim ama.' der. Ardından Geveze avaz avaz konuşur:&lt;br /&gt;'Teselli et beniiğ. İstemeden olduuuğ. Cebim çok dardı aslındaağ. Teselli et beniiiiiğ. Tesellliiiii. Senin yüzündeeeen. Eveeeet, senin yüzündeeeeeen.'&lt;br /&gt;'Önemli değil, yenisini alırız. Ama dikkat etseydin keşke.'&lt;br /&gt;'Aceleden unuttuuuaam. Ama senin yüzündeen. Bana hatırlatabilirdiin. Ama hatırlatmadıın. Cebim de dardı. Düşüverdii. Senin yüzündeen. Hatırlatabilirdin. Dardı cebiiiim. Dardııı. Düşmezdiii. Cebiiim.ÜHÜVAAAAAAĞĞAAAHAHAHAHAHAHAHAAAAAH.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ardından görevlilere haber verilir. Ama telefon çıkartılamaz zira delik neredeyse bir metre kadar derindir. Çıkartılmasına imkan yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu Filmden Çıkarılacak Dersler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Geveze sakar DEĞİLDİR. Sadece kazaya yatkındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bir ergen;&lt;br /&gt;a. Her zaman haklıdır.&lt;br /&gt;b. Haklı olmadığı zamanlarda a maddesine göre davranılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bu olanlar tamamen Geveze'nin annesinin suçudur. Çünkü;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;a.&lt;/strong&gt; Geveze'yi sürekli 'Telefonunu cebinde taşıma.' diye uyardığı için şapşallaştırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b.&lt;/strong&gt; Tuvalete girmeden önce Geveze'nin telefonunu almamıştır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;c.&lt;/strong&gt; Geveze'yi suçlamamıştır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;d.&lt;/strong&gt; Geveze'nin cebinin dar olduğuna inanmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;e.&lt;/strong&gt; Geveze'ye acele ettirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;f.&lt;/strong&gt; geveze her zaman haklıdır. bonus track: Ve masumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Para biriktirmek zor iştir. Hakikaten. Anneyle ananeyi söğüşleseniz bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Geveze'ye acilen N97 alınmalıdır. Çünkü o tuvalet deliğine sığmaz. Yoksa başka bir nedeni yok. Yok tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kurallara ve anonslara uymak kötü bir şeydir. Sırf kurallara ve anonslara uyduğunuz için;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;a.&lt;/strong&gt; Telefonunuz tuvalete düşebilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;b.&lt;/strong&gt; Hepsi annenizin yüzünden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;c.&lt;/strong&gt; Daha önce telefonunuzu cebinizden düşürüp tekrar bulmanıza ve zilyar defa uyarı almanıza rağmen olanlar olabilir. Ama ergenseniz masumsunuz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;d.&lt;/strong&gt; Gideceğiniz yere geç kalabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;e.&lt;/strong&gt; Kazulet olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;f.&lt;/strong&gt; Saf konumuna düşebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;g.&lt;/strong&gt; Ya da hiçbir şey olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarınki Derik macerasını bayiinizden ısrarla isteyiniz. Zira yarınki macerada aksiyon, romantizm, kan, revan, yara, bere, sarımsak, tuz ruhu, tornavida, vahşi hayvanlar ve entrika göz dolduracak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bunu ben bile hayal edemezdim.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;Stephen KING&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Benim kitaplarımın daha edebi hâli. Geveze bunu nasıl başardı anlamıyorum.&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;em&gt;”&lt;/em&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Dan BROWN&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Çöl ikliminde geçmesine rağmen bize bizi anlatıyor.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;Seattle Times&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Benden daha boş ve popüler olamaz. İmkanı yok.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;Stephenie MEYER&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Ticar... Yani edebi tanıtımlarımıza yeni bir form ekliyor: Çok okunan. Bestseller listelerinin köküne kibrit suyuu!&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;New York Times&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bu öykünün filmini çekmeyi planlıyorum, çok etkilendim. Başrollerde &lt;/em&gt;radikal bir değişiklikle&lt;em&gt; Johnny Bonham Carter ile Helena Depp'i oynatacağım.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;Tim BURTON&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;“&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Olay Mardin'de geçiyor.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;”&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;b&gt;Woody ALLEN&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold; "&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;blockquote style="font-weight: bold; "&gt;&lt;/blockquote&gt;Edito: İvit, bu muhteşem övgüleri toplayan harikuleyt yazım, iştee burda: &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/yeni-baslayanlar-icin-mardin-2-bir-nevi.html"&gt;http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/12/yeni-baslayanlar-icin-mardin-2-bir-nevi.html&lt;/a&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1583818071802227912?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1583818071802227912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1583818071802227912&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1583818071802227912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1583818071802227912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/07/nasl-delirdim-bir-ergenin-sarkastik.html' title='Nasıl Delirdim | Bir Ergenin Sarkastik Macerası'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-9026172958384199251</id><published>2010-07-16T16:47:00.005+03:00</published><updated>2010-07-16T17:27:58.329+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><title type='text'>Tercih Tercih, Söyle Bana Var mı Evde Eğitimden Güzeli?</title><content type='html'>Karar verdim, ben liseye filan gitmeyeceğim. Evde oturup ahşap boyayacak, yüzlerce kedi besleyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Zira son birkaç gündür tercih yapmak için bir kafamın üstünde dönmediğim kaldı dear okur. Sen git 487 ortalama yap, sonra da bir yere yerleşeme.. Ben kendime burnumla gülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  St. Joseph dedim, müdürü rahip dediler. İzmir Amerikan dedim, misyoner dediler. Kabataş olsun dedim, İstanbul olmaz dediler. Ankara Atatürk Anadolu olsun dedim, Ankara olmaz dediler. Konservatuvara gideyim dedim, 4 yıl boyunca şan, keman ve bale eğitiminin sinema kariyerime ne faydası olacağını bilemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sonra BAL'ı yazayım dedim, müdür yardımcım isyan bayrağını çekti.&lt;br /&gt;'O puanla BAL mı yazılır Geveze? Sen 4000. oldun, oraya 17000. de yerleşecek. Farka bak. Burada da benzeri durum vardı ama biz özel okuluz diye seviye sınıfı yapmıştık. Rekabet ortyamı vardı. Orada ne yapacaksın?' dedi. Sonra bir umut fen lisesi için uğraştı ama kabul etmedim. Aslında BAL konusunda adam haklı. Ama annem &lt;em&gt;gerekli&lt;/em&gt; &lt;em&gt;elemeler&lt;/em&gt;i yaptıktan sonra İzmir'de başka anadolu lisesi kalmıyor ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir tanıdığımız da Türk Koleji iyidir iyi, dedi. Sonuçta tercih formuna BAL yazdık. Hatta %99.9999999999 ilk tercihime yerleşecek olmama rağmen annem 4 tane tercih yaptırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama benim gelecek planımda daha ilk cümlede belirttiğim gibi evde turşu olarak yüksek lisans yapmak var. Hatta 20 yıl filan sonra The Simpsons'daki Hayvanlı Kadın'ın (&lt;a href="http://simpsons.wikia.com/wiki/Eleanor_Abernathy"&gt;bkz. Eleanor Abernathy&lt;/a&gt; a.k.a. &lt;a href="http://petrichoric.files.wordpress.com/2009/12/simpsons_crazycatlady.gif"&gt;Crazy Cat Lady&lt;/a&gt;) dublörü olacağım. Gecelerce kedi fırçalayıp tüy toplamam gerekse bile yapacağım bunu. Ahahahah. -kafayı kırmış grotesk karakter gülüşü-&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-9026172958384199251?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/9026172958384199251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=9026172958384199251&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9026172958384199251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9026172958384199251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/07/tercih-tercih-soyle-bana-var-m-evde.html' title='Tercih Tercih, Söyle Bana Var mı Evde Eğitimden Güzeli?'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1868580977849497869</id><published>2010-07-11T15:29:00.001+03:00</published><updated>2010-07-11T15:29:42.299+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>Portaakalııı Sooyduuuum</title><content type='html'>Vücudumun %70lik dilimindeki su beynimi de alıp buharlaşırken yağmurlu, serin ve güzel Londra'yı özlemle anıyoruz. -hakikaten. özledim keratayı.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Zaten temamı değiştirmeyi planlıyordum, Londra aşkım da depreşince dear okurcum, seni telefon kulübelerine boğdum. Ve dahi yeni müziklerin ilki hariç hepsi Londra'lı. -sniff.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sıcaklar artmaya devam ederse de Londra üzerinden İzlanda'ya geçicem.  -ohş. buzlar buzullar. serin denizler.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Az laf çok iş okurcum. Hemen yandaki şarkıların isimlerini yazıyorum; seç, beğen, dinle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;The Rasmus - Sail Away&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;   -içinde londra'ya dair bişey geçmeyen tek şarkı.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;3 Doors Down - Landing in London&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#00cccc;"&gt;Coldplay - Cemeteries of London&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;British Sea Power - Carrion&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;Radiohead - Fake Plastic Trees&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Lilly Allen - LDN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Abarttığımın farkındayım, evet. -birkaç çeşidin içinden çıkamayıp hepsini birden alanlara selam olsun.- Bu arada yandaki anketi oylayıverenler de çok sağ olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1868580977849497869?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1868580977849497869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1868580977849497869&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1868580977849497869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1868580977849497869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/07/portaakal-sooyduuuum.html' title='Portaakalııı Sooyduuuum'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5228835857583055362</id><published>2010-06-29T16:13:00.004+03:00</published><updated>2010-06-29T17:12:10.169+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözlem kulesinden bildirdi geveze'/><title type='text'>Bir Düğünün Anatomisi ve Topuklu Ayakkabı Nefreti</title><content type='html'>Yaz geldi ya, keşke gelmeseydi. Sonbaharda kalsaydık noolurdu ki..&lt;br /&gt;  Yer altı su kaynakları asfalttan atmosfere yükseliyor, tahminen 234235 derece filan dışarısı. Ama insanlık öyle bir azmış ki, sıcağı takmayıp manyak gibi evleniyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Evleniyorlar da sana nooluyo, diyebilirsin dear okur. Bir zamanlar ben de öyle derdim. Fekat topuklu ayakkabı giymeye başladığımdan beri demiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Malum, ben hafif.. Biraz.. Azıcık? Tamam tamam, epey bodurum. -1.57 diye boy mu olur ya.. eylülde liseye başlayacağım, kapıdan çevirecekler ilköğretim şu tarafta diye. hayır 7,5 sene de basketbol oynadım. dizime platin taktırıcam o olcak.- Bu sebeple dış mihrakların baskısı artınca annemin kuzininin düğününde topuklu ayakkabı giydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hay giymez olaydım dear okurcum ya.. Yok, olay yürüme problemi değil, parende bile atabiliyorum artık topuklularla, çalıştım. Olay şu ki, boyum 10-15 cm uzayınca herkes beni görmeye başladı.&lt;br /&gt;  Zaten ananemle takım olduk, -ben de kırmızı kafalıyım artık- onun etkisiyle insanlar zaten varlığımı fark ediyorlar. Bir de boyum uzayınca çok göze batar oldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Daha salondan içeri girer girmez fark edildim. Elime kolonya tutuşturup karşılama komitesine soktular zavallı beni. Hayır zaten elbise giymeye alışkın değilim, ha bire eteğini düzeltip askısını çekiştiriyorum; bir de elimdeki kolonyayı üstüme değil davetlilerin eline dökmeyi nasıl başaracağım ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Her gelene sırıtmaktan acayip kas yaptım. Yanaklarımla kalem tutabilir, yazı yazabilirim bence. -abartmıyorum.-&lt;br /&gt;    Ayrıca ne kadar sıkıcı bir işmiş o komitede olmak. İlk önce gelenlerin saçına makyajına puan verdim kendimce ama sonra vatana millete faydam dokunsun dedim, sırf senin için dear okur; istatistik yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;Düğün İstatistikleri  Bir Düğünün Anatomisi&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kolonya&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;45 yaşın üstündeki 57 erkeğin %98'i eline kolonya dökülmesinden memnun oldu. Bu %98'in % 67'si kolonyalı ellerini hiçbir yere kurulamazken, %33'ü ceketinin yakası, saçı ve sakalı gibi muhtelif yerlere kuruladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45 yaşın altındaki 63 erkeğin %75'i eline kolonya dökülmesinden memnun olurken geri kalan %25'i kolonya istemedi. Bu %25'in %50'ı buram buram parfüm kokarken %20'sinin eşi de kolonya istemedi; geri kalanı manikürlüydü ve belki de ellerinde krem vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45 yaşın altındaki 53 kadının ancak %58'i kolonya severken geri kalanı kolonyadan köşe bucak kaçtı. Bu %48'in %59'u hiper-süslü ve parfümlü, %10'u kolonya sevmezken geri kalanı kolonyanın içindeki alkolün cildini pörsüştüreceğinden ve benim mırıl mırıl yüzdelik hesaplamamdan korktukları için kolonya istemediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45 yaşın üstündeki 66 kadının %72'si kolonyadan memnunken geri kalanının %68'i süpersonik süslü ve parfümlüyken geri kalanı kolonyaya veya metamatikte zorlanan kızlara alerjiktiler. Kolonya alanların sadece %7si ellerini üstlerine başlarına kurularken geri kalanı hiçbir yere dokunmamaya özen gösterdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karşılama Komitesine Karşı Samimiyet&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gelen kadın konuklardan %38'i beni şapadanak öperken %12'si yanaklarını yanaklarıma sürtmek suretiyle allıklarını bana bulaştırdılar. %8'i elimi sıkarken geri kalanları -sağ olsunlar- hiçbir samimiyet gösterisinde bulunmadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelen erkek konuklardan %30'u beni öpermiş gibi yaparken %46'sı elimi sıktılar. Geri kalanı da öylece geçip gitti. -ki sanıyorum çoğu parfüm kullanmıyordu. bir kısmını da daha önce hiç görmedim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Saç Baş Kıyafet&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Düğüne gelen bağyanların %89'u makyajlıyken %67'sinin kafasında kuş yuvası vardı. Benim de dahil olduğum %28'lik saçına fön çektirenler güruhu çok pis ayıplandı gözlerle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek topuklu ayakkabı giyenlerin (68 kişi ve ben) sadece %3'ü gece sonuna kadar ayakkabılarla kalamayıp çıplak ayakla zıplamaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ekşın&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sahneye çıkarılanların (28 kişi) -çıkanlar değil, edilgen çatı- %62'si bu anı bekliyormuşcasına göbek atarken %30'u ayıp olmasın diye kıvırttı. Geri kalanlar ise -mesela ben- odun gibi dikilip, kendilerini sahneye çekiştirenler başka yöne bakar bakmaz tüydüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;$.. Ay yani Takı demek istedim&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Takı takanların -iğneliği de tutup saf saf dikildiğim için orada da istatistiklerime devam ettim.- %71'i para taktı. Bu %71'in sadece %2'si 100 lira takarken %93'ü 50 lira, geri kalanı da 20 lira taktı. Arada bir tane 5 lira, iki tane on lira gördüm ama onları kategorize edemedim.  Takı takanların geri kalanı da minik -küçük mü yarım mı çeyrek mi hiç bilmiyorum. ufak bi tane var ya kurdelalı, o işte.- altın takarken, aile bireyleri süpersonik şeyler taktılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir düğünün anatomisi burada biterken oranlar ve sayılar tamamen gerçektir. Hele o oranları hesaplamak ve yuvarlamak için çekilen azaplar daha da gerçektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geveze artık topuklu ayakkabı giymeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada kendisine nottur:&lt;br /&gt;Bir daha küvette kırmızı su görürsen dış kanama geçirdiğini sanıp çığlık atıp şampuan şişelerini devirip milleti ayağa kaldırma. O kırmızı su kafandaki boyadandır, kızıl boya akar. Hem de çok fena akar. Unutmayiğenunutturma.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5228835857583055362?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5228835857583055362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5228835857583055362&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5228835857583055362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5228835857583055362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/bir-dugunun-anatomisi-ve-topuklu.html' title='Bir Düğünün Anatomisi ve Topuklu Ayakkabı Nefreti'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8064547953898298472</id><published>2010-06-18T16:35:00.005+03:00</published><updated>2010-06-18T16:45:51.880+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>Not</title><content type='html'>Merhaba dear okur. Bu not sana -yani okur sıfatına sahip birine- değil, ama tabii okuyabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siteye birkaç defa tıklayıp, 'Blogging işini profesyonelce yapmıyorum. Sadece günlük tutuyorum ve bu yüzden ne domain'imi değiştiririm ne de reklam alırım.'ı okuyan; sonra da en alttaki banner'ı görüp çemkiren arkadaşım; bu not sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Aşağıdaki reklam değil. Bir kampanyanın banner'ı. Yan kolona da ekliycem ondan, yer bulamadım. Ve onu oraya eklediğimden dolayı hiçbir maddi kazancım olmuyor, sadece sosyal sorumluluğa dair bir şeyler ;))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Benim blogum burası, demek oluyor ki borumun öttüğü yer burası. Buraya reklam almam, kendi sitesine reklam alana da mani olmam. Ama takdir edersin ki reklam ve para o çok sevdiğim amatör ruhu bozup burayı bir tür iş mekanına çevirir. O yüzden reklamlı blogları severim ama reklamsız blogları ayrı severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır konuşmaya başlamışken;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Facebook veya benzeri site davetleri için teşekkür ederim ama almayayım. Tekrar söylüyorum, ben burada bir tür günlük tutuyorum ve bunu ilk önce kendim için yapıyorum. Beyaz Saray'a yerleşmek, dünyayı ele geçirmek, sanal alem celebrity'si olmak gibi bir emelim yok ve bu yüzden blogum için Facebook sayfası -ya da her neyiyse- almakla ilgilenmiyorum.  İnsanların günlüğümü okumaya ve dahi yorum yapmaya vakit ayırması beni acayip mutlu ediyor ve bana yetiyor.&lt;br /&gt; Hayran sıfatıyla bloguma insanların uğraması beni rahatsız eder. Zira 'hayranlık' başlı başına incelenesi bir konu ve ben hayranlara sahip olmak istemiyorum. Tekrar teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar geldiysen dear okur, sabrından dolayı kutluyorum. Kendine iyi bak. Uzunca bir zaman gelemeyebilirim çünkü taşınıyoruz. Özleyin beni :Pp&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8064547953898298472?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8064547953898298472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8064547953898298472&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8064547953898298472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8064547953898298472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/not.html' title='Not'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4452902624525140817</id><published>2010-06-18T16:13:00.004+03:00</published><updated>2010-06-18T16:35:01.447+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema sanatı'/><title type='text'>Ev - 2010</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sinemag.com/images/stories/ev-73.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 255px; CURSOR: hand; HEIGHT: 434px" alt="" src="http://www.sinemag.com/images/stories/ev-73.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türk sineması son zamanlarda bol reklamlı pop işlere imza atadursun, ev filmi sessiz sedasız gösterime girmiş. Spot cümlesi 'Oyunu kimin başlattığı değil, kimin bitirdiği önemlidir.' olan filmin sitesi &lt;a href="http://ev-film.com/"&gt;burada&lt;/a&gt;. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Konusuna gelince, Biri Bizi Gözetliyor tadında bir yarışma evine bir gün eleme kargaşası sırasında bir saldırgan sızar. Bütün girişlere koyduğu bombayı patlatmaması için koyduğu şart ise canlı yayının devam etmesidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Buradan bakınca Barda'ya benzediğini söyleyebilirsin dear okur, ama bu daha giriş. Zira filmin beni çeken yanı bu Hollywoodvari serimi değil, aksine düğüm bölümündeki farklı bakış.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-"Çocuklarınızı ekran başından kaldırın, ama siz gözünüzü kırpmadan beni seyredin." diyor saldırgan rumuzlu şahıs. Ve ekliyor, "Bu gece size izlemeye değer şeyler göstereceğim."&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlk önce oyunu kendi kurallarından oluşmuş bir çerçeveye sokuyor, ardından da yarışmacıları terletiyor, adeta Jigsaw the Killer oluyor. Bir anket açıyor, oylar 2000'i geçerse oyuna devam edeceğini söylüyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Seçimi Türk halkının iradesine bırakıyor. Ve iradeden çıkan karar öyle realist ki insan kireçli suda yüzen balık gib gözlerini patlatıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Spoiler vermeden konuyu anlattım sanıyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Benim yorumuma gelince; saldırganın amacı 'Siz bunu istiyorsunuz, ALIN O HALDE!' mantığındaki televizyonculuğa başkaldırı. Yapış şekli ise sansasyonun önde gideni.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gerek film sırasındaki aforizmalarıyla, gerekse yetkinliğin verdiği estetikle kendini izlettiriyor, ve dahi sizi bir anda kendi tarafına çekiyor. Yarışmacıların psikolojisiyle öyle usataca oynuyor ki, insan salondan çıktığında gaza geliyor; 'İzlemem ben bu paçavraları, Türk televizyonculuğu nereye gidiyor Allasen ya!' diye içinizdeki asi uyanıyor. Ben nice zamandır sadece tek programa indirgedim televizyonla olan ilişkimi ama arkadaşlar bu film üzerine ne yapacaklar; gözlemleyeceğim :Pp&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Oyunculuğa gelince, kimi sahnelerde -özellikle saldırıdan önceki ev hallerinde- mükemmeldi. Devamında arada hafif teklediler ama ben beğendim. Diyalog yazarını buradan ayrıca kutluyorum. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oyuncu listesi, senarist vb. gibi bilgiler için sitesini ziyaret etmende fayda var dear okur. Benden tavsiye, bu filmi izlemelisin. Zira hem bakış açısıyla, hem de farklı duruşuyla epey çekici. Bunun yanında biz arkadaşlarlka bir hareket başlattık, 'Türk Sinemasını Destekleme Hareketi' die; sadece bu yüzden bile izlenilebilir diyorum. 9,7 veriyorum. 0,3 puanı cebime atıp gidiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="320" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xby5vr"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xby5vr" width="480" height="320" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4452902624525140817?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4452902624525140817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4452902624525140817&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4452902624525140817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4452902624525140817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/ev-2010.html' title='Ev - 2010'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2084695442601468666</id><published>2010-06-14T15:01:00.004+03:00</published><updated>2010-06-14T18:41:56.652+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='familya'/><title type='text'>Dana, Eşşek ve Anarçizm Üzerine Anane Bakışı</title><content type='html'>Geveze yine anneannesinin (yazının devamında kısaca anane) tepesini attırmıştır. Aslında olay şudur, taşınılacaktır ve sağdan soldan eşyalar kolilenmektedir. Geveze hayli yayıntılı odasındaki züccaciye tükâânını, bir milyoncuyu, halk kütüphanesini, 10 sezonluk gardrobu toplamıştır. Ama çekmeceleri toplamaya üşenmektedir. Ananenin de göbeğini azıcık uzun kestiklerinden dolayı sesi epey yüksektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Eşşek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-size:78%;"&gt;kadar oldun&lt;/span&gt;! Azıcık bi laf dinle, &lt;em&gt;anarçik anarçik&lt;/em&gt; ne bu böyle! Ben senin yaşındayken evi çekip çevirirdim! Sen de otur &lt;em&gt;8 yaş&lt;/em&gt;ı seyret! (Cédric'ten bahsediyor, evet.)&lt;br /&gt;-Ama yoruldum anane ya..&lt;br /&gt;-Köylerde senden küçük çocuklar senden fazla iş yapıyorlar! Yaşından utan, &lt;em&gt;alem 15 yaşında kaptan oluyor&lt;/em&gt;, (Jules Verne, evet) sen hâlâ kitap okuyup dürbüne bak! (soluklanır, hızını alır. ve bomba gelir..)&lt;strong&gt; KAZIK KADARSIN, &lt;span style="font-size:180%;"&gt;DANA OLSAN ÇİFTE KOŞARDIK!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;-Ahahahahahaaaaaaaaah. Yani, öhm... Sniff. Ya evet. Haklısın. Dana olsam... Puhahahahaha...&lt;br /&gt;-BAAAK bi de gülüyor, bak bi de arsız arsız.. Hihuhaha.. Ayy, yapma Geveze. Hihuhaha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayar verme seansı iptal edildi tabii ki. Hadi yine iyisin dear okur, sayemde dilimizdeki mühim, ciddi, kalıplaşmış, mikimmel, hayli resmi bir deyimi öğrendin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2084695442601468666?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2084695442601468666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2084695442601468666&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2084695442601468666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2084695442601468666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/dana-essek-ve-anarcizm-uzerine-anane.html' title='Dana, Eşşek ve Anarçizm Üzerine Anane Bakışı'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2987947434427261849</id><published>2010-06-14T11:48:00.001+03:00</published><updated>2010-06-14T11:48:34.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Selüloza Geri Dönüş</title><content type='html'>Malum, SBS gazisiyim ben. Ama ona rağmen içimdeki wedding crasher tipli tatil manyağı durmadı dear okur, durmayacak... Bu sebeple sınavdan çıkıp artiz artiz puanımı yazıp İzmir'e tüydüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ben kendimi zeki sanadurayım, ananem dehasıyla beni alt etmek için hain, habis, hunhar gibi 'h' ile başlayan Osmanlıca kelimelerden oluşan sıfatlara sahip bir plan kurmuştu.&lt;br /&gt;  Daha İzmir'de de kuşların cıvıldayıp, trafiğin akıp, insanların koşuşturup durduğunu göremeden dağ başına çıkartıldım. Sağım solum ot, farklı açılardan bakınca rengi değişen janjanlı böcek, üzerinde kuşların gezindiği ezik dutlarla doluyken mangal kokusu eşliğinde kaşındım ve dahi derimi yüzdüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu vesileyle bir kez daha gördüm ki doğa bana yaramıyor. Hakikaten beynim pörsüyor. Eve gelince Ice Tea diye kola içtiğimi göz önünde bulundurarak kenime bağ bahçe olaylarını yasaklıyorum.&lt;br /&gt;  Düşünsene bir dear okur, bir dahaki gezi sonrası bizim ev diye başka bir eve girmeyeceğimin, arabaya biniyorum diye bagaja oturmayacağımın, adımı sorduklarında Abuzitdin demeyeceğimin garantisi yok. Olayı istatistiğe vurduğumuzda 27 bağ muhabbetinin 34'ünde IQ seviyemi 1/75 oranında küçük gösteren saçma hareketlerde bulunduğumu açık seçik gözlemleyebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Elimdeki bu sayısal verilere bakarak söylüyorum ki, selülozdan gelmiş olabilirim ama şu yakında bir daha selüloza geri dönmeyeceğim. Ananeeeee, bu da böyle bilineee.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2987947434427261849?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2987947434427261849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2987947434427261849&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2987947434427261849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2987947434427261849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/seluloza-geri-donus.html' title='Selüloza Geri Dönüş'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3827216774677165948</id><published>2010-06-05T13:57:00.003+03:00</published><updated>2010-06-05T14:09:17.237+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><title type='text'>Ve İpi Göğüsledik.. Dırırırım!</title><content type='html'>Merhabaaa dear okur. Nihayet son SBS'mi verdim, mutluyum huzurluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Matematikten kazmalığım sağ olsun 2 yanlış yapmışım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; 4.4=&lt;span style="font-size:180%;"&gt;4&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bu da böyle biline. Bir de her &lt;strong&gt;4 kenarlı şekil karedir&lt;/strong&gt;; unutmayalım, unutturmayalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç itibariyle 492 filan. Merkezi eğilimden düşürürse 490 olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve SBS biter, gider, Geveze yaz moduna gireer. Gelsin deniz sefaları, dünya klasikleri, filmler, müzikler. Yanıp kül olsun yaprak testleeer. Kendine iyi bak okur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3827216774677165948?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3827216774677165948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3827216774677165948&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3827216774677165948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3827216774677165948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/06/ve-ipi-gogusledik-drrrm.html' title='Ve İpi Göğüsledik.. Dırırırım!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1230212297358307112</id><published>2010-05-27T18:21:00.003+03:00</published><updated>2010-05-27T19:00:45.273+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><title type='text'>Geveze Artık Tutarsız, Aynı Senin Gibi Büyük İnsan</title><content type='html'>Yeter artık dear okur, nedir benim bu '&lt;em&gt;büyük&lt;/em&gt;'lerden çektiğim ya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Önce gaza getirirler, &lt;em&gt;kişisel geliştirirler&lt;/em&gt;; kendine güven, şunu yap, bunu yap, hakkını savun, kararının arkasında dur, hedeflerin için savaş..&lt;br /&gt;  Sonra kendini LeBron James sanarsın, burnunun rakımı Everest'e rakip olur, pohpohlana pohpohlana bir hal olursun derken senin hedefin 'büyük'lerin birinin başını ağrıtmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Tam da o noktada kurallara zilyarlarca istisnai durum eklenir,&lt;br /&gt;'Şöyle olursa böyle, böyle olursa da böyle. Onu öyle yapamazsın çünkü o da şöyle... Dırdırdır, vırvırvır... Bundan dolayı da onu aldığın yere koy. Git başka hedefler bul.'&lt;br /&gt;'Kararlarının arkasında dur dedik ama bu bir karar değil emrivaki. Al oku bu Emile Zola kitabını, özetle de gel.'&lt;br /&gt;'Hayır hayır, bu kadar inatçı olmamalısın; hayata ayak uydur, kıvrıl ama kırılma.. O yeee.'&lt;br /&gt;'Geniş ol dostum, bu kadar stres yapma!'&lt;br /&gt;'Heey, vatz aaap!'&lt;br /&gt;'Gel sennen bi marijuhana tütdürellim.' -bu iptal, bu iptal; silin bunu, bu yoktu. Ankara çık aradan!-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Karakter kodlamasına gelince Obama, uygulamaya gelince sümüklü velet oluyoruz; işin ilginç tarafı '&lt;em&gt;büyük&lt;/em&gt;'ler bizden daha güzel burun çekip salya akıtıyor.&lt;br /&gt;  Gün olup devran dönünce aynı şeyi biz yapıyoruz 'istisnai durumlar' rasyonalizminde, sonra da tutarsız, karaktersiz, çelişkili oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Resmen &lt;em&gt;'Söylediklerimi yap, yaptıklarımı değil!'&lt;/em&gt; aforizmasına dönüş çağındayız, gitti rönesans filan.&lt;br /&gt;  Açıklayın bana dear okur, sosyal terör değil de nedir bu; önce gaza getir sonra da iğneyle patlat! İşine gelmeyince çocuk muamelesi, senin yapamadıklarını yaptırmak isteyince de &lt;em&gt;'birey'&lt;/em&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Jigsaw the Killer olmuş büyükler ilan ediyorum onları, paşa gönlüme ve keyfimin kâhyasına danışarak...&lt;br /&gt;  Bundan sonra 'Ne bu çelişki Geveze, bize vaaz verip kendin üç çuval ceviz kırıyorsun!' diyenlere bkz. vereceğim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Burdan ilk sola dön, kavşaktan dümdüz git, ikinci sağ, sonra sol. Gir o depoya, hah. Elinde testere olan adama bear hug yap. Beyaz ışığı görünceye kadar bırakma yakasını, orada anlatırlar sana ne demek istediğimi. Söyleyeceklerim bu kadar, ben sizin bacınızım.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1230212297358307112?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1230212297358307112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1230212297358307112&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1230212297358307112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1230212297358307112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/05/geveze-artk-tutarsz-ayn-senin-gibi.html' title='Geveze Artık Tutarsız, Aynı Senin Gibi Büyük İnsan'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8823322364331822790</id><published>2010-05-19T12:54:00.007+03:00</published><updated>2010-05-19T21:59:14.509+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Seviyoooor, Sevmiyoooor</title><content type='html'>Alice Harikalar Diyarında'yı Ali Sarikalar Diyarında anlayan ananecim, seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar güzel kobay olduğumuzu sınayan MEB'cim, seni sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denemelerin en kritik anlarında ucu biten kalemim, seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En güzel renkli kalemlerinin uçları tel tel ayrılan Stabilo, seni sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranoyaklaşmamın biricik sebebi George'um Orwell'ım, seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google'a 3 dakika 28 saniyede bağlanabilen TTNet, seni sevmiyorum. -hatta nefret ediyorum.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllardır konserlerinde doğru yer/doğru zamanı tutturamayan Teoman'cım, Metallica'cım, Slipknot'cım, her şeye rağmen sizi seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadık zamanlarda çözülen ayakkabı bağcığı, seni sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış zamanda doğan doğru insan sayın James Dean, seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yere düşen bir şeyi aldıktan sonra mütemadi kafamı çarptığım masa, seni sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye oy çokluğuyla on puan veremeyen Kutsal Bilgi Kaynağı, seni seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir bitiremediğim test kitabı, seni sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kağıdı değil fencinin elini zımbalayan zımba, seni -çok- seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğim dört işlemi de karıştırmama sebep olan trigonometri, senden nefret nefret ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mekanik fizik, seni seviyoum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli kaybolan çoraplarım, sizi sevmiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tan x = sin x/ cos x diye diye bir yandan mırıl mırıl ezber yaparken bir yandan da post yazan ben, tembelliğine rağmen seni de Johnny Depp kadar seviyorum. Şimdi git test çöz, bi işe yara.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8823322364331822790?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8823322364331822790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8823322364331822790&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8823322364331822790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8823322364331822790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/05/seviyoooor-sevmiyoooor.html' title='Seviyoooor, Sevmiyoooor'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5244091588410319207</id><published>2010-05-09T20:38:00.003+03:00</published><updated>2010-05-09T21:11:07.006+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Ya Ben Elbiseyi Alırım, Ya Da Elbise Beni!</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Yukarıdaki cümlenin telifi bana aittir. İtirazı olan? :Pp&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Malumunuz bu sene mezun oluyorum. Bana sorarsanız tamamen bir zamanlama hatası, zira ben daha yeni anaokulunda hamurdan Edi - Büdü yaptım; derken mezun oluyoruz hobaaa, dediler.&lt;br /&gt;  Alışverişi hiç sevmediğim için sınava beş kala kıyafet almaya çıktım. Koskoca İzmir koskoca değilmiş onu anladım. 11 saat boyunca gezmediğimiz semt kalmadı, Kemeraltı'ndaki nişanlık zımbırtılarını satan yerlere bile baktık. Hatta bir ara kenar mahalle güzeli Güllü oldum, sağı solu pullu payetli, taşlı boncuklu elbiselerle Angeline Jolie bile taşralı kalırdı o parizyen Geveze'nin yanında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Nihayet mezun olmaktan vazgeçmiştim ki teyzemin lojistik desteğiyle bir mağazaya daha girdik ve elbiseyle çıktık. O yorgunlukla hemen beğeniverdim elbiseyi, şimdi bakıyorum da iyi bir seçim olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Fakat bu seçimi yapana kadar 6-7 kadar satış görevlisine kafayı yedirttiğimi sanıyorum. Zira hepsi benim 'abiye' -isminde meymenet yok- elbise ile 'normal, günlük, sıradan' elbise arasındaki farkı bilmediğim konusunda hemfikirler. Ama onlar da şunu bilmiyorlar ki zavallı Geveze'cik okul forması dışında etek türünden bir kıyafet giymeye vakıf olamamış..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama buradan yetkililere sesleniyorum, lütfen bırakalım bu bürokratik tavırları, doğal olalım. Kot pantolonla mezun olalım, kendimiz olalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve bu arada, ilk topuklu ayakkabımı &lt;em&gt;tamşuanda&lt;/em&gt; giyiyorum ve şunu gördüm ki topuklu ayakkabı üzerinde Beren Saat'ten daha çok zıplıyorum. Yeter, kadın milletine dayatılan bütün dogmalara yeter. Kravat takarım hiç problem değil; şu elbise arama işkencesinden sonra beyaz bayrağı göndere çektim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5244091588410319207?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5244091588410319207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5244091588410319207&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5244091588410319207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5244091588410319207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/05/ya-ben-elbiseyi-alrm-ya-da-elbise-beni.html' title='Ya Ben Elbiseyi Alırım, Ya Da Elbise Beni!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6600802772896381005</id><published>2010-04-30T19:40:00.000+03:00</published><updated>2010-04-30T19:42:47.000+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Sayı İmparatorluğu</title><content type='html'>Merhabalar dear okur. Velilerin öğrencileri can hıraş fen liselerine kaktırdığı şu günlerde çıldırmanın eşiğindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında her şey milyarlarca yıl önce big bang ile başladı.. Evrile evrile Cro-Magnonlar oluştu. -hepimiz sümüklü bir selülozdan geldik, selüloza gideceğiz.- Cro-Magnonlar devrinde el aletleri, kaldıraç ve benzeri mühendislik dehası ürünler çok ama çok popülerdi. Bu yüzden bu muhteşem ürünleri yapmaya vakıf olanların kabilede eli yüzü düzgün -bir Cro-Magnonun en düzgün hali işte, Heidi Klum ya da Johnny Depp beklemiycen okur- pek çok talibi oluyordu.&lt;br /&gt;Derken sayılar icat edildi, mertlik bozuldu. Bir defa iki çizik atmayı başaran her Cro-Magnon kültürlü oldu, eline her geçeni ölçmeye biçmeye, mağara duvarlarına abes tarihlerde biten takvimler karalamaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern insana yaklaştıkça sayıların imparatorluğu gücüne güç kattı, bir ülkeye veya kültüre özgü olmamasından mütevellit sınırlarını genişletti. Modern insana on kala ise en parlak dönemine adımını attı. Rönesansla birlikte bilim yükseliyor, en büyük dayanağı sayılar yepyeni keşiflerle tüm dünyayı şokluyordu. Bu sırada ne dil ne kültür ne de sanat boş durmadı, fakat kahretsin ki bilim her yerdeydi! -o her yer neresi 15 senedir çözemedim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken 2000lere, sözde robotların tüm dünyayı işgal edeceği yıllara geldik. Geri zekalı bir Cro-Magnonun yanlışlıkla bulduğu sayılar sağda, solda, orada ve burada. Mühendislik hâlâ en baba mesleklerden sayılıyor, üniversitelerin mühendislik veya sayısal bölümlerindeki öğrenciler hayattan kopuyor. Ama bölümlerini sevdikleri sürece eleştirmeye hakkım yok tabii ki. Ama aynı şekilde hiçbir insan evladının beni hiç ilgim olmayan sayısal bölümlere ittire kaktıra yollamaya da hakkı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama &lt;em&gt;fak dı sistımımız&lt;/em&gt;, canımız ciğerimiz ülkemizde devletin tekelinde bulundurması ve hiçbir şekilde paralı olmaması gereken eğitim ve sağlık sektörlerini bilimum ticarethaneden bozma kurumlar işgal ettiğinden dolayı; bir dönemin sayısalcı ihtiyacından doğan fen lisesi popülaritesini kaybetmeye hiç mi hiç niyetli görünmüyor. Özel okullar hâlâ fenlere gönderdiği öğrenciler kadar konuşuyor. Veliler de fen liseleri öğrencilerin tepesine kuş konduracak sanıyor, resmen üzerine atlıyor.&lt;br /&gt;Bir de katsayı muhabbeti var ki akıllara zarar bir paradoks. Bu nedenle &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;SAYISAAAL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; düşünen öğrenci fen lisesine gider, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;EŞİİT AĞIRLIIIIIIIIK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; düşünen öğrenci, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;SÖZEEEEEL&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; düşünen öğrenci anadolu lisesine, sosyal bilimler liselerine gider. &lt;strong&gt;Diplomat&lt;/strong&gt; ya da &lt;strong&gt;sosyolog,&lt;/strong&gt; o da olmadı &lt;strong&gt;etimolog&lt;/strong&gt; olacak bir Geveze &lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;strong&gt;SAYISALCI DEĞİLDİR; SAYISALDAN NEFRET EDER, FEN LİSESİNDE İŞİ NEDİR?!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; -gözünüze soktuğum için özür dilerim, agresifim sanırım birazcık.-&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Ve asıl bomba soru, Geveze aşağıdaki diyaloğun baş kahramanı olmak zorunda mıdır??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Ee SBS nasıl Geveze?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Güzel, iyi.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Puanın kaç puanın, onu söyle bakiim bana.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; İyi iyi, hoş.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Kaç?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Güzel.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Gevezeee?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; ......... kadar bişey işte.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Hımm, nereyi düşünüyordun ki sen?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; BAL ya da Amerikan Koleji, kararsızım. Amerikan Koleji'nin epey artısı var ama ideolojik olarak da devl...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Fen lisesine gitmiycen miuiuueeee?!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Ben aslında sayısaldan hoşlanmıyorum. O yüzden fen lisesini seçeneklere hiç katmamıştım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Ama senin bu puan BAL'a fazla gelir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Gelsin. Olmaz bişey.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Ama fen lisesi...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Fen lisesi sayısal düşünenler için mantıklı bir seçim. Ben sayısaldan hoşlanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Olsun çocum git sen bi bak ortamına filan. Ordan da diplo sosyo eti olursun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Yok ama; bir kazancım, bir artım olmayacak ki fen lisesine gidip..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Olmaz olur mu hiç Gevezeciiim...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Hahah, doğru söyleyin; komisyon mu alıyorsunuz fen liselerinden?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Huh? Yok canım, fen lisesi prestijlidir diye söyledim ben.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Olsun, ben fensiz prestijli lise düşünüyorum yine de.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Teyze:&lt;/strong&gt; Ama fen lisesi... &lt;span style="font-size:180%;"&gt;FEEEEEEN!!!&lt;/span&gt; Hem de &lt;span style="font-size:180%;"&gt;FEEEEEN!!! FEEEEEN!!!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6600802772896381005?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6600802772896381005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6600802772896381005&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6600802772896381005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6600802772896381005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/04/fen-liseleri-s-y-i-s-l-egitim-verir.html' title='Sayı İmparatorluğu'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8753525467497117370</id><published>2010-04-24T22:23:00.004+03:00</published><updated>2010-04-24T22:46:38.951+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><title type='text'>Şeyinizi de Alıp Gidin Bu Ülkeden. Lütfen.</title><content type='html'>Hepsinden önce söylemeliyim ki TDK kadar kıl olduğum kurum yok denecek kadar az şu dünyada. Tamam işim düşünce canım cicim diyorum ama yok dear okur, depemize çıktı iyice.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hayır, aklı evvel bir kurum mart kedisi gibi durup durup kural değiştirmez, zurnanın çü notasından kural çıkartmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-O değil de bu sene bir değişiklik yapalım, bir bomba patlatalım geçen seneki imla kılavuzu sönük kalsın.&lt;br /&gt;-Tamam. Hımm. Salata da Tuzsuzmuş.&lt;br /&gt;-'t' büyük olmaz, tuz özel isim değil.&lt;br /&gt;-Olur. Ama o zaman Tuz Gölü derken 'g' büyük olmaz.&lt;br /&gt;-Olmaz.&lt;br /&gt;-Olmaz.&lt;br /&gt;-Oldu o zaman. Yeni kural budur Watson!&lt;br /&gt;-İmkansızları ele, geriye gerçekler kalır Holmes!&lt;br /&gt;-Git işine bi çay koy allasen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;...1 yıl sonra...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Var ya ben bu göllerin ismini büyüttüm. Ama mesela Aydın İli derkenki 'i'yi küçülttüm.&lt;br /&gt;-'i' ne arar la bazarda?&lt;br /&gt;-Makul bir soru sordun kabul edip cevaplıyorum: Aydın deyince insanın aklına il geliyor, o yüzden büyük harfe ne hacet.. Bir sürü mürekkep boşa gidiyor. Ama Konya Ovası dersen 'o' büyük. Çünkü Konya deyince akla Mevlana geliyor. Sonra oysa ki, madem ki derken 'ki' kendisinden önceki kelimeye bitişik yazılıyor. Bir de bütün şeyler ayrı. Akrabalık sıfatları küçük. Aile bakanı 'Akrabalık sıfatlarını küçük harfle yazmak tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.' derse de acayip sükse yaparız zaten. Geçen yılki şok kararları sollar geçeriz.&lt;br /&gt;-Barmen, bu ne içtiyse bana da aynısından lütfen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  'Değişen bütün kurallara nasıl ayak uyduracağız?!' sorunsalını geçtim, inek yavrucaklar nasıl yazım ve noktalama testi çözecek bilemiyorum. Zira kitaplar mors alfabesinde S.O.S olacak şekilde bir testte eski, bir testte yeni kılavuzu baz alıyorlar.&lt;br /&gt;   Bir de şu var ki; zavallı ben 'şey'leri bir bitişik bir ayrı yazmaktan helak oldum. Hangi şey, herşey, bir şey, o şey, her şey, şu şey, bu şey, birşey... Zaten şey Arapça Şeyh kelimesinden gelmiş olup Türkçe değil. Biz onun yerine USP diyelim: Unidentified Set Phrase. Çağdaş oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Uzun lafın kısası, sevgili TDK;&lt;br /&gt;'Şey'inizi de alıp gidin bu ülkeden. Lütfen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8753525467497117370?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8753525467497117370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8753525467497117370&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8753525467497117370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8753525467497117370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/04/seyinizi-de-alp-gidin-bu-ulkeden-lutfen.html' title='Şeyinizi de Alıp Gidin Bu Ülkeden. Lütfen.'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5947561533477197791</id><published>2010-04-17T13:39:00.004+03:00</published><updated>2010-04-17T13:58:52.284+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözlem kulesinden bildirdi geveze'/><title type='text'>Bırrrrak Dağınık Kalsın</title><content type='html'>Defalarca işitmişimdir bu cümleyi.. Genellikle de olaylar şöyle gelişir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisi benden ufak bir iş ister. Tam elimi attığım anda bir sakatlık yaratırım havadan ve kurban olunası o cümle gelir:&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bırak dağınık kalsın!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;  Ama bugünkü olağan saçmalama seansımda bu cümlenin farklı bir kullanımına carlayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Düşünün bir eleman, kendi hür iradesiyle çok zor koşullar altında ülkenin doğu yakasında yaşamayı seçmiş. Sözde amacı insanlara yardım etmek. Ama tek yaptığı şey halinden yakınmak ve ajitasyon yapmak, zaman zaman arabeske bağlamak: 'Bak ben ne asil bir amaç için ne çileler çekiyorum! Acı bana, sev beni, kabullen beni, asimile et beni, öp beni, ara beni, boya beni, ye beni, iç beni!' Bu durumda söylenecek iki şey vardır:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Senin insanlığa yardımına da ajitasyonuna da ta aa aa aa rararam...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2.&lt;/strong&gt; Bırak dağınık kalsın. Etme hiçkimseye yardım filan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hangisini kullanacağınız size kalmış tabii ama ben 2.yi tercih ediyorum :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Olayı biraz daha dürtüklemek suretiyle açarsak, insanoğlu manyaktır. Kesinlikle manyaktır. Hayvanlardan farklı olarak 'medeni', 'evcil', 'domestik' ve &lt;em&gt;gerçekten geniş&lt;/em&gt; bir &lt;em&gt;toplum&lt;/em&gt; içinde yaşamasından mütevellit pek çok varyasyon geliştirmiştir. Bahsi geçen varyasyonlar çoğu zaman birbirini yiyerek egolarının hayatta kalmasını sağlar. Her biri insan olmasına rağmen tür içi benzerlik sadece fizikseldir.&lt;br /&gt;  Bu nedenle egosunu bir kedi misali oğğğşayan insanoğlu içten içe bir savunma halindedir. Buna ve paşa gönlüme dayanarak ben de 'Bırrrrak dağınık kalsın!' varyasyonunun 'Minareden aşağı at beni, in aşağı tut beni.' tutumunu eşşşşekleşmiş -boyut olarak eşşşşek tabii ki :))- egolarına bağlıyorum. Mutluyum, huzurluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  'Beni kategorize etmeyin, ama ben sizi kategorize ederim!' şımarıklığını da yaşadım; şimdi İngilizce ödevimi yapmak üzere gidiyorum dear okur. Kendine iyi bak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5947561533477197791?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5947561533477197791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5947561533477197791&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5947561533477197791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5947561533477197791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/04/brrrrak-dagnk-kalsn.html' title='Bırrrrak Dağınık Kalsın'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5574949438517168107</id><published>2010-04-11T18:42:00.004+03:00</published><updated>2010-04-11T18:54:32.110+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='itinayla ortam soğutulur'/><title type='text'>İğrençlik Sınırlarını Zorluyorum</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/S8Hu1usCYxI/AAAAAAAAAR0/ZolND3YqqZE/s1600/kalp_gozu.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5458906830182966034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 254px; CURSOR: hand; HEIGHT: 253px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/S8Hu1usCYxI/AAAAAAAAAR0/ZolND3YqqZE/s320/kalp_gozu.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yanda gördüğünüz bu post'un temel ögesi olan bileklik. Aşağıdaki de diyalog. Ben de Geveze. Buradan Mardin'deki anneme, Aydın'daki ananeme, İzmir'deki teyzem ve dayıma selam yolluyorum. Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Arkadaş:&lt;/strong&gt; Bu ne? (bilekliği gösterir.)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Kalp.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Arkadaş:&lt;/strong&gt; Bu ne? (bilekliğin üzerindeki taşı gösterir.)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Kalp gözü. Hafta içi her gün Kanal 7'de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce bir bana baktılar, kafama kuş filan mı pisledi diyerekten. Sonra kahkaha attılar. Sonra da kustular. Acil müdahaleden sonra kendilerine geldiler. Beni de espri yapmaktan men ettiler. Ama yüzsüz olduğum için geldim burada yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni anayasa paketine espri yapmaya ehil olduğuna dair belgesi olmayan insanların espri yapmaması için yasa eklesinler dersen seni anlarım dear okur. Hatta sağ üstteki küçük kırmızı çarpı işaretine tıklarsan da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5574949438517168107?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5574949438517168107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5574949438517168107&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5574949438517168107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5574949438517168107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/04/igrenclik-snrlarn-zorluyorum.html' title='İğrençlik Sınırlarını Zorluyorum'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/S8Hu1usCYxI/AAAAAAAAAR0/ZolND3YqqZE/s72-c/kalp_gozu.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1493290250847610439</id><published>2010-04-10T14:30:00.004+03:00</published><updated>2010-04-10T15:00:41.721+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik sanatı'/><title type='text'>Müzik İşte</title><content type='html'>Yeni muziconlar ekledim okurum dear'ım. Ama baştan uyarıyorum, ciddi anlamda yeteneksiz bir DJ'im. Bundan mütevellit müziklerin arka arkaya dinlenmesi sonucu 'Bu ne Geveze böyle!' dersen haklısın. Okur her zaman haklıdır zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;They Might be Giants - Istanbul (Not Constantinople)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Ozzy Osbourne - Mama I'm Comin' Home&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Deep Purple - Smoke on the Water&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada artık bir Canon'um var. Oleee.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1493290250847610439?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1493290250847610439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1493290250847610439&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1493290250847610439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1493290250847610439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/04/muzik-iste.html' title='Müzik İşte'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6001293627170871499</id><published>2010-03-26T22:05:00.005+03:00</published><updated>2010-03-26T22:25:13.867+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Bir Zamanlar 86lık Ama Gururlu Bir Genç Vardı</title><content type='html'>Nihayet II. Dönem II. Yazılı Sezonu'nu geride bıraktık. Rahhhaaaaaat bir nefes aldım, mutluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama konu bu değil okurcum. Konu, bazı insanların üniversite okuyup, öğretmen olup, özel bir okulda hayvan maaşla çalışmasına rağmen ekşi ekşi, egoist egoist şeyler yapması. Hayır merak ediyorum, kim zorluyor bu insanları öğretmen olsunlar diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öğretmen:&lt;/strong&gt; (yazılı kağıtlarına bakıp yorum yapıyor, aklına gelince de notu söylüyor.) Geveze.. Hmmm.. 90. Yükseltmen gerek bunu.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Geveze:&lt;/strong&gt; Niye ki? 100 üzerinden değerlendiriyorsunuz değil mi?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ö:&lt;/strong&gt; Evet.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt; 90 güzel not işte. Değil mi?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ö:&lt;/strong&gt; Benim yardımımla 90 oldu o not.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt; Eee. (şaşkınlık) Teşekkür ederim o zaman.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ö:&lt;/strong&gt; Güzel notmuş. Ben yuvarlamasam 90 olabilir miydi? 90lık öğrenci misin sen, hı? Bir de iyi diyor. Ekstra not verdim sana ben.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;G: &lt;/strong&gt;E iyi. Sağ olun, teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ö:&lt;/strong&gt; Teşekkür et tabii. Konuyu anlatmayabilirdim. Kazık sorular sorardım. Rüyanızda görürdünüz bu notları. Derste uyu uyu 90 al. 90lık öğrenci sanma kendini, değilsin çünkü.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;G:&lt;/strong&gt; Allaam ya. Bu kadar içinize oturduysa geri alın o zaman verdiğiniz notu. Siz de rahat edin ben de rahat edeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sonuç:&lt;/strong&gt; Öğretmen kişisinin eklediği koskoca &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;4&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; puan geri alınır, cebine girer. Mutlu mesut yaşasın o koskocaman &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;4&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; puanla. İstemiyorum ben &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;90&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; filan. &lt;span style="font-size:78%;"&gt;86&lt;/span&gt;lık öğrenciyim ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6001293627170871499?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6001293627170871499/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6001293627170871499&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6001293627170871499'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6001293627170871499'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/03/bir-zamanlar-86lk-ama-gururlu-bir-genc.html' title='Bir Zamanlar 86lık Ama Gururlu Bir Genç Vardı'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1467707302997235848</id><published>2010-03-21T10:54:00.004+03:00</published><updated>2010-03-21T11:34:22.192+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema sanatı'/><title type='text'>Desperado (1995)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.freedesktopwallpapers4u.com/data/media/134/Desperado.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 410px; CURSOR: hand; HEIGHT: 239px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.freedesktopwallpapers4u.com/data/media/134/Desperado.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="50" width="150" align="middle"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=43.png&amp;music_file=http://bellybusterburritos.com/music/cancion_del_mariachi.mp3&amp;bg_color=339966&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Last+day&amp;buy_link=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fsearch%3Fie%3DUTF8%26tag%3Dmuzicocommusi-20%26index%3Ddigital-music%26linkCode%3Dur2%26camp%3D1789%26creative%3D9325" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rodriguez'i severim. Ama ilginç adamdır kendisi. Düşük bütçeyle, zorlu koşullarda serinin ilk filmi 'El Mariachi'yi çeker ve çok da nefis olur. Sonra sponsor neyin bulur ortaya Desperado çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir düşününce El Mariachi Desperado'yu döver. Ama Antonio Banderas, Salma Hayek ve muhteşem ötesi müzikler neyse ki kurtarıyor :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konusuna gelirsek; Antonio, El Mariachi rolünde ilk filmde öldürülen sevgilisinin intikamını almak için barlarda fellik fellik Bucho'yu arar. Gitar kutusunda sakladığı bin bir çeşit silahla bütün bar ahalisini süzgece çevirmektedir. Tabii Bucho'nun fedaileri de boş durmayıp Desperado'yu aramaktadır. Bu arada Desperado da Salma Hayek'in oynadığı Carolina ile tanışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://images3.makefive.com/images/200934/27083a8166b1ec54.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 317px; CURSOR: hand; HEIGHT: 210px" alt="" src="http://images3.makefive.com/images/200934/27083a8166b1ec54.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Film IMDb'den 7.0 almış. Aslında güzel filmdi. Yani hayatınızın değişmesini umarak izlerseniz fiyasko tabii ama ben eğlendim. Çizgiroman okuyor gibi hissettim hatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bu filme İspanyolca'yı yakıştırmıştım. Orijinal dili İngilizce olmalı tabii, ne de olsa işin içine Hollywood giriyor. Hıh. -ayıp sana Hollywood-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş zaman değerlendirmek, güzel ekşın sahneleri görmek ve güzel müzikler dinlemek için izlenilesi. Benden 8 alır. Antonio değil canııım, film :)) Ama kabul edelim, gitar elina çok yakışmış. Hele main theme çalarken barda adamın kafasına gitarın sapını geçiriyor ya. Ühhhüv.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;İlk film &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0104815/"&gt;El Mariachi&lt;/a&gt;, üçüncü film de &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0285823/"&gt;Once Upon a Time in Mexico&lt;/a&gt;. Üçüncü film pek bir ticari göründü gözüme, ama Johnny Depp için izleyeceğim galiba.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Desperado deyince benim aklıma gitar, silah, Meksika ve Eagles gelir. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Eagles - Desperado&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="50" width="150" align="middle"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=41.png&amp;music_file=http://8106.tv/blog/audio/08_12/langley2/32.mp3&amp;bg_color=00a69c&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=Last+day&amp;buy_link=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fsearch%3Fie%3DUTF8%26tag%3Dmuzicocommusi-20%26index%3Ddigital-music%26linkCode%3Dur2%26camp%3D1789%26creative%3D9325" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1467707302997235848?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1467707302997235848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1467707302997235848&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1467707302997235848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1467707302997235848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/03/desperado-1995.html' title='Desperado (1995)'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6601733921738841102</id><published>2010-03-20T20:33:00.005+03:00</published><updated>2010-03-20T20:37:49.903+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='familya'/><title type='text'>Günün Ev Halkı Üzerindeki Yararları</title><content type='html'>Dear okur, nihayet ananem ekmek yapmayı öğrendi. Öylesine mesudum ki anlatamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İnanamayacaksın ama yaptığı ekmeğin kaabuğu dahi &lt;strong&gt;&lt;em&gt;yumuşak&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;tı. Isırınca dişlerim acımadı. Ve dahi aç da kalmadım. Tadı da iyiydi. Rüya gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bugün tarihe geçmeli bence:&lt;br /&gt;'Geveze'nin Ananesinin Ekmek Yapmayı Öğrendiği Günün Bayramı'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aramızda kalsın ama komşuya güne gittiği için ekmek fazlaca mayalanmış. Bu yüzden yenebilir yumuşaklıkta olsagerek. Ama biz bunu ananemin fırıncılıktaki ustalığına bağlıyor, günü düzenleyen teyzelere sevgilerimizi gönderiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Mahalle günlerine sponsor bulalım, sevelim, sevdirelim, destekleyelim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6601733921738841102?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6601733921738841102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6601733921738841102&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6601733921738841102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6601733921738841102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/03/gunun-ev-halk-uzerindeki-yararlar.html' title='Günün Ev Halkı Üzerindeki Yararları'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-374031832657638882</id><published>2010-03-09T22:24:00.003+03:00</published><updated>2010-03-09T22:45:51.266+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebi sanatlar'/><title type='text'>En Son Yürekler Ölür / Canan Tan</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kitapokuyoruz.com/kapak/1475-En-Son-Yurekler-Olur.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 247px; CURSOR: hand; HEIGHT: 359px" alt="" src="http://www.kitapokuyoruz.com/kapak/1475-En-Son-Yurekler-Olur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Canan Tan basit, sade yazar. Gerçekten basit ve sade.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Şimdiye kadar pek çok kitap yazmış, &lt;a href="http://www.altinkitaplar.com.tr/yazar.asp?YazarID=4"&gt;öyle dedi Google.&lt;/a&gt; Ben En Son Yürekler Ölür hariç Piraye'sini ve Eroinle Dans'ını okudum ve ne yalan söyleyeyim; üçünün de sonunu tahmin ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve dahi En Son Yürekler Ölür'de kendi rekorumu kırdım. Kitabın arka kapağının üzerine bir 60-70 sayfa okuyunca yazdım senaryoyu :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yazarın tamamen popüler kültür ürünü olduğunu düşünüyorum. Hayır hayır, Twilight gibi değil. Sadece kitap okumak isteyen ama ne okuyacağını, neyle başlayacağını bilmeyen ya da okurken zorlanmak istemeyen kesime hitap ediyor. Ve hâlâ ayakta kaldığına göre bu kesim azımsanamayacak yer tutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kitabın konusuna dönersek eğer;&lt;br /&gt;Deniz ve Nehir'in -evet, kötü bir kelime oyunu- araba kazasıyla başlıyor ve uzun bir flashback'ten organ bağışına uzanıyor. -arka kapağa göre, organ nakli.-&lt;br /&gt;  Nehir bir reklamcı, Deniz ise zengin Sezen ailesinin biricik oğlu, holding yöneticisi. Bir reklam işinde tanışıyorlar ve olaylar gelişiyor.&lt;br /&gt; Karakterlere dair gayet düz bir profil var gözümde. İnsan doğasının karmaşıklığıyla uzaktan yakından alakası olmadığını düşünüyorum. Hele Nehir, melek midir nedir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;--spoiler--&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Nehir bitanecik Deniz'inin organlarını bağışlamaya nasıl o kadar kolay karar veriyor, şaştım kaldım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;--spoiler--&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Organ bağışı konusunda ciddi anlamda sıkınıtılarımız var, kabul etmek gerekir.&lt;br /&gt;  Büyük bir ikilem konusu. Ben kendi organlarımı bağışlamak isterim, ama sevdiklerim söz konusu olunca -ki umarım olmaz- gayet dar görüşlü olabildiğimi görüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kitapta Canan Tan bu konuya neden değindiğini de anlatıyor. Genelde filmlerde ve kitaplarda olayın fantastik boyutunun işlendiği, gerçeklere ışık tutulması gerektiğini söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;--spoiler--&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Nehir'in kocasının kalbini taşıyan adamla evlenmesi fantastik değil.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;--spoiler--&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Bu yüzden de oturup bu kitabı yazdığını anlıyoruz. Sağ duyusunu gerçekten takdir ediyorum ama bu kitaba edebi yönden bakamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Okudum, ellerine sağlık. Gayet rahat, iki denemenin üsüne hiç zorlanmadan yaklaşık bir buçuk saatte bitirdim. Sonunda sürprizle karşılaşıp yorulmadım, bitirip rahatladım. Puanlarsak da 5/10 diyebilirim. Yazarın sağduyusundan da 5,5 yapabilirim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-374031832657638882?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/374031832657638882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=374031832657638882&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/374031832657638882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/374031832657638882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/03/en-son-yurekler-olur-canan-tan.html' title='En Son Yürekler Ölür / Canan Tan'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-8604150555619911864</id><published>2010-03-03T18:47:00.002+03:00</published><updated>2010-03-03T18:54:33.639+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>Falan Filan</title><content type='html'>Dear okur, buradan rica ediyorum lütfen şu bağımlılık olayına bir çözüm bulsunlar. Lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yine grip oldum ben, ona rağmen yattığım yerden dizi izliyorum. Ve dahi internetsiz bir evde bundan gayri tuvalete bile gidemeyeceğimi düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aslında bu noktaya gelmemde Perez Hilton'ın katkıları büyük. Dakika başı güncelleniyor be okurcan, Akademi Ödülleri'nin yaklaştığı şu günlerde her celebrity'nin hayatına burnumu sokmak istiyorum. Ne hakla diyorsun değil mi, ben de diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ayrıca Nip\Tuck'tan sonra karar verdim, annemi kandırıp bir estetik cerrahın muaynehanesinde işe başlatıyorum. Ne ekşın öyle ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  O değil de var yaaa, annem artık uzman oldu :)) Hatta mecburi hizmet kurasında Mardin bile çıktı. Öhm, sonra anlatırım ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ayrıca animeler candır. Death Note izlemeye başladım bir arkadaş sayesinde; epey bir özenti konumundayım sanıyorum ama müthiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arada yazacak çok şey var, yeni filmler filan. Kendine iyi bak okurum, birazdan döneceğim ben :Pp&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-8604150555619911864?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/8604150555619911864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=8604150555619911864&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8604150555619911864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/8604150555619911864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/03/falan-filan.html' title='Falan Filan'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-9124587635081879940</id><published>2010-02-22T21:02:00.002+03:00</published><updated>2010-02-24T18:29:39.399+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Mim</title><content type='html'>&lt;a href="http://lanetlimelek.blogspot.com/"&gt;Lianna&lt;/a&gt;'cım beni mimlediydi uzun zaman önce :) Yazmaya fırsatım olmadıydı, sonra da unuttum :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öhm, gelelim 7 ilginçliğime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İlginçlik sayılır mı bilmem ama tatlıyla tuzlu yiyecekelri karıştırarak yemeyi çok severim. -örn. pizza ve vişne reçeli. turşu ve yoğurt. mayonez ve çilek. neyse dahaa fazla mide bulanırmadan bu örnekleri bitirelim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu aralar boş bulduğum her yere baykuş çiziyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir şarkıya taktım mı arka arkaya saatlerce dinliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Unutkanım, veya dalgınım. Evden bir şey almak için çıkıyorum; apartman kapısını kapatırken n alacağımı unutuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bağımlıyım. İnternet, çikolata ve Okan Bayülgen. Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Okuyacak kitap bulamayınca annemin anestezi kitaplarını okuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Uykuya baylırım. Her an her dakika uyuyabilirim ve buna rağmen 'Çok uykum vaaağr.' diye gezinebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu mimi daha önce yaptığım için kimseye paslamıyorum, isteyen hiç çekinmeden alabilir ;))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arada &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;YANDAKİ ANKETİ Bİ OYLAYIVER OKURUM CANIM.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-9124587635081879940?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/9124587635081879940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=9124587635081879940&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9124587635081879940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/9124587635081879940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/02/mim.html' title='Mim'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2792857986748473108</id><published>2010-02-19T21:43:00.004+03:00</published><updated>2010-02-19T21:56:05.668+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>İstiyorum ki..</title><content type='html'>Bak okurcan, çok basit şeyler istiyorum ben aslında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İnsanlar, sadece insan olsunlar. Nefes alıp versinler, itirazım yok. Ve dahi düşünsünler, evet; mümkünse düşünsünler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sistem, gün gelecek hiçbirimizin sana ihtiyacı olmayacak. Köşede veremli bir hasta gibi can çekişeceksin; yanına yaklaşmayacağız. O gün senden uzakta, çok uzakta olacağız. İşte bu yüzden, takmıyorum seni. Biliyorum ki bir gün mutlaka içinden çıkacağım, ama o güne dek lütfen benimle bu şekilde oynama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gölgeleri gölge yapan, iyi ki varsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gözleri kapalı zar atan oyuncu, kendine gel; bak dünyaya, insanlar ölüyor. Senin yüzünden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve para. &lt;em&gt;Money, money, money; Must be funny.&lt;/em&gt; Hiç de eğlenceli değilsin; kanlı, pis bir kâğıttan öte hiçbir değerin yok. Hatırla. Benim için değil, kendin için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Saf mıyım bilmiyorum. Ama artık dünyadan hiçbir şey beklemiyorum. Buradakiler o denli yamuk ki, düzeltebileceğime, düzelebileceklerine dair umudum yok. İnsan yaratanın yansımasıymış, belki bir gün bu unvanını hatırlar. Ama ben o günü görür müyüm, hiçbir fikrim yok.&lt;br /&gt;  15 yaşındayım artık, ama yoruldum. Sanırım ıstakamı deviriyorum. Kıyıdan izleyeceğim oyunu, taş çalanları görebilmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arda doğumgünüm için mail atan herkese tekrar teşekkür ederim ;)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2792857986748473108?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2792857986748473108/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2792857986748473108&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2792857986748473108'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2792857986748473108'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/02/istiyorum-ki.html' title='İstiyorum ki..'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-35500709084347948</id><published>2010-02-18T17:46:00.002+03:00</published><updated>2010-02-18T17:49:11.804+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Geveze Hakkındaki Acı Gerçek (Geveze ft. Teoman)</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;object height="50" width="150" align="middle"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://muzicons.com/musicon_v_srv_new.swf" width="150" height="50" menu="false" quality="high" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" flashvars="&amp;nomuz=muzicon%20unavailable&amp;site=http://muzicons.com/&amp;icon_pic=33.png&amp;music_file=http://beyazkurt.net/wp-content/uploads/teoman-paramparca.mp3&amp;bg_color=339966&amp;type_of_clip=whith_bar&amp;text_color=FFFFFF&amp;text_message=What+is+Love&amp;buy_link=http%3A%2F%2Fwww.amazon.com%2Fgp%2Fsearch%3Fie%3DUTF8%26tag%3Dmuzicocommusi-20%26index%3Ddigital-music%26linkCode%3Dur2%26camp%3D1789%26creative%3D9325" wmode="transparent" menu="false" quality="high"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Evet, aynen şarkıdaki gibi.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-35500709084347948?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/35500709084347948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=35500709084347948&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/35500709084347948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/35500709084347948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/02/geveze-hakkndaki-ac-gercek-geveze-ft.html' title='Geveze Hakkındaki Acı Gerçek (Geveze ft. Teoman)'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-6868138910754001331</id><published>2010-02-16T22:44:00.004+03:00</published><updated>2010-02-16T23:30:57.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz de abarttık ama kekini kabarttık'/><title type='text'>Sopalanan St. Valentine ise, Bize Ne Oluyor ki?</title><content type='html'>Ben bir sorumsuz, tembel ve utanmazım; haklısınız okurlarım. Ama var yaaa, insan tembel olmayagörsün, bütün tatil ödevlerini bir haftada yetiştirmek için kendini paralar durur. Sonra da 'Eyvah deneme. Eyvah dershane. Eyvah anne. Eyvah eyvah.' diye diye dolanır durur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  O değil de yine bir 14 Şubat daha geride kaldı. Yaşa kapitalizm der, neredeyse benim kadar sap dostlarıma selam ederim :P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Efeenim, 14 Şubat günü dershanem vardı benim. Öğle sularında evden çıktım ki eyvahlar üstüne eyvahlar. Sanki canavarın biri geçen seneki tüüüm 14 Şubat süslerini yemiş, üstüne de tatlı olarak yılbaşı süslerini mideye indirmiş ve hazımsızlık sonucu her bir yana kusmuş. Pembe, pembe, pembe, pembe, kalp, pembe, kalp, pembe, çift, pembe, kalp, çift, çift, çift, kalp, kalp, kalp, hediye paketi, kırmızı, pembe, kırmızı, sap, pembe, çift, sap, sap, kırmızı, kalp, kalp, kalp, sap, kırmızı, çift, sap.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ahtapot gibi birbirine sarılmış sevgililer sokakta 'Minnoşuuuuuğğğm!' diye diye yürüyorlar. Önümde emomsu tikimsi -tamlamaya bak breh :))- bir hatun kişisi telefonda kankisiyle konuşuyor:&lt;br /&gt;-Var yaa, Sevgililer Günü'nde terk etti beni dangoooooz. Pislik şeeeay. Ühühühüh. Hem de 14 Şuğbuuuuuuaaaat! Ben onu yanlığş tanımışığm, öyle dedi. Sorun da ondaymış, HAH. Bağlanma sorunu kızım, ühühühü. Türlerin Gelişimi'nde yazıyormş, bu erkekler doğaları gereeeği bağlanamıyomuş. Ühüh. O değil dee, hediyem elimde kaldı yaaa. Napcam ki ben onuuğ. Hıçk. Yaa evet, kontör paralarım gitti. O değil de Hüsamettin'e versem kesin yanlış anlar di mi pis sapııııığk. Hıçk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gerisini duymaya katlanamayacağımı fark ettim ve adımlarımı hızlandırmak suretiyle ortamı terk ettim dear okur. Ve bendeki şansa bak ki, 14 Şubat'ta sevgilisinden ayrılan bir kızı pat diye yolda yakaladım. Hayır nasıl bir şanssa bu, denemelerde salladığım sorularda da gelsin beni bulsun lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aslında bu bahsi geçen kızcağızla oturup uzun uzadıya konuşmak, Freudyen kişilik analizleri yapmak isterdim ki vaktim yoktu. Kader.&lt;br /&gt;  Ama benim asıl öğrenmek istediğim şey şu:&lt;br /&gt;Zopayı yiyen St. Valentine, asi olan St. Valentine, gençleri evlendiren St. Valentine. İyi hoş da bize ne oluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sevgililergunu.biz/st-valentine.php"&gt;St. Valentine kim ola?&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-6868138910754001331?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/6868138910754001331/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=6868138910754001331&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6868138910754001331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/6868138910754001331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/02/sopalanan-st-valentine-ise-bize-ne.html' title='Sopalanan St. Valentine ise, Bize Ne Oluyor ki?'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-4800335554769002728</id><published>2010-02-03T21:45:00.004+03:00</published><updated>2010-02-03T21:59:14.788+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>Kayıt Neyin İşte</title><content type='html'>Doğduğumdan beri kaloriferli evde yaşıyoruz biz. Arada bir ananemin İzmir'deki evine geliyoruz ama nadiren o ziyaretler kışı buluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  O nadir anlarda ise ev halkının beynini şikayet etmek suretiyle mıncırıyorum. Çünkü ev sobalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kapıdan dışarı çıkmaya korkuyorum. Çıktığımdaysa kapıyı kapatmayı unutuyorum :)) İçeri kar ve buzdan yapılmış bir tornaaaado giriyor ki ne sen sor ne de ben söyleyeyim dear okur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  İşte bu yüzden bir haftadır kayıplara karıştığım için özür dilerim. Liannacığım, mimi unutmadım; yazmak için ilhamilerimi bekliyorum ;)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ve sobalı evlerde yaşayan, ısınmak için kömür kovaları taşıyan güzel yurdumun sabırlı vatandaşlarına hayranlığımı defalarca kere belirtiyorum. Bir düşünsenize köyleri, içinde yüzdüğümüz lüksten çok uzak yerleri..&lt;br /&gt;  Minicik vücutları soğuktan titreyen çocuklar belki de o kadar uzak değildir bize, bilmiyorum. Ama bilmek; gitmek, görmek, elimden gelen yardımı yapmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu Yazıdan Çıkarılacak Dersler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;**&lt;/strong&gt;Dünyanın bir yerlerinde senden çok çok çok kötü durumda insanlar olduğunu hatırlamak önemli bir şey.&lt;br /&gt;**Sobalı evlerde kapılar her daim kapatılır.&lt;br /&gt;**Yardımlaşmak güzeldir.&lt;br /&gt;**Fazla soğuk Geveze'ye yaramıyor.&lt;br /&gt;**Bu gidişle Geveze'nin İzlanda hayalleri yatar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-4800335554769002728?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/4800335554769002728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=4800335554769002728&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4800335554769002728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/4800335554769002728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/02/kayt-neyin-iste.html' title='Kayıt Neyin İşte'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-1273946748010496677</id><published>2010-01-17T21:18:00.004+03:00</published><updated>2010-01-17T21:40:39.033+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamak da bir sanattır'/><title type='text'>Mastar Eki Patlaması</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ben var fiilimsilerden çok etkilenmek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İsim fiili kullanmalara doyamamak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimya çalışmaya çalışmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü fen yazılısı günü hasta olmak, öğle arasında eve gelmek, öğretmeni kandırıp yarın için yazılı tarihi almak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spor ayakkabıların halini hatırlamak, sanki titiz biriymiş gibi rahatsız olmak, gidip onları fışır fışır temizlemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyazlamadıklarını görüp 'Aman gülüm Domestooos..' diye banyo dolabına koşmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlüğe bile domestos sıçratmak, gülerken dengeyi kaybetmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Coşaraktan ayakkabıların bağcıklarını sökmek, onları da çitilemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Canhıraş durulamak, üzerinde bebek resmi olan Yumoş'tan azıcık aşırmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumaları için balkona götürmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırk yılın başı yapılan French manikürlerin halini görüp üzülmek, üzüle üzüle silmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimya testlerinin başına oturmak, oturulan anda kalkmak ve susamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutfağa giderken halı üzerindeki Domestos'a maruz kalmış noktaları görmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yusuf yusuf olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkmak, hem de çok korkmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidip çikolata yemek. -kendinden iğrenmek, korktuğunda çikolata yemeyi engelleyememek-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağlı boyalarla halının rengini tutturmak için uğraşmak, anneye çaktırmadan halıyı boyamak ve altına peçete koymak. Maksat yere geçmesini engellemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra tekrar kimya ödevine dönmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşofmanın üzerindeki beyaz noktaları fark etmek, 'I love Domestooos.' diye mırıldanmak ve yeniden yağlı boyaları çıkartmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşofmanı kurtarmak, gidip Durgun Don okumak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimya çalışması yalan olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yine de mutlu olmak, çünkü ayakkabıları temizlemek gibi acil bir işi bitirmek ve eşofmanla halının renk tonunu öğrenmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domestos'u yakından tanıma fırsatı bulmak, French manükürü de zaten silecek olmak. Sonra da tüm bu olanları hiçkimseye anlatmama kararı almak ve ortamı terk etmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün okuyucuları tembihlemek, hiçkimse bunları Geveze'nin annesine anlatmayı düşünmemek bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa Geveze'nin annesi kızmak, kızmak, çok kızmak. Geveze'yi kuleye kapatmak, saçlarını sıfır numara yapmak. Geveze çikolatasızlıktan depresyona girmek. Fen yazılısına girememek, karneden korkmak, kabuslar görmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ayrıca halıdaki Domestos lekesi tamamen kaybolmak.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-1273946748010496677?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/1273946748010496677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=1273946748010496677&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1273946748010496677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/1273946748010496677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/01/mastar-eki-patlamas.html' title='Mastar Eki Patlaması'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2164507935946651947</id><published>2010-01-13T22:52:00.003+03:00</published><updated>2010-01-13T23:12:58.583+03:00</updated><title type='text'>Lösev ve Kemik İliği Bilmecesi</title><content type='html'>Merhabalar dear okur.&lt;br /&gt;  Seninle aklıma takılan bir mevzuuyu paylaşmak istiyorum, beni aydınlatabileceğini umuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Malum, artık dizilerde lösemi, kanser vb. konuları işlemek moda haline geldi. Az önce zap yaparken Makber'de gördüm, kemik iliği bulmak için seferberlik ilan edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Öncelikle;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Lösemide kemik iliğine ihtiyaç duyulma oranı &lt;strong&gt;%5&lt;/strong&gt; olmasına rağmen bu konuyu işleyen &lt;em&gt;her&lt;/em&gt; dizide bir kemik iliği arama furyasıdır gidiyor. Neden? Kemik iliğine olduğu kadar bilinçlenmeye, lösemiye ayrılmış hastahanelere, lösemili çocuklar için eğitim merkezleri ve vakıflara da ihtiyacımız yok mu? -bu ironiyi de verdikten sonra asıl soruma geçebilirim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ülkemizde iki tane kemik iliği bankası bulunuyormuş. Bunlardan biri &lt;strong&gt;İbn-i Sina'da&lt;/strong&gt;, diğeri &lt;strong&gt;Çapa Tıp&lt;/strong&gt;'taymış. &lt;a href="http://www.losev.org.tr/duyurular/ilik.htm"&gt;&lt;strong&gt;Buradan&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt; öğrendim.&lt;br /&gt;  Elimden geldiğince araştırma yaptım ama yeterli kaynak sayısı gerçekten az. Verdiğim link de Lösev'e ait olduğu için biraz yanlı bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kemik iliği nakli kullanılmaya çok müsait bir durum olduğu için Sağlık Bakanlığı'nın yönetmelikleri bir yere kadar doğru. Tamamen doğru mu tartışılır. -şu anda o yönetmeliği arıyorum, kendimle tartışacağım :)- Ayrıca iliğin hastanın vücudu tarafından reddedilme ihtimali, donör ve hastanın enfekte olma ihtimali kesinlikle çok yüksek. Hassas bir konu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Takıldığım noktalardan ilki şu;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Lösev'e giden insanlar Lösev'in kendi hastahanesi olan Lösante'de kemik iliği bankası olmadığını ve nakil yapamadığını öğrenince eğer gerçekten bağış yapmak istiyorsa Çapa'ya ya da İbn-i Sina'ya gitmez mi? Ben şahsen giderim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse Lösev niye kasabın önündeki kedi gibi boynunu büküyor? İnsanları niçin bu işlemi yapabilen tıp fakültelerine yönlendirmiyor? Niçin işbirliği yapmıyorlar? Tanıtımları için o kadar broşür basılıyor, hiçbirinde Çapa Tıp veya İbn-i Sina'ya ilik bağışı yapılabileceği yazmıyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci sorum da şudur ki;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Lösev Çapa'nın ve İbn-i Sina'nın yetersiz olduğunu inceden inceden söylüyor sitesinde.. Eğer amacı lösemili çocuklara yardım etmekse oturup bir anlaşma yapsalar, fon neyin açsalar; fakülteleri yeterli hale getirseler olmaz mı? Sonuçta Lösev'in adı bile yeter. Her şeyden önce güvenilir bir kurum olduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;Eğer amaçları lösemili çocuklara yardım etmekse basit bir yönetmelik nedeniyle vaz mı geçecekler yani? Birşeyler yapmıyorlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lösev'de gönüllü olarak çalışanınız, bilgisi olanınız varsa beni aydınlatabilir mi? Lösev zaten bu çalışmaları yapıyor mu? Yapmıyorsa niye yapmıyor? Yapıyorsa nasıl destekleyebiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Bu arada Lösev'e bağışta bulunmak isterseniz;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;Avea, Turkcell veya Vodafone'dan 3406'ya SMS atabiliyormuşsunuz.&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#6600cc;"&gt;Mesaj bedeli 10 YTL + 2 SMS'miş.&lt;/span&gt; Hani aklınızda olsun diye..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2164507935946651947?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2164507935946651947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2164507935946651947&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2164507935946651947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2164507935946651947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/01/losev-ve-kemik-iligi-bilmecesi.html' title='Lösev ve Kemik İliği Bilmecesi'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2796771535995202303</id><published>2010-01-11T23:10:00.003+03:00</published><updated>2010-01-11T23:16:03.293+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='etiket dediğin nedir ki'/><title type='text'>This is a BAŞLIK.</title><content type='html'>Yazılı.. Yazılı.. YAZILI.. Yazılı..&lt;br /&gt;   S.. S.. O.. S..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Beynim pörsüdü. Gün itibariyle favori dersim olan matematik yazılısını olduk, bitti. Yarın Türkçe. Ahey ahey ahey..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bu arada saatlerdir internette manyak manyak geziyorum; perspektif algımı yitirdim. Ekran bi uzak, derin; bir de acayip yakın. Yanımdaki ceviz kabına televizyon ekranının arkasından bakıyormuşum gibi. Geçer di mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bir de ne var biliyor musun dear okur, ananemle Pictureka oynadık.&lt;br /&gt;  Kendime geldikten sonra yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yahşi Batı'yı da izledim. Kötü. Neyse benim daha 130 ink. tar. sorusu çözmem lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Siii yu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2796771535995202303?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2796771535995202303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2796771535995202303&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2796771535995202303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2796771535995202303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/01/this-is-baslik.html' title='This is a BAŞLIK.'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7157657358954675679</id><published>2010-01-06T15:11:00.004+03:00</published><updated>2010-01-06T15:17:24.012+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik sanatı'/><title type='text'>Please Don't Stop the Music!</title><content type='html'>Müziğimiz müziğimiz yepisyeni müziğimiz...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Metallica - Of Wolf and Man&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#990000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Iron Maiden - Fear of the Dark&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;Muse - Bliss&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Deneme sonrası nemrutluğumla böğürgen böğürgen müzikler ekledim, evet. Bir dahaki sefere Red Hot Chili Peppers filan bulacağım, söz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7157657358954675679?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7157657358954675679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7157657358954675679&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7157657358954675679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7157657358954675679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/01/please-dont-stop-music.html' title='Please Don&apos;t Stop the Music!'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5746405922299928946</id><published>2010-01-05T22:41:00.005+03:00</published><updated>2010-01-05T23:16:54.127+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrencilik halleri'/><title type='text'>Denklem Denkleştirememe</title><content type='html'>Tam 12 saat sonra sınavda olacağım, tembelim; saatlerdir internette dizi izliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama geçerli bir nedenim var.. Artık dershane kontenjan sınavına ihtiyacım olmadığına karar verdim. -evet, doğru tahmin: kimya çalışmaya çalıştım.- İlköğretimden mezun olup evde oturuyorum. Koç'muş, Robert'miş, St. Joseph'miş.. Pöh!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Belki ahşap boyarım. Örgü örer altın günlerine giderim.. Zira bu zekayla yapabileceğim başka bir şey olduğunu düşünmüyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hacı; bi insan yanma tepkimesinin ürünü olarak CO3 çıkartabilir mi? CO3 diye bir bileşik yok bir defa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Çok zeki olduğum için katsayıyla neyin uğraşmayıp CO2'ye bir oksijen daha tepiştirdim sanıyorum. Ama sorun şu ki, benim kadar zeki insanlara niye teknik kimya konusu anlatmaya çalışıyor bu garipler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Hadi kendimden geçtim, meslek lisesi okuyup elektrik-elektronik tükanı açacak adam, etimolog olacak yavru, matematikçi olacak insancık niye bunları öğrenmek için yırtınıyor? Niye ha, niye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;***&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;  Hayal et okurcum, D&amp;amp;R'da imzalı Dan Brown - Kayıp Sembol buldun. Gözlerine inanamıyorsun. Kasaya doğru uçuyorsun, sıranı bekliyor, bekliyor, bekliyorsun. Tam ödeyecekken soruyorlar:&lt;br /&gt;"HCl + NaOH tepkimesi sonucunda elde edilen ürünleri sayamazsanız bunu ancak rüyanızda görürsünüz. Nihahohoha!"&lt;br /&gt;  Sonia Sotomayor! Bence de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;{Bu arda HCl + NaOH = NaCl + H2O. Tuzlu su çözeltisi. Böyle buyurdu fen kitabı.}&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5746405922299928946?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5746405922299928946/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5746405922299928946&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5746405922299928946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5746405922299928946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2010/01/denklem-denklestirememe.html' title='Denklem Denkleştirememe'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-2570296451261772080</id><published>2009-12-31T23:20:00.000+03:00</published><updated>2010-01-01T00:22:30.477+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saçmalamak da bir sanattır'/><title type='text'>Burnumdaki Mandalina</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;King of the Tawn, sayende pazar pazar oturup &lt;a href="http://www.imdb.com/title/tt0118971/"&gt;Devil's Advocate'i &lt;/a&gt;12134312534. defa izledim. Ödevlerim bitmedi, ama İngilizceciye filmi İngilizce özetlediğim içün yırttım. Türkçeci'ye de Osmanlıca anlattım, yine yırttım. Gelecek sefere bu kadar şanslı olur muyum bilemiyorum. -el iblis-ü avukati. evet, artık böyle bir kelime var.-&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;2010'a minnacık kaldı, msn'deyim ve mandalina yiyip 'I wannaaaa hold your haaaa-aaaaa-aaaaa-nd' diye böğürüyorum. Ye-yu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kırk yılın başı etüde gideyim dedim, telefonumu müdür yardımcısına kaptırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;HIM'i sadece Poison Girl için bile sevebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yeni yıla mide ağrısıyla gireceğim sanıyorum. Holey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Din dersinde uyuyup üstüne bir de rüya gördüm ve çarpılmadım. -bunu evde denemeyin-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Ayakkabımın bağcığına basıp merdivenden yuvarlandım ben. Demek ki neymiş, &lt;a href="http://www.adidas-superstar.com/superstar-35th-anniversary-disney-goofy/12_DISNEY.jpg"&gt;Adidas Allstar&lt;/a&gt; bile olsa terlik muamelesi gören spor ayakkabı alınıyormuş. -evet, üzerinde Goofy var. evet ben eşek kadar oldum. evet, Disney. ama bak &lt;a href="http://www.trainerstation.com/images/adidas_superstar1_blk_gol_r_med.jpg"&gt;bu&lt;/a&gt; da var. hayır, Miami taraftarı değilim. zaten kimse anlamıyor onun Miami şeysi olduğunu.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Alındığı gün hariç benim ayakkabılarım asla temiz görünmüyor be okur.. Çok içerliyorum ama sesimi çıkartmıyorum; dağda bayırda yaşıyor olsam kim bilir ne olur, cık cık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Sıra altından kitap okumak çok riskliymiş. Hele ki Lord of the Rings çok daha riskliymiş. Tecrübeyle biliyorum.. Sınıfa müdür yardımcısı girermiş ama sen fark etmezmişsin. Yanına kadar gelirmiş ama sen kitap okuyor olurmuşsun. Kitabı alır götürürmüş. Sonra geri almak için operasyon düzenle, uğraş dur.. Yani kısacası tavsiye edilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Annem evdeki mandalina stoğunu posta posta yanıma yığıyor. -durduramıyoruz hakim bey- Sanırım burnumdan mandalina çıkaracağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Yıllar öncesine dönüp okul bahçesinde ip atladım. Rüzgâr çıkınca kendime geldim, ben etek giyiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;**&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Bu arada 'ip sallamak' diyoruz ya, aslında teknik olarak sallamıyor, çeviriyoruz. Niye öyle diyoruz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-2570296451261772080?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/2570296451261772080/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=2570296451261772080&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2570296451261772080'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/2570296451261772080'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2009/12/burnumdaki-mandalina.html' title='Burnumdaki Mandalina'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3986501893928319086</id><published>2009-12-28T20:49:00.002+03:00</published><updated>2009-12-28T20:53:33.086+03:00</updated><title type='text'>Sıçanlı Teknoloji</title><content type='html'>Annem tezindeki 'sıçan' kelimeleri yerine 'rat' yazmak istedi; biraz uğraşmış olacak ki beni çağırdı:&lt;br /&gt;'Gevezeee!'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dürbün var ya hani, onunla arayıp düzettik, ama annemin tepkisi müthişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aaaa, teknoloci güzel şeymiş yaaa... Ahahah, 65 tane varmış.. Ben bunları tek tek arayacaktım yardım et diye seslendim sana..Oh, hepsini düzeltmiş.. Oh oh, iyi. Ahah.. İyi."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ben yanağını ısırınca odadan kovuldum ama neyse...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-3986501893928319086?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/3986501893928319086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=3986501893928319086&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3986501893928319086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/3986501893928319086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2009/12/teeknoloci.html' title='Sıçanlı Teknoloji'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-7636024303577226825</id><published>2009-12-28T19:31:00.005+03:00</published><updated>2009-12-28T19:59:57.611+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ve geveze dünyayı kurtardı'/><title type='text'>Kon Dilimin Ucuna</title><content type='html'>Bazen bana kazandırdığın o &lt;em&gt;'estetik'&lt;/em&gt; kaygısının advers etkisi burjuvanazi bakışımı takınıyorum, haklısın sonuna dek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ama hatırlatmalıyım ki hiçbir zaman senden çok fazla şey beklemedim; kısa devre yaptırdığım kişi sen değil bendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Aynaya bakınca mutlu olabilmeliydim, orada gördüğüm kas ve kemik yığınından utanmamalıydım. Bir şeyler başarmış olmalıydım. Anlıyorsun ya, insan ömrü kenara atılamayacak kadar uzun, boşa harcanamayacak kadar kısa.. Erken fark ettim belki bunu, sayende..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yıllarca sığ kıyılarının diplerinde sürüklendim, ama hiçbir zaman yargılamadım seni. Ya en dipteydim, ya da yüzeyin de üstünde; ortasını bulamıyordum belki ama artık büyüdüm sanıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Korneam inceldi belki; ya da bedenim.. Ama artık bazı şeyleri görüyorum, sen koca bir yalancının tekisin!&lt;br /&gt;  Hiç adil olamadın ve olamayacaksın.. Söylesene; kaç kişinin ailesini dağıttın, kaç çocuğu açlıkla baş başa bırakıp gittin? Kaç insanın ölümüne şahit olup kılını bile kıpırdatmadın, söylesene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Ah, senin tarzın bu değil, unutmuşum..&lt;br /&gt;  Sen, sen insanoğlunu acizleştiriyorsun.. Düşünebilen, iradesi olan o insanoğlunu birer odun haline getiriyorsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Sen.. Hayatsın! Dünyada var olduğun hiçbir dönem boyunca hak edene hak ettiğini vermedin; kendilerinin almasını bekledin.. Yüzsüzsün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Gözlerinden yaşlar akan çocukları, ölen masumları, böcekleştirilen insanları, acı çeken hayvanları, havada uçuşan bedenleri gördükçe içimden çıkıp gitmeni istiyorum. Ama öyle bir narkotiksin ki çekip atamıyorum seni..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Biliyor musun ne yapacağım? Sonuna kadar yaşayacağım seni, paramparça ettiğin o canlara inat. Ve nirvanama eriştiğimde benden kurtulduğun için şükredeceksin seni ahlaksız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Kendine bir iyilik yap, bir defa olsun adil ol. Lütfen, bir defa olsun nedensiz yere bir insanı mutlu et. Gözlerim çıkacak ağlamaktan, kahretsin ki ben aciz bir insanım.. Uzanamıyorum ki istediğim yere, yoktan var edemiyorum ki hiçbir şeyi.. Lütfen, sadece bir defa olsun bir gün boyunca hiçbir çocuk ağlamasın; sadece bir defa olsun bir gün boyunca hiçbir silah patlamasın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yalvarırım, bir gün olsun tüm insanlar istediklerini yapmakta özgür olsun, benden bir gün, bir hafta, bir ay al ama lütfen yap bunu..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-7636024303577226825?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/7636024303577226825/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=7636024303577226825&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7636024303577226825'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/7636024303577226825'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2009/12/kon-dilimin-ucuna.html' title='Kon Dilimin Ucuna'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5052578206591783204</id><published>2009-12-25T21:07:00.006+03:00</published><updated>2009-12-26T13:58:44.921+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörüngede mim bulundu'/><title type='text'>Geveze's Fairytale -mim-</title><content type='html'>Bir varmış bir yokmuş; zamanın birinde konuşkan mı konuşkan, ahtapot saçlı bir Geveze yaşarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir rüzgâr, bir fırtına esmiş Geveze'den tarafa, uçuruvermiş Geveze'yi bulutların ardındaki dağa. Hoplamış zıplamış Geveze'cik, ama bodur boyuyla kurtulamamış dağın karlarla çevrili yamacından. Tam çikolata avına çıkacakken bir sihirli değnek bulmuş ucu yaldızlısından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evirmiiş, çevirmiiş.. Bakmış ki değnek biraz safçana, her istediğini yapıyor Geveze'nin, fırsattan yararlanmış akıllı kahramanımız. Aşağıya kopyaladığı listeyi tek tek gerçekleştirmeye başlamııış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sihirli Değneğimle 2010 İçin Yapacağım Şeyler&lt;/strong&gt; (&lt;a href="http://lanetlimelek.blogspot.com/"&gt;Lianna&lt;/a&gt; sağ olsun)&lt;br /&gt;*Johnny Depp ev arkadaşım olacak.&lt;br /&gt;*Bir İngiliz teriyeri bulunacak, adı da Dana koyulacak. -dana, bildiğin &lt;a href="http://www.resimphoto.com/wp-content/uploads/2008/12/komik-inek-resimleri.jpg"&gt;dana&lt;/a&gt;-&lt;br /&gt;*ÖSS, SBS kaldırılacak. Herkes istediği okula gitsin, höh.&lt;br /&gt;*Eve bir tane Teoman alınacak.&lt;br /&gt;*Yeni bir iPod da alınacak.&lt;br /&gt;*30 trilyon Cihad'a çıkacak.&lt;br /&gt;*Mümkünse ilköğretimden &lt;em&gt;hemen&lt;/em&gt; mezun oluncak. -şubat gibi mesela, hatta 18 şubat gibi-&lt;br /&gt;*Aylardır çalışılması ertelenen İspanyolca 3. kitabındaki bilgiler beyne kopyalanacak.&lt;br /&gt;*Teki kaybolmuş çoraplar çekmeceye ışınlanacak. -nerede çıkartıyorsam hepsini kaybediyorum, heyhaaat.-&lt;br /&gt;*Pentium 1444 bilgisayar icat edilecek.&lt;br /&gt;*RTE'ye iki kişiilik Davos tatili hediye edilecek.&lt;br /&gt;*&lt;a href="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/disko-krali.JPG"&gt;Okan&lt;/a&gt; küçültülüp cebe sığacak hale getirilecek ve Geveze'ye verilecek.&lt;br /&gt;*TTNet merkez birosu basılacak ve 'İnternetinizi keserim, adam olun!' denilecek. -sonra da sihirli değnek yardımıyla ortamdan tüyerim sanıyorum-&lt;br /&gt;*Geveze'nin boyu uzatılacak.&lt;br /&gt;*Slav ırkı hatunlarının pasaportları tuvalete atılıp sifon çekilecek.&lt;br /&gt;*Bizim sokağa Marc Jacobs mağazası açılacak. -o kaa-&lt;br /&gt;*Odamın sınırları genişletilecek. -üç beş hektar, çok değil-&lt;br /&gt;*&lt;a href="http://theexplosivegeneration.com/wp-content/uploads/2008/11/george-bush-sour.jpg"&gt;Bush Amca&lt;/a&gt; sihir yoluyla talk show yapmaya ikna edilecek.&lt;br /&gt;*Annem &lt;a href="http://z.about.com/d/tvcomedies/1/0/L/0/-/-/barney.jpg"&gt;Neil Patrick Harris&lt;/a&gt;'i evlat edinecek. -böylece Geveze gelip gidip yanaklarını sıkabilecek, nihahahaaa-&lt;br /&gt;*Madonna Türkiye'de konser verecek.&lt;br /&gt;*Türk insanının günlük dilde kullandığı kelime sayısı arttırılacak.&lt;br /&gt;*Geveze'lerin evindeki tüm halılar bodruma saklanacak. -halılardan nefret ettiğimi söylemiş miydiim?- -bunu yapabilmem için cidden sihirli değneğe ihtiyacım var. yoksa annem de beni bodruma saklar-&lt;br /&gt;*Geveze kemanını eline bir alacak, çatır çatır çalmaya başlayacak. Hatta çello bile çalacak. Kursa neyim gitmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonracııma da bu sihirli değnek mimi &lt;a href="http://klozetintepesindehayatmuhasebesi.blogspot.com/"&gt;Cihad&lt;/a&gt;'a, &lt;a href="http://burasibenimblogummusmegersem.blogspot.com/"&gt;King of the Tawn&lt;/a&gt;'a, &lt;a href="http://cesetizleri.blogspot.com/"&gt;Cesetizleri&lt;/a&gt;'ne, &lt;a href="http://nikkentobi.blogspot.com/"&gt;Tobi'&lt;/a&gt;me gidecek.&lt;br /&gt;Bittii.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5052578206591783204?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5052578206591783204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5052578206591783204&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5052578206591783204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5052578206591783204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2009/12/gevezes-fairytale.html' title='Geveze&apos;s Fairytale -mim-'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-5664707633685961239</id><published>2009-12-23T20:36:00.004+03:00</published><updated>2009-12-23T21:06:54.004+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sinema sanatı'/><title type='text'>A.R.O.G. (2008)</title><content type='html'>&lt;a href="http://img147.imageshack.us/img147/3606/56011880270920089zl6.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 500px; CURSOR: hand; HEIGHT: 295px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img147.imageshack.us/img147/3606/56011880270920089zl6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;  Vizyona girdiği dönemde her neredeysem izleyememiştim. Sonra da unutmuşum. Dün televizyonda yayınlanmasa gidip de DVD'sini almazdım :)) Yapacak daha iyi bir işim olmadığı için izledim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Vizyona girdiğinde 'Cem Yılmaz çıtayı yükseltti.', 'İyi film.', 'Bunu izledikten sonra Recep İvedik'e bakmayız.' filan demişlerdi, ciddi ciddi oltaya gelmiştim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Yalan hacı, hepsi yalan. G.O.R.A.'ya güldüysen buna da gülersin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Sorun şu ki Cem Yılmaz beyazperdenin adamı değil. Komik mi, kesinlikle. Aynı stand-up'ını defalarca izleyebilirim ve hatta arkadaşlarla nice geyiğini çeviririz ama hayır, bu adam beyaz perdeye yakışmıyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Film bir bütünden ziyade birleştirilmiş esprilerle dolu. Ne yalan söyleyeyim, güleceğim diye izlemeye başladım. İlk iki reklam arası geçti, hâlâ bekliyorum bir espri gelecek da koltuktan düşeceğim diye. En fazla kahkaha attım: 'Huhhahhharah!'&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;---spoiler---&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;gökten gelen alet; &lt;em&gt;radyo.&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'stratosfere kadar taş mı döşiyceeğn?'&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'gol olur.'&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;yengeç dansı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;---spoiler---&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Fikir çok güzel, kesinlikle çok fazla izleyiciyi ekrana çekme potansiyeli var. Bir de CMYLMZ olunca iş bitmiştir dersin değil mi dear okur; ama öyle değilmiş. -benbugünbunugördüm- Sonunu ben bile bu kadar uyduruk bir öyküyle bitiremezdim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Daha yaratıcı olması gerek bu adamın; ya da sinema yapmaması...&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konusunu filan bilmeyeniniz yoktur bence ama adet yerini bulsun; yazayım.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;G.O.R.A.'dan aşina olduğumuz Arif, bu defa da Komutan Logar'ın bizans oyunuyla Yontma Taş Devri'nde bulur kendini. Üstelik de Ceku hamiledir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;   IMDb der ki, 7.1 -an itibariyle &lt;em&gt;3,354&lt;/em&gt; oyla-. Bence 5.5 filan. -otur sıfır der gibi oldu-&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Cem Yılmaz'ı severim, canlı canlı izlemişliğim de vardır; gülmekten kendimi kaybetmişliğim de. Ama mümkünse 'Türkler uzayda', 'Türkler Taş Devri'nde', 'Türkler mangalda', 'Türkler Amerika'da', 'Türkler Hollywood'da', 'Türkler halloweende' vs. vs. karikatür konularını çekip çekip film yapmasın. Lütfen.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bin tane stand-up yapsa izlerim, ama bir daha Cem Yılmaz filmi derlerse durup düşünürüm. O kadar.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;-dekorlar da kötüydü ama sustum-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-hayır agresif değilim-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-biraz fazla test çözmüş olabilirim-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-ama agresif değilim-&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-cidden-&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4378476808925712020-5664707633685961239?l=gevezenindunyasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/feeds/5664707633685961239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4378476808925712020&amp;postID=5664707633685961239&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5664707633685961239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4378476808925712020/posts/default/5664707633685961239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gevezenindunyasi.blogspot.com/2009/12/arog-2008.html' title='A.R.O.G. (2008)'/><author><name>Geveze</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02986231400929831005</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_d5o6S7MDofc/SsDwp2LLi8I/AAAAAAAAAOY/MkO8nmjpoUQ/S220/136137%5B1%5D.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4378476808925712020.post-3584454119937778724</id><published>2009-12-19T20:08:00.004+03:00</published><updated>2009-12-19T20:40:12.301+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Woody Allen Olmuşum da Haberim Yok!</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;...dö la g'Eve Zé Cabaret iftiharla sunar...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Olay:&lt;/strong&gt; Okulda planlanan eğlence için oyun yazma görevini ne talihsizliktir ki Geveze'ye verirler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;SAHNE 1&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;(Teneffüs zili çalar, Geveze öğretmen masasına depar atar)&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;GEVEZE:&lt;/strong&gt; Hocaaam, ben bişey..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÖĞRETMEN: &lt;/strong&gt;Meşgulüm, daha sonra Geveze!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;SAHNE 2&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;(Koridorda Geveze öğretmenini yakalar)&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;GEVEZE:&lt;/strong&gt; Hocam, yeni yılla ilg...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÖĞRETMEN:&lt;/strong&gt; Şimdi olmaz Geveze!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;SAHNE 3&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;(Bahçede Geveze öğretmenin peşinden koşar)&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;GEVEZE:&lt;/strong&gt; Hocam çok az vaki..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ÖĞRETMEN:&lt;/strong&gt; Yarın konuşalım Geveze..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;SAHNE 4&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;(Sınıfta kritik yapılmaktadır)&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;GEVEZE:&lt;/strong&gt; Ben de dedim ki, Noel Baba'yla diğer dünya masallarını karıştırsak süper olur. İşte Jack ve Fasülye Sırığı'ndaki Jack parayı bulunca mafya oluyor, Noel Baba'yı haraca bağlıyor. Kırmızı Başlıklı Kız'ı da Kurt'un midesinden çıkaramamışlar, ama kız da Kurt'u yakından -midesinden- tanıyınca onu pek bir sevmiş, oradan ç
